Danıştay · 5. Daire

Danıştay 5. Daire 2023/6248 E. 2025/15404 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
5. Daire
Esas No
2023/6248
Karar No
2025/15404
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2023/6248 Karar No : 2025/15404

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı / ANKARA VEKİLİ : Hukuk Müşaviri V. ...

KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Erzincan İl Özel İdaresi'nde ... olarak görev yapmakta iken 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35. maddesinin (B) fıkrası uyarınca kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin İçişleri Bakanlığı'nın ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali ile bu işlem nedeniyle alamadığı maaşlarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin geçici 35/B maddesinin 1. fıkrasında, terör örgütlerine veya Millî Güvenlik Kurulunca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen her türlü kadro, pozisyon ve statüde istihdam edilen personelin kamu görevinden çıkarılacağının düzenlendiği, bu düzenlemeye istinaden davacının FETÖ/PDY ile iltisaklı/irtibatlı olduğu değerlendirilerek İçişleri Bakanlığı kararı ile kamu görevinden çıkarıldığı, Uyap kayıtları ile dosya içerisinde yer alan bilgi ve belgelerin tetkikinden; davacının, yürütülen FETÖ/PDY soruşturması kapsamında 30/09/2016 tarihinde tarihinde görevden uzaklaştırıldığı, hakkında düzenlenen ... tarih ve ... sayılı araştırma raporunun sonuç kısmında, örgütle irtibatı olabileceği yönünde kanaate yer verildiği, davacının, üniversite öğrencilik döneminde kamuoyunda cemaat evi olarak bilinen terör örgütüne ait evlerde kaldığı, ev abiliği yaptığı, Bank Asya'daki hesap hareketlerinin 2012 yılından 2016 yılına kadar devam ettiği görüldüğünden dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığından, davacının dava konusu işlem nedeniyle alamadığı maaşlarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi talebinin de reddi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; kamu görevinden çıkarma işleminin tesis edilebilmesi için ilgilinin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya grup arasındaki bağın "üyelik" veya "mensubiyet" şeklinde olmasının zorunlu olmadığı, "iltisak" ya da "irtibat" şeklinde bağın mevcut olmasının da yeterli olduğu, dava dosyasındaki bilgi ve belgelerin değerlendirilmesinden; davacı hakkında, silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan dolayı yürütülen ceza yargılaması neticesinde, ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla, "... İddia, sanık savunmaları, tanık beyanları, Bankasya hesap hareketleri ve tüm dosya kapsamına göre, 21/02/2020 tarihli bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere, sanığın bankayla ilişkisinin ... nolu müşteri numarasıyla 14/12/2012 tarihinde başladığı, 2014 Ocak ayında 11.736,90-TL para yatırdığı, bu paranın 2014 Haziran ayında çektiği, sanığın savunmalarıyla uyumlu araç alımına ilişkin sunduğu belgeyle bu paranın araç alımı için çekildiği, sonrasında ise bakiyenin artıp azalarak bankanın TMSF'ye devrinden 1 yıl sonra 2016 Temmuz ayına kadar hesap hareketlerine devam ettiği anlaşılmış, sanığın savunmalarıyla tutarlı hesap hareketlerinin rutin bankacılık faaliyetleri kapsamında değerlendirilmiş, sanığın HTS kayıtlarının analizinin yaptırılması sonucunda haklarında FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçundan soruşturma-kovuşturma bulunan şahıslarla iletişim kurduğu, ancak, görüşme içeriklerinin tespit edilemediği, görüştüğü kişilerle arasında örgütsel irtibat bulunduğunun anlaşılmadığı, söz konusu görüşmelerin örgütsel faaliyet kapsamında gerçekleştirildiği yönünde tam bir kanaat edinilemediğinden, sanığın eylemlerinin, silahlı terör örgütüne üye olma suçunun hiyerarşik yapıya dahil olma, çeşitlilik, devamlılık ve yoğunluk unsurlarını içermemesi nedeniyle atılı suça vücut vermeyeceği, sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği hususunda her türlü şüpheden uzak, somut, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı..." gerekçesiyle beraatine karar verildiği ve bu kararın kesinleştiği, bunun dışında, davacının silahlı terör örgütü ile irtibat veya iltisakını gösterir başkaca delilin bulunmadığı, bu itibarla, terör örgütleriyle irtibatlı ve iltisaklı olduğu kanıtlanamayan davacının 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin geçici 35. maddesine istinaden kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı, öte yandan, dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığından, dava konusu işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı parasal haklarının tazmini gerektiği sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle, istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline ve davacının yoksun kaldığı maaşlarının dava (22/10/2020) tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından; davacı hakkında FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediğinden bahisle açılan ceza davası neticesinde delil yetersizliğinden beraatine karar verilmiş ise de esasında Ağır Ceza Mahkemesi kararında belirtilen nedenlerle FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatlı ve iltisaklı olduğu, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile irtibatlı ve iltisaklı olmasının da dava konusu işlemin tesis edilmesi için yeterli olduğu, Müflis Asya Katılım Bankası A.Ş. İflas İdaresi'nin ... tarihli ve ... sayılı yazısı ve bu yazı ekinde gönderdiği CD incelendiğinde; davacının, 2014 yılı Ocak ayında döviz satışı yaparak ve ayrıca doğrudan Türk Lirası da yatırarak toplamda 11.736,85-TL para yatırdığı, 2014 yılı Şubat ayı sonunda hesap bakiyesini 13.526,31-TL'ye yükseltildiği, daha sonraki aylarda bazen azalan bazen de artan olmak üzere 2016 Temmuz ayına kadar hesap hareketlerinin devam ettiği hususlarının görüleceği, bu nedenle, davacının, FETÖ/PDY ile iltisaklı finans kuruluşu olan Bank Asya adlı finans kurumuna finansal destek mahiyetinde para yatırdığı ve örgütle irtibatlı olduğu, ayrıca, Dernekler Bilgi Sistemi (DERBİS) üzerinden yapılan sorgulama sonucunda, davacının, Erzincan Doğa ve Sokak Hayvanlarını Koruma Derneği'nde aktif olarak yönetim kurulu yedek üyeliğinin ve Erzincan Memur Derneği'nde pasif üyeliğinin bulunduğu, Erzincan Memur Derneği'nin, Emniyet İstihbarat birimlerince FETÖ/PDY ile irtibatı ve iltisakı olduğu düşünülerek 15 Temmuz öncesi denetime alındıktan sonra 5253 sayılı Dernekler Kanunu'nun 15. maddesine istinaden 14/04/2016 talihinde yapılan olağanüstü genel kurul kararı ile kendiliğinden fesih olduğu, derneğin denetime alındıktan sonra kendini feshetmesi ve davacının da söz konusu derneğe üye olmasının da davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatlı ve iltisaklı olduğunu gösterdiği, dava konusu işlemin hukuka ve mevzuata uygun olduğu ve İdare Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından; savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile İdare Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY VE İLGİLİ MEVZUAT : Türkiye'de 15 Temmuz 2016 gecesi, kendilerini “Yurtta Sulh Konseyi” olarak isimlendiren bir grup Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) mensubu tarafından, demokratik biçimde halk tarafından göreve getirilen Türkiye Büyük Millet Meclisini (TBMM), Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini ve Cumhurbaşkanı'nı devirmek ve anayasal düzeni ortadan kaldırmak amacıyla darbe teşebbüsünde bulunulmuş, bu teşebbüs Türk Milleti tarafından akamete uğratılmıştır. Anayasa'nın olay tarihinde yürürlükte bulunan 118. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Milli Güvenlik Kurulu (MGK) tarafından 20/07/2016 tarihli toplantıda yapılan değerlendirmede, darbe teşebbüsünün TSK içindeki Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) mensupları tarafından başlatıldığı, bu örgütün kuruluş aşamasından itibaren etkisi altına aldığı eğitim kuruluşları, sivil toplum kuruluşları, medya kuruluşları, ticari kuruluşlar ve kamu görevlileri aracılığıyla Milleti ve Devleti kontrol altında tutmayı amaçladığı belirtilmiştir. MGK'nın anılan toplantısında "demokrasinin, hukuk devleti ilkesinin, vatandaşların hak ve özgürlüklerinin korunmasına yönelik tedbirlerin etkin bir şekilde uygulanabilmesi amacıyla" Hükûmete olağanüstü hâl ilan edilmesi tavsiyesinde bulunulması hususu kararlaştırılmıştır. Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu 20/07/2016 tarihinde, ülke genelinde 21/07/2016 Perşembe günü saat 01.00'den itibaren geçerli olmak üzere doksan gün süreyle olağanüstü hâl ilan edilmesine karar vermiştir. Anılan karar 21/07/2016 tarih ve 29777 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş ve aynı gün TBMM tarafından onaylanmıştır. Olağanüstü hâl, daha sonrasında üçer aylık dönemler hâlinde Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu tarafından uzatılmış ve 18/07/2018 tarihinde kaldırılmıştır. 23/07/2016 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin (667 sayılı KHK) 4/1-(f) maddesinde; 14/07/1965 tarih ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ile bu Kanun Hükmünde Kararnamenin 3. maddesinde belirtilenler hariç diğer mevzuata tabi her türlü kadro, pozisyon ve statüde (işçi dahil) istihdam edilen personelin, ilgili kurum veya kuruluşun en üst yöneticisi başkanlığında bağlı, ilgili veya ilişkili bakan tarafından oluşturulan kurulun teklifi üzerine ilgisine göre ilgili bakan onayıyla kamu görevinden çıkarılmasına karar verileceği düzenlenmiştir. Anılan KHK, 18/10/2016 tarihli ve 6749 sayılı Kanun'la değiştirilerek kabul edilmiş, bu Kanun ise 29/10/2016 tarih ve 29872 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Diğer yandan, olağanüstü hâlin sona erdirilmesinden sonra 31/07/2018 tarih ve 30495 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7145 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 26. maddesi ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye geçici 35. madde eklenmiştir. Anılan maddede, "...B) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç yıl süreyle; terör örgütlerine veya Millî Güvenlik Kurulunca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya (Anayasa Mahkemesinin 12/01/2023 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 30/06/2022 tarih ve E:2018/137 K:2022/86 sayılı kararıyla, 7145 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 26. maddesiyle 27/06/1989 tarih ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’ye eklenen geçici 35. maddenin (B) fıkrasında yer alan...üyeliği, mensubiyeti veya" ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir.) iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen; ... 9) 657 sayılı Kanuna ve diğer mevzuata tabi her türlü kadro, pozisyon ve statüde (işçi dâhil) istihdam edilen personel, ilgili kurum veya kuruluşun en üst yöneticisi başkanlığında bağlı, ilgili veya ilişkili olunan bakan kurum veya kuruluşun en üst yöneticisi başkanlığında bağlı, ilgili veya ilişkili olunan bakan tarafından oluşturulan kurulun teklifi üzerine ilgili bakan onayıyla kamu görevinden çıkarılır. Bu maddenin (A) fıkrasında belirtilenlerin işlemleri ise söz konusu fıkradaki usule göre yapılır." hükmü getirilmek suretiyle, 667 sayılı KHK'nın 4/1-(f) maddesiyle benzer düzenlemeye yer verilmiş, ayrıca aynı maddenin son fıkrasında, (A) ve (B) fıkraları uyarınca haklarında işlem tesis edilecek olanlara yedi günden az olmamak üzere ilgili kurum tarafından uygun vasıtalarla savunma hakkı verileceği belirtilmiştir. Daha sonra, 28/07/2021 tarihli ve 31551 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7333 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 23. maddesiyle, söz konusu geçici 35. maddenin (B) fıkrasında yer alan “üç yıl” ibaresi “dört yıl” şeklinde değiştirilmiştir. Davacı, Erzincan İl Özel İdaresi'nde ziraat mühendisi olarak görev yapmakta iken 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35. maddesinin (B) fıkrası uyarınca İçişleri Bakanlığı'nın ... tarih ve ... sayılı işlemi ile kamu görevinden çıkarılmıştır. Bunun üzerine; anılan işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle alamadığı maaşlarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır. Diğer yandan, davacı hakkında, FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan yürütülen ceza yargılaması sonucunda; ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (CMK) 223. maddesinin 2.fıkrasının (e) bendi uyarınca anılan suçun davacı tarafından işlendiğinin sabit olmadığı gerekçesiyle beraat kararı verildiği, söz konusu karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği ve anılan kararın 10/03/2022 tarihinde kesinleştiği görülmüştür.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME: 375 sayılı KHK'nın Geçici 35. maddesi uyarınca terör örgütlerine veya MGK'ca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen kamu görevlilerinin, “meslekten veya kamu görevinden çıkarılmasına" ilişkin kararlar, adli suç veya disiplin suçu işlenmesi karşılığında uygulanan yaptırımlardan farklı olarak terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapıların kamu kurum ve kuruluşlarındaki varlığını ortadan kaldırmayı amaçlayan “olağanüstü tedbir" niteliğindedir. AİHM "demokratik bir devletin, memurlarından Anayasal prensiplere sadakat göstermesini isteme hakkı bulunduğunu" belirtmektedir (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: 55480/00 ve 59330/00, 27/07/2004, § 52; Volkmer/Almanya (k.k.), B. No: 39799/98, 22/11/2001; Petersen/Almanya, B. No: 39793/98, 22/11/2001). AİHM'e göre "kamu çalışanlarının devlete sadık kalmaları genel yararı korumakla ve güvence altına almakla yükümlü devlet otoriteleri ile çalışmalarının doğasında bulunan bir şarttır." (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: 55480/00 ve 59330/00, 27/07/2004, § 57; Žičkus/Litvanya, B. No: 26652/02, 07/04/2009, § 28). Terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapılara iltisak veya bunlarla irtibat, kamu görevlilerinin devlete sadakat yükümlülüğünü yitirildiğini ortaya koyan ve bahse konu olağanüstü tedbirin uygulanmasını gerektiren hâllerdir. Anayasa Mahkemesi 14/11/2019 tarih ve E:2018/89, K:2019/84 sayılı kararında iltisaklı kavramını ''kavuşan, bitişen, birleşen'', irtibatlı kavramını ise ''bağlantılı'' olarak tanımlamıştır. Bu kavramlar ile kişilerin cezai sorumluluğunu gerektiren örgüte üyelik ve mensubiyet kavramlarına nazaran terör örgütleri ile daha az yoğun ve atipik bir bağlantının vurgulandığı açıktır. Bu kapsamda kişilerin terör örgütleri ile irtibat ve iltisaklarının ortaya konulabilmesi için, örgütün amaçlarının gerçekleştirilmesi ya da örgütten yarar sağlamak maksadıyla gerek örgütten gelen talimatlar doğrultusunda gerekse inisiyatif alarak bulundukları hal ve hareketler neticesinde örgüte veya kendilerine yarar sağladıkları ya da örgüt ile amaç birliği veya sosyal birliktelik görünümü içinde oldukları yönünde kanaat oluşması yeterli olacaktır. Dava dosyasında yer alan bilgi ve belgeler ile UYAP üzerinden yapılan inceleme neticesinde; -davacının, FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediğinden bahisle hakkında Erzincan Cumhuriyet Başsavcılığı'nca yürütülen soruşturma kapsamında Erzincan İl Emniyet Müdürlüğü Terörle Şube Müdürlüğü'nde 07/09/2018 tarihinde verdiği ifadesinin yer aldığı şüpheli ifade tutanağında, "... 1975 Erzincan İlinde dünyaya geldim. İlkokul. Ortaokul ve Lise öğrenimimi Erzincan İlinde bulunan Devlet okullarında tamamladım. 1992 yılında Erzincan İlinde Deprem meydana geldiğinde Lise son sınıf öğrencisiydim. O yıl Erzincan’da cemaatle alakası olmayan Erzincan Dershanesine gidiyordum ancak bu dershane deprem nedeniyle yıkılınca, o tarihte cemaatle bağlantısı olduğunu bildiğim ve karşı olduğum FEM dershanesine gitmek zorunda kaldım. 1993 yılında Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesini kazandım ve 1997-1998 yıllarında mezun oldum. ... Bankasının açmış olduğu sınavlara girerek 1999 yılında Kelkit ilçesi ... Bankası Şubesinde Bilgisayar işletmeni olarak çalışmaya başladım 1999 yılı kasım ayında Kütahya İline askerlik görevimi ifa etmek üzere gittim ve daha sonra usta birliği olan Kayseri İline gönderildim, hatırladığım kadarıyla 2000 yılı haziran/temmuz ayında terhis oldum. Tekrar Bankadaki görevime devam ettim. 2001 yılı içerisinde Üzümlü İlçesinde bulunan ... Bankasına atanmam yapıldı. 2002 yılında bankanın özerkleşmesi nedeniyle Erzincan Köy Hizmetleri İl Müdürlüğüne Mühendis olarak atandım. 2002 yılı Ağustos ayında eşim S.G. ile evlendim. 2005 yılı mayıs ayında Köy Hizmetleri Müdürlüklerinin İl Özel İdarelerine devir olmasıyla Çevre ve Orman İl Müdürlüğüne Mühendis olarak atandım. 2015 yılının ortalarında kendi isteğimle Erzincan İl Özel idaresine atandım... 17-25 Aralık sürecinden önce FETÖ/PDY güdümünde yayın yapan Zaman gazetesine 1 yıl kadar üye oldum. Daha sonra bu üyeliğimi devam ettirmedim. Benim maaş almış olduğum bankalarda hesabım vardır. Bank Asya'da 2012 yılında hesap açtırdım ve kredi kartı aldım ancak bu kartı hiç kullanmadım. 2014 yılında araba almak için biriktirdiğim parayı getirisinin fazla olması nedeniyle Bank Asya'da bulunan hesabıma yatırdım. Ben o dönemde Terör Örgütü Lideri Fetulah GÜLEN’ in Bank Asya'ya para yatırın şeklindeki talimatından haberim yoktu. Yukarıda belirttiğim gibi birikim yapmak isteğim için paramı Bank Asya'ya yatırdım. O dönemde halen resmi kurumların otomatik ödeme talimatlarını (Elektrik, Telekom) yapabiliyor olmaları nedeniyle bu bankaya para yatırmada bir sakınca olmadığını düşündüm. 2014 yılı Haziran ayında araba alınca bu hesapta bulunan paramı çektim. Daha sonraki süreçte de bu bankaya birikim ve tasarruf amaçlı para yatırdım. Zaten ilerleyen süreçte Banka TMSF ye devir edildiğinden bu bankada hesabımın bulunmasında herhangi bir sakınca görmedim. FETÖ/PDY’ den herhangi bir ad altında maddi destek almadım ve hiçbir ad altında maddi destek vermedim. Yukarıda da belirtmiş olduğum gibi ilk olarak 1992 yılında Erzincan İlinde bulunan FEM Dershanesi'ne gitmem nedeniyle cemaatle bağlantım oldu. O dönemde bizleri ders çalışma programları adı altında cemaatle bağlantısı olan şu anda adını hatırlamadığım şu andaki Müftülük binasının karşısında bulunan bir Yurda götürüyorlardı. Ben bu dönemde sadece dershane öğretmenleriyle irtibat kuruyordum onlarda Erzincanlı olmadığı için bir daha hiç görmedim bu nedenle isimlerini hatırlamıyorum. 1993 yılında Ankara Üniversitesi Ziraat fakültesini kazanınca beni dershaneden Ankara ilinde bulunan bir cemaat evine yerleştirmek istediler ancak ben kabul etmedim. Ancak bana KYK'dan yurt çıkmayınca Erzincan’dan tanıdığım ... A.K. beni Altındağ Örnek Mahallesinde bulunan cemaate ait bir eve yerleştirmek istedi bende yurt çıkıncaya kadar kabul ettim. Ben bu evde yaklaşık bir yıl kaldım. Aradan uzun süre geçtiği için bu evde kimlerin kaldığını hatırlayamıyorum. Bu evlerde Risale, Kuran ve İlmihal okunuyor, bazen de Fetullah GÜLEN’e ait vaaz kasetleri dinleniyor, kitapları okunuyordu. Daha sonraki dönemde cemaate ait farklı öğrenci evlerinde kalmaya devam ettim. 1996 yılında Altındağ kaldığım evin, ev abiliğini yaptım. Bu evde de cemaat adına sohbet toplantıları düzenleniyordu bu toplantıları bölge abileri organize ediyorlardı. Ancak ben ev abiliği yapmak istemediğimi, derslerime vakit ayıramadığımı şu anda ismini hatırlamadığım bölge abisi beni Altındağ İlçesinde bulunan cemaate ait Üçer Yurduna yerleştirdi. Ben okuldan mezun olduktan sonra Erzincan da bulunan ailemin yanma geldim ve cemaatle olan irtibatımı kendi isteğimle kopardım. Yukarıda da belirttiğim gibi ... bankasının düzenlemiş olduğu sınavı kazanarak Gümüşhane İlinin Kelkit İlçesinde bulunan ... Bankası Şubesine göreve başladım. Kelkit de bulunduğum süre içinde de cemaatle alakalı kimse ile irtibatım olmadı. 2005 yılında Erzincan Köy Hizmetleri Müdürlüğü'nde göreve başlayana kadar cemaatle alakalı kimse ile irtibatım olmadı. Şuanda isimlerini hatırlayamadığım birileri tarafından cemaat adına yapılan sohbet toplantılarına katılmaya başladım. Bu sohbet toplantıları bizlerin evlerinde gerçekleşiyordu, Ancak ben bu toplantılara katılan şahısların kimler olduğunu hatırlamıyorum sadece bildiğim benim gibi resmi kurumlarda çalışan farklı branşlardaki mühendislerdi..." şeklinde, -yine, davacının, FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üyelik suçundan yargılandığı ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... esasına kayıtlı dava dosyasında 30/09/2019 tarihinde verdiği savunmasının yer aldığı duruma tutanağında, "...Soruldu: Ben Erzincan iline geldikten sonra hiçbir sohbet toplantısına katılmadım dedi. Sanığın dosya içerisinde emniyet, savcılık ve sorgu aşamasında vermiş olduğu ifadeleri ayrı ayrı okundu, kısmi çelişki nedeniyle soruldu: Şimdiki beyanım daha doğrudur, her ne kadar kolluktaki ifademde cemaatin sohbet adı altındaki toplantılarına katıldığımı belirterek bu toplantılara çeşitli kurumlarda çalışan mühendislerin katıldığını belirtmiş isem de sorgumun uzun sürmesi ve o anki ruh hali ve olayın vehameti ile bu şekilde beyanda bulunmuş olabilirim..." şeklinde, -S.E. adlı şahsın, davacının yargılandığı ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin talimatına istinaden ... Asliye Ceza Mahkemesi'nin Talimat No:... sayılı dosyası kapsamında 11/07/2019 tarihinde verdiği ifadesinin yer aldığı duruşma tutanağında, "Ben Tercan Orman ve Su İşleri Doğa Koruma İşletme Müdürlüğünde ... olarak görev yapmaktayım, çalıştığım kurumda görev yapmakta olan av koruma memuru E.U. bana FETÖ örgütü ile ilgisinin bulunduğunu, toplantılara katıldığını, toplantılarda eskiden Erzincan ilinde görev yapmakta olan şube müdürü ... ve Erzincan Şube Müdürlüğü'nde eski memur F.E. ile birlikte toplantılara beraber gittiğini söyledi, hangi zaman diliminde toplantılara katıldığını bilmiyorum, bu kişilerin bylock kullanıp kullanmadığını bilmiyorum, terör örgütüne herhangi bir yardımda bulunup bulunmadığını da bilmiyorum, ben sadece önceki verdiğim beyanımda da beyan ettiğim gibi ... un bana anlattığı şekilde bilgi sahibi oldum, bilgim ve görgüm bundan ibarettir." şeklinde -A.F.Ç. adlı şahsın, davacının yargılandığı ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin talimatına istinaden ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin Talimat No:... sayılı dosyası kapsamında 08/07/2019 tarihinde verdiği ifadesinin yer aldığı duruşma tutanağında, "... ben ...'i Ankara'da üniversite okurken ilk ev abimiz olması nedeni ile tanırım, ... 1 sene kadar ev abiliğimiz yaptı sonrasında mezun oldu, evde kaldığım 1 yıllık süre içerisinde benim katılımımı sağladığım sohbet olmadı, benim dışımdakiler sohbet yaptılar ise bilmiyorum, yapılan dini sohbetler esnasında Fetullah Gülen'in kitaplarının okunduğuna şahit olmadım, ancak evde Fetullah Gülen'in kitapları olurdu, evde kaldığımız süre içerisinde ...'ın bağış veya himmet adı altında maddi talepleri olmadı, yapılan sohbetler sadece evde kalanlar arasında olurdu, dışarıdan gelen olmazdı, sohbetler esnasında namaz kılardık ve risale okurduk..." şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür. Bu durumda; davacının, örgüte müzahir dershaneye gittiğine, üniversite döneminde örgüte ait evde ve yurtta kaldığına, bir dönem ev abiliği görevi yaptığına, örgüt tarafından sohbet adı verilen toplantılara katıldığına, sohbet adı verilen toplantılarda örgüt liderine ait vaaz kasetleri dinlendiğine ve kitapları okunduğuna, 2005 yılında Erzincan'da göreve başladıktan sonra farklı branşlardaki mühendisler ile sohbet adı verilen toplantılara katıldığına ilişkin beyan ve ikrarı ile ev abiliği yaptığına ve sohbet adı verilen toplantılara katıldığına ilişkin tanık beyanları birlikte değerlendirildiğinde, davacının, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır. Bu itibarla, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, iptali yönündeki temyize konu kararda hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan davalının temyiz isteminin kabulüne, 2.Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun kabulü, İdare Mahkemesi kararının kaldırılması, dava konusu işlemin iptali ve davacının yoksun kaldığı maaşlarının dava (22/10/2020) tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacıya ödenmesi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle BOZULMASINA, 3.Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesi'ne gönderilmesine, 24/12/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Atıf: Danıştay 5. Daire, E. 2023/6248, K. 2025/15404, T. 24.12.2025, www.arakarar.com/karar/danistay-5-daire-2023-6248-e-2025-15404-k-389bdd65cd4d