Danıştay · 5. Daire
Danıştay 5. Daire 2022/211 E. 2025/14243 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 5. Daire
- Esas No
- 2022/211
- Karar No
- 2025/14243
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2022/211 Karar No : 2025/14243
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Vekili : Av. ... Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA Vekili : Av. ...
İstemin Özeti : Davacı tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35. maddesinin (B) fıkrası uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Milli Savunma Bakanlığının ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine, parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: İdare Mahkemesince, hukuka ve mevzuata aykırı davrandığına dair herhangi bir somut gerekçe sunulamadığı, suçta ve cezada kanunilik ilkesine aykırı hareket edildiği, suç teşkil edecek bir eyleminin olmadığı, hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet kararının bulunmadığı, somut bir delil ortaya konulmadan kamu görevinden çıkarma işlemi tesis edildiği, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının hukuk aleminde bir sonuç doğurmadığı, anılan kararın mahkumiyetle aynı hukuki nitelikte kabul edilemeyeceği, yüksek yargı içtihatlarının gözetilmediği, masumiyet karinesinin ihlal edildiği, kanun önünde eşitlik ilkesine uygun hareket edilmediği, hukuk devleti ilkesinin gereklerine uyulmadığı, idareye tanınan takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun kullanılması gerektiği, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatlarının dikkate alınmadığı, Anayasa'ya ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ne aykırı şekilde işlem tesis edildiği, FETÖ/PDY terör örgütüyle irtibat ve iltisakı bulunduğunu gösteren herhangi bir somut delilin ortaya konulamadığı, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Davacının temyiz iddialarının hukuki dayanaktan yoksun olduğu belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi: İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildikten sonra dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır. Bununla birlikte, davacı hakkında FETÖ/PDY terör örgütüne üye olmak suçlamasıyla yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan; "... FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütünde Askeri Yapılanmadan sorumlu üst imam pozisyonunda bulunan kişilerin, cep telefonu ile iletişimin örgüt tarafından yasaklanmış olması nedeniyle gizlilik kuralları çerçevesinde örgüt üyesi olan ve kendi sohbet gurubunda yer alan kendisine bağlı bir kısım TSK mensuplarını, örgütsel faaliyetlerinin yeri ve zamanını belirlemek amacıyla sabit hatlardan ya da ankesörlü telefonlardan kısa süreli ve ardışık olarak aradıklarının ve aralarında önceden belirledikleri şekilde kısa görüşmeler yaptıktan sonra örgütsel amaçlarla belirlenen adreslerde buluşarak örgütsel faaliyetler kapsamında yüz yüze görüştüklerinin belirlendiği, bu çerçevede yapılan araştırma ve tespitler neticesinde, HTS analiz çalışmasına, tanıklar A.B. ile C.E.'nin anlatımlarına ve sanığın ikrar içeren beyanlarına göre, sanık ...'in örgütün aynı grup içerisine dahil ettiği C.E. ve Y.T. isimli astsubaylarla ve ayrıca G.G., İ.Ö. isimli asker şahıslarla örgüt adına sabit hatlardan iletişim kurmak suretiyle ardışık olarak arandıklarının ve sanığın da örgütün mahrem yapılanmasının kullandığı tespit edilen birçok sabit hattan arandığının tespit edilmesi, sanığın mahrem asker abisi ile önceden belirlenen tarihlerde İzmir'de örgüt hücre evlerinde düzenlenen toplantılara katılması ve örgütsel faaliyet yürüttüğünün anlaşılması ,,, evlerinde düzenlenen toplantılara katılması ve örgütsel faaliyet yürüttüğünün anlaşılması, ayrıca çalıştığı birliklerde, ordu içerisinde yükselmesinin önünü açmak amacıyla olağan dışı olarak 12 kez takdir alması ,,, Soruşturma ve kovuşturma aşamasında toplanan ve yukarıda izah olunan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde sanığın örgütle organik bir bağ kurarak ve örgütsel hiyerarşi içerisinde hareket ederek nihai amacını bildiği FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olup, bu şekilde örgüte bilerek ve isteyerek dahil olduğu ve bu suretle üzerine atılı örgüt üyeliği suçunu işlediği anlaşılmışsa da, etkin pişmanlık iradesi gösterdiği ve 19/08/2019 tarihli dilekçesinde, 30/09/2019 tarihli Fotoğraf Teşhis Tutanağında, Mahkememizin 01/10/2019 tarihli duruşmasında, FETÖ/PDY ile irtibatlı olan kişileri teşhis edip, bazı örgüt mensupları ve örgüt faaliyeti ile ilgili olarak bilgiler verdiği, böylece sanığın örgüt içerisinde kaldığı süre ve konumu ile uyumlu, örgüt içerisinde bulunan kişiler ve faaliyetleriyle, örgütün yapılanması ve işleyişi hakkında yürütülen soruşturma ve kovuşturmalara fayda sağlayacak şekilde samimi ve faydalı bilgiler vererek etkin pişmanlık gösterdiği ..." şeklindeki tespit ve değerlendirmeler, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine,10/12/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.