Danıştay · 8. Daire
Danıştay 8. Daire 2021/1440 E. 2024/1928 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 8. Daire
- Esas No
- 2021/1440
- Karar No
- 2024/1928
T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2021/1440 Karar No : 2024/1928 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı tarafından, Edirne ili, Keşan ilçesi sınırları içerisinden izinli ve ruhsatlı olarak işletilen II-a grubu kalker taşı maden ocağına ilişkin olarak yapılan inceleme neticesinde Maden Kanununa aykırı haraket edildiğinden bahisle toplam 465.437,73 TL idari para cezası verilmesine ilişkin Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü'nün ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; olayda davacının borçlu şirket ile herhangi bir ortaklık ilişkisinin bulunmadığı,... İnşaat Madencilik Taahhüt Madencilik İthalat ve İhracat San. Ve Tic. Ltd. Şti adına şirketi münferiden temsile yetkili ortaklarından ... tarafından davacı ...'in İstanbul 5. Noterliğince düzenlenen ... tarihli ... sayılı vekaletname ile vekil tayin edildiği, düzenlenen bu vekaletnameye dayanılarak borçlu şirketin vekili sıfatı ile davacı adına dava konusu işlemin tesis edildiği, bir sermaye şirketi olan ve ayrı bir tüzel kişiliği bulunan limited şirketlerinde; kanunen kamu borçları dolayısıyla ortaklara dahi ancak şirket payları oranında ve borcun şirketten tahsili imkanı bulunmaması halinde kamu borcunun tahsiline gidilebilirken; borçlu şirketin ortağı, müdürü veya kanuni temsilcisi konumunda bulunmayan davacı adına dosyada mevcut ... tarihli ... sayılı vekaletnameye dayanılarak şirket vekili sıfatıyla tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, dosyaya ibraz edilen İstanbul 5. Noterliğince düzenlenen ... tarih ve ... yevmiye numaralı süresiz vekaletname örneğine göre davacının ruhsat sahibi şirketi temsile yetkili olduğu, Tebligat Kanununa göre vekil ile takip edilen işlerde tebligatın vekile yapılacağı, davacı şirket ile ilgisi olmadığını beyan edilmesine rağmen şirket adına işlem yapıldığı, kararda yargı harçlarından muaf tutulması gerekirken yargılama harçlarına hükmedildiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NUN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle, 1. Temyiz isteminin reddine, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine, 4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 5. Kesin olarak, 27/03/2024 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi. KARŞI OY : (X)- Davacı tarafından, Edirne ili, Keşan ilçesi sınırları içerisinden izinli ve ruhsatlı olarak işletilen II-a grubu kalker taşı maden ocağına ilişkin olarak yapılan inceleme neticesinde Maden Kanununa aykırı haraket edildiğinden bahisle toplam 465.437,73 TL idari para cezası verilmesine ilişkin Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü'nün ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali istemiyle açılmıştır. İdare Mahkemesince olayda ise davacının borçlu şirket ile herhangi bir ortaklık ilişkisinin bulunmadığı, ... İnşaat Madencilik Taahhüt Madencilik İthalat ve İhracat San. Ve Tic. Ltd. Şti adına şirketi münferiden temsile yetkili ortaklarından ... tarafından davacı ...'in İstanbul 5. Noterliğince düzenlenen ... tarihli ... sayılı vekaletname ile vekil tayin edildiği, düzenlenen bu vekaletnameye dayanılarak borçlu şirketin vekili sıfatı ile davacı adına dava konusu işlemin tesis edildiği, bir sermaye şirketi olan ve ayrı bir tüzel kişiliği bulunan limited şirketlerinde; Kanunen kamu borçları dolayısıyla ortaklara dahi ancak şirket payları oranında ve borcun şirketten tahsili imkanı bulunmaması halinde kamu borcunun tahsiline gidilebilirken; borçlu şirketin ortağı, müdürü veya kanuni temsilcisi konumunda bulunmayan davacı adına dosyada mevcut ... tarihli ... sayılı vekaletnameye dayanılarak şirket vekili sıfatıyla tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Dava konusu işlem incelendiğinde, davalı idare tarafından 02/05/2019 tarihli işlem ile Maden Kanunu'nun muhtelif maddelerinde düzenlenen yükümlülüklere aykırı faaliyette bulunulması üzerine "Sn. ... (... İnş. Taah. Mad. İth. Ve İhr. San ve Tic. Ltd.Şti)" adına 465.437,73-TL İdari para cezası verildiği, dolayısıyla davaya konu maden ruhsat sahibi firmanın muhatap alındığı, bu nedenle somut olayda işin esasına girilerek karar verilmesi gerekirken davacı adına işlem tesis edilemeyeceği belirtilerek verilen kararda hukuki isabet bulunmamıştır. Bu durumda, dava konusu işlemin iptali yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının belirtilen gerekçeyle bozulması gerektiği düşüncesi ile aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyorum.