Danıştay · 5. Daire
Danıştay 5. Daire 2023/5403 E. 2025/12323 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 5. Daire
- Esas No
- 2023/5403
- Karar No
- 2025/12323
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2023/5403 Karar No : 2025/12323
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Vekili : Av. ...
Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ... Vekili : Av....
İstemin Özeti : 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: FETÖPDY terör örgütüyle organik bağ içerisinde olduğuna ya da herhangi bir şekilde yardım ettiğine dair her türlü şüpheden uzak, yeteri kadar inandırıcı, kesin ve somut delil elde edilemediği, hakkındaki ceza yargılaması neticesinde beraat karar verildiği, kastının bulunmaması nedeniyle terör örgütü üyeliğinden suçlanamayacağı, ...’daki hesabını örgüt liderinin talimatı doğrultusunda açtırmadığı ve bu doğrultuda para yatırmadığı, yasal olarak faaliyet gösteren ...’daki rutin bankacılık işlemlerinin ve yasal sendikal faaliyetlerin gerekçe olarak gösterilemeyeceği ileri sürülmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi :... Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür. Bununla birlikte olağanüstü hal kanun hükmünde kararnamesi uyarınca bir kamu görevlisi hakkında terör örgütüne üyelik ve mensubiyeti olmasa da bu terör örgütü ile iltisaklı ve irtibatlı olması nedeniyle kamu görevinden çıkarılmasına yönelik olağanüstü idari tedbirin uygulanabilmesi karşısında, anılan kamu görevlisi hakkında ''silahlı terör örgütüne üye olmak'' veya ''silahlı terör örgütüne yardım etmek'' suçundan açılan ceza davasında beraat kararı verilmiş olmasının, ilgili hakkında bu olağanüstü tedbirin hukuka uygunluğu yönünden yürütülen yargılama faaliyeti için bağlayıcı olmayacağı açıktır. Bu kapsamda, dava dosyasında yer alan davacı hakkındaki tespitler değerlendirildiğinde ise davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilemeyen yargılama giderinin tahsili için mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 12/11/2025 tarihinde esasta oybirliğiyle, gerekçede oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X) GEREKÇEDE KARŞI OY : 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle bakılan davanın açıldığı, öte yandan davacı hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği iddiasıyla açılan ceza davası neticesinde ...Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla beraat kararı verildiği ve bu kararın kesinleştiği görülmüştür. Yukarıda anılan ceza mahkemesi kararında davacının ...hesap hareketleri yönünden yapılan incelemede; "...dosyada mevcut ... hesabı hesap hareketlerinin Masak raporu ve aldırılan bilirkişi raporu çerçevesinde incelenmesinde; hesap açılış tarihinin 03/10/2003 olduğu, 2013 Aralık ayındaki hesaptaki mevduatın 1.18 TL olduğu, 2014 yılı Ocak ayında sanığın mevduatının 1001,23 TL, Şubat ayında 11.038,24 TL olduğu, 2015 yılı ocak ayında 9815,03 TL'ye düştüğü, 2015 Şubat'ta 1.046,45 TL iken 2015 Mart'ta 11.994,45 TL olduğu, benzer miktardaki meblağların 2016 Mart'a kadar devam ettiği, sanık aleyhine şüpheli olarak belirtilecek tek hususun 2014 Şubat ayında gerçekleştirmiş olduğu hurda altın yatırma işleminin olduğu ancak sanığın ikinci talimat dönemine denk gelen 2014 yılı Eylül ayında benzer bir işleminin olmadığı, bankada talimat tarihinden önce hesabının olduğu ve 2009 yılı içerisinde bankayı aktif bir şekilde kullandığı, bankaya TMSF'nin el koymasından sonra da kullanmaya devam ettiği hatta yeni para yatırma işleminin olduğu..." şeklinde tespit ve değerlendirmelere yer verildiği görülmüş olup, ayrıca dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinden de davacının ...hesabını 03/10/2003 tarihinde açtığı, ...'da 2003-2016 yılları arasında toplam 11 hesabının bulunduğu, anılan bankanın TMSF'ye devrinden sonra da söz konusu hesabın kullanılmaya devam edildiği, talimat öncesi, talimat dönemi ve talimat sonrası hesap hareketlerinin benzer nitelikte olduğu ve örgüt liderinin talimatı doğrultusunda işlem yapıldığına dair şüpheli bir hesap hareketinin bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Bu itibarla, davacının ...'ya para yatırmış olmasının aleyhine delil olarak değerlendirilmesi mümkün olmamakla birlikte davacı hakkındaki diğer tespitlerin irtibat ve iltisak için yeterli olacağı gerekçesiyle çoğunluk kararının bu kısmına gerekçe yönünden katılmıyoruz.