Danıştay · 5. Daire

Danıştay 5. Daire 2023/4681 E. 2025/13788 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
5. Daire
Esas No
2023/4681
Karar No
2025/13788
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2023/4681 Karar No : 2025/13788

Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı) : ... Vekili : Av. ...

Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA Vekili : Av. ...

İstemin Özeti : 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının hukuka aykırı olduğu, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile irtibat ve iltisakının bulunmadığı, hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde beraat kararı verildiği, Aktif Eğitimciler Sendikası'na üye olmasının, çocuklarının üniversite sınavlarına hazırlanırken almış olduğu hazırlık ve deneme kitapları karşılığında Cihan Medya Dağıtım A.Ş.'ye yaptığı ödemelerin ve insani duygularla Kimse Yok Mu Derneği'ne yaptığı bağışın örgütle irtibat ve iltisaklı olduğu anlamına gelmeyeceği, ceza yargılamasında aleyhine tanık beyanlarına itibar edilemeyeceği, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin Yüksel Yalçınkaya hakkında verdiği kararın somut olaya uygulanması gerektiği, Anayasa ile güvence altına alınan temel hak ve hürriyetlerin ihlal edildiği belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir

Davalı İdarenin Savunmasının Özeti : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenerek onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince,Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır. Her ne kadar İdare Mahkemesi kararında; "(...) Davacının FETÖ/PDY terör örgütüne müzahir Bank Asya isimli bankada ... müşteri numarası ile açılmış hesabının bulunduğu, bahse konu hesap bakiyesi 31.12.2013 tarihinde 0,00 TL iken; mezkur hesaba 07.01.2014 tarihinde 50,00 TL, 11.02.2015 tarihinde 6.570,00 TL para yatırdığı, ayrıca davacının 22.07.2014 tarihli 12.705,00 TL tutarlı 180 günlük katılım hesabı açtığı (...)" belirtilmişse de; davacı hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan açılan kamu davasında ... Ağır Ceza Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde verilen ve davacının beraati ile sonuçlanarak istinaf edilmeden kesinleşen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda, "(...) sanığın Bank Asya Bankasında bulunan hesabına ait hesap hareketleri, bakiye bilgisi, MASAK mali analiz raporu, sanığın savunması ve tüm dosya muhteviyatı birlikte değerlendirilip incelendiğinde; sanığın Bank Asya'da 3 adet hesabının bulunduğu, bu hesapların TL, USD cinsinden olduğu, ilk hesabını 21/09/2011 tarihinde TL olarak açtığı, ikinci hesabını 24/03/2011 tarihinde TL olarak, USD hesabını ise 11/02/2015 tarihinde açtığı, bu hesapların dışında ... numaralı ortak hesabının bulunduğu, ortak hesabı dışında 31/12/2013, 31/05/2014, 30/06/2014, 31/07/2014, 31/08/2014, 30/09/2014, 31/10/2014, 30/11/2014, 30/06/2015, 30/09/2015, 31/12/2015, 31/04/2016, 04/12/2016 tarihlerinde hesap bakiyesinin bulunmadığı, 31/01/2014 tarihinde 35,86 TL, 28/02/2014 tarihinde 15,86 TL, 31/03/2014 tarihinde 15,86 TL, 30/04/2014 tarihinde 1,86 TL, 31/03/2015 tarihinde 6918,03 TL hesap bakiyesinin bulunduğu, hesap hareketlerinin incelenmesinde 07/01/2014 tarihinde 50,00 TL eft aldığı, 15/01/2014 tarihinde 14,14 TL kredi kartı ödemesi yapıldığı, 02/02/2014 tarihinde 20,00 TK atm den para çekildiği, 03/04/2014 tarihinde hesap işletim ücreti tahsil edildiği, 20/05/2014 tarihinde 1,86 TL kredi kart ödemesi yapıldığı, 11/02/2015 tarihinde 6.570,94 TL karşılığı 2,650,00 TL dolar alındığı, 23/06/2015 tarihinde ise 7.098,29 TL nakit çekildiği, masak raporunda sanığın ...'ta 12, Bank Asya bankasında 3, ... Bankasında 4, ... Bankasında 4 hesabının bulunduğunun bildirildiği, Masak raporunda sorgulama tarihlerinde sanığın en yüksek mevduat bilgilerinin 2013 yılı mayıs ayında ... 61.116,50 TL, 2013 yılı eylül ayında ... Bankasında 1.062.06 TL, 2013 yılı kasım ayında ...'ta 65.143,75 TL, 2013 yılı aralık ayında ... xau hesabında 1.623,90 TL, 2014 yılı mart ayında ... xau hesabında 9.822,16 TL, 2014 yılı mart ayında ... usd hesabında 30.569,08 TL, 2014 yılı temmuz ayında Bank Asya usd hesabında 6.348,00 TL, 2014 yılı eylül ayında ... Bankası hesabında 2.020,65 TL, 2014 yılı ekim ayında ... hesabında 76.411,85 TL, 2015 yılı şubat ayında Bank Asya usd hesabında 6.566,44 TL, 2015 yılı temmuz ayında Bank Asya USD hesabında 7.948,25 TL, 2015 yılı aralık ayında ... hesabında 102.350,60 TL, 2015 yılı aralık ayında ... usd hesabında 100.912,00 TL, 2016 yılı ocak ayında Bank Asya(iban bilgisi belirtilmemiş) hesabında 9.157,40 TL, 2016 yılı nisan ayında ... usd hesabında 5.705,00 TL, 2016 yılı haziran ayında ... hesabında 130,130,00, 2017 yılı şubat ayında ... hesabında 129,369,27 TL, 2017 yılı Ocak ayında ... xau hesabında 58.732,68 TL, 2017 yılı mayıs ayında ... hesabında 98.520,27 TL bakiyesi olduğu, Masak raporunda yazılı Bank Asya bakiye bilgilerinde 31/07/2014 tarihinde 6275,70 TL, 31/08/2014 tarihinde 6.485,70 TL, 30/09/2014 tarihinde 6836,70 TL, 31/10/2014 tarihinde 6651,30 TL, 30/11/2014 tarihinde 6.644,70 TL, 31/12/2014 tarihinde 6.956,70 TL, 31/03/2015 14.778,71 TL olduğu, diğer ayların çoğunda hesabında bakiye olmadığı yazılıdır. Soruşturma aşamasında temin edilen Bank Asya hesap döküm bilgilerinde yazılı bakiye miktarları ile Masak raporunda belirtilen bakiye bilgileri arasındaki farkın Masak raporunda sanığa ve babasına ait ortak hesapta bulunan bakiyenin belirtilmiş olmasından kaynaklandığı anlaşılmıştır. Masak raporunda sanığın 01/07/2010 tarihinde tescil edilen 2010 Ford focus model aracının ve 22/10/2014 tarihinde edindiği kat mülkiyetli meskenin bulunduğu bildirilmiştir. Sanığın FETÖ/PYD terör örgütü liderinin çağrı dönemi süreci içerisinde hesabındaki artışlara yönelik anlatımı, hesap dökümleri,masak raporu ile sanığın diğer bankalardaki mevduat bilgisi, sanığın aracının ve evinin olması birlikte değerlendirildiğinde, sanığın örgüt liderinin talimatı ile hesabına para yatırdığına ve para çektiğine dair her türlü şüpheden uzak delilin elde edilemediği, (...) somut olayımızda sanığın durumuna gelince; (...) sanığın savunması, sanığın bankasya hesap bilgileri ve hareketleri, masak raporunda belirtilen mevduat, taşınmaz, taşınır mal varlığı ile banka hesap hareketleri birlikte incelendiğinde; sanığın hesaplarında açıklanması mümkün olmayan dikkat çekici bir hareketliliğin olmadığı, sanığın örgüt liderinin çağrısının olduğu dönemde ...'ta yüklü miktarda mevduatın bulunmasına rağmen bu bankadaki parasını Bank Asya hesabına aktarmadığı (...)" tespitine yer verildiği anlaşıldığından, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatına ilişkin olarak yapılan değerlendirmede Bank Asya'daki hesap hareketliliği FETÖ/PDY ile irtibat ve iltisak noktasında aleyhe bir durum olarak değerlendirilmesi mümkün değildir. Bununla birlikte, dava dosyasında yer alan davacı hakkındaki diğer tespitler değerlendirildiğinde ise davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 08/12/2025 tarihinde esasta oybirliğiyle, gerekçede oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.

GEREKÇEDE KARŞI OY (X): 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. 6528 sayılı Kanun'un 9. maddesiyle yapılan değişiklikle 08/02/2007 tarih ve 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu'nun 2. maddesindeki "dershaneleri" ibaresi yürürlükten kaldırılarak, FETÖ/PDY'nin faaliyetleri içinde çok önemli bir yer tuttuğu anlaşılan dershaneler kapatılmıştır. Konuyla ilgili olarak kamuoyunda yaşanan tartışmaların yoğunlaştığı süreçte Aktif Eğitimciler Sendikası 01/03/2012 tarihinde kurulmuştur. (AYM, Ali Şeker, B. No:2016/68962, 20/09/2018, §10). Sendikanın üye sayısındaki değişiklikler incelendiğinde; 10/08/2012 tarih ve 28380 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan istatistiklere göre 402 üyesinin olduğu, 31/03/2013 tarihinde yaklaşık olarak 35.000 üye sayısına ulaştığı halde kendini feshetmek suretiyle kapandığı, 22/11/2013 tarihinde yeniden kurulduğu (AYM, Ali Şeker, §12-14), 04/07/2014 tarih ve 29050 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan istatistiklere göre 23.489 üye sayısına, 08/07/2015 tarih ve 29410 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan istatistiklere göre 23.700 üye sayısına ulaştığı, 04/07/2016 tarih ve 29762 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan istatistiklere göre ise üye sayısının 18.015'e düştüğü görülmüştür. Akabinde, Sendika, 23/07/2016 tarih ve 29779 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kapatılmıştır. Anılan Sendikanın, 2012 yılı başlarında FETÖ/PDY'ye ait dersanelerin kapatılması tartışmalarının başladığı dönemde kurulması, 1 yıllık süre içinde 35.000 üyeye ulaşması, feshini müteakip 17/25 Aralık 2013 süreciyle birlikte FETÖ/PDY ile yapılan açık mücadeleye rağmen yeniden kurularak kısa sürede 23.489 üyeye ulaşması ancak iltisaklı ve irtibatlı bir grup bilincinin varlığı ile izah edilebilir. Nitekim, Yargıtay ... Ceza Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile terör örgütüne ait sendikaya üye olmak fiilinin terör örgütünün amacına hizmet eden yardım suçu kapsamında değerlendirilebileceği vurgulanmıştır. Öte yandan, Aktif Eğitimciler Sendikası yöneticilerinin silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 6 ila 13 yıl arasında hapis cezasıyla cezalandırılmaları yönünde ... Ağır Ceza Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararın 62. sayfasından; Sendika Genel Başkanının wi-fi üzerinden erişim sağladığı ByLock programı aracılığı ile diğer ByLock programı kullanıcılarına "Sendika isteği güvencedir. Aktif Eğitimciler Sendikası ateşten gömlek değil, çelikten zırhtır." ibarelerinin yer aldığı toplu mesaj gönderdiği anlaşılmaktadır. Tüm bu açıklamalar ışığında, Aktif Eğitimciler Sendikası üyeliğinin istisnai durumlar haricinde FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne irtibat veya iltisak noktasında delil olarak değerlendirileceği açıktır. Öte yandan, Aktif Eğitimciler Sendikası'nda, darbe teşebbüsünün gerçekleştiği 15/07/2016 tarihine kadar üyeliğin devam ettirilmesi hususunun FETÖ/PDY ile irtibat ve iltisak noktasında aleyhe bir delil olarak değerlendirilmesi mümkün olmakla birlikte, bu tarihten önce herhangi bir sebepten dolayı istifa etmek suretiyle Sendika üyeliğini sonlandıran kişiler yönünden Sendika üyeliğinin irtibat ve iltisak noktasında delil olarak kullanılması hakkaniyete uygun düşmeyecektir. Dava dosyasının incelenmesinden; davacının 10/09/2015 tarihinde Sendika üyeliğinden istifa etmesi ve davalı idare tarafından, davacının anılan Sendikaya üyelik dışında yöneticilik, temsilcilik gibi idari bir görevde bulunduğuna ve Sendikanın protesto vb. etkinliklerine katıldığına ilişkin bir bilgi veya belgenin sunulmamış olması karşısında, davacının Bank Asya'daki hesap hareketliliği ile birlikte Sendika üyeliğinin de davacı aleyhine örgütle iltisakına veya irtibatına delil olarak alınmasının mümkün olmayacağı sonucuna ulaşılmıştır. Bununla birlikte, dava dosyasında yer alan davacı hakkındaki diğer tespitler değerlendirildiğinde ise davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varıldığından, çoğunluk kararına gerekçe yönünden katılmıyorum.

Atıf: Danıştay 5. Daire, E. 2023/4681, K. 2025/13788, T. 10.09.2015, www.arakarar.com/karar/danistay-5-daire-2023-4681-e-2025-13788-k-cdd4d93692b8