Danıştay · 5. Daire
Danıştay 5. Daire 2023/6523 E. 2025/12324 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 5. Daire
- Esas No
- 2023/6523
- Karar No
- 2025/12324
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2023/6523 Karar No : 2025/12324
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ... Vekili : Av. ...
İstemin Özeti : 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Hakkındaki ceza yargılaması neticesinde beraat kararı verildiği, tarafına isnat edilen suçun işlendiğine dair cezalandırılmasına yeter, her türlü şüpheden uzak, hukuka uygun, somut, kesin ve inandırıcı yeterli delilin elde edilemediği, bu durumun idari yargıda irtibat ve iltisak ilişkisinin tespitine yönelik değerlendirmeye engel olmadığı belirtilmiş ise de aleyhine ileri sürülen delillerin aynı olduğu, irtibat ve iltisak kavramlarının hukuki güvenlik ve belirlilik ilkelerine aykırı olduğu iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi :... Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 12/11/2025 tarihinde esasta oybirliğiyle, gerekçede oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X) GEREKÇEDE KARŞI OY : 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılan davanın açıldığı, öte yandan davacı hakkında silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte bilerek isteyerek yardım etme suçunu işlediği iddiasıyla açılan ceza davası neticesinde ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla beraat kararı verildiği ve bu kararın kesinleştiği görülmüştür. Yukarıda anılan ceza mahkemesi kararında davacının ... hesap hareketleri yönünden yapılan incelemede; "...Sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütüyle bağlantılı olduğu için el konulan ve örgütün Finansal ayağındaki kuruluşu olan...' da bulunan hesabına ilişkin alınan dosyada mevcut bilirkişi raporundan anlaşıldığı üzere; sanığın hesap açılış tarihinin 22/07/2008 olduğu, 2013 yılı Aralık ayı hesap bakiyesinin 4.205,33 TL olduğu, 2014 yılı öncesinden gelen katılım hesabı bulunmadığı ancak hesaba para yatırma ve döviz alış-satış işlemlerinin bulunduğu, örgüt liderinin ilk talimat tarihi olan 2014 yılı Ocak ayında, sanığın hesap bakiyesinde 400-500 TL'lik bir artışın bulunduğu, bu tarihte açılmış bir katılım hesabının bulunmadığı, sanık tarafından ... hesabına 07/03/2014 tarihinde 17.850 TL yatırılmış ve 19/03/2014 tarihinde 25,44-XAU bozulup ilavesi ile 20.000 TL 31 gün vadeli katılım hesabı açılmış, 31/03/2014 tarihinde 25,44 XAU bozulup ilavesi ile 20.000 TL yatırılıp, katılım hesabından ise 19.500 TL bozulmuş, aynı gün ... plakalı araç satış bedeli açıklaması ile 37,750 TL EFT yapıldığı görülmüştür. Sanık savunmasının da bu tarihte yatan paranın araç satış bedeli olduğu belirtilmiştir. 07/08/2014 tarihinde 1.190,93-TL 31 gün vadeli katılım hesabı açılmış, açılan katılım hesabı 08/08/2014 tarihinde kapatılıp TL ilavesi ile aynı tarihte 2.236,86-TL 31 gün vadeli olarak yeniden açılmıştır. 19/09/2014 tarihinde 15.000-TL 372 gün vadeli katılım hesabı açılmış, 22/09/2014 tarihinde ise 10.785,66-TL hesaba para yatırılmıştır. Yatırılan bu paranın 13.000-TL si ile 23/10/2014 tarihinde 372 gün vadeli katılım hesabı açıldığı görülmüştür. Her ne kadar 2014 yılı Eylül ayı hesap bakiyesi 33.398,79 TL'ye çıkmış ise de, bu bakiyenin 2014 yılı Aralık ayında daha da artarak 36.251,08 TL'ye çıktığı, bu durumun da hesap bakiyesindeki artışın mutat bankacılık işlemlerinden kaynaklandığını ispatlar nitelikte olduğu, ayrıca açılan katılım hesabından 05/01/2015 tarihinde 11.000 TL Vakıfbank Hesabına eft yapılmış, örgüt liderinin talimatının aksine 2015 yılı Şubat ayında hesap bakiyesinin 24.367,36 TL'ye indiği, yine örgüt liderinin ...'nın TMSF'ye devrinden sonra paraların çekilmesi talimatına rağmen, 2015 yılı Kasım ayı hesap bakiyesinin 22.329,22 TL olduğu ve TMSF'ye devir sonrasında, 08/10/2015 tarihinde 31 gün vadeli açılmış katılım hesabının bulunduğu ve bu işlemlerin dışında hesaptan kredi kartı borç ödemesi, otomatik ödeme, fatura ödemesi, kontör yükleme işlemlerinin yoğun olarak yapıldığı, TMSF'ye devir sonrasında döviz alış-satış işlemlerine devam edildiği..." şeklinde tespit ve değerlendirmelere yer verildiği görülmüş olup, ayrıca dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinden de davacının Bank Asya hesabını 22/07/2008 tarihinde açtığı, anılan bankanın TMSF'ye devrinden sonra da söz konusu hesabın kullanılmaya devam edildiği, talimat öncesi, talimat dönemi ve talimat sonrası hesap hareketlerinin benzer nitelikte olduğu ve örgüt liderinin talimatı doğrultusunda işlem yapıldığına dair şüpheli bir hesap hareketinin bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Bu itibarla, davacının ...'ya para yatırmış olmasının aleyhine delil olarak değerlendirilmesi mümkün olmamakla birlikte davacı hakkındaki diğer tespitlerin irtibat ve iltisak için yeterli olacağı gerekçesiyle çoğunluk kararının bu kısmına gerekçe yönünden katılmıyoruz.