Danıştay · 5. Daire

Danıştay 5. Daire 2025/17353 E. 2025/13861 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
5. Daire
Esas No
2025/17353
Karar No
2025/13861
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2025/17353 Karar No : 2025/13861

Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...

Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA Vekili : Hukuk Müşaviri ...

İstemin Özeti : 677 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 53. maddesi uyarınca yargılamanın yenilenmesi suretiyle kaldırılması, işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davada, yargılamanın yenilenmesi isteminin reddi yönündeki ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Kanun Hükmünde Kararname eki liste ile kamu görevinden çıkarılmasının hukuka aykırı olduğu, FETÖ ile irtibat veya iltisakının bulunmadığı, ceza yargılaması neticesinde verilen mahkumiyet kararının bozulması üzerine verilen ceza verilmesine yer olmadığına ilişkin kararın kesinleştiği, kanunsuz emri ifa etmediği, Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinde güvence altına alınan temel hak ve hürriyetlerinin ihlal edildiği, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Savunma verilmemiştir.

Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Yargılamanın yenilenmesi" başlıklı 53. maddesinin 1. fıkrasında; " Danıştay ile bölge idare, idare ve vergi mahkemelerinden verilen kararlar hakkında, aşağıda yazılı sebepler dolayısıyla yargılamanın yenilenmesi istenebilir. ... c) Karara esas olarak alınan bir ilam hükmünün, kesinleşen bir mahkeme kararıyla bozularak ortadan kalkması..." hükmü yer almaktadır. Dosyanın incelenmesinden; yargılamanın yenilenmesi suretiyle kaldırılması istenilen İdare Mahkemesi kararında, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatına yönelik incelemede davacının ceza yargılamasına konu eylemlerinin değerlendirildiği, kararda bahsi geçen davacının mahkumiyetine ilişkin ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının Yargıtay ... Ceza Dairesi kararıyla bozulduğu, bozma kararına uyularak yapılan yargılama neticesinde ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarihli ve E:..., K:... sayılı kararında özetle; amirlerinden geldiğini düşündüğü emirde cezayı ortadan kaldıran sebep olarak nitelendirilen kaçınılmaz bir yanılgıya düştüğü, bu durumun kusurunu tamamen ortadan kaldırdığı gerekçesiyle davacı hakkında ceza verilmesine yer olmadığına dair karar verildiği ve bu kararın Yargıtay ... Ceza Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile onandığı anlaşılmıştır. Davacı hakkında verilen ceza mahkemesi kararının temyiz aşamasında bozulup, ceza verilmesine yer olmadığına karar verildiği belirtilerek yargılamanın yenilenmesi isteminde bulunulmuş ise de, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 53. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca karara esas olarak alınan bir ilam hükmünün bozularak ortadan kaldırılıp, daha sonra verilen hükmün kesinleşmesi gerektiği, davacı hakkında verilen ceza verilmesine yer olmadığına ilişkin kararın ise yargılamanın yenilenmesi isteminde bulunulduğu tarih itibarıyla kesinleşmediği görüldüğünden, temyize konu kararda sonucu itibarıyla hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Öte yandan, kesinleşen ceza mahkemesi kararı uyarınca davacının yeniden yargılanmanın yenilenmesi istemiyle dava açabileceği de açıktır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilemeyen yargılama giderinin tahsili için mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 09/12/2025 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.

(X) KARŞI OY : Davacının İdare mahkemesi kararı ile kamu görevinden çıkarma işleminin reddine dair kesinleşen kararının bu kere, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı mahkumiyetine ilişkin kararının Yargıtay ... Ceza Dairesi kararıyla bozulduğu, bozma kararına uyularak yapılan yargılama neticesinde ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarihli ve E:..., K:... sayılı kararı ile kaçınılmaz bir yanılgı sebebiyle hakkında ceza verilmesine yer olmadığına dair karar verildiği ve bu kararın Yargıtay ... Ceza Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile onanarak kesinleştiğinden bahisle Kanunun 53. maddesinin (c) bendi gereğince yargılamanın yenilenmesini talep ettiği anlaşılmaktadır. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 53. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca "karara esas olarak alınan bir ilam hükmünün kesinleşen bir mahkeme kararı ile bozularak ortadan kalkması" halinde yargılamanın yenilenmesinin istenebileceğine yer verilmiştir. Düzenlemede yer verilen ilk şartın "karara esas alınan ilam hükmünün olması" olup, öncelikle bu şartın varlığı yönünden incelenme yapılması gerekmektedir. Zira Hükme esas alınmayan ilam hükmünün kesinleşmesinin de aranmayacağı tabidir. Kaldı ki kararın dayandığı ileri sürülen ceza mahkemesi kararının da süreçte kesinleşmiş olduğu görülmektedir. Bu bağlamda temyiz incelemesinin yargılamanın yenilenmesi şartlarının oluşup oluşmadığı yönünden incelenmesi gerektiğinden, Dairemiz karar gerekçesi zaman ve ekonomik açıdan usul ekonomisine aykırı sonuç doğuracağı gibi hukuki bir yarar sağlamayacağı da sarih olmakla karara katılmıyorum.

Atıf: Danıştay 5. Daire, E. 2025/17353, K. 2025/13861, T. 09.12.2025, www.arakarar.com/karar/danistay-5-daire-2025-17353-e-2025-13861-k-7a8e8c2eb306