Danıştay · 6. Daire
Danıştay 6. Daire 2023/7325 E. 2025/6951 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 6. Daire
- Esas No
- 2023/7325
- Karar No
- 2025/6951
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y ALTINCI DAİRE Esas No : 2023/7325 Karar No : 2025/6951
TEMYİZ EDEN TARAFLAR: 1- (DAVACI) ... VEKİLİ : Av. ...
2- (DAVALI) ... Belediye Başkanlığı - ... VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF : 1- ... Belediye Başkanlığı 2- ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, yapı tatil tutanağının "çatı arasının yükseltilerek alan kazanıldığı"na dair tespite ilişkin kısmının davacı tarafından; para cezasına ilişkin kısmının ise davalı idare tarafından, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: İstanbul İli, Adalar İlçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmaz üzerinde ruhsata ve projesine aykırı imalat yapıldığından bahisle 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 42. maddesinin 2. fıkrasının (a) ve (ç) bentleri uyarınca toplam 974.116,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Adalar Belediye Encümeni kararının ve dayanağı ... tarih ve ... cilt/yaprak numaralı yapı tatil tutanağının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunda özetle; 2006, 2013, 2015, 2017, 2018 ve 2020 yıllarına ait uydu ve 20/10/2014 tarihli panorama görüntülerinden; çatı şeklinin projedeki gibi 2 yöne kırımlı ve ilk yapıldığı haliyle durmakta olduğu, uydu görüntülerinden çatı şekli ile yüksekliğinde yapılan bir değişikliğe rastlanmadığı, söz konusu çatının ilk yapıldığı haliyle durduğu ve sonradan yapılan bir çatı yükseltilmesi olmadığının tespit edildiği, bodrum katın hafredilerek açığa çıkartılması, kapı açılması ve pencere form ve ölçülerinde değişiklik yapılması, zemin ve 1. katın pencere form ve ölçülerinde değişiklik yapılması, balkonların bir kısmında camekan uygulaması yapılmış olduğu hususunun, yerinde ve projesinde yapılan incelemede tespit edildiği ve bu kısım yönünden yapı tatil tutanağının fiili duruma uygun olduğu, bu imalatların mevcut yapıda yapılan değişiklikler olduğu, yapı tatil tutanağında belirtilen hususlar için ruhsat alınması gerektiği, ancak değişikliklerin belediyenin uygun görüşüne istinaden koruma bölge kurulunca onaylanması halinde mümkün olduğu yönünde görüş ve değerlendirmelere yer verildiği, dava konusu 30/04/2020 tarihli yapı tatil tutanağı ile "yapıda çatı arasının yükseltilerek alan kazanıldığı, ön cephede (kuzey cephe) onaylı projede kısmi bodrum olduğu, mevcutta bodrum katın hafredilerek tamamen açığa çıkarıldığı, kapı eklendiği, pencere form ve ölçülerinin farklı olduğu, zemin ve 1. katın pencere form ve ölçülerinde farklılıklar olduğu, balkonların bir kısmının camekan olduğu" tespit edilen aykırılıklardan, "çatı arasının yükseltilerek alan kazanıldığı" yönündeki tespitin yerinde olmadığı anlaşıldığından, dava konusu yapı tatil tutanağının çatıdaki aykırılığın giderilmesine ilişkin kısmında hukuka uyarlık, diğer tespitlere (ön cephede (kuzey cephe) onaylı projede kısmi bodrum olduğu, mevcutta bodrum katın hafredilerek tamamen açığa çıkarıldığı, kapı eklendiği, pencere form ve ölçülerinin farklı olduğu, zemin ve 1. katın pencere form ve ölçülerinde farklılıklar olduğu, balkonların bir kısmının camekan olduğu) ilişkin kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı, bilirkişi raporu ve dosya muhteviyatının birlikte değerlendirilmesinden; idari para cezasının dayanağı olan yapı tatil tutanağında yer alan "çatı arasının yükseltilerek alan kazanıldığı" yönündeki tespitin yerinde olmadığı, bu hususun da doğrudan aykırılıktan etkilenen alanı, dolayısıyla temel para cezasını etkileyecek mahiyette olduğu anlaşıldığından, hatalı tespit üzerinden hesaplanarak tesis edilen idari para cezasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu ... tarih ve ... cilt/yaprak numaralı yapı tatil tutanağının "çatı arasının yükseltilerek alan kazanıldığı"na dair tespite ilişkin kısmının ve ... tarih ve ... sayılı Adalar Belediye Encümeni kararının iptaline, yapı tatil tutanağında yer alan diğer tespitlere ilişkin kısım yönünden davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; 28/05/2021 tarihli bilirkişi raporu incelendiğinde; yapı tatil tutanağında yer alan hususlardan; çatı arasının yükseltilerek alan kazanıldığı tespitine ilişkin olarak; uydu ve panorama görüntüleri ile keşif günü yapılan inceleme karşılaştırıldığında, söz konusu çatının ilk yapıldığı haliyle durduğu ve sonradan yapılan bir çatı yükseltilmesi olmadığı, davacı mülkiyetinde bulunan 7 nolu bağımsız bölümde geçmiş yıllara ait uydu fotoğrafları da incelendiğinde müteahhit tarafından inşaat tamamlandıktan sonra çatı yükseltme gibi bir uygulamaya rastlanılmadığı yönünde tespit ve değerlendirmede bulunulduğu, ancak, İstanbul III numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararıyla, İstanbul ili, Adalar İlçesi, ..., ... ada, ... sayılı parsele ilişkin istenmiş olan röleve detaylarının, restitüsyon ve restorasyon projelerinin onaylanmasının ardından yapı sahibi davacı ve yapı müteahhidi ... İnşaat Ltd. Şti. adına dava konusu parsele ilişkin 7 bağımsız bölümlü 548,16 m² toplam inşaat alanlı II. grup eski eser yapı için ... sayılı yapı ruhsatının düzenlendiği, dava konusu yapı tatil tutanağı ile, söz konusu yapıda inşa aşamasında ruhsat ve eklerine aykırı olarak çatı arasının yükseltilerek alan kazanıldığının somut, ayrıntılı ve gerekçeli olarak tespit edildiği, tutanağın yasada öngörülen şartları taşıdığı dikkate alındığında, dava konusu yapı tatil tutanağının II. grup tescilli eski eser yapıdaki çatı arasına ilişkin kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı, yapı ruhsatında çatı katının varlığına yönelik bir bilginin yer almadığı, arsa sahipleri davacı ve ... ile müteahhit ... arasında imzalanan ... tarih ve ... yevmiye nolu düzenleme şeklinde Gayrimenkul Satış Vaadi ve Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesinde, ekli tasdikli projeye göre 7 bağımsız bölüm yapılacağı, çatı dairesi dışındaki 6 daireden 2, 4 ve 6 nolu üç dairenin arsa sahiplerine, 1, 3 ve 5 nolu üç dairenin ise müteahhide ait olacağı, geri kalan çatı dairesinin müteahhit tarafından anahtar teslim aşamasına gelindiğinde % 50 hisseyi arsa sahiplerine satacağı, inşaatın bütün mali, fenni ve hukuki sorumluluklarının müteahhide ait olacağı, arsa sahiplerinin bu konuda hiçbir sorumluluğunun olmadığının belirtildiği, yapının çatı katındaki 7 nolu bağımsız bölümünün 26/09/2008 tarihinde davacı adına tapuda tescil edildiği hususları bir bütün olarak dikkate alındığında, uyuşmazlığa konu imalatların yapımında davacı ile birlikte yapı müteahhidi ... İnş. Tur. Tic. Ltd. Şti.’nin de sorumluluğunun bulunduğu, 5326 sayılı Kabahatler Kanununun 14. maddesi uyarınca, kabahatin işlenişine birden fazla kişinin iştirak etmesi halinde bu kişilerin her biri hakkında, fail olarak idari para cezası uygulanması gerektiği de dikkate alındığında, dava konusu yapıda tespit edilen ruhsat eki projesine aykırılıklar nedeniyle, 3194 sayılı İmar Kanununun 42. maddesi uyarınca belirlenecek para cezasının yapı sahibi olan davacıyla birlikte yapı müteahhidi hakkında da uygulanması gerekirken, aykırılıklardan sadece yapı sahibi sıfatıyla davacının sorumlu tutularak işlem tesis edildiğinin görüldüğü, yapı müteahhidine para cezası verilmeksizin, sadece yapı sahibi olan davacıya para cezası verilmesi yönünde dava konusu para cezasına ilişkin belediye encümeni kararında hukuka uyarlık, idare mahkemesi kararının para cezası verilmesine ilişkin belediye encümeni kararının iptaline ilişkin kısmında sonucu itibariyle isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davalı idarenin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile idare mahkemesi kararının yapı tatil tutanağının "çatı arasının yükseltilerek alan kazanıldığı"na dair tespite ilişkin kısmının iptaline yönelik kısmının kaldırılmasına ve bu kısım yönünden davanın reddine, para cezasına ilişkin belediye encümeni kararının iptaline yönelik kısmına karşı davalı idare tarafından yapılan istinaf başvurusunun gerekçeli reddine karar verilmiştir.
TARAFLARIN İDDİALARI : 1- Davacı tarafından; bilirkişi incelemesi sonucunda dava konusu yapı tatil tutanağında bahsi geçen 7 nolu çatı katı bağımsız bölümde hiç bir yükseltme olmadığı ve alan kazanılmadığı hususunun hiç bir şüpheye yer vermeyecek bir kesinlikte ortaya çıktığı, ortada böyle bir gerçeklik varken istinaf tarafından mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen rapordaki gerçekliği kabul etmeyerek, davalı belediyenin yapı tatil tutanağının sadece müvekkile ait çatı katı ile ilgili kısmı açısından doğru olduğunu gösteren tek bir somut delil dahi bulunmazken, bu tutanağı çatı yükseltme açısından doğru kabul ederek yerel mahkemenin iptal kararını kaldırarak davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğu belirtilerek temyize konu kararın "çatı arasının yükseltilerek alan kazanıldığı"na dair tespite ilişkin kısmının usul ve hukuka aykırı olduğu iddiasıyla bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. 2- Davalı tarafından; dava konusu para cezasının hukuka uygun olduğu belirtilerek temyize konu kararın para cezasına ilişkin kısmının usul ve hukuka aykırı olduğu iddiasıyla bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN SAVUNMALARI : Taraflarca savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile temyize konu kararın yapı tatil tutanağının "çatı arasının yükseltilerek alan kazanıldığı"na dair tespite ilişkin kısmının onanmasına, 974.116,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin kısmının gerekçesi değiştirilmek suretiyle onanmasına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Davacı, uyuşmazlığa konu taşınmazda bulunan 7 numaralı bağımsız bölümün malikidir. İstanbul III nolu Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'nun ... tarih ve ... sayılı kararıyla uyuşmazlığa konu taşınmazda bulunan yapı korunması gerekli kültür varlığı olarak tescil edilmiştir. İstanbul 10. Noterince düzenlenen ... tarih ve ... yevmiye numaralı taahhütname ile yapı müteahhidi tarafından uyuşmazlığa konu ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmaz üzerinde inşa edilecek binanın tasdikli projesine, ruhsat ve eklerine uygun olarak inşa edileceği taahhüt edilmiş ve arsa sahipleri olan davacı ve ... ile müteahhit arasında, Beyoğlu 34. Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye nolu işlemi ile düzenlenen "Gayrimenkul Satış Vaadi ve Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi" imzalanmıştır. Uyuşmazlığa konu taşınmaza dair İstanbul III nolu Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'nun ... tarih ve ... sayılı kararıyla onaylı restorasyon projesine göre 1BK + ZK + 1NK + ÇK’ndan oluşan konut amaçlı II. grup eski eser için ... tarih ve ... sayılı yapı ruhsatı düzenlenmiştir. Dava konusu 30/04/2020 tarihli yapı tatil tutanağı ile, ruhsat ve eklerine aykırı olarak çatı arasının yükseltilerek alan kazanıldığı, ön cephede (kuzey cephe) onaylı projesinde kısmi bodrum olduğu, mevcutta bodrum katının hafredilerek tamamen açığa çıkarıldığı, kapı eklendiği, pencere form ve ölçülerinin farklı olduğu, zemin ve 1. katın pencere form ve ölçülerinde farklılıklar olduğu, balkonların bir kısmının camekan olduğu ve aykırılığın toplam alanının 195 m² olduğu tespit edilmiştir. Dava konusu ... tarih ve ... sayılı belediye encümeni kararı ile, söz konusu tespit esas alınarak ruhsata ve projesine aykırı imalat yapıldığından bahisle 3194 sayılı Kanunun 42. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendi uyarınca 195 m² aykırılıktan etkilenen alan ve yapı grubu olarak 5/D grubu esas alınarak c/7 ve 12. alt bentleri uyarınca arttırım uygulanmak suretiyle 59.509,45-TL para cezası verilmiş, aynı fıkranın (ç) bendi uyarınca aykırılığa konu 195 m² alan ile bu alanın bulunduğu arsa veya arazinin emlak vergisine esas asgari metrekare birim değeri olan 4.690,29-TL'nin çarpımı ile bulunan 914.606,55-TL para cezası ilave edilerek toplam 974.116,00-TL para cezası verilmiştir. Bunun üzerine görülmekte olan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT: 3194 sayılı İmar Kanununun Kanununun 21. maddesinde; "Bu Kanunun kapsamına giren bütün yapılar için 26 ncı maddede belirtilen istisna dışında belediye veya valiliklerden (....) yapı ruhsatiyesi alınması mecburidir. Ruhsat alınmış yapılarda herhangi bir değişiklik yapılması da yeniden ruhsat alınmasına bağlıdır." hükmüne, 32. maddesinde; "Bu Kanun hükümlerine göre; ruhsat alınmadan yapıya başlandığı veya ruhsat ve eklerine veya ruhsat alınmadan yapılabilecek yapılarda projelerine ve ilgili mevzuatına aykırı yapı yapıldığı ilgili idarece tespiti, fenni mesulce (...) tespiti ve ihbarı veya herhangi bir şekilde bu duruma muttali olunması üzerine, belediye veya valiliklerce o andaki inşaat durumu tespit edilir. Yapı mühürlenerek inşaat derhal durdurulur. Durdurma, yapı tatil zaptının yapı yerine asılmasıyla yapı sahibine tebliğ edilmiş sayılır. Bu tarihten itibaren en çok bir ay içinde yapı sahibi, yapısını ruhsata uygun hale getirerek veya ruhsat alarak, belediyeden veya valilikten mühürün kaldırılmasını ister. Ruhsata aykırılık olan yapıda, bu aykırılığın giderilmiş olduğu veya ruhsat alındığı ve yapının bu ruhsata uygunluğu, inceleme sonunda anlaşılırsa, mühür, belediye veya valilikçe kaldırılır ve inşaatın devamına izin verilir. Aksi takdirde, ruhsat iptal edilir, ruhsata aykırı veya ruhsatsız yapılan bina, belediye encümeni veya il idare kurulu kararını müteakip, belediye veya valilikçe yıktırılır ve masrafı yapı sahibinden tahsil edilir. ..." hükmüne yer verilmiş, aynı Kanunun 42. maddesinin 2. fıkrasında; ruhsat alınmaksızın veya ruhsata, ruhsat eki etüt ve projelere veya imar mevzuatına aykırı olarak yapılan yapının sahibine, yapı müteahhitine veya aykırılığı altı iş günü içinde idareye bildirmeyen ilgili fenni mesullere yapının mülkiyet durumuna, bulunduğu alanın özelliğine, durumuna, niteliğine ve sınıfına, yerleşmeye ve çevreye etkisine, can ve mal emniyetini tehdit edip etmediğine ve aykırılığın büyüklüğüne göre, bin Türk Lirasından az olmamak üzere, maddede belirtilen şekilde hesaplanan idari para cezalarının uygulanacağı düzenlenmiş; (a) bendinde; Bakanlıkça belirlenen yapı sınıflarına ve gruplarına göre yapının inşaat alanı üzerinden hesaplanmak üzere, mevzuata aykırılığın her bir metrekaresi için idari para cezası verileceği, bu miktarların her takvim yılı başından geçerli olmak üzere o yıl için 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298. maddesi hükümleri uyarınca tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında bir Türk Lirasının küsuru da dikkate alınmak suretiyle artırılaracağı; (b) bendinde ise; mevzuata aykırılığı yapı inşaat alanı üzerinden hesaplanması mümkün olmayan, yapının cephelerini ve diğer yapı elemanlarını değiştiren veya yapı malzemesi için öngörülen gereklere aykırı bulunan uygulamalar için, Bakanlıkça yayımlanan ve aykırılığa konu imalatın tespiti tarihinde yürürlükte bulunan birim fiyat listesine göre ilgili idarece belirlenen bedelin % 20’si kadar idari para cezası verileceği, (c) bendinde ise artırım sebepleri sayılmış, (ç) bendinde ise bu fıkra uyarınca idari para cezası verilmesini gerektiren aykırılığa konu alan ile bu alanın bulunduğu arsa veya arazinin emlak vergisine esas asgari metrekare birim değerinin çarpımı ile bulunan bedel kadar idari para cezasının yukarıdaki bentlere göre aykırılıktan sorumlu olan yapı sahibine ve yapı müteahhitine verilen para cezalarına ayrıca ilave edileceği, bu fıkraya göre verilen idari para cezasının ilgilisine tebliğinden itibaren bir ay içinde aykırılığın giderilmesi ve yapının mevzuata uygun hale getirilmesi halinde bu bent uyarınca ilave edilen para cezasının tahsil edilmeyeceği kurala bağlanmıştır. 03/07/2017 tarihli ve 30113 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği'nin 4. maddesinin (ssss) bendinde "Yapı tatil tutanağı: Herhangi bir şekilde ruhsat alınmadan yapıya başlanılarak kaçak inşaat yapıldığı ya da ruhsatlı yapılarda ruhsat ve eklerine aykırı yapı yapıldığı tespit edildiği takdirde, ilgili idaresince yetkilendirilmiş teknik elemanlarca, yapının o andaki durumu ile birlikte aykırılıkları resim, kroki ve yazı ile belirtilen ve inşai faaliyete devam edilemeyeceğini gösteren onaylı belge," olarak tanımlanmıştır. Anayasa'nın “Suç ve cezalara ilişkin esaslar” kenar başlıklı 38. maddesinin 7. fıkrasında, “Ceza sorumluluğu şahsidir” hükmü yer almaktadır. Ceza sorumluluğunun şahsiliği ceza hukukunun temel ilkelerindendir. Cezaların şahsiliğinden amaç, bir kimsenin işlemediği bir fiilden dolayı cezalandırılamaması, başka bir anlatımla bir kimsenin başkasının fiilinden sorumlu tutulamamasıdır. Anayasanın 38. maddesinde idari ve adli cezalar arasında bir ayrım yapılmadığından idari para cezaları da bu maddede öngörülen ilkelere tabidir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür. Temyize konu İdari Dava Dairesi kararının, yapı tatil tutanağının "çatı arasının yükseltilerek alan kazanıldığı"na dair tespite ilişkin kısmında 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmamaktadır. Kararın, 974.116,00-TL para cezasına ilişkin kısmına gelince; Ceza sorumluluğunun şahsiliği ceza hukukunun temel ilkelerindendir. Cezaların şahsiliğinden amaç, bir kimsenin işlemediği bir fiilden dolayı cezalandırılamaması, başka bir anlatımla bir kimsenin başkasının fiilinden sorumlu tutulamamasıdır. Anayasanın 38. maddesinde idari ve adli cezalar arasında bir ayrım yapılmadığından idari para cezaları da bu maddede öngörülen ilkelere tabidir. 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 42. maddesindeki "yapı sahibi" ifadesinden fiilen ruhsatsız ya da ruhsata aykırı yapıyı yapan kişinin anlaşılması gerekmekte olup, cezaların şahsiliği ilkesi uyarınca; 3194 sayılı İmar Kanununun 42. maddesine göre verilecek olan para cezasının ruhsatsız ya da ruhsata aykırı yapıyı fiilen yapan ya da yaptıran kişi adına, yani yapı sahibi adına verilmesi gerekmektedir. Yapı sahibinin her zaman taşınmaz maliki ile aynı kişi olmayabileceği, bu nedenle, suç ve cezaların şahsiliği ilkesi gereğince, para cezasına konu imar mevzuatına aykırı imalatın kim ya da kimler tarafından yapıldığının doğru tespit edilerek gerçek yapı sahibi ya da sahipleri adına para cezası verilmesi gerekmektedir. "3194 sayılı İmar Kanunu'nun 5. maddesinde yapı, karada ve suda, sürekli ya da geçici, resmi ve özel, yerüstü ve yeraltı inşaatı ile bunların eklerini, değişikliklerini, onarımlarını, sabit ve hareketli tesislerini içine alan bir kavram olarak tanımlanmaktadır. Görüldüğü üzere, ister sabit olsun, ister hareketli olsun sadece ana yapı değil, ana yapıya ek olarak yapılan yapılar (ilaveler), ana yapı üzerinde yapılan değişiklikler; onarımlar (tamirler) da yapı olarak kabul edilmektedir. Dolayısıyla 'yapının sahibi' ibaresiyle, yukarıda sayılan inşai faaliyetleri gerçekleştiren kişiler ifade edilmektedir. Başka bir deyişle 'yapının sahibi' ibaresinden ister yapının mülkiyetine sahip kişiler isterse kiracı, yapı malikinin yakını, intifa hakkı sahibi gibi üçüncü kişiler olsun inşai faaliyeti yapan kişiler anlaşılmaktadır. Danıştay'ın istikrar kazanan içtihatlarında da yapının sahibi ibaresinden, mevzuata aykırı yapıyı inşa eden kişinin anlaşılacağı belirtilmiş olup, uygulamada idarelerce gerekli araştırma yapılarak mevzuata aykırı inşai faaliyeti yapan kişi tespit edilmeksizin doğrudan yapının mülkiyet sahibine para cezası verilmesi, yasanın amacı ve anlamı ile bağdaşmayan bir sonuç doğurur. Öte yandan, idarelerce gerekli araştırma yapılarak mevzuata aykırı inşai faaliyeti yapan kişi tespit edilerek idari yaptırımın bu kişiye uygulanması gerektiğinden bu anlamda söz konusu ibare Anayasa'nın 38. maddesinde yer alan 'Ceza sorumluluğu şahsidir.' hükmüne aykırı değildir." (AYM, E.2012/93, K.2013/8, 10/01/2013, § …) Anayasa Mahkemesinin "Şevki Atasoy ve Yakup Atasoy" 12/11/2019 tarih ve B. No: 2016/866 sayılı bireysel başvuru kararında; "69. Anayasa Mahkemesinin somut olaydaki idari para cezasının kanuni dayanağı olan 3194 sayılı Kanun'un 42. maddesinin itiraz yoluyla iptali istemine ilişkin kararında ve Danıştayın yerleşik içtihatlarında da belirtildiği üzere yapı sahibi ibaresinden anlaşılması gereken, yapıyı mevzuata aykırı inşa eden kişidir (bkz. §§ 28,29). Yine bu kararlarda, idarelerce gerekli araştırma yapılarak mevzuata aykırı inşaat yapan kişi tespit edilmeksizin doğrudan yapının mülkiyet sahibine para cezası verilmesinin kanunun amacı ve anlamı ile bağdaşmayan bir sonuç doğuracağı vurgulanmıştır. 70. Sonuç olarak yapıların imar mevzuatına uygun olarak inşası ve imara aykırı yapı nedeniyle yaptırım uygulanması ile caydırıcılığın sağlanmasında kamu yararına dayalı meşru bir amacın takip edildiği kuşkusuzdur. Bu kapsamda devletin idari para cezalarının düzenlenmesi ve uygulanması alanında geniş bir takdir yetkisine sahip olduğu da dikkate alınmalıdır. Bununla birlikte somut olayda idari para cezasına neden olan projeye aykırı inşa eylemi ile başvurucuların tutum ve davranışları arasındaki illiyet bağının Mahkeme tarafından makul bir şekilde değerlendirilmediği anlaşılmaktadır. Başvurucuların projeye aykırı eylemi gerçekleştirmedikleri ve sorumluluğunun yükleniciye ait olduğu iddialarının Mahkeme tarafından yeterince incelenmediği ve başvurucuların cezalandırılmalarının mevzuat gereğince zorunlu olduğunun belirtilmekle yetinildiği görülmüştür. 71. Anayasa Mahkemesinin norm denetimi kapsamında verdiği karara ve Danıştayın yerleşik içtihatlarına rağmen idari para cezasının iptali istemine ilişkin olarak derece mahkemeleri kararlarında yapıyı inşa eden kişinin belirlenmesine dair bir değerlendirmede bulunulmamıştır. Bu yönüyle derece mahkemeleri kararının yerleşik içtihatlar ile olan tutarsızlığının belirlilik ve öngörülebilirlik ilkelerini zedelediğini de belirtmek gerekmektedir." yönünde değerlendirmeye yer verilmiştir. Dairemizin istikrar kazanan kararları doğrultusunda, yapının sahibi ibaresinden, mevzuata aykırı yapıyı inşa eden kişinin anlaşılması gerekmekte olup, uygulamada idarelerce gerekli araştırma yapılarak mevzuata aykırı inşai faaliyeti yapan kişi tespit edilmeksizin doğrudan yapının mülkiyet sahibine para cezası verilmesi, yasanın amacı ve anlamı ile bağdaşmayan bir sonuç doğurur. Dosyanın incelenmesinden; İstanbul 10. Noterince düzenlenen ... tarih ve ... yevmiye numaralı taahhütname ile yapı müteahhidi tarafından uyuşmazlığa konu ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmaz üzerinde inşa edilecek binanın tasdikli projesine, ruhsat ve eklerine uygun olarak inşa edileceğinin taahhüt edildiği ve arsa sahipleri olan davacı ve ... ile müteahhit arasında imzalanan, Beyoğlu 34. Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye nolu işlemi ile düzenlenen "Gayrimenkul Satış Vaadi ve Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi"nde III nolu Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'nun ... tarih ve ... sayılı kararı ile yapımına izin verilen teknik şartnameye, belediye ve anıtlar kurulunun tasdikli projesine göre inşaatın yapılacağı, dairelerin teknik şartlara göre eksiksiz tamamlanmış ve iskanı alınmış şekilde arsa sahiplerine teslim edileceği, inşaatın yasalara uygun olarak yapılacağı, inşaatın bütün fenni hukuki mesuliyetlerinin müteahhide ait olacağı, arsa sahiplerinin bu konuda hiçbir sorumluluğu olmayacağı hususlarının belirtildiği, idare mahkemesince yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen 28/05/2021 tarihli bilirkişi raporunda; yapı tatil tutanağında yer alan hususlardan; çatı arasının yükseltilerek alan kazanıldığı tespitine ilişkin olarak; uydu ve panorama görüntüleri ile keşif günü yapılan inceleme karşılaştırıldığında, söz konusu çatının ilk yapıldığı haliyle durduğu ve sonradan çatı yükseltilmesi yapılmadığı değerlendirmesine yer verildiği anlaşılmaktadır. Uyuşmazlıkta; 28/05/2021 tarihli bilirkişi raporunda; çatının ilk yapıldığı haliyle durmakta olduğu ve sonradan çatı yükseltilmesi yapılmadığı değerlendirmesine yer verildiği, dolayısıyla aykırılığın davacı tarafından yapılmadığı, kat karşılığı inşaat sözleşmesi yapılmak suretiyle arsa malikleri ile müteahhidin inşaata ilişkin sorumluluk ve yükümlülüklerinin belirlendiği ve bu sözleşme ile müteahhit tarafından Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'nun ... tarih ve ... sayılı kararı ile yapımına izin verilen teknik şartnameye, belediye ve anıtlar kurulunun tasdikli projesine göre inşaatın yapılacağının ve iskanı alınmış şekilde arsa sahiplerine teslim edileceğinin taahhüt edildiği, sözleşmeye göre inşaatın bütün fenni ve hukuki mesuliyetinin müteahhide ait olduğu, taşınmaz sahibinin söz konusu yapı ile ilgili sorumluluk üstlenmediği, kat karşılığı inşaat sözleşmesi ile müteahhit tarafından inşaatın sözleşme koşulları doğrultusunda projesine ve ruhsata uygun inşa edileceğinin taahhüt edildiği görülmektedir. Bu durumda; belirtilen hususlarla, idari dava dairesince yapının çatı katındaki 7 nolu bağımsız bölümünün 26/09/2008 tarihinde davacı adına tapuda tescil edildiği hususları bir bütün olarak dikkate alındığında, uyuşmazlığa konu imalatların yapımında davacı ile birlikte yapı müteahhidinin de sorumluluğunun bulunduğu, aykırılıklar nedeniyle, 3194 sayılı İmar Kanununun 42. maddesi uyarınca belirlenecek para cezasının yapı sahibi olan davacıyla birlikte yapı müteahhidi hakkında da uygulanması gerekirken, yapı müteahhidine para cezası verilmeksizin, sadece yapı sahibi olan davacıya para cezası verildiği görüldüğünden, idare mahkemesi kararının para cezası verilmesine ilişkin belediye encümeni kararının iptaline ilişkin kısmında sonucu itibariyle hukuki isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle para cezasına ilişkin belediye encümeni kararının iptaline yönelik kısmına karşı davalı idare tarafından yapılan istinaf başvurusunun gerekçeli reddine karar verilmiş ise de; suç ve cezaların şahsiliği ilkesi gereğince para cezasına konu yapıların kim ya da kimler tarafından yapıldığı tespit edilerek, gerçek yapı sahibi ya da sahipleri adına para cezası verilmesi gerektiği, uyuşmazlık konusu aykırılığın yapının inşası sırasında yapıldığı, kat karşılığı inşaat sözleşmesine göre Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'nun ... tarih ve ... sayılı kararı ile yapımına izin verilen teknik şartnameye, belediye ve anıtlar kurulunun tasdikli projesine göre inşaatın yapılmasından müteahhidin sorumlu olduğu ve arsa sahibi davacının aykırılıkların yapımında sorumluluğunun bulunmadığı sonucuna varıldığından, dava konusu ... tarih ve ... sayılı belediye encümeni kararıyla taşınmaz maliki olan davacıya idari para cezası verilmesine ilişkin kısmında hukuka uyarlık bulunmadığından, temyize konu bölge idare mahkemesi idari dava dairesi kararının anılan kısmında sonucu itibariyle isabetsizlik görülmemiştir.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının ve davalı idarenin temyiz istemlerinin reddine, 2. Yukarıda özetlenen gerekçeyle dava konusu ... tarih ve ... cilt/yaprak numaralı yapı tatil tutanağının "yapıda çatı arasının yükseltilerek alan kazanıldığı"na dair tespite ilişkin kısmının ve ... tarih ve ... sayılı Adalar Belediye Encümeni kararının iptaline, yapı tatil tutanağında yer alan diğer tespitlere ilişkin kısım yönünden davanın reddine ilişkin mahkeme kararına yönelik olarak yapılan davalı idarenin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile idare mahkemesi kararının yapı tatil tutanağının "çatı arasının yükseltilerek alan kazanıldığı"na dair tespite ilişkin kısmının iptaline yönelik kısmının kaldırılmasına ve bu kısım yönünden davanın reddine, para cezasına ilişkin belediye encümeni kararının iptaline yönelik kısmına karşı davalı idare tarafından yapılan istinaf başvurusunun gerekçeli reddine dair temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, yapı tatil tutanağının "çatı arasının yükseltilerek alan kazanıldığı"na dair tespite ilişkin kısmının ONANMASINA, ...-TL idari para cezası verilmesine dair ... tarih ve ... sayılı Adalar Belediye Encümeni kararına ilişkin kısmının yukarıda belirtilen gerekçe ile ONANMASINA, 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 16/12/2025 tarihinde, oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.