Danıştay · 7. Daire

Danıştay 7. Daire 2022/1563 E. 2024/1759 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
7. Daire
Esas No
2022/1563
Karar No
2024/1759

T.C. D A N I Ş T A Y YEDİNCİ DAİRE Esas No : 2022/1563 Karar No : 2024/1759 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Başkanlığı (... Vergi Dairesi Müdürlüğü) VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının aleyhlerine olan hüküm fıkrasının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı tarafından satın alınan düşük tutarda özel tüketim vergisine tabi bir kısım madeni yağların daha yüksek tutarda özel tüketim vergisine tabi motorine ikame olarak satıldığı ve madeni yağ alışlarının sahte faturalar ile belgelendirildiğinden bahisle hakkında düzenlenen vergi inceleme raporuna dayanılarak 2010 yılının Ocak ilâ Aralık aylarının (1.) ve (2.) dönemleri için re’sen salınan bir kat vergi ziyaı cezalı özel tüketim vergileri ve üç kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergileri ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 353 ve mükerrer 355. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezalarının iptali istemiyle dava açılmıştır. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Bozma kararı üzerine, olayda, dava konusu özel tüketim vergileri yönünden vergi tekniği ve inceleme raporunda yer alan tespitler bir arada değerlendirildiğinde; davacının satın aldığı düşük tutarda özel tüketim vergisine tabi madeni yağları yüksek tutarda özel tüketim vergisine tabi olan motorin yerine ikame olarak kullanılmak üzere satmak suretiyle vergi ziyaına sebebiyet verdiği sonucuna ulaşıldığından, bir kat vergi ziyaı cezalı özel tüketim vergileri ile bir kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergilerinde hukuka aykırılık bulunmadığı; sahte fatura kullanıldığından bahisle katma değer vergisi indirimlerinin reddi suretiyle salınan üç kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergileri yönünden, davacının alımda bulunduğu ... Petrol Ürünleri Hafriyat Nakliyat İnşaat Malzemeleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi, ... Yapı Elemanları Petrol Ürünleri Ticaret Nakliyat Limited Şirketi, ... Tarımsal Ürünler Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi ile ... hakkında sahte belge düzenledikleri yolunda vergi tekniği raporlarının bulunduğu ve anılan mükellefler tarafından düzenlenen ve davacı tarafından kayıtlara alınan faturaların gerçek bir emtia teslimine ve hizmet ifasına dayanmadığı anlaşıldığından, söz konusu faturalara dayalı olarak katma değer vergisi indirimlerinin reddi suretiyle tarh edilen üç kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergilerinin hukuka uygun olduğu; 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 353. maddesinin 1. bendi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasına gelince, faturanın verilmediği, alınmadığı ya da faturada gerçek meblağdan farklı meblağlara yer verildiği yolunda sözü edilen yasal düzenlemenin aradığı anlamda yapılmış somut bir tespitin bulunmadığı göz önüne alındığında kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka uyarlık görülmediği; 213 sayılı Kanun'un mükerrer 355. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezaları yönünden ise, geçmişe dönük olarak mükellefiyet tesis edilmesi halinde, işe başlama tarihi ile mükellefiyetin tesis edildiği tarih arasındaki dönemler için elektronik ortamda beyanname verilmesi hukuken ve fiilen mümkün olmadığından, bu yükümlülüğünün ihlali nedeniyle özel usulsüzlük cezası kesilmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle vergi ziyaı cezalı özel tüketim ve katma değer vergileri yönünden davanın reddine, özel usulsüzlük cezalarının ise iptaline karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NİN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın temyize konu hüküm fıkrasının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen kararın temyize konu hüküm fıkrası usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri anılan hüküm fıkrasının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz isteminin reddine, 2. ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının iptale ilişkin hüküm fıkrasının ONANMASINA, 3. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine, 4. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 29/03/2024 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. (X)- KARŞI OY: Temyiz başvurusu; davacı tarafından satın alınan düşük tutarda özel tüketim vergisine tabi bir kısım madeni yağların daha yüksek tutarda özel tüketim vergisine tabi motorine ikame olarak satıldığı ve madeni yağ alışlarının sahte faturalar ile belgelendirildiğinden bahisle hakkında düzenlenen vergi inceleme raporuna dayanılarak 2010 yılının Ocak ilâ Aralık aylarının (1.) ve (2.) dönemleri için re’sen salınan bir kat vergi ziyaı cezalı özel tüketim vergileri ve üç kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergileri ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 353 ve mükerrer 355. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezalarının iptali açılan davada, salınan vergiler ve kesilen vergi ziyaı cezaları yönünden davayı reddeden, özel usulsüzlük cezalarını ise iptal eden mahkeme kararının davalı idare tarafından aleyhlerine olan hüküm fıkrasının bozulması istemine ilişkindir. 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun Dördüncü kitabı ceza hükümleri başlıklı olup, 331. maddede, vergi kanunları hükümlerine aykırı hareket edenlerin bu kitapta yazılı vergi cezaları (vergi ziyaı cezası ve usulsüzlük cezaları) ve diğer cezalar ile cezalandırılacakları belirtilmiştir. Şekle ve usule müteallik hükümlere riayet etmeme 213 sayılı Kanunda "usulsüzlük" olarak tanımlanmıştır. Kanunda, vergi mükelleflerinin ve sorumlularının vergi kanunlarında yazılı bazı belge ve defterleri düzenleme, bulundurma, verme ve alma yükümlülüklerine aykırı davranışlarından dolayı genel usulsüzlük esaslarına göre daha ağır olan özel usulsüzlük cezaları öngörülmüştür. Vergi Mahkemesi kararında, maddelerde sözü edilen fiillerin kişilerin mükellefiyet kaydının olmasına bağlı olabileceği, aksi halde eylemin oluşmayacağı kabul edilmiştir. Oysa; dava konusu özel usulsüzlük cezasına ilişkin olarak böyle bir koşul bulunmamaktadır. Aksine bir düşünce; mükellefiyet kaydı bulunan mükelleflerin cezalandırabilecekleri, ancak, faaliyetini vergi dairesinin bilgisi dışında yaptığı belirlenen kişilerin ise, mükellef olmadıkları için fiilin oluşmayacağı gibi bir ikili ayırıma gidilmesi sonucunu doğuracaktır ki, vergi kanunlarının böyle bir ayrımı amaçlayabileceği düşünülemez. Açıklanan nedenle, davalı idarenin temyiz isteminin kısmen kabulü ile, mahkeme kararının 213 sayılı Kanun'un mükerrer 355. maddesi uyarınca özel usulsüzlük cezası kesilebilmesi koşullarının varlığı yönünden yeniden inceleme yapılmak üzere bozulması gerektiği oyu ile, Dairemiz kararının bu kısmına katılmıyorum.

Atıf: Danıştay 7. Daire, E. 2022/1563, K. 2024/1759, www.arakarar.com/karar/danistay-7-daire-2022-1563-e-2024-1759-k-6cc346df3857