Danıştay · 5. Daire
Danıştay 5. Daire 2023/8800 E. 2025/14346 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 5. Daire
- Esas No
- 2023/8800
- Karar No
- 2025/14346
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2023/8800 Karar No : 2025/14346
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA Vekili : Av. ...
İstemin Özeti : 686 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Ceza yargılaması sonucunda hakkında beraat kararı verildiği, bu yargılamada aldırılan bilirkişi raporunda Bank Asya hesap hareketlerinin örgüt talimatıyla yapılmadığının belirtildiği, FETÖ/PDY terör örgütüyle irtibatlı veya iltisaklı olduğuna dayanak teşkil eden delillerin hukuka aykırı olduğu, Bölge İdare Mahkemesi kararında yeterli inceleme yapılmadığı iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan ''adli yardım hükmün kesinleşmesine kadar devam eder'' düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildikten sonra gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır. Bununla birlikte; davacının eşi E.S. hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; "...sanığın da alınan ikrarlı beyanlarında; ByLock listesindeki kişiler hakkında teşhisler yaptığı ve çalıştığı kurum müdürü olan K.Ç'nin söz konusu programı telefonuna yüklediğini açık şekilde beyan ettiği, zira sanığın ByLock kullandığı ID'nin K.Ç tarafından sanığın ad ve soyadı ile açık şekilde eklendiğinin dosyada mevcut ByLock tespit tutanağından anlaşıldığı, sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütüyle bağlantılı olduğu için el konulan ve örgütün Finansal ayağındaki kuruluşu olan Bank Asya'ya örgüt elebaşı Fetullah Gülen'in "Bankaya sahip çıkılması ve para yatırılması" yönündeki talimatı üzerine 01/01/2014 tarihinden sonra 03/02/2014 tarihinde 80.789,65 TL katılım hesabı açtırdığı, 17/09/2014 tarihinde 31.671,71 USD katılım hesabı açtırdığı, 22/12/2014 tarihinde 9.600,78 USD katılım hesabı açtırdığı, 05/02/2015 tarihinde 2.000,00 TL katılım hesabı açtırdığı ve böylece silahlı terör örgütünün finansal kuruluşuna örgüt elebaşının talimatı doğrultusunda hareket ederek ve evini satarak destek sağladığı..." tespitlerine yer verildiği, netice itibarıyla hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği ve söz konusu kararın kesinleştiği görülmüştür. Bu durumda, FETÖ'nün yapısı ve işleyiş kuralları uyarınca, evlilik ve aile yaşamına kadar yansıyan faaliyetlerde bulunduğu ve davacının aile birlikteliği içerisinde birlikte yaşadığı eşinin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü içerisindeki konumu dikkate alındığında, davacının söz konusu örgütün faaliyetlerinden ve eşinin örgüt içerisindeki konumundan haberdar olmamasının hayatın olağan akışına uygun olmadığı gibi, davacının, eşinin söz konusu örgüt içerisindeki faaliyetlerine karşı çıktığı yönünde bir delil de bulunmadığı, bu durumun, bir kamu çalışanı olarak Devlete sadakat yükümlülüğü içinde kamu görevini icra etmesi gereken davacı açısından sadakat yükümlülüğünün yerine getirilmesinde şüphenin oluşmasına ve dolayısıyla FETÖ/PDY ile irtibat ve iltisakı bulunduğu kanaati oluşmasına neden olan bir delil niteliğinde olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 11/12/2025 tarihinde oybirliğiyle, kesin olarak karar verildi.