Danıştay · 7. Daire
Danıştay 7. Daire 2022/3142 E. 2025/1737 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 7. Daire
- Esas No
- 2022/3142
- Karar No
- 2025/1737
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y YEDİNCİ DAİRE Esas No : 2022/3142 Karar No : 2025/1737
TEMYİZ EDENLER : 1-(DAVACI) ... 2- (DAVALI) ... Defterdarlığı (... Vergi Dairesi Müdürlüğü)- (E-Tebligat)
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı adına, sürücüsü olduğu araçta bandrolsüz sigara bulundurduğunun tespit edildiğinden bahisle, 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu'nun 13. maddesinin 5. fıkrası ve 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 9. maddesinin 2. fıkrası uyarınca takdir komisyonu kararlarına istinaden, 2016 yılının Ocak dönemi için re'sen tarh edilen özel tüketim ve katma değer vergileri ile bir kat tutarında kesilen vergi ziyaı cezaları ve takdir komisyonu kararlarının iptali istemiyle dava açılmıştır. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; olayda, davacının bandrolsüz sigaraların bulunduğu ... plakalı aracın sürücüsü olduğu, kolluk güçlerinin ihtarına uymayarak kaçmaya çalıştığı, ancak kolluk birimlerince yakalanarak araçta bulunan kaçak sigaralara el konulduğu, .... Asliye Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile olayda kaçakçılık fiilinin sabit olduğu kabul edilerek davacının mahkumiyetine hükmedildiği, nitekim ilgili kararın istinaf edilmesi neticesinde kesinleştiği, yine dava dilekçesinde davacının suçu işlediğine dair ikrarının yer aldığı, bu nedenle, bulundurma fiilinin şahsında gerçekleştiği anlaşıldığından cezalı tarhiyatın vergi ziyaı cezalı özel tüketim vergisine ilişkin kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı; davacının, yapılan aramada ele geçirilen bandrolsüz sigaraların yurt içinde ticaretini yaptığı ve ticari amaçla satarak başkalarına teslim ettiği veya başkaca şekilde katma değer vergisine tabi olacak herhangi bir işleme tabi tuttuğu yolunda davalı idarece herhangi bir tespit yapılmadığı, ayrıca fiili ya da kaydi envanter sırasında belgesiz mal bulundurulduğunun veya belgesiz hizmet satın alındığının tespiti halinde, bu alışlar nedeniyle ziyaa uğratılan katma değer vergisinin belgesiz mal bulunduran veya hizmet satın alan mükelleften aranacağı kuralının uygulanmasının, Kanun'da açıkça mükellef ifadesinin kullanılması karşısında, belgesiz mal bulunduran veya hizmet satın alan kişinin gelir ya da katma değer vergisi açısından resmi bir mükellefiyetinin olması durumunda mümkün olduğu, zira, fiili ya da kaydi envanterin ancak daha önceden gelir ya da katma değer vergisi mükellefiyeti bulunanlar nezdinde yapılabileceği, ayrıca, Kanun'da mükellef olmamakla birlikte yalnızca belirli bir miktarı aşan belgesiz mal bulundurduğu tespit edilenler adına 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu'nun 13. maddesinin 5. fıkrasında yer alan hükme benzer bir düzenlemeye katma değer vergisi açısından yer verilmemiş olduğundan, cezalı tarhiyatın vergi ziyaı cezalı katma değer vergisine ilişkin kısmında hukuka uyarlık görülmediği; tek başına icrai nitelik taşımayan, idarenin icrai işlemlerine hazırlık mahiyetindeki bir iç işlemi olan takdir komisyonu kararlarının idari davaya konu edilebilirlik kesin ve yürütülmesi gerekli işlem niteliğine sahip olmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin kısmen iptaline, davanın kısmen reddine, kısmen de incelenmeksizin reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurularına konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve taraflarca ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI: Davacı tarafından, ceza mahkemesi kararının kesinleşmediği; davalı idarece, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN SAVUNMALARI : Davalı idarece istemin reddi gerektiği savunulmuş; davacı tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ...'ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Yedinci ve Dokuzuncu Dairelerince, 2575 sayılı Danıştay Kanunu'na, 3619 sayılı Kanun'la eklenen Ek 1. madde hükmü uyarınca birlikte yapılan toplantıda, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Temyiz istemlerinin reddine, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi Vergi Dava Dairesinin .. tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3. Hüküm altına alınan tutar üzerinden binde 9,10 oranında ve ... TL'den az olmamak üzere hesaplanacak nispi karar harcından, Dairece karara bağlanan ve davacı tarafından peşin yatırılan harcın mahsubundan sonra, kalan harç tutarının temyiz eden davacıdan alınmasına, 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 13/05/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.