Danıştay · 5. Daire
Danıştay 5. Daire 2023/22450 E. 2025/15442 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 5. Daire
- Esas No
- 2023/22450
- Karar No
- 2025/15442
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2023/22450 Karar No : 2025/15442
TEMYİZ EDEN (DAVALILAR) : 1- ... Bakanlığı / ANKARA 2- ... Genel Müdürlüğü / ... VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Geçici 35/B maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin İçişleri Bakanlığının ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesin karar verilmesi istenilmektedir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma" suçlaması ile hakkında yürütülen ceza soruşturması sonucunda verilen kararda işaret edilen hususların yanı sıra, Mahkemece yapılan araştırmalar neticesinde de, davacının şüpheli konumunda yer aldığı soruşturma veya sanık konumunda yer aldığı kovuşturma bulunmadığının tespit edilmiş olması, muhtelif idarelere ve Cumhuriyet Başsavcılıklarına yapılan ara kararlarına tanınan süre içerisinde verilen cevabi yazılarda, davalı kanaatini destekler bir bilgi ve belgenin dosyamıza sunulamamış olması hususları birlikte göz önünde bulundurulduğunda, salt; FETÖ/PDY içerisinde faaliyet gösterdiğinden bahisle hakkında işlem yapılan kimselerle veya bölge talebe mesulü olduğu ileri sürülen bir kimse ile davacının telefon görüşme kaydı bulunuyor olmasının; başkaca somut, güncel ve teyit edilebilir herhangi bir bilgi ve belge ile desteklenmediği müddetçe "terör örgütüne mensubiyetin, irtibatın veya iltisakın" varlığı noktasında tek başına yeterli olamayacağı kanaatine varılmış olup, aksi kanaate istinaden davacının kamu görevini sonlandıran davaya konu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı, öte yandan, davacının hukuka aykırı olduğuna hükmedilen davaya konu işlem nedeniyle "yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının ayrı ayrı ödenmesi gereken tarihlerden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi" yönündeki talebinin de 2709 sayılı T.C. Anayasası'nın 125/son madde hükmü gereğince kabulüne karar verilmesi gerektiği izahtan vareste olduğu gerekçesiyle dava konusu işlemin iptali, bu işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının (her bir ay özelinde tahakkuk etmesi gereken tarihten, ödemenin gerçekleştirileceği tarihe kadar hesap edilip) işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idarelerce ödenmesine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu, kararın kaldırılmasını gerektirecek bir neden bulunmadığı belirtilerek istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu, dava konusu işlemin iptali yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurunun reddi yolundaki Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile İdare Dava Dairesi kararının eksik inceleme nedeniyle bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeyerek gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Davacı, Emniyet Genel Müdürlüğü Özel Harekat Dairesi Başkanlığında ... olarak görev yapmakta iken, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Geçici 35/B maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmıştır. Bunun üzerine, anılan işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır. Öte yandan, UYAP ortamında yapılan inceleme sonucu davacının ceza soruşturması sonucunda Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... tarih ve Soruşturma No:..., K:... sayılı kararıyla silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği görülmüştür.
İLGİLİ MEVZUAT: Türkiye'de 15 Temmuz 2016 gecesi, kendilerini “Yurtta Sulh Konseyi” olarak isimlendiren bir grup Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) mensubu tarafından, demokratik biçimde halk tarafından göreve getirilen Türkiye Büyük Millet Meclisini (TBMM), Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini ve Cumhurbaşkanı'nı devirmek ve anayasal düzeni ortadan kaldırmak amacıyla darbe teşebbüsünde bulunulmuş, bu teşebbüs Türk Milleti tarafından akamete uğratılmıştır.
Anayasa'nın olay tarihinde yürürlükte bulunan 118. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Milli Güvenlik Kurulu (MGK) tarafından 20/07/2016 tarihli toplantıda yapılan değerlendirmede, darbe teşebbüsünün TSK içindeki Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) mensupları tarafından başlatıldığı, bu örgütün kuruluş aşamasından itibaren etkisi altına aldığı eğitim kuruluşları, sivil toplum kuruluşları, medya kuruluşları, ticari kuruluşlar ve kamu görevlileri aracılığıyla Milleti ve Devleti kontrol altında tutmayı amaçladığı belirtilmiştir. MGK'nın anılan toplantısında "demokrasinin, hukuk devleti ilkesinin, vatandaşların hak ve özgürlüklerinin korunmasına yönelik tedbirlerin etkin bir şekilde uygulanabilmesi amacıyla" Hükûmete olağanüstü hâl ilan edilmesi tavsiyesinde bulunulması hususu kararlaştırılmıştır. Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu 20/07/2016 tarihinde, ülke genelinde 21/07/2016 Perşembe günü saat 01.00'den itibaren geçerli olmak üzere doksan gün süreyle olağanüstü hâl ilan edilmesine karar vermiştir. Anılan karar 21/07/2016 tarih ve 29777 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş ve aynı gün TBMM tarafından onaylanmıştır. Anayasa'nın olay tarihinde yürürlükte bulunan 121. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Cumhurbaşkanı’nın başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu tarafından, 23/07/2016 tarihli ve 29779 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 4. maddesinin 1. fıkrasında; "Terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen; a) 27/7/1967 tarihli ve 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanununa tabi personel, ilgili Kuvvet Komutanının teklifi, Genelkurmay Başkanının inhası, Milli Savunma Bakanının onayı ile kamu görevinden çıkarılır, ..." düzenlemesine yer verilmiştir. Anılan KHK 18/10/2016 tarihli ve 6749 sayılı Kanun'la değiştirilerek kabul edilmiş, bu kanun da 29/10/2016 tarih ve 29872 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Diğer yandan, olağanüstü hâlin sona erdirilmesinden sonra 31/07/2018 tarih ve 30495 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7145 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 26. maddesi ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye geçici 35. madde eklenmiştir. Anılan maddede, ''...B) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç yıl süreyle; terör örgütlerine veya Millî Güvenlik Kurulunca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen (Anayasa Mahkemesinin 30/06/2022 tarih ve E:2018/137, K:2022/86 sayılı kararıyla,"...üyeliği, mensubiyeti veya..." ibaresinin iptaline karar verilmiştir.) ;...1) 27/7/1967 tarihli ve 926 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanununa tabi personel Milli Savunma Bakanının onayı ile kamu görevinden çıkarılır.'' hükmü getirilmek suretiyle, 667 sayılı KHK'nın 4/1-(a) maddesiyle benzer düzenlemeye yer verilmiş, ayrıca aynı maddenin son fıkrasında, (A) ve (B) fıkraları uyarınca haklarında işlem tesis edilecek olanlara yedi günden az olmamak üzere ilgili kurum tarafından uygun vasıtalarla savunma hakkı verileceği belirtilmiştir. Daha sonra, 28/07/2021 tarihli ve 31551 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7333 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 23. maddesiyle, söz konusu Geçici 35. maddenin (B) fıkrasında yer alan “üç yıl” ibaresi “dört yıl” şeklinde değiştirilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Dosyanın incelenmesinden, İdare Mahkemesince, davacı hakkında silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... tarih ve Soruşturma No:..., K:... sayılı kararıyla kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, FETÖ/PDY içerisinde faaliyet gösterdiğinden bahisle hakkında işlem yapılan kimselerle veya bölge talebe mesulü olduğu ileri sürülen bir kimse ile davacının telefon görüşme kaydı bulunuyor olmasının; başkaca somut, güncel ve teyit edilebilir herhangi bir bilgi ve belge ile desteklenmediği müddetçe "terör örgütüne mensubiyetin, irtibatın veya iltisakın" varlığı noktasında tek başına yeterli olamayacağı kanaatine varılarak karar verildiği anlaşılmıştır. Bu durumda, Mahkemece, davacının mahrem imam ile hangi tarihlerde, ne kadar süreyle görüşme kaydı bulunduğuna ilişkin HTS kayıtları ile varsa Mahrem İmam M.K.'nın düzenlenen HTS analiz inceleme ve tespit raporunun getirtilerek incelenmesi, dolayısıyla yapılan görüşmelerin örgütsel amaçlı olup olmadığına ilişkin gerekli inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra karar verilmesi gerektiğinden, dava konusu işlemin iptali, bu işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının (her bir ay özelinde tahakkuk etmesi gereken tarihten, ödemenin gerçekleştirileceği tarihe kadar hesap edilip) işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idarelerce ödenmesine yönündeki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu kararda hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne; 2. Dava konusu işlemin iptali, bu işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idarelerce ödenmesine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 24/12/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.