Danıştay · 5. Daire

Danıştay 5. Daire 2024/16687 E. 2024/14257 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
5. Daire
Esas No
2024/16687
Karar No
2024/14257

T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2024/16687 Karar No : 2024/14257 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Üniversitesi Rektörlüğü / ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin istinaf isteminin reddine ilişkin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile bu karara karşı yapılan temyiz başvurusunun süre aşımı nedeniyle reddi yolundaki aynı Dairenin ... tarih ve E:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline, bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal ve özlük hakları karşılığı her yıl için 500.000,00-TL maddi tazminata, uğradığı manevi zarar karşılığı olarak ise 1.500.000,00-TL tazminata hükmedilmesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarihli ve E:..., K:... sayılı kararında; davacının durumunun değerlendirilmesinde ve hükme esas olabilecek nitelikte görülen Komisyon tespitleri ile davacı ile ilgili ceza yargılamasında elde edilen deliller birlikte dikkate alındığında, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile en az irtibat derecesinde bağının olduğu, davacının başvurusunun reddine ilişkin Komisyon kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir. Öte yandan, dava konusu işlem hukuka uygun bulunduğundan, davacının dava konusu işlem nedeniyle mahrum kaldığını iddia ettiği tüm parasal ve özlük hakları ile 500.000,00-TL maddi ve 1.500,000,00-TL manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte ödenmesi talebinin de reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek bir neden bulunmadığı belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesi uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. Anılan kararın davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine, ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:... sayılı kararıyla, davacının istinaf isteminin reddine ilişkin Dairelerinin kararının davacının vasisine 01/07/2022 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, incelemeye konu temyiz başvurusunun ise 20/05/2024 tarihinde kayıtlara giren dilekçe ile yapıldığı, bu durumda 30 günlük yasal süre geçirilerek yapıldığı anlaşılan temyiz isteminin süre aşımı nedeniyle incelenme olanağı bulunmadığı belirtilerek, davacının temyiz isteminin süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : İstinaf kararının verildiği tarihte cezaevinde tutuklu bulunduğu, mahkeme kararının cezaevinde tarafına tebliğ edilmesi gerektiği, ne kendisine ne de vasisine kararın tebliğ edilmediği, kararın kime tebliğ edildiğine dair ıslak imzalı bir tebliğ mazbatasının dosyada mevcut olmadığı, usulüne uygun bir tebligat yapılmadığı, kararı UYAP Vatandaş Sistemi üzerinden 29/04/2024 tarihinde öğrendiği, Anayasanın 36. maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının bir parçası olarak mahkemeye erişim hakkının gözetilerek temyiz başvurusunun süresinde kabul edilmesi gerektiği, ihracına ilişkin Kanun Hükmünde Kararnamenin amaç, konu ve süre bakımından hukuka ve Anayasaya aykırı olduğu, masumiyet karinesine aykırı hareket edildiği, OHAL KHK'sı ile tesis edilen kamu görevinden çıkarma işleminin ölçülü olmadığı, hakkında soruşturma açılmadığı, savunma hakkı verilmediği, adil yargılanma hakkının ihlal edildiği, mülkiyet hakkının ihlal edildiği, kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesine aykırı hareket edildiği, yasal bir şekilde görevini sürdüren bankaya yatırılan paranın suç teşkil etmediği, örgüt liderinin talimatı üzerine Bank Asya hesabına para yatırmadığı, üniversite yönetiminin kendine yakın bulduğu öğretim elemanlarını tanık olarak dinlediği, bu kişilerin ifadelerini raporlaştırdığı, kanuna aykırı elde edilmiş bulguların delil olarak kabul edilemeyeceği, Yüksek Öğretim Kanunu'na aykırı işlem gerçekleştirildiği, dava konusu işlemin sebep, yetki ve maksat yönünden hukuka aykırı olduğu iddia edilmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin istinaf isteminin reddine ilişkin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı yönünden temyiz isteminin incelenmeksizin reddi, temyiz başvurusunun süre aşımı nedeniyle reddi yolundaki aynı Dairenin ... tarih ve E:... sayılı kararı yönünden ise temyiz istemi reddedilerek kararın onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra,Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: İLGİLİ MEVZUAT: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İstinaf" başlıklı 45. maddesinin 2. fıkrasında, istinafın, temyizin şekil ve usullerine tabi olduğu; aynı Kanununun, 6545 sayılı Kanun'un 20. maddesiyle değiştirilen "Temyiz" başlıklı 46. maddesinde, "Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin aşağıda sayılan davalar hakkında verdikleri kararlar, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştayda, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebilir." hükmüne yer verilmiş, devamında Bölge İdare Mahkemelerinin temyiz edilebilecek nihai kararları sayma suretiyle belirtilmiştir. Aynı Kanun'un 48. maddesinin altıncı fıkrasında, temyizin kanuni süre geçtikten sonra yapılması veya kesin bir karar hakkında olması halinde kararı veren mercinin temyiz isteminin reddine karar vereceği, ilgili mercinin bu kararına karşı, tebliğ tarihini izleyen günden itibaren yedi gün içinde temyiz yoluna başvurulabileceği hükme bağlanmıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Temyiz isteminin süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin Bölge İdare Mahkemesi kararına yönelik temyiz istemi yönünden: İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. İstinaf isteminin reddine ilişkin karara yönelik temyiz istemi yönünden: 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline, bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal ve özlük hakları karşılığı her yıl için 500.000,00-TL maddi tazminata, uğradığı manevi zarar karşılığı olarak ise 1.500.000,00-TL tazminata hükmedilmesine karar verilmesi istemiyle açılan davada, davanın reddine ilişkin ... İdare Mahkemesinin ... tarihli ve E:..., K:... sayılı kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. Davacının anılan karara karşı yaptığı temyiz başvurusu üzerine; ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:... sayılı kararıyla, 2577 sayılı Kanun'un 46/1. maddesinde öngörülen 30 günlük temyiz süresi geçirildikten sonra temyiz başvurusunda bulunulduğundan temyiz isteminin süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir. İstinaf isteminin reddine ilişkin kararın, süresinde temyiz edilmediğinden temyiz başvuru süresinin geçmesi ile kesinleştiği açıktır. Bu durumda, süresinde temyiz edilmemesi sonucunda kesinleşen istinaf isteminin reddine ilişkin kararın temyizen incelenmesine kanunen imkan bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz başvurusunun süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:... sayılı kararı yönünden temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, 2. İstinaf isteminin reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı yönünden TEMYİZ İSTEMİNİN İNCELENMEKSİZİN REDDİNE, 3. Temyiz aşamasındaki yargılama giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 03/10/2024 tarihinde, oybirliğiyle, kesin olarak karar verildi.

Atıf: Danıştay 5. Daire, E. 2024/16687, K. 2024/14257, www.arakarar.com/karar/danistay-5-daire-2024-16687-e-2024-14257-k-098a99058e0b