Danıştay · 7. Daire

Danıştay 7. Daire 2024/1672 E. 2025/1243 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
7. Daire
Esas No
2024/1672
Karar No
2025/1243
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y YEDİNCİ DAİRE Esas No : 2024/1672 Karar No : 2025/1243

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı adına ... Gümrük Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Taşımacılık Dış Ticaret Limited Şirketi VEKİLLERİ : Av. ... Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: ... ve ... sayılı transit refakat belgeleri muhteviyatı serbest dolaşımda olmayan eşyaların gümrük idaresince eşya konulmasına izin verilen yerlerden çıkarılarak yurda sokulması fiiline iştirak ettiğinden bahisle taşıyıcı firma sıfatıyla davacı adına 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 183. 184. ve 236. maddelerine istinaden tahakkuk ettirilen gümrük, ilave gümrük, dampinge karşı vergi ve katma değer vergileri ile alınan ceza kararlarına vaki itirazın reddine dair işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; olayda, Mahkemelerinin 03/01/2023 tarihli ara kararı ile davacı şirketin söz konusu fiile iştirak ettiğine dair tüm bilgi ve belgeler ile tahakkuk ve ceza kararlarının dayanağı olan 21/04/2020 tarihli cevaplı raporun ibrazının istenilmesine karşın sadece cevaplı raporun dosyaya sunulduğu, cevaplı raporda ve dava konusu işlemde, davacı şirket hakkında suça iştirak ettiğine dair doğrudan yapılmış bir tespitin bulunmadığı, sadece davacı şirketin sahibinin oğlu olan şahıs hakkında suça iştirak ettiğine dair olumsuz tespitlerin mevcut olduğu ancak, bu şahsın davacı şirketin idaresinde görev aldığı veya şirketi temsil ve ilzama yetkili olduğuna dair herhangi bir tespitin de olmadığı, bu durumda, davalı idarece, aynı gümrük idaresi sahasında gemiden gemiye transit yapılarak yurtdışı edilmesi gereken söz konusu konteynerlerin sahte transit beyannamesi düzenlemek suretiyle, eşyanın bulunduğu ve bulunması gerektiği gümrük sahasından çıkartılarak, yurt içine kaçak yollarla sokulması nedeniyle işlem tesis edildiği, davacının da transit refakat belgelerinde taşıyıcı firma olması nedeniyle kaçak olarak eşya çıkarılması fiiline iştirak ettiği ileri sürülmüş ise de, davacının antrepodan eşya çıkarılması anında olay yerinde bulunduğuna ve/veya suça yardım ettiğine dair bir tutanağın bulunmadığı, suça iştirak ettiğine ve fiilin içerisinde olduğuna dair bir beyan ve saptamanın sunulmadığı görülmekle, bu konuda yapılmış somut bir tespit olmadan, varsayıma dayalı olarak davacı adına tahakkuk ve ceza kararları alınmasında hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Transit refakat belgelerinde taşıyıcı olan davacının eşyanın gümrük gözetiminde olup olmadığını bilmesi gerektiği, fiilden sorumlu olduğu, tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NİN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Temyiz isteminin reddine, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 20/03/2025 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.

(X) KARŞI OY : 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 14/3. maddesinde; kabahate iştirak için kasten ve hukuka aykırı işlenmiş bir fiilin varlığı halinde, kabahati işleyen hakkında idari para cezası verileceği belirtilmiş, Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu kapsamında suç veya kabahat oluşturan hareketin konusunu taşınır nitelikte bir eşya (3/1) oluşturduğundan, ekonomik suçlar kategorisinde yer alan gümrük kaçakçılığı suçu aynı Kanun'da kamu düzenine ilişkin bir suç niteliği haiz kabul edilmiş ve hem adı geçen ve hem de Gümrük Kanunu'nda, idari açıdan uygulanacak cezalandırıcı hükümler getirilmiştir. Öte yandan, adli açıdan "suça iştirak" cezasının düzenlendiği TCK'nun ilgili (36-40) maddelerinde de, iştirak cezası uygulanabilmesi için öncelikle, failin cezalandırılmasını önleyen kişisel nedenler göz önünde bulundurulmaksızın iştirak edenin kendi kusuru ve akabinde de kasten ve hukuka aykırı işlenmiş bir fiilin varlığı aranmış olup buna göre, suçun kanuni tanımında yer alan fiili birlikte gerçekleştiren kişilerden her birinin, fail olarak sorumlu tutulacağı dolayısıyla, iştirakten dolayı sorumluluğun doğabilmesi için de iştiraki olan kişilerin kastı ve fiilin gerçekleşmesine yönelik hareketlerinin varlığı yeterli olacaktır. Şu halde, Yasal sürece uygun gümrük işlemi yapılmaksızın, esasen transit yoluyla yurt dışına gönderilmesi gereken eşyanın, sahte belge ve mühür kullanılarak kaçak yolla yurda eşya sokulması suçu işleyenler birlikte müşterek fail olarak sorumlu tutulacaklar ve bunların her biri suç için öngörülmüş cezayla cezalandırılmaları gerekecektir. Hal böyle olunca, fail, sahte evrakı düzenleyen kişi olabileceği gibi bilerek ve isteyerek mali anlamda menfaat gözeterek kasten ve hukuka aykırı işlenmiş fiilin işlenişine yardım eden kişi de olabileceğinden, suçun işlenişine yardım edilerek iştirak iradesini ortaya koyanlara, hem mali ve hemde adli açıdan iştirak cezasının uygulanması gerekli olacaktır. Dava dosyasında mevcut 22/01/2020 günlü Ticaret Bakanlığı İstanbul Gümrük muhafaza Kaçakçılık ve İstihbarat Müdürlüğü Adli Takibat ile ilgili hazırlanıp ... Cumhuriyet Savcılığına sunulan Ek Fezlekenin incelenmesinden; gemiden gemiye transit olarak yurt dışına gönderilmesi gereken 28/12/2018 günlü transit refakat belgesi muhteviyatı ... nolu konteyner ve ... tarihli transit refakat belgesi muhteviyatı ... nolu konteyner içeriği eşya ile 21/02/2019 günlü refakat belgesi muhteviyatı TCNU ... nolu konteyner içeriği eşyaların, bulunduğu Kumport liman sahasından gemiden gemiye transit olarak yurt dışına gönderilmesi gerekirken, sahte evraklar düzenlenerek ülkeye sokulan ismi zikredilen konteynerler muhteviyatı eşya ile alakalı davacı ... konteyner Taşımacılığı Dış Ticaret limited şirketinin, yukarıda mezkur transit refakat belgelerinde "taşıyıcı firma" olması ve iş bu firmanın bahse konu işlerinin firma sahibinin oğlu olan ...'un yürüttüğünün; ... ile araç sürücüsü olduğu ve yurt dışına transit gönderilmesi gereken konteynerleri Gümrük sahasından çıkaran ... adlı şahısların 22/04/2019 günlü telefon inceleme tutanağı ile tespit edilen telefon konuşmalarından ve mesajlarından saptanması ve yine Fezlekede, ... isimli firma sahibinin oğlu olan şahsın, gemi yoluyla Mısır'a gönderilmesi gereken ancak 18/01/2019 günlü yurda kaçak şekilde sokulan ... numaralı konteynerin Kumport C kapısından çıkarılmasından evvel ... plakalı ... ile limana geldiğinin; 11/04/2019 günlü görüntü inceleme tutanağı yanında, adı geçen otomobilin sürücüsü ... adlı kişinin beyanıyla ve ... numaralı konteynere mühür takan ...'ın;" mühürleri ve sahte olarak düzenlenen evrakları ...'tan aldığını" belirten beyanlarıyla sabit olduğu anlaşılmaktadır. Şu halde, olayda gemiden gemiye aktarılarak yurt dışı edilmesi gereken yukarıda tarihleri belirtilen transit refakat belgelerine konu yine söz konusu numaralı konteynerler muhteviyatı eşyaların, yurt dışı edilmeyerek sahte evrakla ve mühürler kullanılarak yurda sokulduğu sabittir. Burada değerlendirilecek ve irdelenecek husus; söz konusu konteynerlerin taşıyıcısı davacı şirketin, tespit edilen ve yapıldığı sabit ithalat kaçakçılığına bir menfaat gözeterek ve bilerek, hem mali ve hemde adli suç teşkil eden olaya iştirakinin var olup olmadığını, yine dosyada mevcut delil vasfı haiz veriler çerçevesinde ele alınması gerekecektir. Bahsi geçen verilerden, (firma sahibinin oğluna ait telefon konuşmaları ve yazışmaları ile taşımayı yapacak aracın gümrük sahasından çıkarılmasından evvel o alana geldiğine delil olan görüntü ve geldiği aracı kullanan sürücü beyanı yanında, davacı taşıyıcı şirketin olaya şirket sahibinin oğlu ... vasıta edilerek dahlinin olduğu konteynerlere mühür takan kişinin; "mühürleri ve sahte olarak düzenlenip sunulan evrakları ...'tan aldığı yolundaki beyanlardan) gemiden gemiye aktarılarak yurt dışına transit yoluyla gönderilmesi gerekirken, düzenlenen sahte evraklar ve mühürler ile yurda sokulan konteynerleri taşıyan davacı şirketin, olayda oğlu vasıtasıyla dahlinin olduğu dolayısıyla, kaçakçılığa iştirakinin bulunduğu anlaşılmakla, adına alınan iştirak cezası kararına vaki itirazın reddine ilişkin idari işlemde hukuka aykırılık görülmediğinden, temyize konu ilk derece mahkemesi kararına yapılan istinaf başvurusunu reddeden istinaf vergi dava dairesi kararının bozulması gerektiği görüşüyle, Daire kararına katılmıyorum.

Atıf: Danıştay 7. Daire, E. 2024/1672, K. 2025/1243, T. 20.03.2025, www.arakarar.com/karar/danistay-7-daire-2024-1672-e-2025-1243-k-632257664986