Danıştay · 5. Daire
Danıştay 5. Daire 2025/13453 E. 2025/12259 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 5. Daire
- Esas No
- 2025/13453
- Karar No
- 2025/12259
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2025/13453 Karar No : 2025/12259
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Vekili : Av. ...
Karşı Taraf (Davalılar) : 1- ... Bakanlığı / ANKARA Vekili : Av. ... 2- ... Valiliği / ... Vekili : Av. ...
İstemin Özeti : Davacı tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35. maddesi fıkrası uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Sağlık Bakanlığı'nın ... tarih ve ... sayılı işleminin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, Danıştay Beşinci Dairesinin 31/10/2024 tarih ve E:2021/2807, K:2024/16713 sayılı kararı ile bozulması üzerine, bozma kararına uyulmak suretiyle davacının istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddi yolunda verilen ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:.., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: FETÖ/PDY silahlı terör örgütüyle irtibatı veya iltisakının bulunmadığı, hakkında cezalandırma için kuvvetli suç şüphesini oluşturacak somut, kesin, hukuka uygun bir delil bulunmadığı, tanık beyanının başkaca delillerle desteklenmediği, kamu görevinden çıkarılmasına dair somut olayda kendisi hakkında ceza hukuku anlamında bir suçlama bulunduğu için ceza hukukuna ilişkin tüm güvencelerden yararlandırılması gerektiği, adil yargılanma ve gerekçeli karar hakkının ihlal edildiği ileri sürülmektedir.
Davalı İdarelerin Savunmalarının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan ''adli yardım hükmün kesinleşmesine kadar devam eder'' düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır. Bununla birlikte, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan; ''...Tanık B.K. soruşturma aşamasında avukat huzurunda alınan beyanında; Sohbetlerin genelde 40 dakika kadar sürdüğünü, ...'ın sağlık müdürlüğünde çalıştığını, sohbetlere Allah rızası için katıldığını, ...'in buraya tayin olmadan önce sohbetlere katıldığını düşündüğünü, bu konularla ilgili yani cemaat konusu ile ilgili bilinçli biri olduğunu, eşi F.'in A.İ. için iyi biri dediğini, ... hanımın eşinin A. beyle neler görüştüğünü bildiğini zannetmediğini, kendisi de eşinin A. bey ile ne görüştüğünü bilmediğini, 17/25 Aralık sürecinden sonra istihbarat grubunda sadece istihbarat şubede kalan A.İ.’ın eşi ...'ın sohbetlere katılmaya devam ettiğini, 17/25 Aralık sürecinden sonra tedbir gereği istihbarat grubu ile teke tek görüşmeye başladıklarını, zaten bir tek ... kaldığı için kendileri ile 15 günde bir görüştüklerini, kendi grubunun eşleri istihbarat şubede çalışan İ.'in eşi Z., A.'nin eşi Z., M.'nin eşi S., 2013 yılında gelen A.İ.‘ın eşi ..., T.'ın eşi Z., S.'in eşi Ö. olduğunu, bu bayanların eşleri tayin olup gidene kadar devam ettiklerini beyan etmiş, tanığın mahkememizce alınan beyanında; 2016 yılı Şubat ayına kadar sanığın sohbetlerine katıldığını, zaman zaman bamteli videosu izlediklerini, namaz kıldıklarını, sanık ile tek olarak görüştüğünü, istihbaratta başka kimsenin olmadığını, eşinin sanığın eşi ile görüştüğünü, kendisi de sanık ile birebir görüştüğünü, kendisi ayrılana kadar sanığın düzenli bir şekilde bazen 15 günde bir bazen üç haftada bir sohbetlere katıldığını, tanık M.'in beyanlarının doğru olduğunu, sanık ile birlikte tanık M.'in evine gittiklerini, sanığın tanık M.'i tanıdığını, sanığın sohbet katılımcısı olduğunu beyan etmiştir...'' tespiti, dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 12/11/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.