Danıştay · 5. Daire
Danıştay 5. Daire 2025/39 E. 2025/10679 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 5. Daire
- Esas No
- 2025/39
- Karar No
- 2025/10679
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2025/39 Karar No : 2025/10679
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Vekili : Av. ...
Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA Vekili : Av. ...
İstemin Özeti : Polis memuru olarak görev yapmakta iken, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35. maddesinin (B) fıkrası uyarınca kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin İçişleri Bakanlığı'nın ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı maddi haklarına karşılık şimdilik 100,00-TL'nin faiziyle birlikte ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istemiyle açılan davada, "davanın reddi" yolunda verilen ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yapılan istinaf başvurusu üzerine, ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla eksik inceleme ile karar verildiğinden bahisle Mahkeme kararının kaldırılmasına ve yeniden karar verilmek üzere dava dosyasının Mahkemesi'ne iadesine karar verilmesi üzerine "davanın reddi" yolunda verilen ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte hakkında FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediğinden bahisle açılan ceza davasının derdest olduğu, masumiyet karinesi ihlal edilerek kamu görevinden çıkarılmasına karar verildiği, dava dilekçesindeki iddialarının Mahkemece karşılanmadığı, görevden uzaklaştırma tedbiri uygulanabilecek iken doğrudan kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin tesis edilmesi nedeniyle ölçülülük ilkesinin ihlal edildiği, beraatine karar verilen ceza yargılamasındaki tanık beyanının İdare Mahkemesi'nce hükme esas alınamayacağı, örgütle bağlantılı finans kuruluşu ile çalışmadığı, örgüte müzahir olduğu gerekçesiyle kapatılan dernek veya sendika üyeliği bulunmadığı, ByLock kullanıcısı olmadığı, örgüte müzahir iş yerlerinde çalışmadığı, herhangi bir ad altında örgüte maddi yardımda bulunmadığı, eski hattı olan ... numaralı hattın 17/25 Aralık sürecinden önce ankesörlü telefonlardan aranmasına rağmen söz konusu ısrarlı aramalara cevap vermediği ya da çok kısa görüşme yaptığı, yeni hattına ilişkin olarak ankesörlü arama kaydının bulunmadığı, ceza dosyasında hakkında "EA" ve "SCD" şeklinde iki kodlama yapıldığının belirtildiği, "SCD" kodlamasının, 17/25 Aralık sürecinden sonra örgütle bir bağlantısı olmadığını gösterdiği, hakkındaki tanık beyanlarının çelişkili olduğu ve hükme esas alınamayacağı, tanıkların etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanma amacıyla gerçeğe aykırı beyanlarda bulunduğu iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesi'nce, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır. İdare Mahkemesi kararında, davacının, FETÖ/PD silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediğinden bahisle yargılandığı ceza davası neticesinde, ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla beraatine karar verildiği, beraat kararının istinaf aşamasında olduğu ve kesinleşmediği belirtildiği görülmüş olup UYAP üzerinden yapılan inceleme neticesinde; söz konusu karara karşı yapılan istinaf başvurusunun ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla esastan reddine karar verildiği, bu karara karşı temyiz kanun yoluna başvurulması üzerine de Yargıtay ... Ceza Dairesi'nin ... tarih ve E:..., :... sayılı kararıyla temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanmasına karar verildiği ve beraat kararının 16/06/2025 tarihinde kesinleştiği görülmüştür. Bununla birlikte, olağanüstü hal kanun hükmünde kararnamesi uyarınca bir kamu görevlisi hakkında terör örgütüne üyelik ve mensubiyeti olmasa da bu terör örgütü ile iltisaklı ve irtibatlı olması nedeniyle kamu görevinden çıkarılmasına yönelik olağanüstü idari tedbirin uygulanabilmesi karşısında, anılan kamu görevlisi hakkında ''silahlı terör örgütüne üye olmak'' ve "örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme" suçlarından açılan ceza davasında beraat kararı verilmiş olmasının, ilgili hakkında anılan olağanüstü tedbirin hukuka uygunluğu yönünden yürütülen yargılama faaliyeti için bağlayıcı olmayacağı açıktır. Bu kapsamda, davacı hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediğinden bahisle yapılan yargılama sonucunda verilen ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında, -davacının, "...Ben ... numaralı GSM hattını 2014 yılında mesleğe başladığımdan beri kullanıyorum. Ondan önce ... numaralı GSM hattını polis okulunu kazanınca polis hattı olarak kullanıyordum. Bu hatlar benim üzerime kayıtlıydı. Ben suçsuzum, beraatimi talep ederim. Ben ... diye birisini tanımıyorum. Ancak Yozgat'ta okurken arkadaşlarla Kent Park isimli mesire alanında oturduğumuz sırada birisi yanımıza geldi. Bizimle selamlaştı, daha sonra yine görüşürüz diyerek gitti. Bizde bu kişinin bu örgüte mensup birisi olabileceğini düşünmüştük. Bu kişi ... olabilir mi bilmiyorum. O zamanlar öğrenci olduğumuz için bugünki gibi sorgulama yeteneğimiz yoktu. Ama adını ... ya da ... diye söylediğini düşünüyorum. Bu kişiyi bir daha hiç görmedim. O zamanlar terör örgütünün mensuplarının bizleri davet edebileceğini düşünüyorduk. Birkaç kere telefonum çaldı, sohbetlere davet edildim, reddettim. Bunun üzerine gelmiş olabileceğini düşünüyorum. 2012-2014 yılları Yozgat PMYO'da okurken terör örgütü mensupları telefonumu bir şekilde bulmuşlar. Okulda 1-2 kez telefonum çaldı. Muhtemelen bu ... ya da ... olabileceğini düşündüğüm kişi sohbetlere davet etti, bende gelemeyeceğimi söyleyerek reddettim. Sohbetlerine hiç katılmadım. Diğer arkadaşları arayıp aramadıklarını bilmiyorum. Mesir alanında oturduğumuz zaman ... ya da ... isimli şahsın yanımıza geldiği zaman beni aramalardan sonraydı. O gün yanımıza geldi, selam verdi gitti, ne yapıyorsunuz dedi, acelesi olduğunu söyleyerek daha sonra görüşürüz dedi ve gitti. Gittikten sonra bir daha görmedim." şeklindeki beyanına, -M.A. adlı şahsın, "Nereli olduğunu hatırlamıyorum ancak Ankaralı veya Kırıkkaleli olabilir. E.Z. isimli polis okulu öğrencisinin yardımcısı konumundaydı. Kendisi ile ankesör görüşmem mevcuttur." ve "Ben sanığı Yozgat ilinden tanırım. Kendisini polis okulundan tanırım. Kendisi polis okulunda okuyordu. Ben onla tanıştığım dönemde malum yapının içerisinde polis öğrenciler ile ilgileniyordum. İlgilendiğim kişiler arasında sanık da vardı. 2012-2014 yılları arasında sanık ile ilgilendim. 2-3 haftada bir görüşürdük, sohbet muhabbet kahvaltı, namaz olurdu ondan sonra çıkar giderdi arkadaşlar. Bu 17-25 Aralık'a kadar sürdü. 17-25 Aralıktan sonra ...'de gelmemeye başladı. Ulaşmaya çalıştık ancak arkadaşlar bizimle irtibat kurmak istemediklerini söylediler. Bu şekilde sanıkta beyanda bulunmuştu. Biz onları ankesörlü telefondan arıyorduk. Ara sıra sanığı da arardık. Sınıf mümessilleri vardı onlar aracılığıyla irtibat kurardık. Yardım etme veya alma gibi durumlar olmazdı ancak toplandığımız zamanlarda 1 ayda 1,5 ayda bir Fetullah Gülen'in videolarını izlerdik. Bize okul ile ilgili herhangi bir bilgi aktarılmadı. E.'ye ulaşamadığımızda ... ile irtibat kurardık, yardımcıdan kastım buydu. E.'ye ulaşamadığımız zamanlarda toplantıları okuldaki öğrencilere ... duyururdu. Benim kod adım vardı. ...'in kod adı yoktu. Arkadaş 17-25'ten sonra bizle pek sık irtibat kurmak istemedi. Okul bittikten sonra da zaten irtibat kuramadık. Bilgim ve görgüm bundan ibarettir." şeklindeki beyanına, -A.Y. adlı şahsın ise "...1-D sınıfında bulunan ..., KOD adı yok. İsimli açık soy ismini ve açık kimlik bilgilerini bilmediğim Kırıkkaleli olduğunu bildiğim 2014 yılında mezun olduktan sonra Zonguldak iline atanan polis memuru vardı, bu şahıs benim talimatım ile M.A. isimli şahsın organize ettiği dini toplantılara katılırdı, bu şahısların haricinde toplantılara katılan kimseyi hatırlamıyorum..." ve "... Yozgat PMYO D sınıfında idi, sorumlu olan sınıf abisi M.A. idi, örgüt tarafından organize edilen dini toplantılara katılmak dışında herhangi bir bağlantısı yoktur. 2014 mezunu olup Zonguldak iline atanmıştır, 17/25 Aralık 2013 sonrası örgüt toplantılara katılmamıştır" şeklindeki beyanına ve "Ben sanık ...'yi Yozgat Polis Meslek Yüksek Okulundan 2012 - 2014 yılları arasından tanırım. Sanık orada öğrenciydi, ben sanığın abisinin abisi konumunda devre abisiydim. 17-25 Aralık sürecine kadar 2 veya 3 haftada bir yemek yeme, kahvaltı, halı saha maçı gibi aktiviteler için M.A. adlı kendisinden sorumlu olan abiyle buluşurdu. M.A. da bana görüşmelerini rapor ederdi. 17-25'ten sonra okulun müdürünün değiştiğini öğrenciler söyledi. Yeni müdür FETÖ'ye katılanların okuldan atılacaklarını söylediği için öğrenciler bizi görünce hayelet görür gibi kaçmaya başladılar. ... ile 17 - 25 sürecinden sonra hiç görüşmemiz olmadı. Yapıdan kopuş sürecini ben çok bilmiyorum, ancak M.A. bu hususları benden daha iyi bilir. M. bana gelenlerin raporlarını verirdi. M.'nin ... hakkında bana ne rapor verdiğini aradan uzun zaman geçmesi sebebiyle hatırlayamıyorum. ... ile bizzat yüz yüze görüşmüşlüğüm yoktur. Haziran'da da mezun olup gittiler. Söyleyeceklerim bunlardan ibarettir." şeklindeki teşhis yaptığına, yer verildiği görülmüştür. Öte yandan, dosyaya sunulan ankesör büfe sorgu raporunun incelenmesinden, Yozgat İli'nde bulunan ... nolu hattan, a) 20/11/2014 tarihinde; -davacının hakkında yürütülen ceza yargılaması kapsamında şahsının kullanımında olduğunu beyan ettiği ... numaralı GSM hattının saat 14:26:53'te arandığı, -akabinde saat 14:27:42'de davacının o tarihte sınıf arkadaşı olan ve polis memuru olarak görev yapmakta iken FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile irtibatlı ve iltisaklı olduğundan bahisle kamu görevinden çıkarılan E.Z. adlı kişinin arandığı, -akabinde ise saat 14:28:07'de polis memuru olarak görev yapmakta iken FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile irtibatlı ve iltisaklı olduğundan bahisle kamu görevinden çıkarılan M.S. adlı kişinin arandığı, b) 25/04/2014 tarihinde -saat 18:56:24' ve 18:56:42'de komiser yardımcısı olarak görev yapmakta iken FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile irtibatlı ve iltisaklı olduğundan bahisle kamu görevinden çıkarılan M.C. adlı kişinin arandığı, -akabinde saat 18:57:03, 18:57:17, 18:57:40, 18:57:50, 18:57:51, 18:58:01, 18:58:22 ve 18:58:23'te UYAP örgütlü suçlarda yapılan incelemeye göre sohbetlere katıldığı tarihte Yozgat Bozok Üniversitesi'nde öğrenci olan ve daha sora astsubay olarak göreve başlamış iken FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile irtibatlı ve iltisaklı olduğundan bahisle kamu görevinden çıkarılan E.D. adlı kişinin arandığı, -akabinde ise saat 19:00:46'da ise davacının arandığı görülmüştür. Bu durumda, davacının ankesörlü telefonlardan arandığı yolundaki beyanı, M.A. adlı şahsın, davacılarla ankesörlü telefon ile irtibat kurdukları yolundaki beyanı ile dosya kapsamındaki ankesör büfe sorgu raporunun birbiriyle uyumlu olduğu görülmüş ve örgüt mensuplarının davacı ile ankesörlü telefonlardan arama suretiyle irtibat kurduğu anlaşılmıştır. Bu itibarla, davacının, örgüt mensupları ile ankesörlü telefonlardan aranmak suretiyle irtibat kurduğuna, örgüt tarafından sohbet adı verilen toplantılara katıldığına ve örgüt içerisinde yer aldığına ilişkin yukarıda yer verilen davacının beyanı, tanık beyanları ve ankesör büfe sorgu raporu ile dava dosyasında yer alan ve İdare Dava Dairesi kararında belirtilen davacı hakkındaki diğer tespitler birlikte değerlendirildiğinde; davacının, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesi'ne gönderilmesine, 13/10/2025 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X) KARŞI OY : Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Anayasal Düzene Karşı İşlenen Suçlar Soruşturma Bürosunun ... sayılı soruşturması kapsamında gizli tanık ...'dan elde edilen dijital materyal içeriğinde, FETÖ/PDY terör örgütünün, Emniyet Teşkilatında kadrolaşma ve mahrem yapılanma faaliyetleri ile örgütün emniyet mensuplarını kodlamasına ilişkin bilgi ve belgelere ulaşılmıştır. Söz konusu kodlama sistemi incelendiğinde, nitelikleri itibarıyla görüşülmesi uygun görülüp örgüt tarafından "ilgi" sınıfı içerisinde kodlanan bir kişinin örgüte kazandırılması çalışmasını yapmak üzere örgüte bağlılığı üst derecelerde kodlanan ve "stajyer" olarak nitelendirilen bir takip görevlisinin atandığı, yaklaşık dokuz aylık süreçte örgüt tarafından kazanılmak istenen söz konusu kişinin, insani ilişki kurmak aşamasından başlayıp, toplantılarına katılmak, himmet vermek, diğer grup üyeleriyle tanıştırılmak, verilen görevleri yerine getirmek ve mahrem sorumluyla tanıştırılmak gibi aşamalardan geçirildiği, mahrem sorumludan onay alınmak suretiyle "alan içi" sınıfında kodlandığı anlaşılmaktadır. Bir kişinin "alan-içi" kategorisinde kodlandıktan sonra çeşitli sebeplerle örgütten uzaklaşma sürecine girmesi halinde ise "ümit" veya "serhat" kategorisinde kodlandığı ve örgütün bu şekilde kodladığı kişileri yeniden kazanmaya çok önem verdiği, bu kişilere yönelik takip ve temas faaliyetlerinde bulunduğu anlaşılmaktadır. Öte yandan, örgütün kodladığı kişilere yönelik değerlendirmelerini periyodik aralıklarla gözden geçirmek suretiyle kodlandırmayı tekrarladığı anlaşılmaktadır. Kişinin kodlanmasının, bu kişinin örgüt tarafından söz konusu kodlama için tanımlanan faaliyet aşamalarından geçirilmek anlamına geldiği gözetildiğinde, hakkında kodlama verisi bulunan bir kişinin örgüt ile iltisak ve irtibatının bulunup bulunmadığına karar verilebilmesi için, hakkındaki kodlamanın karşılığı olarak hangi faaliyetlerin tanımlandığının değerlendirilmesi gerekmektedir. Bu çerçevede, “alan-içi” kapsamında kodlanan kişilerin kodlama tanımlarına bakıldığında, örgütle irtibat ve iltisaklı olduklarında herhangi bir tereddüt bulunmamakla birlikte, örgütün kodlama sisteminde “alan-içi” kapsamında kodlanmış iken, daha sonra “ümit” kapsamında “C”, “CA”, “CB”, “CC”, “CD”, “CE”, "DA" veya "DP" olarak; “serhat” kapsamında “SC”, “SCA”, “SCB”, “SCC”, “SCD”, “SCE”, "SDA" veya "SDP" olarak kodlanmış kişilerin durumunun ayrıca tartışılması gerekmektedir. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının ... sayılı soruşturma kapsamında ifadesi alınan gizli tanık ...un beyanlarında "ümit" ve "serhat" kategorileri altındaki kodlamalara ilişkin olarak "ÜMİT; Hayatının bir döneminde aidiyet duygusuna sahip olmuş, en az 6 ay boyunca örgütsel toplantılara devam etmiş, örgütün mahremiyetine ve hiyarerşik yapılanmasına dahil olmuş (istişare sistemi-duanamaz-literatür), bu yolda ilerlerken herhangi bir sebepten dolayı, örgütten kopmuş olan şahıslara ÜMİT denir. Örgütün mahrem yapılanması açısından ÜMİT durumuna düşmüş kişiler aşırı derecede önemlidir, ÜMİT konusu ile ilgili olarak hatırladığım kadarıyla özel gündemler oluşturulurdu; ÜMİT konusu ile ilgili olarak örgüt liderine atfedilen “Beni her vakit kabeye ışınlasanız, bir ümit erinin düzelmesi kadar sevindiremezsiniz. Ümit bağrıma saplanmış bir hançerdir. Çözümü dünyada bulamazsak öbür taraftan getirmeli. Kendi evlatlarımızın kaymaması için nasıl dua ediyorsak, bu işi yapanlar olarak bizde öyle dua etmeliyiz. Normal Müslümanlık performansı yetmez ekstra Müslümanlık ister. Yoğunlaşma olmalı, yeni yöntemler keşfedilmeli, sıfırlama mümkün mü bilmiyorum ama sıfırlama peşinde olalım” şeklinde söylemlerinden bahsedilirdi. Hatta ÜMİT bir kişinin kazanılması ile ilgili nasıl bir yol izlenmesine ilişkin ayrıntılı sunum ve notlar hazırlanırdı. Dijital materyaller içerisinde de bu minvaldeki sunum ve notlarda bulunabilir. Bu noktada şu anda adını hatırlamadığım bir ümitle ilgili olarak kazanılması amacıyla hali hazırda Afrika ülkesinde görevlendirilen bir mahrem sorumlusunun (abi) masrafları karşılanarak getirilmesi ve şahısla görüşme yapılması gündeme alınmıştı. ÜMİT durumunda olan kişi, örgütün mahrem yapısının işleyişini öğrenmiş, mahrem sorumluyu tanıyan ve dolayısı ile örgütsel toplantılara diğer katılanları da bilen bir kişi olması nedeniyle, ÜMİT durumundaki şahsın, örgüte ihanet ederek karşı tarafa geçmesi halinde oluşabilecek durumlara tedbir almak amacıyla ÜMİT konusuna örgütün bu kadar yoğunlaşmasını şimdi daha iyi anlıyorum. Mahrem yapının işleyişinde, bir kez mahrem sorumluyla tanışıp, örgütsel toplantılara katılan, kendisinden görevinin gereği dışında, örgütün menfaati doğrultusunda iş ve işlem yapması istenilen şahısların, örgütten ayrılması kendisi açısından mümkün ancak örgüt açısından mümkün değildir. En sert şekilde örgütü eleştirerek ayrılan kişiler bile ÜMİT olarak değerlendirilir...; SERHAT; 17/25 Aralık sürecinden sonra bilhassa polis memuru rütbesindeki personelde korku nedeniyle yoğun şekilde ayrılmalar söz konusu oldu, bu örgütün yine üst düzey bir toplantısında gündeme geldi, o zamana kadar rastlanılmayan şekilde yoğun bir “ÜMİT” durumu ortaya çıktı. O toplantıda bu kadar çok ÜMİT’in olamayacağı, sürecin normale dönmesi ile pek çoğunun tekrar geri geleceği inancıyla ayrı bir kodlama yapılması gündeme geldi ve “SÜRECİ” ifade eden “S” kodu üretildi”..; .... OFİS; Kodlamalarda, FETÖ mensuplarından bekar veya yeni mezunların cemaat evlerinde kalıp kalmama durumlarını gösteren “Ofis” sütunu bulunmaktadır. FETÖ’de bekar veya yeni mezun memurlar için oluşturulan örgüt evleri bulunmaktadır. Bu evlerde kalanlar için genel olarak “EVET“, kalmayanlar için “HAYIR” tabiri kullanılır...; KURS TAKSİDİ; Kodlamalarda, FETÖ mensubu şahsın örgüte aylık olarak verdiği TL cinsinden himmeti gösteren “Kurs Taksidi" sütunu bulunmaktadır. Burada fişleme/kodlaması yapılan personelin kodlaması ile ters orantıda himmet kayıtları görülebilir. Örneğin, “SAYV” pozisyonunda olan birinin himmet kaydının bulunmaması şahsın hiçbir zaman himmet vermediği anlamına gelmez, şahıs listenin düzenlendiği tarihte çeşitli ekonomik gerekçelerle ev alma, araba alma, borçlu olma, hastalık vb. durumlarda mahrem sorumlusunu bilgilendirerek himmet vermeyebilir. Yine, CA veya SCB kodlaması bulunan kişinin himmet kaydının bulunması ise şahsın bilhassa 17/25 Aralık süreci sonrasında hem mahrem sorumlu ile arayı iyi tutmak, bağı koparmamak adına himmet miktarını verirken, diğer bir taraftan da birlikte görünmemek ve görüşmek istememesi hususları ile alakalı olabilir. Bu sebep ile örgütten ayrıldığı yönünde kodlaması olan şahısların da kurs taksiti verdiği görülebilir...; ETÜT; FETÖ mensuplarının haftalık ders programlarının dışında, bekar memur evleri ya da özel olarak bu iş için tutulmuş evlerde veya evi müsait olan personelin evinde, bazen yatılı olmayı da içeren yoğunlaştırılmış ders programı (manevi tören) sayısı örgüt mensubu açısından fişleme/kodlama listelerine kayıt edilir. Bu listelerde karşılaşılan buçuklu ifadeler, yarım günü ifade eder. Normalde her FETÖ mensubunun yılda 15 günlük bir programı tamamlaması hedeflenir ancak yoğun mesaide çalışan kişilerin manevi törene katılma sıklığı eksik olsa da mazur görülür. Burada ana amaç ETÜT’e katılan örgüt mensuplarına dini bilgilerin yanı sıra örgüt ideolojisini benimsetmektir. ETÜT örgüt içerisinde rutin hale gelen sohbet adı altındaki haftalık veya aylık toplantılarla karıştırılmamalıdır. Burada örgüt mensubundan yıllık izninin belirli kısmını örgüt tarafından belirlenecek adreste geçirmesi beklenir...” şeklinde beyanda bulunduğu görülmektedir.
"Ümit" kategorisi altında yer alan kodlamalar: "C/C?/XC/ ÜMİT Daha önce sohbetlere katılmış ancak daha sonra irtibatını kesmiş olan kişilerdir. CA/CA?/ Öğretmenin/vekil öğretmenin, hizmet adına belirli bir trafikle düzenli görüştüğü, grup programlara katılan kişilerdir. CAKT Örgütten kopup tekrar örgüte dahil edilmiş kişilerdir. CB/CB? Öğretmen veya stajyerin hizmet adına henüz periyodik olmayan bir şekilde yüz yüze görüştüğü kişilerdir. CC/CC? Stajyer ataması yapılıp ilk faaliyete başlanmış ve hizmeti temsil etmeden görüşülen kişilerdir. (dostluk ilişkisi) CD Vasıfları itibari ile görüşme planlanan nitelikte, ancak şu an itibari ile irtibat olmayan ümitlerdir. (Stajyer atanmamış) CE Örgüt üyesinin kendisini örgüt adına hatırlatmayacağı ancak beşeri irtibatını devam ettirebileceği, güven sorunu, karakter bozukluğu olan (satmaya matuf) kişiler veya artık başka bir cemaate kesin intisap etmiş kişilerdir. CF Ümit kodlaması ile alan kodlamalarında F kodlaması arasında kalan kişiler için kullanılmıştır. Kodlaması/fişlemesi yapılan şahsın sonraki kodlamalarında net durumu ortaya konulmuş olması gerekir.
CS Ümit kodlaması ile alan kodlamalarında Serhat kodlaması arasında kalan kişiler için kullanılmıştır. Kodlaması/fişlemesi yapılan şahsın sonraki kodlamalarında net durumu ortaya konulmuş olması gerekir. DA/XDA Daha önce örgüt derslerine gelip gitmiş alan içi öğrencilerinden küsüp gelmeyenlerden örgüt aleyhinde çalışan, zarar vermek için konuşan kişilerdir. Ön kısmında yer alan X ibaresi ise kodunun yeniden değerlendirilmesi gerektiğini göstermek için kullanılırdı. DP/ DP?/XDP Daha önce örgüt derslerine gelip gitmiş alan içi öğrencilerinden küsüp gelmeyenler içinden, örgüte ters bakan ancak örgüte karşı eylemsiz olan kişilerdir. İlgili kodun ön veya arka kısmına konulan X ve? İbareleri ise kodunun yeniden değerlendirilmesi gerektiğini göstermek için kullanılırdı. TARAMA Durumunun tekrar değerlendirilmesi veya geçmişine tekrar bakılması gereken ümitler için kullanılmıştır. AĞIR SIKLET bu kişi okula girmeden önce veya okulda iken örgüt ile bağlantısı bulunan ve bağlantısını koparan, akabinde örgüte ihanet edebilecek düzeyde düşmanlık besleyen kişidir. GREKOREMEN GÜREŞ bu kişi okula girmeden önce veya okula hazırlanma sürecinde örgüt ile teması olan ancak okula geldiğinde temasını koparan kişidir. SERBEST GÜREŞ bu kişi, okula girmeden önce veya okula hazırlanma sürecinde örgüt ile teması olan ancak okulda iken temasını koparan kişidir. VOLEYBOL bu kişi “3” Ümit durumundaki kişidir" şeklinde tanımlanmıştır.
"Serhat" kategorisi altında yer alan kodlamalar ise: SC 17-25 Aralık sürecinden sonra örgütten kopmuş olan ancak tekrar örgüte dahil edilmeye çalışılan kişilerdir. SCA 17-25 Aralık sürecinden etkilenmiş olan örgüt mensuplarından, vekil öğretmenin (polis memuru) örgüt adına düzenli görüştüğü ve vekil öğretmenin grup programlarına katılan kişilerdir. SCB 17-25 Aralık sürecinden etkilenmiş olan örgüt mensuplarından, stajyerin (polis memuru) örgüt adına henüz periyodik olmayan bir şekilde yüz yüze görüştüğü kişilerdir. SCC 17-25 Aralık sürecinden etkilenmiş olan örgüt mensuplarından, örgüt adına stajyer (polis memuru) atanmış, insani boyutta, dostluk boyutunda görüşmelerin yapıldığı kişilerdir. SCD/SDC 17-25 Aralık sürecinden etkilenmiş olan örgüt mensuplarından tespit edilmiş olan, boşta olan ve henüz stajyer (polis memuru} atanmamış kişilerdir. SCE 17-25 Aralık sürecinden etkilenmiş olan örgüt mensuplarıyla örgüt adına olmadan ve örgüt ilişkisi hatırlatılmadan beşeri irtibatın devam ettirilmesi düşünülen kişilerdir. SDA Eskiden örgüt ile bir şekilde irtibatı olan örgüt ile ilgili olumsuz düşünceleri olan kişilerdir. SDP Eskiden örgüt ile bir şekilde irtibatı olan örgüte ters bakan, düşman olan ancak eylemsiz kişilerdir" şeklinde tanımlanmıştır. Bu itibarla "C" kodunun "ümit" kategorisini, "SC" kodunun ise "serhat" kategorisini tanımlayan kodlar olduğu, bu kodlar altında kişinin örgüte yeniden kazandırılması çalışmalarına hedef olma ve temas kurulup kurulmaması derecesine göre de "ümit” kapsamında "C" kodu altında “CA”, “CB”, “CC”,“CD”, “CE”, "DA" veya "DP" olarak; “serhat” kapsamında ise “SC” kodu altında, “SCA”, “SCB”, “SCC”, “SCD”, "SCE”, "SDA" veya "SDP" olarak kodlandığı anlaşılmaktadır. Bu alt kodların karşılığı olarak tanımlanan faaliyetlere bakıldığında ise, örgüt tarafından "CA” ve “SCA” olarak kodlanmanın sırasıyla, "Öğretmenin/vekil öğretmenin, hizmet adına belirli bir trafikle düzenli görüştüğü, grup programlara katılan", "...vekil öğretmenin (polis memuru) örgüt adına düzenli görüştüğü ve vekil öğretmenin grup programlarına katılan" kişiyi; "CB" ve "SCB" olarak kodlanmanın "Öğretmen veya stajyerin hizmet adına henüz periyodik olmayan bir şekilde yüz yüze görüştüğü", "stajyerin (polis memuru) örgüt adına henüz periyodik olmayan bir şekilde yüz yüze görüştüğü" kişiyi; "CC" ve "SCC" olarak kodlanmanın ise "Stajyer ataması yapılıp ilk faaliyete başlanmış ve hizmeti temsil etmeden görüşülen", "..örgüt adına stajyer (polis memuru) atanmış, insani boyutta, dostluk boyutunda görüşmelerin yapıldığı" kişiyi ifade ettiği anlaşılmaktadır. Gizli tanık ...’un yukarıda yer verilen beyanlarına yansıdığı üzere, örgütün ayrılan kişileri yeniden kazanmaya çok önem verdiği ve temel politikalarından birisinin, daha önce “alan-içi” kategoride kodlanan kişilerden çeşitli sebeplerle örgütten ayrılanların tekrar örgüte kazandırılması amacıyla tek taraflı olarak, yoğun ve ısrarlı bir biçimde faaliyetlerde bulunmak olduğu, bu çerçevede ayrılan kişilerin takibinin yapıldığı, bu kişilerle temas kurulmaya çalışıldığı anlaşılmaktadır. Bu çerçevede, daha önce "alan içi" kategoride kodlanan ve örgütün etki alanı içerisinde yer almak suretiyle örgütün yapı ve işleyişine dair bilgisi bulunan emniyet teşkilatı mensubu bir kamu görevlisinin, çeşitli sebeplerle örgütten ayrıldıktan sonraki dönemde yeniden kazanılma faaliyetleri kapsamında örgüt görevlisi ile temasının sürüyor olması anlamına gelen “CA”, “CB”, “CC” veya “SCA”, “SCB”, “SCC” şeklindeki kodlardan birisiyle kodlanmış olmasının, örgüt ile iltisak ve irtibatını ortaya koymaya yeterli olacak nitelikte bir veri olduğu sonucuna varılmıştır. Öte yandan, örgüt tarafından “CD” veya "SCD" ile kodlanmış olmanın sırasıyla, "Vasıfları itibari ile görüşme planlanan nitelikte, ancak şu an itibari ile irtibat olmayan", "boşta olan ve henüz stajyer (polis memuru} atanmamış" kişiyi; "CE" veya "SCE" ile kodlanmış olmanın "Örgüt üyesinin kendisini örgüt adına hatırlatmayacağı ancak beşeri irtibatını devam ettirebileceği, güven sorunu, karakter bozukluğu olan (satmaya matuf) kişiler veya artık başka bir cemaate kesin intisap etmiş", "örgüt mensuplarıyla örgüt adına olmadan ve örgüt ilişkisi hatırlatılmadan beşeri irtibatın devam ettirilmesi düşünülen" kişiyi; "DA" veya "SDA" ile kodlanmanın "Daha önce örgüt derslerine gelip gitmiş alan içi öğrencilerinden küsüp gelmeyenlerden örgüt aleyhinde çalışan, zarar vermek için konuşan..", "Eskiden örgüt ile bir şekilde irtibatı olan örgüt ile ilgili olumsuz düşünceleri olan" kişiyi; "DP" veya "SDP" ile kodlanmış olmanın "Daha önce örgüt derslerine gelip gitmiş alan içi öğrencilerinden küsüp gelmeyenler içinden, örgüte ters bakan ancak örgüte karşı eylemsiz olan", Eskiden örgüt ile bir şekilde irtibatı olan örgüte ters bakan, düşman olan ancak eylemsiz" kişiyi ifade ettiği anlaşılmaktadır. Emniyet Genel Müdürlüğü personeli iken FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisaklı veya irtibatlı olduğu değerlendirilerek kamu görevinden çıkarılan kişilerin, aynı sebeple diğer kamu kuruluşlarındaki görevlerinden çıkarılan kişilerden farklılık arz eden yönü, emniyet personeli hakkında bizzat örgüt tarafından personelin süreç içinde örgütle ilişkisini ortaya koyan kodlama verilerinin bulunmasıdır.
Dairemizce, gizli tanık ...'dan elde edilen kodlama verilerinin emniyet personelinin FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakının değerlendirilmesinde dikkate alınabilecek, hukuka uygun veri niteliğinde olduğu oybirliğiyle kabul edilmiştir. Dolayısıyla hukuka uygun kabul edilen verilerin bir parçası olan, kişinin örgütten ayrılmasını ifade eden kodlama verilerinin de geçerli ve güçlü bir delil olarak kabulü gerekmektedir. İltisak ve irtibat kavramları yargı yerince yorumlanırken, dava konusu işleme dayanak teşkil eden KHK'nın amacının anayasal düzene yönelik açık ve yakın tehlike arz edebilecek kişilerin kamu görevinden çıkartılması olduğunun göz önünde bulundurulması gerekir. Örgütle olan iltisak ve irtibatını kesmeksizin örgütsel faaliyetlere katılan kişiler anayasal düzene açık ve yakın tehlike oluşturmakta iken, hayatının belirli bir döneminde örgütle teması olmakla birlikte, daha sonra bağını kesen ve kimi zaman bağını kestikten sonra örgüte karşı tavır alan kişilerin anayasal düzene karşı açık ve yakın tehlike arz ettiğinden söz edilemez. Yukarıdaki değerlendirmelerin aksinin kabulü, örgütün etki alanı içerisinde olduğu anlamına gelen “alan-içi” kategoride kodlandığı tespit edilen ve son kodlaması da “alan-içi” olan kişilerle; gerek kendi gözlem ve tespitlerine dayalı olarak gerekse gizli tanık ...'un ifadesinde "...17/25 Aralık sürecinden sonra bilhassa polis memuru rütbesindeki personelde ... yoğun şekilde ayrılmalar söz konusu oldu..." şeklinde belirtildiği üzere özellikle 17-25 Aralık 2013 tarihi sonrası kamu otoritesinin uyarılarını dikkate alarak, kendisini dini bir oluşum gibi takdim eden bu yapının farklı bir gündeminin olduğunun ayrımına varan ve kendi iradesiyle örgütten ayrılan, ayrıldıktan sonra da örgütün ısrarlı şekilde takip ve baskılarına rağmen bir daha örgütle teması olmadığı örgüt tarafından yapılan kodlama verisiyle doğrulanan ve gerek hakkındaki veri inceleme raporunun kurs taksidi, ofis, etüt kısımlarında ek veri olmayan, gerekse bakılmakta olan dosya kapsamında örgüt ile iltisaklı veya irtibatlı olduğunu gösterir nitelikte başka bilgi, belge veya tespit bulunmayan kişilerin, aynı muameleye tabi tutulmaları anlamına gelir ki, bu durum hem eşitlik, ölçülülük ve hakkaniyet ilkelerine, hem de anılan KHK'nın amacına aykırı olacaktır. Bu itibarla, "alan içi" kategoride kodlanan ancak çeşitli sebeplerle örgütten ayrılan ve ayrıldıktan sonraki dönemde fiilen temasın kurulmadığını ifade eden "CD”, "CE", "DA", "DP", “SCD”, “SCE”, "SDA" veya "SDP" ile kodlanmış olan kişi hakkında, bu kodlamanın aksini ortaya koyan esasa etkili bilgi, belge veya tespit bulunmadıkça, bu kişinin örgüt ile irtibat ve iltisakının kesildiği sonucuna varılmıştır. Son olarak, "ümit" kategorisini tanımlayan "C" kodu ile "serhat" kategorisini tanımlayan "SC" kodlarından birisiyle kodlanan, ancak bu kategoriler içerisindeki alt kodlardan birisiyle kodlandığı bilgisi bulunmayan kişilerin ise, yukarıda değinildiği üzere kişinin örgütle iltisak ve irtibatını gösterdiği değerlendirilen “CA”, “CB”, “CC” veya “SCA”, “SCB”, “SCC” alt kodlarıyla mı, yoksa iltisak ve irtibatını göstermeye yeterli görülmeyen "CD”, "CE","DA", "DP" veya “SCD”, “SCE”, "SDA", "SDP" şeklindeki kodlardan birisiyle mi kodlandığı tespit edilemediğinden, "C" veya "SC" ile kodlanmanın başka bilgi, belge veya tespitle desteklenmedikçe, tek başına kişinin örgüt ile iltisak ve irtibatını ortaya koymaya yeterli olmayacağı anlaşılmaktadır. Davacı hakkında düzenlenen 03/09/2021 tarihli veri inceleme raporunun "2015 Mart Alan" kısmında davacının "EA" olarak, raporun "Alan" kısmında "SC" olarak, "AD" kısmında ise "SCD" olarak kodlandığı bilgisine yer verilmiş olması, öte yandan gerek veri inceleme raporunun kurs taksidi, ofis, etüt başlıkları altında, gerekse dosya kapsamında, davacı hakkındaki "SCD" kodlamasının aksini ortaya koyan esasa etkili bilgi, belge veya tespit bulunmaması karşısında, davacı hakkındaki "SCD" kodlamasının aksini ortaya koyan esasa etkili bilgi, belge veya tespit bulunmaması karşısında, davacının örgüt ile irtibat ve iltisakının kesildiği sonucuna varılmıştır. Nitekim; çoğuluk kararında yer verilen tanıklar M.A. ve A.Y.'nin davacı hakkındaki ifadelerinin de davacının örgüt ile irtibat ve iltisakının kesildiği sonucunu destekler nitelikte olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda, davacının FETÖ ile iltisakının ve irtibatının olduğu gerekçesiyle tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmaması nedeniyle dava konusu işlemin iptali, dava konusu işlemde hukuka uyarlık görülmediğinden davacının bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı maddi hakların dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle ödenmesi ve özlük haklarının iadesi gerekmektedir. Açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin kabulü ile İdare Dava Dairesi kararının yukarıdaki gerekçeyle bozulması gerektiği oyuyla, çoğunluk kararına katılmıyorum.