Danıştay · 7. Daire

Danıştay 7. Daire 2024/1089 E. 2024/4383 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
7. Daire
Esas No
2024/1089
Karar No
2024/4383
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y YEDİNCİ DAİRE Esas No : 2024/1089 Karar No : 2024/4383

TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ...

2- (DAVALI) : ... Defterdarlığı (... Vergi Dairesi Müdürlüğü) VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi .... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Davacı adına, yurtdışı menşeli bandrolsüz sigara bulundurduğunun tespit edildiğinden bahisle, 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi kanunu'nun 13. maddesinin 5. fıkrası ve 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 9. maddesinin 2. fıkrası uyarınca takdir komisyonu kararlarına istinaden, 2018 yılının Haziran dönemi için re'sen tarh edilen özel tüketim ve katma değer vergileri ile kesilen vergi ziyaı cezalarının iptali istemiyle dava açılmıştır.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Kısmen bozma kararına uymak suretiyle, 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi kanunu'nun 13. maddesinin 5. fıkrası uyarınca re'sen tarh edilen özel tüketim vergisi ile kesilen vergi ziyaı cezasına hasren yapılan incelemeden, olayda, davacı tarafından özet beyanı verilen eşyalar arasında bandrolsüz sigara bulundurulduğunun hukuken geçerli şekilde tespit edilmiş olduğu anlaşıldığından, Kanun'un aradığı bulundurma fiili sabit olan davacı adına 4760 sayılı Kanun'un anılan hükmü uyarınca re'sen özel tüketim vergisi tarh edilerek vergi ziyaı cezası kesilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, özet beyanın eşya henüz Türkiye gümrük bölgesine girmeden ithalatçı firmalar tarafından teslim edilen evraklara ve konşimentolara istinaden düzenlendiği, dolayısıyla bulundurma fiilinin somut olarak gerçekleşmediği, bu nedenle tesis edilen işlemin temyize konu edilen kısmında hukuka uygunluk bulunmadığı ileri sürülerek duruşma yapılmasının talep edildiği; davalı idarece ise, tesis edilen işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından istemin reddi gerektiği savunulmuş, davalı idarece savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Davacının temyiz isteminin reddine, davalı idarenin temyiz isteminin ise incelenmeksizin reddine karar verilerek usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, duruşma yapılmasına gerek görülmeyerek, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Anılan Kanun'un 50. maddesinin 4. fıkrasında, "Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesi, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılır." hükmü bulunmaktadır. Bu durumda, kararlarının Danıştay tarafından bozulması halinde, bölge idare mahkemelerince bozmaya ilişkin kararlar üzerine yeniden verilen kararlara karşı yapılan temyiz başvuruları, bozma kararındaki esaslara uyulup uyulmadığı yönünden incelenebilecektir. Temyiz istemine konu yapılan kararın Dairemizin 22/03/2023 tarih ve E:2020/1759, K:2023/1681 sayılı kararındaki esaslar doğrultusunda verildiği anlaşıldığından, temyiz konusu karar usul ve hukuka uygun olup, davacının dilekçesinde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Öte yandan, usul hukukunda, dava açmakta olduğu gibi kanun yoluna başvurmada da, hukuki yarar bulunmalıdır. Diğer bir ifadeyle, kanun yoluna başvuranın, aleyhine kanun yoluna başvurduğu kararın bozulmasında korunmaya değer bir menfaatinin bulunması gerekir. Temyize konu kararla; Dairemizin kısmen bozma kararına uyulmak suretiyle dava konusu işlemin re'sen tarh edilen özel tüketim vergisi ile kesilen vergi ziyaı cezasına ilişkin kısmına yönelik davanın reddine karar verilmiştir. Bu durumda, temyizen incelenerek bozulması istenilen kararda davalı idare aleyhine herhangi bir hüküm kurulmadığı, başka bir anlatımla, hukuki durumunu etkileyecek aleyhine bir kararın bulunmadığı dikkate alındığında, davalı idarenin temyiz isteminin esasının incelenmesine olanak bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:......, K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3. Davalı idarenin TEMYİZ İSTEMİNİN İNCELENMEKSİZİN REDDİNE, 4. Hüküm altına alınan tutar üzerinden binde 9,10 oranında ve ...TL'den az olmamak üzere hesaplanacak nispi karar harcından, Dairece karara bağlanan harcın mahsubundan sonra, kalan harç tutarının temyiz eden davacıdan alınmasına, 5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 04/11/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Danıştay 7. Daire, E. 2024/1089, K. 2024/4383, T. 04.11.2024, www.arakarar.com/karar/danistay-7-daire-2024-1089-e-2024-4383-k-6c3c624ff5b3