Danıştay · 5. Daire

Danıştay 5. Daire 2023/9355 E. 2025/7476 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
5. Daire
Esas No
2023/9355
Karar No
2025/7476
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2023/9355 Karar No : 2025/7476

Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı):... Vekili : Av. ...

Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA Vekili : Av. ...

İstemin Özeti : 679 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve... sayılı işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine, parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Savunma hakkı tanınmadan tesis edilen kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğu, irtibat ve iltisak kavramlarının öngörülebilir olmadığı, sonradan ortaya çıkan delil ve tespitlerin aleyhine sonuç doğurmayacağı, üst amir kanaatinin subjektif bir veri olduğu, örgüt evlerinde kaldığı yolunda Mahkemece yapılan değerlendirmenin hiçbir veriye dayanmadığı, hakkında yürütülen ceza yargılamasında beraat kararı verildiği ve kesinleştiği, görev yeri değişikliğinin terör örgütüyle irtibatlı olduğunu ortaya koymayacağı, HTS kayıtlarının 06/03/2013 tarihi öncesine dayanan bir kaç aramadan oluştuğu ve örgütsel iletişim niteliği taşımadığı, masumiyet karinesinin ve suç ve cezaların kanuniliği ilkesinin ihlal edildiği iddia edilmektedir.

Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca daha önce adli yardım talebi kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü:

Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır. Bununla birlikte, her ne kadar temyize konu İdare Dava Dairesi kararıyla hukuka uygun bulunan İdare Mahkemesi kararında "...davacının Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığında görev yapmakta iken, 23.07.2015 tarihli onay ile ilişiği kesilerek farklı bir birimde görevlendirildiği..." tespitine yer verilmişse de, söz konusu branştan çıkarma işleminin hangi sebeple yapıldığı bu dosyada ortaya konulamadığından bu tespiti davacının anılan örgütle irtibatı ve iltisakı noktasında aleyhe bir durum olarak değerlendirilmemiştir. Öte yandan, İdare Mahkemesi kararının gerekçesinde davacı hakkında FETÖ silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yürütülen ceza kovuşturmasının devam ettiği belirtilerek hüküm kurulmuş ise de, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun 223/2-(e) maddesi uyarınca beraat kararı verildiği, anılan kararın 07/02/2022 tarihinde kesinleştiği görülmüştür. Olağanüstü hal kanun hükmünde kararnamesi uyarınca bir kamu görevlisi hakkında terör örgütüne üyelik ve mensubiyeti olmasa da bu terör örgütü ile iltisaklı ve irtibatlı olması nedeniyle kamu görevinden çıkarılmasına yönelik olağanüstü idari tedbirin uygulanabilmesi karşısında, anılan kamu görevlisi hakkında ''silahlı terör örgütüne üye olmak'' suçundan açılan ceza davasında beraat kararı verilmiş olmasının, ilgili hakkında anılan olağanüstü tedbirin hukuka uygunluğu yönünden yürütülen yargılama faaliyeti için bağlayıcı olmayacağı açık olmakla birlikte, ceza yargılaması sırasında elde edilen delillerin, ilgililerin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak veya irtibat düzeyinde bir ilişkisinin olup olmadığının belirlenmesi noktasında ayrıca değerlendirilmesi gerektiği açıktır. Bu itibarla, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen ...Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararında yer alan; ''... tanık A.K.'nun mahkememiz huzurundaki beyanında; sanığı ilkokul döneminden tanıdığını, etkin pişmanlık hükümleri kapsamında ifade verdiğini, askeri liseye devam etmediğini, 2003 yılında İstanbul İli Kartal İlçesinde aralarında sanığın da bulunduğu 10-15 kişi ile beraber cemaate ait bir eve gittiğini, bu dönem içinde sanığın namaz kıldığını ya da örgütsel başka bir faaliyete katılıp katılmadığını bilmediğini, liseden mezun olduktan sonra sanığın polis okuluna kendisinin de askeri okula gittiğini, kendisinin askeri okul döneminde örgütle bağlantılı olduğunu açık açık kimseye söylemediğini, sanığın kendisinin örgütle bağlantılı olup olmadığını bilmediğini, sanıkla bu dönemde örgütle alakalı konuşmaya yapmak istediğinde sanığın kendisini terslediğini ve göreve başladıktan sonra sanıkla herhangi bir irtibatının kalmadığını bildirdiği..." yolundaki beyanı ile dava dosyasında yer alan diğer bilgi ve belgeler değerlendirildiğinde davacının, FETÖ/PDY ile irtibat ve iltisaklı olduğu sonucuna varılmıştır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 18/06/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Atıf: Danıştay 5. Daire, E. 2023/9355, K. 2025/7476, T. 18.06.2025, www.arakarar.com/karar/danistay-5-daire-2023-9355-e-2025-7476-k-237272116a7b