Danıştay · 5. Daire

Danıştay 5. Daire 2023/8431 E. 2025/12862 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
5. Daire
Esas No
2023/8431
Karar No
2025/12862
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2023/8431 Karar No : 2025/12862

Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Vekili : Av. ...

Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA Vekili : Av. ...

İstemin Özeti : 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Aynı eylemden dolayı iki farklı yargılama yapılamayacağı, 26 Mayıs 2016 tarihi öncesinde cemaat isimli oluşumun terör örgütü olduğuna dair mahkeme kararı bulunmadığı, bölge idare mahkemesi kararında yeterli gerekçe bulunmadığı, Bank Asya hesabını talimat doğrultusunda kullanmadığı, herhangi bir araştırma yapılmaksızın sadece 2014 yılı hesap hareketlerine yer verildiği, TMSF'ye devir sonrasında da bankada işlem yaptığı, yasal olarak faaliyet gösteren sendikaya üye olmanın suç olmayacağı, barışçıl örgütlenme özgürlüğünün ihlal edildiği, Devletin izni ile kurulan ve faaliyet gösteren okula çocuğunu göndermenin suç oluşturmasının hukuka aykırı olduğu, iyi eğitim görmesi sebebiyle gönderdiği, olağanüstü hal döneminde uygulanan tedbirlerin geçici olması gerektiği, uygulanan yaptırım ile alınan tedbirin ölçülü olması gerektiği, kamu görevinden çıkarıma işleminin en ağır yaptırım olduğu, KHK eki listesinde ismi yayımlandığı için özel sektörde dahi iş bulamaz hale geldiği, sivil ölümle karşı karşıya kaldığı, lekelenmeme hakkının ihlal edildiği, dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu iddia edilmektedir.

Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 21/11/2025 tarihinde esasta oybirliği, gerekçede oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.

(X) GEREKÇEDE KARŞI OY : 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. FETÖ/PDY terör örgütü lideri tarafından talimatın verildiği 25/12/2013 tarihinden, Bank Asya'nın TMSF'ye devredildiği 29/05/2015 tarihine kadar, örgüt liderinin emri doğrultusunda mali olarak zor duruma düşen Banka'nın parasal yönden iyi durumda olduğunu göstermek amacıyla örgüt mensuplarınca, gerek birkısım malvarlıkları elden çıkarılarak, gerekse başka finans kuruluşlarından kredi çekilerek tasarruf ve kâr amacı gözetilmeksizin, kendileri, eşleri, reşit olmayan çocukları ve bazen de anne-babaları adına para yatırılmış, katılım hesapları açılmış, döviz ve altın alım-satımı gibi işlemler yapılmıştır. Bu nedenle, ilgililerin Bank Asya hesabı ve bu hesaptaki hareketlerin FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve itisakını ortaya koyan bir delil olarak değerlendirilebilmesi için, FETÖ lideri tarafından talimatın verildiği 25/12/2013 tarihinden önceki hesap hareketleri ile bu tarih ve Banka'nın TMSF'ye devredildiği 29/05/2015 tarihine kadar olan dönemdeki hesap hareketlerinin ve bankanın TMSF'ye devrinden sonraki hesap hareketlerinin karşılaştırılması suretiyle, talimat dönemleri içinde kalan hesap hareketlerinin örgüt liderinin talimatıyla uyumluluk arz edip etmediğinin tespit edilmesi gerekmektedir. Dosyanın incelenmesinden; Temyize konu Mahkeme kararında FETÖ/PDY terör örgütüne müzahir Bank Asya isimli banka için ülke genelinde eylemler yapıldığı tarihte ve FETÖ/PDY terör örgütü liderinin talimatından sonraki dönemde Bank Asya'da hesap hareketlerinin bulunduğu, bu kapsamda 03/09/2014 tarihli 10.000,00 TL tutarlı 92 günlük katılım hesabı açtığı tespitine yer verilmiş ise de; Bank Asya'da 19/03/2007 tarihinde hesap açtırdığı, Bank Asya hesap hareketlerinin incelenmesinden, talimat dönemi ile uyumlu hesap hareketi bulunmadığı, hesabını aktif olarak kullandığı ve mevduatındaki hesabını örgüt talimatıyla artırdığı yönünde bir tespit bulunmaması karşısında Bank Asya hesap hareketlerinin davacı aleyhine bir durum olarak değerlendirilmesi mümkün değildir. Bu itibarla, davacının Bank Asya'ya para yatırmış olmasının aleyhine delil olarak değerlendirilmesi mümkün olmamakla birlikte davacı hakkındaki diğer tespitlerin irtibat ve iltisak için yeterli olacağı gerekçesiyle çoğunluk kararın bu kısmına gerekçe yönünden katılmıyorum.

Atıf: Danıştay 5. Daire, E. 2023/8431, K. 2025/12862, T. 19.03.2007, www.arakarar.com/karar/danistay-5-daire-2023-8431-e-2025-12862-k-9592e88f55fa