Danıştay · 6. Daire
Danıştay 6. Daire 2020/4205 E. 2024/7286 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 6. Daire
- Esas No
- 2020/4205
- Karar No
- 2024/7286
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y ALTINCI DAİRE Esas No : 2020/4205 Karar No : 2024/7286
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Otomotiv Yedek Parça Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. Adına Ali Pehlivan VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN ÖZETİ :Trabzon ili, Ortahisar ilçesi, ... Nolu ... Mahallesi, ... ada, ... sayılı parseli kapsayan alanda İmar Kanununun 18. maddesi uyarınca parselasyon yapılmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı büyükşehir belediye encümeni kararının iptali istemiyle açılan davanın reddi yolundaki ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine dair ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararın, usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek bozulması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ : Temyiz edilen kararda bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, usul ve kanuna uygun olan kararın onanması gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü: Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairelerince verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür. Uyuşmazlıkta, davacı tarafından, kadastral parselinin bulunduğu alanda oluşturulan değerli imar parselinin başka bir kişiye tahsis edildiği iddiasıyla parselasyon işlemine karşı açılan davada, dosyadaki bilgi ve belgeler ile keşif ve bilirkişi incelemesi üzerine düzenlenen raporun birlikte incelenmesinden, davacıya kadastral parselinin bulunduğu alanda oluşturulan imar parselinin müstakil olarak tahsis edildiği, parselasyon işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı karar ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 04/12/2024 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
KARŞI OY (X) : Dava, Trabzon ili, Ortahisar ilçesi, ... Nolu ... Mahallesi, ... ada, ... sayılı parseli kapsayan alanda İmar Kanununun 18. maddesi uyarınca parselasyon yapılmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı büyükşehir belediye encümeni kararının iptali istemiyle açılmış, İdare Mahkemesince; düzenlenme sınırının mevzuata uygun olarak geçirildiği, uygulama işleminin dayanağı olan 1/1000 ölçekli uygulama imar planına uyulduğu, DOP oranının yasal sınır içerisinde kaldığı ve hesaplanan oranda uygulandığı, tüm parsellerden eşit oranda DOP kesintisi yapıldığı, parselasyon uygulaması sonucunda davacıya verilen imar parselinin yapılaşma hakkı ve konum olarak kadastral parseline eşdeğer olduğu, davacıya tahsis edilen imar parselinin tahsis ve dağıtım ilkelerine uygun olduğu gerekçesiyle davanın reddi yolunda verilen karar karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine karar verildiği anlaşılmıştır. 3194 sayılı İmar Kanununun 18. maddesinde işlem tarihinde yürürlükte olan şekliyle, “İmar hududu içinde bulunan binalı veya binasız arsa ve arazileri malikleri veya diğer hak sahiplerinin muvafakatı aranmaksızın, birbirleri ile, yol fazlaları ile, kamu kurumlarına veya belediyelere ait bulunan yerlerle birleştirmeye, bunları yeniden imar planına uygun ada veya parsellere ayırmaya, müstakil, hisseli veya kat mülkiyeti esaslarına göre hak sahiplerine dağıtmaya ve re'sen tescil işlemlerini yaptırmaya belediyeler yetkilidir. Sözü edilen yerler belediye ve mücavir alan dışında ise yukarıda belirtilen yetkiler valilikçe kullanılır.” hükmü yer almaktadır. İmar Kanununun 18. maddesi Uyarınca Yapılacak Arazi ve Arsa Düzenlemesi ile İlgili Esaslar Hakkında Yönetmeliğin "Düzenleme Sahalarının Tesbiti Esasları" başlıklı 5. maddesinde, "Belediye ve mücavir alan sınırları içinde belediyeler, belediye encümeni kararı ile; dışında valilikler, il idare kurulu kararı ile; 5 yıllık imar programlarında öncelik tanımak ve beldenin inkişaf ve ihtiyaç durumuna göre, yeterli miktarda arsayı, konut yapımına hazır bulunduracak şekilde düzenleme sahalarını tesbit etmek ve uygulamasını yapmak mecburiyetindedir. Konut yapımına hazır arsa sayısının, bir önceki yıl verilen inşaat ruhsatından az olmamasına dikkat edilir. Belirlenen düzenleme sahası bir müstakil imar adasından daha küçük olamaz. Ancak, imar adasının büyük bir kısmının imar mevzuatına uygun bir şekilde teşekkül etmiş olması nedeniyle, yeniden düzenlemesine ihtiyaç bulunmaması ve diğer kısmında birkaç taşınmaz malın tevhid ve ifraz yoluyla imar plânı ve imar mevzuatına uygun imar parsellerinin elde edilmesinin mümkün olduğu hallerde, adanın geri kalan kadastro parselleri müstakil bir imar düzenlenmesine konu teşkil edebilir. Düzenlemeye tâbi tutulması gerektiği halde İmar Kanununun 18. maddesi hükmünün tatbiki mümkün olmayan hallerde, müstakil inşaata elverişli olan kadastro parsellerine plâna göre inşaat ruhsatı verilir." kuralına, "Düzenleme Sınırının Geçirilmesi" başlıklı 6. maddesinde, "Düzenleme Sınırı; a) İskân sahasının bittiği yerlerde iskân sınırlarından, b) İskân sahası içindeki yollarda yol ekseninden, c) Cami ve karakol yerlerinin dış sınırından, yeşil alan ve genel otopark alanlarının düzenleme ortaklık payı oranı ve uygulamaya alınan parsel sınırına göre uygun görülecek yerinden geçirilir. Ancak, imar plânlarında gösterilmiş düzenleme sınırları varsa bu durum dikkate alınır. Düzenleme sınırının herhangi bir parseli iki veya daha fazla parçaya bölmesi halinde; sınır, bu parçalardan düzenleme sahası dışında kalan başka bir imar adasına girmeyenleri varsa bunları da içine alacak şekilde geçirilir. Parsel büyük ise, ifraz yapılarak ifraz sınırından geçilir." kuralına yer verilmiştir. Anılan yasa ve yönetmelik hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden, parselasyon işlemiyle, imar planı, plan raporu ve imar yönetmeliği hükümlerine göre, imar adasının tüm biçim ve boyutu, yapı düzeni, inşaat yaklaşma sınırı ve bahçe mesafeleri, yapı yüksekliği ve derinliği, yerleşme yoğunluğu, taban alanı ve kat alanı katsayısı, arazinin kullanma şekli, mülk sınırları, mevcut yapıların durumu göz önüne alınmak suretiyle üzerinde yapı yapmaya elverişli imar parseli oluşturulmasının amaçlandığı, uygulamayla birlikte düzenleme sınırı içerisinde bulunan yol, yeşil alan gibi kamusal alanların bedelsiz olarak kamuya kazandırılması için imar parsellerinde oluşacak değer artışı karşılığı olarak belirlenen düzenleme ortaklık payı oranında taşınmazlardan kesinti yapılabileceği anlaşılmaktadır. Düzenleme ortaklık payı oranının belirlenmesinde, düzenlemeye alınan taşınmazların toplam büyüklüğü ile düzenleme sınırı içerisinde kalan kamusal alanların büyüklüğü önem arzetmektedir. Parselasyon işleminin yapılacağı alanı belirleyen düzenleme sınırı, süreç içerisinde yapılacak düzenleme ortaklık payı, kamu ortaklık payı kesintisi gibi mülkiyet hakkı ile doğrudan ilgili diğer işlemlerde belirleyici niteliğe sahip bir işlemdir. Uygulama imar planları kapsamında kalan taşınmazların etaplar halinde imar uygulamasına tabi tutularak parsel oluşturulabileceği kabul edilebilir ise de; söz konusu etapların belirlenmesinde mekansal bütünlüğe dikkat edilmesi, yapılacak kesintiler düşünüldüğünde etapların orantılı büyüklüklere sahip olması, anılan hususların sağlanamaması halinde ise teknik ve hukuki gerekliliklerin ortaya konulması gerekmektedir. Dosyanın incelenmesinden, Dairemizin 17/09/2024 tarih ve E:2020/4205 sayılı ara kararı ile davalı idareden, dava konusu işleme ait düzenleme sınır haritasının tamamının ve dava konusu parselasyona ait özet cetvelinin, düzenleme sahasında yer alan taşınmazların tamamına yönelik mal sahipleri araştırma ve özet formunun, düzenleme sahasında yer alan taşınmazların tamamına yönelik tescile esas dağıtım cetvelinin gönderilmesinin istenildiği, ara kararına verilen cevap dilekçesinin ekinde yer alan uyuşmazlığa konu parselasyon haritası incelendiğinde, belirlenen düzenleme sınırının bütünlük arzetmediği, farklı alanlarda kalan taşınmazların aynı düzenleme sınırı içerisine dahil edildiği, düzenleme sınır hattı içerisinde kalan bir kısım taşınmazların ise parselasyona dahil edilmeyerek dağıtıma tabi tutulmadığı, birbirinden kopuk iki ayrı arazi parçasını kapsayacak şekilde düzenleme sınırının belirlenmesinin gerekçelerinin açıklanamadığı anlaşıldığından, dava konusu işlemde bu yönüyle hukuka uygunluk bulunmamaktadır. Bu itibarla, davanın reddi yolundaki Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararında isabet bulunmadığından, anılan kararın belirtilen gerekçeyle bozulmasına karar verilmesi gerektiği oyuyla Dairemiz kararına katılmıyorum.