Danıştay · 7. Daire

Danıştay 7. Daire 2022/1888 E. 2023/4167 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
7. Daire
Esas No
2022/1888
Karar No
2023/4167

T.C. D A N I Ş T A Y YEDİNCİ DAİRE Esas No : 2022/1888 Karar No : 2023/4167 TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVACI) : ... Ticaret ve Sanayi Limited Şirketi VEKİLİ : Av. ... 2- (DAVALI) : ... Bakanlığı adına ... Gümrük Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: ... tarih ve ... sayılı transit refakat belgesi muhteviyatı "benzin" cinsi eşyayı taşıyan aracın yüküyle birlikte çalındığından bahisle asıl sorumlu sıfatıyla davacı adına yapılan gümrük, katma değer ve özel tüketim vergileri tahakkukuna vaki itirazın reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Bozma kararı üzerine, 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu'nun 14. maddesinin 4. fıkrasında, Bakanlar Kurulu, (I) sayılı listedeki mallar için vergilendirmeyi ithal aşamasında gümrük idarelerine yaptırmaya yetkili kılınmış ise de, Bakanlar Kurulunca, bu yetki kullanılarak, (l) sayılı listedeki eşyaya ilişkin özel tüketim vergisinin gümrük idarelerince tahsili yolunda düzenleme yapılmadıkça, söz konusu verginin ithalat aşamasında değil, dahilde ve aynı Kanun'un 14. maddesinin 1. fıkrası uyarınca, davacı şirketin bağlı olduğu vergi dairesi tarafından alınmasının gerektiği, özel tüketim vergisinin, gümrük idarelerince tarh, tahakkuk ve tahsil edilebileceği konusunda, Bakanlar Kurulunca çıkarılmış ve gümrük idarelerine yetki veren bir kararın da bulunmaması karşısında, davalı gümrük idaresi tarafından davacı adına (I) sayılı listede yer alan eşyayla alakalı özel tüketim vergisi yönünden ek tahakkuk kararı alınmasında ve bu ek tahakkuka vaki itirazın reddine dair dava konusu işlemin özel tüketim vergisine ilişkin kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı; dava konusu işlemin gümrük ve katma değer vergisine ilişkin kısmı yönünden uyuşmazlığın çözümünün, eşyanın beklenmeyen hal ve mücbir sebeple telef veya kayıp olup olmadığının açıklığa kavuşturulmasına bağlı olduğu, Mahkemelerinin ara kararı üzerine Birecik Cumhuriyet Başsavcılığınca UYAP(DYS) ortamından gönderilen 2014/2206 soruşturma numaralı dosyanın incelendiği, buna göre, uyuşmazlığı doğuran benzin yüklü aracın park edildiği yerden farklı bir yerde içi boş olarak bulunduğu, ancak soruşturma dosyasından transit eşya kaybının hırsızlık suçu nedeniyle meydana geldiğinin tespit edilemediği, 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 5911 sayılı Kanun'un 20. maddesiyle değişik 2. fıkrasında, transit halindeki eşyanın beklenmeyen haller veya mücbir sebeplerle telef veya kayıp olduğunun ispat külfetinin bunu iddia eden tarafa yüklendiği, olayda eşya kaybının aracın çalınması nedeniyle meydana geldiği iddia edilmiş ise de, davacının bu iddiasını ispat edemediği; öte yandan, davacı firma adına aracın şoförlüğünü yapan şahsın, aracı dinlenme tesisinde kontak anahtarı üzerinde takılı vaziyette bırakıp köyüne gitmesinin, Powertrans isimli firmanın gezici ekibinde yer alan şahısların kırık camları görmesine karşın konuyla alakalı işlem yapmamalarının, TMS isimli şirket çalışanının ATS sinyali kesildiği halde bu hususta bilgilendirme yapmamış olmamasının ve bunun gibi bir takım ihmallerin de somut olayda gerçekleştiği anlaşıldığından, dava konusu işlemin mücbir sebeplerle telef veya kayıp olduğu ispatlanamayan eşya nedeniyle tahakkuk ettirilen gümrük ve katma değer vergilerine dair bölümünde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, işlemin gümrük ve katma değer vergilerine ilişkin kısmı yönünden davanın reddine, özel tüketim vergisine ilişkin kısmının ise iptaline karar verilmiştir. TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacı tarafından, yükün kendilerine ait olmadığı, mağdur edildikleri, olayda illiyet bağının bulunmadığı; davalı idarece, eşyanın yurt dışı edilmemesi nedeniyle eşyaya ait gümrük, özel tüketim ve katma değer vergilerinin doğduğu, vergi dairesi ile yapılan yazışmalar sonucunda tahakkuk kararının alındığı, tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir. TARAFLARIN SAVUNMALARI : Davalı idarece, istemin reddi gerektiği savunulmuş; davacı tarafından savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz istemlerinin reddine, 2. ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3. Hüküm altına alınan tutar üzerinden binde 9,10 oranında ve ... TL'den az olmamak üzere hesaplanacak nispi karar harcından, Mahkemece karara bağlanan harcın mahsubundan sonra, kalan harç tutarının temyiz eden davacıdan alınmasına, 4. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine, 5. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 06/11/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Danıştay 7. Daire, E. 2022/1888, K. 2023/4167, www.arakarar.com/karar/danistay-7-daire-2022-1888-e-2023-4167-k-ab9f977ac210