Danıştay · 5. Daire
Danıştay 5. Daire 2025/16874 E. 2025/14738 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 5. Daire
- Esas No
- 2025/16874
- Karar No
- 2025/14738
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2025/16874 Karar No : 2025/14738
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Vekili : Av. ...
Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA Vekili : Av. ...
İstemin Özeti : 701 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun açıklamalı olarak reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Anayasa ve uluslararası sözleşmelerden doğan haklarının ihlâl edildiği, kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesine aykırı hareket edildiği, terör örgütleriyle bir bağının olmadığı, Devlete sadakat yükümlülüğüne aykırı hareket ettiğine dair delil bulunmadığı, doğal hâkim ilkesine aykırı olarak OHAL mahkemelerinin kurulduğu, tanık beyanının aleyhine değerlendirilemeyeceği ileri sürülerek ceza yargılamasında hakkında beraat kararı verildiği belirtilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür. Davacı hakkındaki ceza dava dosyasının incelenmesinden (... Ağır Ceza Mahkemesi, E:..., K:..., ...); davacının polis okulundan mezun olduktan sonra atandığı ile devri maksadıyla B.K. tarafından kullanılan operasyonel hat ile aranan İ.G. adlı kişinin aynı dönem içerisinde davacı ile de irtibat kurduğu, İdare Mahkemesi kararında dava dışı E.B. hakkında yürütülen adlî süreç kapsamında tanık S.K.'ın davacıyla aynı FETÖ evinde 3-4 hafta kaldıkları (... Ağır Ceza Mahkemesi, E:..., K:...) yönünde ifadesinin olduğu belirtilmişse de, anılan ceza dava dosyası kapsamında davacının teşhis tanığı olarak verdiği beyanda bu evde 5-6 ay kaldığı, evin abisinin T.C. olduğu (anılan kişinin davacının Veri İnceleme Raporunda “Vekil Ad” kısmında gözüktüğü) yönünde beyanlarının olduğu görülmekte olup, davacının Bank Asya hesap hareketleri arasında “katılım hesabı açma” şeklinde bir eylemin bulunmamasına karşın İdare Mahkemesi kararında davacının muhtelif katılım hesapları açtığı açıklamasına yer verildiğinden Bank Asya tespitinin “Dava konusu uyuşmazlıkta; yukarıda yer alan açıklamalar uyarınca, davacının ... müşteri numarası ile 17.09.2014 tarihinde açılmış Bank Asya hesabının bulunduğu, örgüt liderinin talimatından sonraki süreçte mezkûr hesaba 17.09.2014 tarihinde 1.000,00 TL, 17.02.2015 tarihinde 210,00 TL, 18.02.2015 tarihinde 140,00 TL, 23.02.2015 tarihinde 280,00 TL para yatırdığı, anılan bankaya yatırdığı paraların dava dosyasındaki diğer tespitlerle birlikte değerlendirildiğinde iltisak ve irtibat çerçevesinde dikkate alınması değerlendirilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.” şeklinde olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda; anılan hususlar bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitlerle birlikte değerlendirildiğinde davacının FETÖ/PDY Silâhlı Terör Örgütüyle irtibat ve iltisakının bulunduğu sonucuna varılmıştır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilemeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 16/12/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.