Danıştay · 5. Daire

Danıştay 5. Daire 2025/12419 E. 2026/174 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
5. Daire
Esas No
2025/12419
Karar No
2026/174
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2025/12419 Karar No : 2026/174

Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Vekili : Av. ...

Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA Vekilli : Av. Huk. Müş. ...

İstemin Özeti : Hemşire olarak görev yapan davacının, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Geçici 35/B maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Sağlık Bakanlığının ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali ile 50.000-TL manevi tazminat ve yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine yönelik kararın Danıştay Beşinci Dairesinin 25/11/2024 tarih ve E:2021/655, K:2024/19303 sayılı kararıyla bozulması üzerine, bozma kararına uyulmak suretiyle istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddi yolunda verilen ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Anayasa ve uluslararası sözleşmelerden doğan haklarının ihlâl edildiği, hakkında kesinleşmiş bir mahkûmiyet kararı bulunmaması nedeniyle masumiyet karinesinin ihlâl edildiği, FETÖ örgütüyle bir bağının olmadığı, Devlet memurluğundan çıkarılmaya ilişkin usule uyulmadığı, dava konusu işlemin yetki, şekil, sebep, konu ve amaç unsurunun sakat olduğu, Devlete sadakat yükümlülüğüne aykırı hareket ettiğine dair delil bulunmadığı, önceden çalıştığı kurumun yasal olduğu, eşi hakkındaki tespitler yüzünden suçlanmasının suçun şahsiliği ilkesine aykırı olduğu ileri sürülmektedir. Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi : Davacının Bank Asya hesap hareketleri incelendiğinde, 2007 yılında açtığı Bank Asya hesabının kullanımını 2012 yılında bıraktığı ancak 2014 yılında hesabın tekrar hareket görmeye başladığı yönünde davacı hakkındaki ceza dava dosyasında bilirkişi raporu olduğu, davacının Bank Asya hesap hareketlerinin incelenmesinden bilirkişi raporunda belirtildiği üzere 2012-2014 yılları arasında hareketsiz olan davacının Bank Asya hesabının 2014 yılında hareketlendiği (2014/9 döneminde 2.000 TL para yatırdığı, 2014/11 döneminde 1.000 TL para yatırdığı), 2015/5 döneminden sonra Bank Asya'da sadece kredi kartı borcu ödemek amacıyla işlem yaptığı, hesabında 2014 yılında olduğu şekilde mevduat artışı oluşturacak bankacılık işlemleri yapmadığı dikkate alındığında, dava dosyasındaki diğer tespitlerle birlikte davacının 2014 yılındaki Bank Asya hesap hareketlerinin şeklen bankacılık işlemi, özü itibarıyla FETÖ/PDY ile olan irtibat ve iltisakın malî eksendeki tezahürü olduğu gerekçesinin eklenmesi suretiyle İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin ve davacının Anayasa'ya aykırılık iddiası ciddi bulunmayarak gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkü olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır. Bununla birlikte, davacı hakkında ... Ağır Ceza Mahkemesince (E:..., K:..., ...) FETÖ/PDY Silâhlı Terör Örgütüne Bilerek ve İsteyerek Yardım Etmek suçundan verilen mahkûmiyet kararının, ... Bölge Adliye Mahkemesi (E:..., K:..., ...) tarafından kaldırılarak davacı hakkında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/2-e maddesi uyarınca beraatine hükmedildiği, tanık dinlenmediği gerekçesiyle Yargıtay ... Ceza Dairesi tarafından (E:..., K:..., ...) verilen bozma kararı üzerine davanın derdest olduğu (... Bölge Adliyesi ... Ceza Dairesi, E:...) derdest olan ceza yargılamasının davacı aleyhine bir durum olarak değerlendirilmesi masumiyet karinesi gereğince mümkün olmamakla birlikte 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca bir kamu görevlisinin terör örgütüne üyeliği olmasa da bu terör örgütü ile iltisaklı veya irtibatlı olması nedeniyle kamu görevinden çıkarılmasına yönelik olağanüstü idari tedbirin uygulanabildiği, devam eden ceza yargılamasının ilgili hakkında tesis edilen kamu görevinden çıkarma işleminin hukuka uygunluğu yönünden ayrıca bir değerlendirme yapılmasına engel olmayacağı açıktır. Davacının derdest olan ceza dava dosyasına (... Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesi E:...) gönderilen inceleme izni üzerine yapılan tetkikte; davacı hakkında Yargıtay’ın dinlenilmesini istediği 3 tanık ile ceza dava dosyasında yer aldığı görülen 1 tanık olmak üzere toplam 4 tanığın beyanlarına ulaşılmış olup, teşhis tanığı ...’un ... Ağır Ceza Mahkemesinde görülen (E:...) dava dosyası içinde yer alan Bayburt İl Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğünde 13/12/2017 tarihinde müdafii eşliğinde verdiği ifadesinin, “İfademde bahsettiğim hemşire olan ... (davacı) isimli şahıs bu şahıstır, ... ile 2013-2015 yılları arası FETÖ örgütü adına ilgilendim, biz Bayburt ilinden tayin olup gidene kadar ilgilendim evime davet ederek ve evinde giderek kendine sohbet verdim, kendisi bana himmet vermedi ancak eşi aracılığıyla himmet verdiğini zannediyorum…puanının hatırlamamakla beraber kendisine A5 verdiğimi zannediyorum.” şeklinde olduğu, teşhis tanığı ...’un ... Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen ... sayılı soruşturma kapsamında kollukta verdiği 17/12/2022 tarihli ifadesinin, “…Evde yapılan sohbetleri ... düzenliyordu…... bazen başka evlerde sohbet veriyordu…” şeklinde olduğu, teşhis tanığı ...’nın ... Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen ... sayılı soruşturma kapsamında kollukta müdafii eşliğinde verdiği 07/10/2020 tarihli ifadesinin, “... : Bu şahıs üniversite döneminde yapıya ait evlerde kalan ve bölge düzeyinde faaliyet yürüttüğünü hatırladığım kişidir.” şeklinde olduğu, teşhis tanığı ...’ın ... Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen ... sayılı soruşturma kapsamında müdafii eşliğinde kollukta verdiği ifadesinin, “2007 yılının başlarında yani Üniversite 3.sınıfın 2.döneminde kalmış olduğun evin Bölge Talebe Mesullüğü görevini yürüttüğü” şeklinde olduğu görülmektedir. Davacının ilk yargılandığı ceza dava dosyasının (... Ağır Ceza Mahkemesi, E:..., K:..., ...) ve UYAP SGK entegrasyon kaydının birlikte incelenmesinden, davacının 05/11/2010-17/12/2010 tarihleri arasında ve 15/03/2011-03/01/2012 tarihleri arasında FETÖ'ye müzahir Turgut Özal Üniversitesi Hastanesinde çalışmasını müteakip 04/01/2012 tarihinde Devlet memuru olarak göreve başladığı anlaşılmaktadır. Davacının ilk yargılandığı ceza dava dosyasının incelenmesinden (... Ağır Ceza Mahkemesi, E:..., K:..., ...) davacının FETÖ/PDY Sİlâhlı Terör Örgütü içerisinde emniyet imamı olarak görev yapan ... isimli şahısla arasında arama-mesaj şeklinde 9 adet iletişimin bulunduğu tespitine yer verildiği görülmektedir. Muhtelif Yargıtay ve Danıştay kararlarında da ortaya konduğu üzere örgüt içi evliliğin FETÖ/PDY yapılanması içerisinde bulunan kişiler arasında gerçekleştirilmesine yapılanmanın ayrı bir önem atfettiğinin bilinen bir gerçek olması karşısında, kamu görevini üstlenen şahıslar hakkında terör örgütleriyle bağlantılı olduğu gerekçesiyle ilgili tedbirin uygulanması noktasında en yakın sosyal çevresine dâhil olan eşi hakkındaki tespitlerin dikkate alınmasının orantısız ve keyfi bir değerlendirme olmayacağı, davacının eşi hakkında FETÖ/PDY Silâhlı Terör Örgütüne Üye Olmak suçundan mahkûmiyetle sonuçlanarak kesinleşen ceza dava dosyasının incelenmesinden (... Ağır Ceza Mahkemesi E:..., K:..., ...) ... numaralı GSM hattının davacının eşi tarafından kullanıldığı, davacının eşinin bu GSM hattı üzerinden 9 farklı IP adresi aracılığıyla farklı günlerde 1.484 kez ByLock sunucularına erişim sağladığı, davacının eşinin FETÖ/PDY tarafından A5 (teslimiyeti, sadakati ve bağlılığı en üst seviyede olan) olarak kodlandırıldığı, davacının eşi hakkındaki anılan ceza mahkemesi kararına alıntılanan teşhis tanığı ...’un davacı ve eşi hakkındaki 13/12/2017 tarihli ifadesinde davacıya sohbet verdiği, Fetullah Gülen videoları izlettirip, kitaplarını okuttuğu, tanığın eşinin de davacının eşine sohbet verdiği şeklinde beyanlarının olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda; dava dosyasında bulunan tespitlerin bir bütün olarak değerlendirilmesinden davacının FETÖ/PDY Silâhlı Terör Örgütüyle irtibat ve iltisakının bulunduğu sonucuna varılmıştır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan ... TL yürütmeyi durdurma harcının istemi hâlinde davacıya iadesine, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 05/02/2026 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Atıf: Danıştay 5. Daire, E. 2025/12419, K. 2026/174, T. 05.02.2026, www.arakarar.com/karar/danistay-5-daire-2025-12419-e-2026-174-k-e2a4c980ec6b