Danıştay · 7. Daire
Danıştay 7. Daire 2022/969 E. 2023/2950 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 7. Daire
- Esas No
- 2022/969
- Karar No
- 2023/2950
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y YEDİNCİ DAİRE Esas No : 2022/969 Karar No : 2023/2950 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Bakanlığı adına … Gümrük Müdürlüğü VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVACI) : … Oto Yedek Parça Sanayi Ticaret Limited Şirketi VEKİLİ : Av. … İSTEMİN KONUSU : … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı adına tescilli … tarih ve … sayılı, … tarih ve … sayılı serbest dolaşıma giriş beyannameleri muhteviyatı eşyanın kıymetinin, .. sayılı İthalatta Gözetim Uygulanmasına İlişkin Tebliğ'de öngörülen birim kıymete göre beyan edilmesi üzerine tahakkuk ettirilerek ödenen gümrük ve katma değer vergilerinin gözetim kıymetine isabet eden kısmının 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 211. maddesi uyarınca iadesi talebiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin karara vaki itirazın reddine dair işlemin iptali ile fazladan ödenen vergilerin başvuru tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte iadesine hükmedilmesi istemiyle dava açılmıştır. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Bozma kararına uymak suretiyle, Tebliğ'de belirtilen birim kıymet, eşyanın, Gümrük Kanunu hükümlerine göre belirlenmiş gerçek satış bedeli olmadığından, gözetim önlemlerinin yanlış uygulanması suretiyle ödenen verginin iadesi istemiyle yapılan başvurunun reddine dair karara vaki itirazın reddi yolunda tesis edilen işlemde hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptali ile fazladan ödenen tutarın tahsil tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte iadesine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : İstemin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NIN DÜŞÜNCESİ : Mahkemece, taleple bağlılık ilkesi uyarınca faizin idareye başvuru tarihinden itibaren hesaplanmasına hükmedilmesi gerektiğinden ve bu husus, yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç bulunmayan düzeltilmesi mümkün eksiklik olarak görüldüğünden, kararın, fazladan ödenen tutarın iadesine ilişkin hüküm fıkrasının "başvuru tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte iadesine" şeklinde düzeltilerek onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Anılan Kanun'un 50. maddesinin 4. fıkrasında, "Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesi, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılır." hükmü bulunmaktadır. Bu durumda, mahkeme kararlarının Danıştay tarafından bozulması halinde, mahkemelerce bozmaya ilişkin kararlar üzerine yeniden verilen kararlara karşı yapılan temyiz başvuruları, bozma kararındaki esaslara uyulup uyulmadığı yönünden incelenebilecektir. Temyiz istemine konu kararın iptale ilişkin hüküm fıkrasının Dairemizin 13/10/2020 tarih ve E:2016/5227, K:2020/3952 sayılı kararındaki esaslar doğrultusunda verildiği anlaşıldığından, temyiz konusu kararın anılan hüküm fıkrası usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Temyize konu kararın faiz istemine ilişkin hüküm fıkrasının, faizin başlangıcına yönelik temyiz istemine gelince; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 6545 sayılı Kanun'un 22. maddesi ile değişik 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, temyiz incelemesi sonunda Danıştayın, kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararı düzelterek onayacağı hükme bağlanmıştır. İdare Hukukunun yerleşik içtihatlarından olan "taleple bağlılık" ilkesi uyarınca, İdari Yargı mercilerinde açılan davalarda Mahkemelerin, davacının istemi ile bağlı olduğu, istemi genişletecek veya daraltacak biçimde karar veremeyeceği açıktır. Bu itibarla, Mahkemece, iadesine hükmedilen tutar için tahsil tarihinden itibaren faiz hesaplanmasına karar verilmiş ise de, davacının fazladan ödenen tutar için idareye başvuru tarihinden itibaren faiz hesaplanması yönündeki istemi göz önünde bulundurularak taleple bağlılık ilkesi uyarınca faizin başvuru tarihinden itibaren hesaplanmasına hükmedilmesi gerekmekte olup, bu husus, yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç bulunmayan düzeltilmesi mümkün eksiklik olarak görüldüğünden, kararın faizin başlangıcı yönünden düzeltilerek onanması gerektiği sonucuna varılmıştır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz isteminin reddine, 2. ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının fazladan ödenen tutarın iadesine ilişkin hüküm fıkrasındaki "tahsil" ibaresinin çıkarılarak yerine "başvuru" ibaresinin eklenmesi suretiyle temyize konu kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 3. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine, 4. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 09/06/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.