Danıştay · 5. Daire

Danıştay 5. Daire 2025/14227 E. 2025/10677 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
5. Daire
Esas No
2025/14227
Karar No
2025/10677
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2025/14227 Karar No : 2025/10677

Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Vekili : Av. ...

Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA Vekili : Av. ...

İstemin Özeti : Polis memuru olarak görev yapmakta iken 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35. maddesinin (B) fıkrası uyarınca kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin İçişleri Bakanlığı'nın ... tarih ve ... sayılı kararının iptali ile parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istemiyle açılan davada, "dava konusu işlemin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesi" yolunda verilen ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, Danıştay Beşinci Dairesi'nin 27/11/2024 tarih ve E:2024/18759, K:2024/19700 sayılı kararı ile bozulması üzerine, bozma kararına uyulmak suretiyle davalı idarenin "istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi kararının kaldırılması ve davanın reddi" yolunda verilen ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile irtibatlı ve iltisaklı olduğunu gösterir somut herhangi bir delil bulunmadığı, kim tarafından hazırlandığı belli olmayan, içeriği ve objektifliği tartışmalı olan kodlama verisine istinaden davasının reddedilmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğu, ... kod adlı gizli tanıktan ele geçirilen SD kart fişlemesinin hukuka aykırı delil niteliğinde olduğu ve hükme esas alınamayacağı, hükme esas alınabileceği kabul edilecek ise "EA" kodlaması ile birlikte "SC" kodlamasının da dikkate alınması gerektiği, Bank Asya'da 17/25 Aralıktan sonra hesap hareketliliği olmadığı, ByLock kullanıcısı olmadığı, örgüte müzahir iş yerlerinde çalışmadığı, ankesörlü telefonlardan aranmadığı, H.A. isimli kişinin sohbetlere katıldığına ilişkin beyanı dışında aleyhine herhangi bir tanık beyanı bulunmadığı,17/25 Aralıktan sonra örgütsel faaliyetlere katıldığını gösterebilecek herhangi bir delil bulunmadığı, kaldı ki FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediğinden bahisle hakkında açılan adli soruşturma neticesinde kovuşturmaya yer olmadığı karar verildiği, dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu ve istinaf kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir.

Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesi'nce, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeyerek gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır. UYAP üzerinden yapılan inceleme neticesinde; davacı hakkında FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediğinden bahisle açılan adli soruşturmalar neticesinde Kars Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... tarih ve Soruşturma No:..., Karar No:... sayılı ve ... tarih ve Soruşturma No: ..., Karar No:... sayılı kararlarıyla kamu adına kovuşturma yapılmasına yer olmadığı kararı verildiği, akabinde ise aynı suçlama nedeniyle Kars Cumhuriyet Başsavcılığı'nca yürütülen Soruşturma No: ... sayılı soruşturma kapsamında düzenlenen ... tarih ve Esas No: ... sayılı iddianamenin kabulü üzerine ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... esasına kayıtlı dava dosyasının açıldığı ve duruşmanın 13/01/2026 tarihine bırakıldığı görülmüştür. Masumiyet karinesi ilkesi gereği, yargılama süreci devam eden ceza davasının davacı aleyhine bir durum olarak değerlendirilmesi mümkün değil ise de, ceza yargılaması sırasında elde edilen delillerin, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak veya irtibat düzeyinde bir ilişkisinin olup olmadığının belirlenmesi noktasında ayrıca değerlendirilebileceği açıktır. Bu kapsamda; -davacının, FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediğinden bahisle hakkında Kars Cumhuriyet Başsavcılığı'nca açılan ... sayılı soruşturma kapsamında şüpheli sıfatıyla verdiği ifadesinin yer aldığı 10/03/2023 tarihli sorgulama tutanağında, "...SORULDU: FETÖ/PDY TERÖR ÖRGÜTÜ İLE BİR TEMASINIZ OLDUMU, OLDUYSA NEREDE, NE NEZAMAN KİM/KİMLER ARACILIĞIYLA TANIŞTINIZ, ÖRGÜT SOHBETLERİNE KATILDINIZMI, DETAYLI BİR ŞEKİLDE İFADENİZİ VERİNİZ. CEVAP: Ben 2007 yılında İlçemde dershane bulunmadığı için Kars iline Üniversiteye hazırlanmak için geldim. Karsta 1 ay süreyle dayımın oğlu E.Ç. ile birlikte kaldım. Yurdu bulunduğu için Nilay dershanesine kaydımı yaptırdım. Dershanede benim okuduğum sınıf çok başarılı olmadığı için bizimle ilgilenmediler. Ben 2 sene boyunca bu dershanede sadece eğitim aldım ve yurdunda konakladım. Herhangi bir örgütsel toplantı veya sohbete katılmadım. Yurtta bulunduğum süre zarfında yurtta görevli bulunan hiç kimse bu şekilde etkinliklere davet etmedi, bulunduğum süre zarfında da bu tür faaliyetlere rastlamadım. Hatta o dönem polislik sınavlarına girdim ancak kazanamadım. Bu yurtta bazı öğrenciler ile özel ilgileniliyordu.2009 yılında girdiğim üniversite sınavı neticesinde Aksaray Üniversitesi Büro Yönetimi ve Yönetici Asistanlığı bölümünü kazandım. Aksaray’a gittiğimde Üniversitede öğretim görevlisi ve köylüm olan Y.D. beni karşıladı. Yine aynı üniversitede öğretim görevlisi olan İ.G.D.’nin Fatih Mahallesinde bulunan sobalı evini tuttuk. Bu evde aynı sınıfta okuduğum Bingöllü A. isimli arkadaşım ile 1 sene kaldık. Bu ev örgüte ait bir ev değildi. Sobalı ve okula uzak olması sebebiyle 2. sınıfta okula yakın mesafede bulunan ismini N. olarak hatırladığım öğrenci yurduna yerleştim. Bu yurt yapıya ait bir yurttu, ... Bu yurtta kalmaya başladığımda yurdun alt katında bulunan konferans salonunda haftalık olarak sohbet toplantıları düzenlenmekteydi. Bu sohbetlere farklı farklı kişiler gelerek dini sohbetler vermekteydi. Fetönün vaaz kasetleri de dinletilmekteydi. Ben bu sohbetlere düzenli olarak katılmıyordum. Yurtta bulunduğumuz sırada ismini hatırlamadığım yurdun müdürü duyuru yapmak suretiyle bizleri konferans salonuna çağırıyordu. Ayrıca bu dönemde yurtta kalan öğrenciler sırayla iftara katılmaktaydı. Bende iki üç defa iftara katıldım. Bu iftar için gittiğimiz evler yapıya ait bekar evleriydi. Biz öğrenciler bu evlere 6-7 kişilik gruplar halinde gidiyorduk. Benim bu gittiğim evin ev abisi şahıslar hatırladığım kadarıyla B. (Konyalı ve Aksaray Üniversitesinden mezun olduğunu bildiğim) ve M. (Kırşehirli, Yüksek Lisan öğrencisi olduğun söyleyen) isimli şahısların sorumlu olduğu evlere gittim. Bu şahısların örgütsel konumlarını ve sorumluluklarını bilmiyorum. Ancak örgüt adına faaliyet gösterdiklerini biliyorum. Bu evlere oda arkadaşlarım veya yurtta aynı katta kaldığım 6-7 kişilik gruplar halinde gidiyorduk. Gittiğim oda arkadaşlarım haricindeki şahısları şuan hatırlamıyorum. Burada iftarımızı yapıyorduk. Sonrasında M., B. veya bizle beraber evlere gelen yurtta sorumlu olduğunu bildiğim belletmen, Müdür sohbet veriyordu. Bu sohbetler genellikle dini içerikliydi... 2009 yılında Üniversiteden mezun olduktan sonra 4-5 aylık sürede KPSS sınavına hazırlanmak amacıyla yurtta kalmaya devam ettim. Bu süre zarfında yurtta herhangi bir sorumluluk ve görev almadım. Daha sonrasında ise köyüme tekrar dönüş yaptım. Ardahan ilinde KPSS sınavına girdim. Bu sınavdan 81 puan aldım. Yine aynı sene içerisinde Gardiyanlık sınavında girdim, mülakatta kaybettim. Yine bu süreçte çeşitli devlet kurumlarının sınavlarına başvuruda bulundum ancak sözlü mülakatlarda elendim. 2012 yılının ağustos ayında KPSS sınavlarına hazırlanmak ve kamu kurumlarının düzenlediği sınavlara çalışmak için Ankara iline gittim. Ankara ilinde beni köylüm ve akrabam olan M.B. karşıladı. Kendisi Gazi Üniversitesinde Sosyal Bilgiler Öğretmenliği okuyordu. M.B.’nin kaldığı ev yapıya ait bir evdi. Bu ev Keçiören ilçesinde Subay Evlerinin bulunduğu muhitte bulunuyordu. Bu evde ikimiz birlikte kalıyorduk. Beni Ankara’ya sınavlara hazırlanmak için M.B. çağırmıştı. Yapı içerisinde sorumluluğu olup olmadığını bilmiyorum. Ancak kaldığımız evin yakınında bulunan yapıya ait bir pansiyonda kalan ilkokul ortaokul öğrencilerine ders veriyordu. Ben bu evde yaklaşık olarak 6-7 ay kaldım. Bu evde kendi imkanlarım doğrultusunda kamu kurumlarına ve KPSS sınavına hazırlandım. Zaman zamanda evin yakınında bulunan pansiyona giderek orada bulunan kitaplardan çalıştığım oluyordu. Kaldığım evde herhangi bir örgütsel faaliyet olmuyordu. Ancak Pansiyonda örgütsel anlamda toplantı/sohbet programları oluyordu. Pansiyona gittiğim zamanlarda bu toplantılara denk geldiğimde katılıyordum. Bu programları kimlerin organize ettiğini bilmiyorum. Katılmış olduğum sohbetlerin içeriği genellikle dini konular üzerineydi. Ardahan ilinde bulunduğum dönemde girmiş oluğum KPSS sınavından aldığım 73 puan ile POMEM’e başvurma kararı aldım. Ankara EGM'de mülakata girdim ve başarılı olmam üzerine Bİlecik POMEM’e yerleştirildim. Polislik mülakat aşamasında bu yapı tarafından herhangi bir kimseden destek almadım. Mülakat aşamasında torbadan çektiğim üç soruyu doğru cevapladım ve spor aşamasından geçtikten sonra kazandım. Kazandıktan sonra bu yapıya mensup kimse tarafından aranmadım. Bilecik POMEM’e 2012 yılının aralık ayında yerleştim. Okuldaki 1 aylık intibak eğitimi bittikten sonra ismini H. olarak tanıtan şahıs tarafından arandım. Bana kendisinin Bursalı olduğunu Bilecik Pomem M yani benim olduğum sınıftan sorumlu olduğunu söyleyerek hafta sonu çarşı izninde bir tanışalım çay içelim şeklinde söylemi oldu... Hafta sonu çarşı iznine çıkmadan önce ... tekrar arayarak nerede buluşacağımızı tarif etti, çarşı izninde Ben ve ...ın aradıkları R., S. ve A. isimli sınıf arkadaşlarım ile Bilecik garajlar mevkiinde H. (Kısa boylu, Bursa ilinde İktisat Bölümü yüksek lisans öğrencisi, Kütahyalı olduğunu söyleyen şahıs) bizleri karşıladı. İndimiz Garajlar mevkisine yakın olan çay bahçesine götürdü. Çay içtik kendisi ile tanıştık. Kendisinin Polis Okulunda M sınıfından sorumlu Bölgeci olduğunu hafta sonları bir gün veya iki haftada bir Bursa ilinden gelip kahvaltı etkinliği düzenleyeceğini ve bunlara katılmamızı söyledi. M Sınıfından beşer kişilik gruplar oluşturacağını ve her grubun başına birine sorumlu vereceğini, grubun sorumlusunu arayarak hangi gün ve nerede buluşacağını söyledi. Benim bulunduğum grupta R., S., A., T. ve E. vardı. Grubun sorumlusu ben ve R. isimli arkadaşımdı. Bunu da ... buluştuğumuz esnada bize söyledi, beni ve R.’yi seçmesinin özel bir sebebi yoktu. Bu görüşmemiz çay içme ve tanışma şeklinde oldu. Bilecik Polis Okulu sürecinde hafta sonu olmadan birkaç gün önce H. bizleri arayarak Bilecik Merkezde bulunan ismini tam hatırlayamadığım börekçinin üst katında bulunan yerde kahvaltı hazırlayarak yukarıda ismini verdiğim benim grubumda bulunan arkadaşları çağırarak kahvaltı yapıyorduk. Bu görüşmelerde herhangi bir toplantı sohbet olmuyordu. Belirttiğim kahvaltı, çay içme şeklinde oluyordu... Polis okulundan mezun olmamıza 1 ay gibi bir süre kala H. ile buluşmalarımızda himmet konusundan bahsetmeye başlamıştı. Yapıya mensup polislerin maaşlarından yüzde 5 civarında himmet verdiklerini, himmetin cemaat için çok önemli olduğunu, himmet adı altında alınan bu paraların Afrika da su kuyularının açıldığını, sağlık sorunları olanlara yardımcı oldukları şeklinde himmetin önemi hakkında ajıtasyon ve himmet vermemiz konusunda özendirme yapıyordu. Bunu da muhtemelen mesleğe başlamamıza kısa bir süre kaldığından alacağımız maaşların bir kısmını himmet vermemiz konusunda zemin hazırlıyordu. Bu himmet konuşmalarından sonra H.’nin niyetini anlamaya başladık, bizden para koparacağını düşünerek hafta sonu bizi aradığını işimizin olduğunu, mezuniyet hazırlıkları nedeniyle yoğun olduğumuzu söyleyerek katılmayacağımızı dile getiriyorduk. H.’nin buluşma konusundaki ısrarlar üzerine buluştuğumuzda yine kahvaltı yapıyorduk. Himmet konusundaki tavrımızın olumsuz olduğunu anlayınca bu konuda ısrarcı olmuyordu. Okul bitimi İstanbul Emniyet Müdürlüğüne tayinim çıkınca H. beni arayarak tayinin nereye çıktığını sordu bende İstanbul iline çıktığını söyleyince İstanbul ilinde evlerinin bulunduğunu, kalmak konusunda yardımcı olacağını bu evlerin metrobüs, tramvay gibi ulaşım araçlarına yakın olduğunu bu konuda bir sıkıntı olmayacağını ayrıca çalışmak istediğim bir birim varsa bu konuda da yardımcı olacağını söyledi. Ben de kendisini kalacak yerimin olduğunu babam ve annem ile birlikte kalacağımı, şubeleri de istemediğimi çevik kuvvette çalışacağımı belirttim. H. da fazla ısrarcı olmadı ama yine bir sıkıntı olması durumunda yardımcı olacağını, bu görüşmeden sonra kendisi ile bir görüşmem olduğunu hatırlamıyorum, olmuşsa da bayram veya hal hatır sormak amacıyla aramış olabilir. Bu görüşmelerimizde de örgüt adına herhangi bir talebi olmamıştır. Mesleğe başladıktan 4 ay sonrasında 17-25 Aralık olayları meydana geldi. Sayın Cumhurbaşkanımızın yönlendirmesiyle bu yapının paralel bir yapılanma olduğunu söylemesi üzerine kesin olarak tercihimi yaparak devletimin yanında yer aldım. Bu olay neticesinde bu yapı ile bağlantılı şahıs veya şahıslar ile bir daha irtibatım olmamıştır..." şeklinde beyanda bulunduğu, -davacının ifadesinde geçen H.A. adlı şahsın, FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediğinden bahisle hakkında Bilecik Cumhuriyet Başsavcılığı'nca yürütülen ... sayılı soruşturma kapsamında verdiği ifadesinde, davacı ile ilgili olarak "... isimli şahısla hafta sonları düzenlenen ifademin akışında belirttiğim örgütsel faaliyetler kapsamında görüştüm." şeklinde beyanda bulunduğu, görülmüştür. Bu durumda, davacının, örgüt ile nasıl tanıştığını, örgütte kimlerle ilişki kurduğunu, örgüte ait yurtta ve evde kaldığını, örgütün sohbet adını verdiği toplantıları ile örgüt mensuplarınca düzenlenen kahvaltı gibi etkinliklere katıldığını ve mesleğe başladıktan sonra da örgüt mensuplarınca aranıp takip edildiğini beyan ve kabul ettiği, tanığın da davacıyla benzer mahiyette beyanda bulunduğu anlaşılmış olup davacı hakkındaki bu tespitler ile dava dosyasında yer alan ve İdare Dava Dairesi kararında belirtilen davacı hakkındaki diğer tespitler birlikte değerlendirildiğinde, davacının, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan ...-TL YD harcının istemi halinde davacıya iadesine, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesi'ne gönderilmesine, 13/10/2025 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.

(X) KARŞI OY : Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Anayasal Düzene Karşı İşlenen Suçlar Soruşturma Bürosunun ... sayılı soruşturması kapsamında gizli tanık ...'dan elde edilen dijital materyal içeriğinde, FETÖ/PDY terör örgütünün, Emniyet Teşkilatında kadrolaşma ve mahrem yapılanma faaliyetleri ile örgütün emniyet mensuplarını kodlamasına ilişkin bilgi ve belgelere ulaşılmıştır. Söz konusu kodlama sistemi incelendiğinde, nitelikleri itibarıyla görüşülmesi uygun görülüp örgüt tarafından "ilgi" sınıfı içerisinde kodlanan bir kişinin örgüte kazandırılması çalışmasını yapmak üzere örgüte bağlılığı üst derecelerde kodlanan ve "stajyer" olarak nitelendirilen bir takip görevlisinin atandığı, yaklaşık dokuz aylık süreçte örgüt tarafından kazanılmak istenen söz konusu kişinin, insani ilişki kurmak aşamasından başlayıp, toplantılarına katılmak, himmet vermek, diğer grup üyeleriyle tanıştırılmak, verilen görevleri yerine getirmek ve mahrem sorumluyla tanıştırılmak gibi aşamalardan geçirildiği, mahrem sorumludan onay alınmak suretiyle "alan içi" sınıfında kodlandığı anlaşılmaktadır. Bir kişinin "alan-içi" kategorisinde kodlandıktan sonra çeşitli sebeplerle örgütten uzaklaşma sürecine girmesi halinde ise "ümit" veya "serhat" kategorisinde kodlandığı ve örgütün bu şekilde kodladığı kişileri yeniden kazanmaya çok önem verdiği, bu kişilere yönelik takip ve temas faaliyetlerinde bulunduğu anlaşılmaktadır. Öte yandan, örgütün kodladığı kişilere yönelik değerlendirmelerini periyodik aralıklarla gözden geçirmek suretiyle kodlandırmayı tekrarladığı anlaşılmaktadır. Kişinin kodlanmasının, bu kişinin örgüt tarafından söz konusu kodlama için tanımlanan faaliyet aşamalarından geçirilmek anlamına geldiği gözetildiğinde, hakkında kodlama verisi bulunan bir kişinin örgüt ile iltisak ve irtibatının bulunup bulunmadığına karar verilebilmesi için, hakkındaki kodlamanın karşılığı olarak hangi faaliyetlerin tanımlandığının değerlendirilmesi gerekmektedir. Bu çerçevede, “alan-içi” kapsamında kodlanan kişilerin kodlama tanımlarına bakıldığında, örgütle irtibat ve iltisaklı olduklarında herhangi bir tereddüt bulunmamakla birlikte, örgütün kodlama sisteminde “alan-içi” kapsamında kodlanmış iken, daha sonra “ümit” kapsamında “C”, “CA”, “CB”, “CC”, “CD”, “CE”, "DA" veya "DP" olarak; “serhat” kapsamında “SC”, “SCA”, “SCB”, “SCC”, “SCD”, “SCE”, "SDA" veya "SDP" olarak kodlanmış kişilerin durumunun ayrıca tartışılması gerekmektedir. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının ... sayılı soruşturma kapsamında ifadesi alınan gizli tanık ...un beyanlarında "ümit" ve "serhat" kategorileri altındaki kodlamalara ilişkin olarak "ÜMİT; Hayatının bir döneminde aidiyet duygusuna sahip olmuş, en az 6 ay boyunca örgütsel toplantılara devam etmiş, örgütün mahremiyetine ve hiyarerşik yapılanmasına dahil olmuş (istişare sistemi-duanamaz-literatür), bu yolda ilerlerken herhangi bir sebepten dolayı, örgütten kopmuş olan şahıslara ÜMİT denir. Örgütün mahrem yapılanması açısından ÜMİT durumuna düşmüş kişiler aşırı derecede önemlidir, ÜMİT konusu ile ilgili olarak hatırladığım kadarıyla özel gündemler oluşturulurdu; ÜMİT konusu ile ilgili olarak örgüt liderine atfedilen “Beni her vakit kabeye ışınlasanız, bir ümit erinin düzelmesi kadar sevindiremezsiniz. Ümit bağrıma saplanmış bir hançerdir. Çözümü dünyada bulamazsak öbür taraftan getirmeli. Kendi evlatlarımızın kaymaması için nasıl dua ediyorsak, bu işi yapanlar olarak bizde öyle dua etmeliyiz. Normal Müslümanlık performansı yetmez ekstra Müslümanlık ister. Yoğunlaşma olmalı, yeni yöntemler keşfedilmeli, sıfırlama mümkün mü bilmiyorum ama sıfırlama peşinde olalım” şeklinde söylemlerinden bahsedilirdi. Hatta ÜMİT bir kişinin kazanılması ile ilgili nasıl bir yol izlenmesine ilişkin ayrıntılı sunum ve notlar hazırlanırdı. Dijital materyaller içerisinde de bu minvaldeki sunum ve notlarda bulunabilir. Bu noktada şu anda adını hatırlamadığım bir ümitle ilgili olarak kazanılması amacıyla hali hazırda Afrika ülkesinde görevlendirilen bir mahrem sorumlusunun (abi) masrafları karşılanarak getirilmesi ve şahısla görüşme yapılması gündeme alınmıştı. ÜMİT durumunda olan kişi, örgütün mahrem yapısının işleyişini öğrenmiş, mahrem sorumluyu tanıyan ve dolayısı ile örgütsel toplantılara diğer katılanları da bilen bir kişi olması nedeniyle, ÜMİT durumundaki şahsın, örgüte ihanet ederek karşı tarafa geçmesi halinde oluşabilecek durumlara tedbir almak amacıyla ÜMİT konusuna örgütün bu kadar yoğunlaşmasını şimdi daha iyi anlıyorum. Mahrem yapının işleyişinde, bir kez mahrem sorumluyla tanışıp, örgütsel toplantılara katılan, kendisinden görevinin gereği dışında, örgütün menfaati doğrultusunda iş ve işlem yapması istenilen şahısların, örgütten ayrılması kendisi açısından mümkün ancak örgüt açısından mümkün değildir. En sert şekilde örgütü eleştirerek ayrılan kişiler bile ÜMİT olarak değerlendirilir...; SERHAT; 17/25 Aralık sürecinden sonra bilhassa polis memuru rütbesindeki personelde korku nedeniyle yoğun şekilde ayrılmalar söz konusu oldu, bu örgütün yine üst düzey bir toplantısında gündeme geldi, o zamana kadar rastlanılmayan şekilde yoğun bir “ÜMİT” durumu ortaya çıktı. O toplantıda bu kadar çok ÜMİT’in olamayacağı, sürecin normale dönmesi ile pek çoğunun tekrar geri geleceği inancıyla ayrı bir kodlama yapılması gündeme geldi ve “SÜRECİ” ifade eden “S” kodu üretildi”..; .... OFİS; Kodlamalarda, FETÖ mensuplarından bekar veya yeni mezunların cemaat evlerinde kalıp kalmama durumlarını gösteren “Ofis” sütunu bulunmaktadır. FETÖ’de bekar veya yeni mezun memurlar için oluşturulan örgüt evleri bulunmaktadır. Bu evlerde kalanlar için genel olarak “EVET“, kalmayanlar için “HAYIR” tabiri kullanılır...; KURS TAKSİDİ; Kodlamalarda, FETÖ mensubu şahsın örgüte aylık olarak verdiği TL cinsinden himmeti gösteren “Kurs Taksidi" sütunu bulunmaktadır. Burada fişleme/kodlaması yapılan personelin kodlaması ile ters orantıda himmet kayıtları görülebilir. Örneğin, “SAYV” pozisyonunda olan birinin himmet kaydının bulunmaması şahsın hiçbir zaman himmet vermediği anlamına gelmez, şahıs listenin düzenlendiği tarihte çeşitli ekonomik gerekçelerle ev alma, araba alma, borçlu olma, hastalık vb. durumlarda mahrem sorumlusunu bilgilendirerek himmet vermeyebilir. Yine, CA veya SCB kodlaması bulunan kişinin himmet kaydının bulunması ise şahsın bilhassa 17/25 Aralık süreci sonrasında hem mahrem sorumlu ile arayı iyi tutmak, bağı koparmamak adına himmet miktarını verirken, diğer bir taraftan da birlikte görünmemek ve görüşmek istememesi hususları ile alakalı olabilir. Bu sebep ile örgütten ayrıldığı yönünde kodlaması olan şahısların da kurs taksiti verdiği görülebilir...; ETÜT; FETÖ mensuplarının haftalık ders programlarının dışında, bekar memur evleri ya da özel olarak bu iş için tutulmuş evlerde veya evi müsait olan personelin evinde, bazen yatılı olmayı da içeren yoğunlaştırılmış ders programı (manevi tören) sayısı örgüt mensubu açısından fişleme/kodlama listelerine kayıt edilir. Bu listelerde karşılaşılan buçuklu ifadeler, yarım günü ifade eder. Normalde her FETÖ mensubunun yılda 15 günlük bir programı tamamlaması hedeflenir ancak yoğun mesaide çalışan kişilerin manevi törene katılma sıklığı eksik olsa da mazur görülür. Burada ana amaç ETÜT’e katılan örgüt mensuplarına dini bilgilerin yanı sıra örgüt ideolojisini benimsetmektir. ETÜT örgüt içerisinde rutin hale gelen sohbet adı altındaki haftalık veya aylık toplantılarla karıştırılmamalıdır. Burada örgüt mensubundan yıllık izninin belirli kısmını örgüt tarafından belirlenecek adreste geçirmesi beklenir...” şeklinde beyanda bulunduğu görülmektedir.

"Ümit" kategorisi altında yer alan kodlamalar: "C/C?/XC/ ÜMİT Daha önce sohbetlere katılmış ancak daha sonra irtibatını kesmiş olan kişilerdir. CA/CA?/ Öğretmenin/vekil öğretmenin, hizmet adına belirli bir trafikle düzenli görüştüğü, grup programlara katılan kişilerdir. CAKT Örgütten kopup tekrar örgüte dahil edilmiş kişilerdir. CB/CB? Öğretmen veya stajyerin hizmet adına henüz periyodik olmayan bir şekilde yüz yüze görüştüğü kişilerdir. CC/CC? Stajyer ataması yapılıp ilk faaliyete başlanmış ve hizmeti temsil etmeden görüşülen kişilerdir. (dostluk ilişkisi)

CD Vasıfları itibari ile görüşme planlanan nitelikte, ancak şu an itibari ile irtibat olmayan ümitlerdir. (Stajyer atanmamış) CE Örgüt üyesinin kendisini örgüt adına hatırlatmayacağı ancak beşeri irtibatını devam ettirebileceği, güven sorunu, karakter bozukluğu olan (satmaya matuf) kişiler veya artık başka bir cemaate kesin intisap etmiş kişilerdir. CF Ümit kodlaması ile alan kodlamalarında F kodlaması arasında kalan kişiler için kullanılmıştır. Kodlaması/fişlemesi yapılan şahsın sonraki kodlamalarında net durumu ortaya konulmuş olması gerekir. CS Ümit kodlaması ile alan kodlamalarında Serhat kodlaması arasında kalan kişiler için kullanılmıştır. Kodlaması/fişlemesi yapılan şahsın sonraki kodlamalarında net durumu ortaya konulmuş olması gerekir. DA/XDA Daha önce örgüt derslerine gelip gitmiş alan içi öğrencilerinden küsüp gelmeyenlerden örgüt aleyhinde çalışan, zarar vermek için konuşan kişilerdir. Ön kısmında yer alan X ibaresi ise kodunun yeniden değerlendirilmesi gerektiğini göstermek için kullanılırdı. DP/ DP?/XDP Daha önce örgüt derslerine gelip gitmiş alan içi öğrencilerinden küsüp gelmeyenler içinden, örgüte ters bakan ancak örgüte karşı eylemsiz olan kişilerdir. İlgili kodun ön veya arka kısmına konulan X ve? İbareleri ise kodunun yeniden değerlendirilmesi gerektiğini göstermek için kullanılırdı. TARAMA Durumunun tekrar değerlendirilmesi veya geçmişine tekrar bakılması gereken ümitler için kullanılmıştır. AĞIR SIKLET bu kişi okula girmeden önce veya okulda iken örgüt ile bağlantısı bulunan ve bağlantısını koparan, akabinde örgüte ihanet edebilecek düzeyde düşmanlık besleyen kişidir. GREKOREMEN GÜREŞ bu kişi okula girmeden önce veya okula hazırlanma sürecinde örgüt ile teması olan ancak okula geldiğinde temasını koparan kişidir. SERBEST GÜREŞ bu kişi, okula girmeden önce veya okula hazırlanma sürecinde örgüt ile teması olan ancak okulda iken temasını koparan kişidir. VOLEYBOL bu kişi “3” Ümit durumundaki kişidir" şeklinde tanımlanmıştır.

"Serhat" kategorisi altında yer alan kodlamalar ise: SC 17-25 Aralık sürecinden sonra örgütten kopmuş olan ancak tekrar örgüte dahil edilmeye çalışılan kişilerdir. SCA 17-25 Aralık sürecinden etkilenmiş olan örgüt mensuplarından, vekil öğretmenin (polis memuru) örgüt adına düzenli görüştüğü ve vekil öğretmenin grup programlarına katılan kişilerdir. SCB 17-25 Aralık sürecinden etkilenmiş olan örgüt mensuplarından, stajyerin (polis memuru) örgüt adına henüz periyodik olmayan bir şekilde yüz yüze görüştüğü kişilerdir. SCC 17-25 Aralık sürecinden etkilenmiş olan örgüt mensuplarından, örgüt adına stajyer (polis memuru) atanmış, insani boyutta, dostluk boyutunda görüşmelerin yapıldığı kişilerdir. SCD/SDC 17-25 Aralık sürecinden etkilenmiş olan örgüt mensuplarından tespit edilmiş olan, boşta olan ve henüz stajyer (polis memuru} atanmamış kişilerdir. SCE 17-25 Aralık sürecinden etkilenmiş olan örgüt mensuplarıyla örgüt adına olmadan ve örgüt ilişkisi hatırlatılmadan beşeri irtibatın devam ettirilmesi düşünülen kişilerdir. SDA Eskiden örgüt ile bir şekilde irtibatı olan örgüt ile ilgili olumsuz düşünceleri olan kişilerdir. SDP Eskiden örgüt ile bir şekilde irtibatı olan örgüte ters bakan, düşman olan ancak eylemsiz kişilerdir" şeklinde tanımlanmıştır. Bu itibarla "C" kodunun "ümit" kategorisini, "SC" kodunun ise "serhat" kategorisini tanımlayan kodlar olduğu, bu kodlar altında kişinin örgüte yeniden kazandırılması çalışmalarına hedef olma ve temas kurulup kurulmaması derecesine göre de "ümit” kapsamında "C" kodu altında “CA”, “CB”, “CC”,“CD”, “CE”, "DA" veya "DP" olarak; “serhat” kapsamında ise “SC” kodu altında, “SCA”, “SCB”, “SCC”, “SCD”, "SCE”, "SDA" veya "SDP" olarak kodlandığı anlaşılmaktadır. Bu alt kodların karşılığı olarak tanımlanan faaliyetlere bakıldığında ise, örgüt tarafından "CA” ve “SCA” olarak kodlanmanın sırasıyla, "Öğretmenin/vekil öğretmenin, hizmet adına belirli bir trafikle düzenli görüştüğü, grup programlara katılan", "...vekil öğretmenin (polis memuru) örgüt adına düzenli görüştüğü ve vekil öğretmenin grup programlarına katılan" kişiyi; "CB" ve "SCB" olarak kodlanmanın "Öğretmen veya stajyerin hizmet adına henüz periyodik olmayan bir şekilde yüz yüze görüştüğü", "stajyerin (polis memuru) örgüt adına henüz periyodik olmayan bir şekilde yüz yüze görüştüğü" kişiyi; "CC" ve "SCC" olarak kodlanmanın ise "Stajyer ataması yapılıp ilk faaliyete başlanmış ve hizmeti temsil etmeden görüşülen", "..örgüt adına stajyer (polis memuru) atanmış, insani boyutta, dostluk boyutunda görüşmelerin yapıldığı" kişiyi ifade ettiği anlaşılmaktadır. Gizli tanık ...’un yukarıda yer verilen beyanlarına yansıdığı üzere, örgütün ayrılan kişileri yeniden kazanmaya çok önem verdiği ve temel politikalarından birisinin, daha önce “alan-içi” kategoride kodlanan kişilerden çeşitli sebeplerle örgütten ayrılanların tekrar örgüte kazandırılması amacıyla tek taraflı olarak, yoğun ve ısrarlı bir biçimde faaliyetlerde bulunmak olduğu, bu çerçevede ayrılan kişilerin takibinin yapıldığı, bu kişilerle temas kurulmaya çalışıldığı anlaşılmaktadır. Bu çerçevede, daha önce "alan içi" kategoride kodlanan ve örgütün etki alanı içerisinde yer almak suretiyle örgütün yapı ve işleyişine dair bilgisi bulunan emniyet teşkilatı mensubu bir kamu görevlisinin, çeşitli sebeplerle örgütten ayrıldıktan sonraki dönemde yeniden kazanılma faaliyetleri kapsamında örgüt görevlisi ile temasının sürüyor olması anlamına gelen “CA”, “CB”, “CC” veya “SCA”, “SCB”, “SCC” şeklindeki kodlardan birisiyle kodlanmış olmasının, örgüt ile iltisak ve irtibatını ortaya koymaya yeterli olacak nitelikte bir veri olduğu sonucuna varılmıştır. Öte yandan, örgüt tarafından “CD” veya "SCD" ile kodlanmış olmanın sırasıyla, "Vasıfları itibari ile görüşme planlanan nitelikte, ancak şu an itibari ile irtibat olmayan", "boşta olan ve henüz stajyer (polis memuru} atanmamış" kişiyi; "CE" veya "SCE" ile kodlanmış olmanın "Örgüt üyesinin kendisini örgüt adına hatırlatmayacağı ancak beşeri irtibatını devam ettirebileceği, güven sorunu, karakter bozukluğu olan (satmaya matuf) kişiler veya artık başka bir cemaate kesin intisap etmiş", "örgüt mensuplarıyla örgüt adına olmadan ve örgüt ilişkisi hatırlatılmadan beşeri irtibatın devam ettirilmesi düşünülen" kişiyi; "DA" veya "SDA" ile kodlanmanın "Daha önce örgüt derslerine gelip gitmiş alan içi öğrencilerinden küsüp gelmeyenlerden örgüt aleyhinde çalışan, zarar vermek için konuşan..", "Eskiden örgüt ile bir şekilde irtibatı olan örgüt ile ilgili olumsuz düşünceleri olan" kişiyi; "DP" veya "SDP" ile kodlanmış olmanın "Daha önce örgüt derslerine gelip gitmiş alan içi öğrencilerinden küsüp gelmeyenler içinden, örgüte ters bakan ancak örgüte karşı eylemsiz olan", Eskiden örgüt ile bir şekilde irtibatı olan örgüte ters bakan, düşman olan ancak eylemsiz" kişiyi ifade ettiği anlaşılmaktadır. Emniyet Genel Müdürlüğü personeli iken FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisaklı veya irtibatlı olduğu değerlendirilerek kamu görevinden çıkarılan kişilerin, aynı sebeple diğer kamu kuruluşlarındaki görevlerinden çıkarılan kişilerden farklılık arz eden yönü, emniyet personeli hakkında bizzat örgüt tarafından personelin süreç içinde örgütle ilişkisini ortaya koyan kodlama verilerinin bulunmasıdır. Dairemizce, gizli tanık ...'dan elde edilen kodlama verilerinin emniyet personelinin FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakının değerlendirilmesinde dikkate alınabilecek, hukuka uygun veri niteliğinde olduğu oybirliğiyle kabul edilmiştir. Dolayısıyla hukuka uygun kabul edilen verilerin bir parçası olan, kişinin örgütten ayrılmasını ifade eden kodlama verilerinin de geçerli ve güçlü bir delil olarak kabulü gerekmektedir. İltisak ve irtibat kavramları yargı yerince yorumlanırken, dava konusu işleme dayanak teşkil eden KHK'nın amacının anayasal düzene yönelik açık ve yakın tehlike arz edebilecek kişilerin kamu görevinden çıkartılması olduğunun göz önünde bulundurulması gerekir. Örgütle olan iltisak ve irtibatını kesmeksizin örgütsel faaliyetlere katılan kişiler anayasal düzene açık ve yakın tehlike oluşturmakta iken, hayatının belirli bir döneminde örgütle teması olmakla birlikte, daha sonra bağını kesen ve kimi zaman bağını kestikten sonra örgüte karşı tavır alan kişilerin anayasal düzene karşı açık ve yakın tehlike arz ettiğinden söz edilemez. Yukarıdaki değerlendirmelerin aksinin kabulü, örgütün etki alanı içerisinde olduğu anlamına gelen “alan-içi” kategoride kodlandığı tespit edilen ve son kodlaması da “alan-içi” olan kişilerle; gerek kendi gözlem ve tespitlerine dayalı olarak gerekse gizli tanık ...'un ifadesinde "...17/25 Aralık sürecinden sonra bilhassa polis memuru rütbesindeki personelde ... yoğun şekilde ayrılmalar söz konusu oldu..." şeklinde belirtildiği üzere özellikle 17-25 Aralık 2013 tarihi sonrası kamu otoritesinin uyarılarını dikkate alarak, kendisini dini bir oluşum gibi takdim eden bu yapının farklı bir gündeminin olduğunun ayrımına varan ve kendi iradesiyle örgütten ayrılan, ayrıldıktan sonra da örgütün ısrarlı şekilde takip ve baskılarına rağmen bir daha örgütle teması olmadığı örgüt tarafından yapılan kodlama verisiyle doğrulanan ve gerek hakkındaki veri inceleme raporunun kurs taksidi, ofis, etüt kısımlarında ek veri olmayan, gerekse bakılmakta olan dosya kapsamında örgüt ile iltisaklı veya irtibatlı olduğunu gösterir nitelikte başka bilgi, belge veya tespit bulunmayan kişilerin, aynı muameleye tabi tutulmaları anlamına gelir ki, bu durum hem eşitlik, ölçülülük ve hakkaniyet ilkelerine, hem de anılan KHK'nın amacına aykırı olacaktır. Bu itibarla, "alan içi" kategoride kodlanan ancak çeşitli sebeplerle örgütten ayrılan ve ayrıldıktan sonraki dönemde fiilen temasın kurulmadığını ifade eden "CD”, "CE", "DA", "DP", “SCD”, “SCE”, "SDA" veya "SDP" ile kodlanmış olan kişi hakkında, bu kodlamanın aksini ortaya koyan esasa etkili bilgi, belge veya tespit bulunmadıkça, bu kişinin örgüt ile irtibat ve iltisakının kesildiği sonucuna varılmıştır. Son olarak, "ümit" kategorisini tanımlayan "C" kodu ile "serhat" kategorisini tanımlayan "SC" kodlarından birisiyle kodlanan, ancak bu kategoriler içerisindeki alt kodlardan birisiyle kodlandığı bilgisi bulunmayan kişilerin ise, yukarıda değinildiği üzere kişinin örgütle iltisak ve irtibatını gösterdiği değerlendirilen “CA”, “CB”, “CC” veya “SCA”, “SCB”, “SCC” alt kodlarıyla mı, yoksa iltisak ve irtibatını göstermeye yeterli görülmeyen "CD”, "CE","DA", "DP" veya “SCD”, “SCE”, "SDA", "SDP" şeklindeki kodlardan birisiyle mi kodlandığı tespit edilemediğinden, "C" veya "SC" ile kodlanmanın başka bilgi, belge veya tespitle desteklenmedikçe, tek başına kişinin örgüt ile iltisak ve irtibatını ortaya koymaya yeterli olmayacağı anlaşılmaktadır. Davacı hakkında düzenlenen 11/04/2023 tarihli veri inceleme raporunun incelenmesinden; davacının, "2015 Mart Alan" kısmında "EA" olarak, "Alan" kısmında "SC" olarak kodlandığı bilgisine yer verilmiş olduğu görülmüş olup gerek veri inceleme raporunun kurs taksidi, ofis, etüt başlıkları altında, gerekse dosya kapsamında davacı hakkındaki "SC" kodlamasının aksini ortaya koyan esasa etkili bilgi, belge veya tespit bulunmaması karşısında, davacının örgüt ile irtibat ve iltisakının kesildiği ve davacının FETÖ ile iltisakının ve irtibatının olduğu gerekçesiyle tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Bu durumda, dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmaması nedeniyle dava konusu işlemin iptali, dava konusu işlemde hukuka uyarlık görülmediğinden davacının bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal hakların dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle ödenmesi ve özlük haklarının iadesi gerekmektedir. Açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin kabulü ile İdari Dava Dairesi kararının yukarıdaki gerekçeyle bozulması gerektiği oyuyla, çoğunluk kararına katılmıyorum.

Atıf: Danıştay 5. Daire, E. 2025/14227, K. 2025/10677, T. 13.10.2025, www.arakarar.com/karar/danistay-5-daire-2025-14227-e-2025-10677-k-26ef9d4d1352