Danıştay · 5. Daire
Danıştay 5. Daire 2023/2056 E. 2025/14968 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 5. Daire
- Esas No
- 2023/2056
- Karar No
- 2025/14968
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2023/2056 Karar No : 2025/14968
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı / ANKARA VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: 675 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yapılan başvurunun reddine dair ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; Davacı hakkında, FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yapılan soruşturma neticesinde İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... tarih ve Soruşturma No:..., Karar No:... sayılı kararıyla "Kovuşturmaya yer Olmadığı" kararı verildiği, bu kararın tek başına davacının kamu görevine iade sonucunu doğurmayacağı, Mahkemelerinin 08/04/2020 tarihli ara kararına davalı idare tarafından sunulan 05/05/2020 havale tarihli cevabi yazı ve ekleri ile yine davalı idarenin savunma dilekçesi ekinde Mahkemeye gönderilen belgelerin birlikte incelenmesinden davacı hakkında, FETÖ/PDY terör örgütü kapsamında İzmir Adli Yargı Komisyonu İlk derece Mahkemesi Adalet Komisyonu Başkanlığı, Komisyon Başkanı İ. K., üye Cumhuriyet Başsavcısı M. D. ve üye Hakim O. Y. tarafından teşekkül ettirilen soruşturma komisyonunca soruşturma yapıldığı ve bu soruşturma sonucunda düzenlendiği anlaşılan 22/09/2016 tarihli Soruşturma Raporu'nda davacı hakkında; "... ...'in FETÖ/PDY üyesi olduğu ve bilirkişilik yaptığı, eski Adalet Komisyonu Başkanı A. K. ile yakınlığı nedeniyle yüklü bilirkişi ücreti aldığı yönünde gizli tanık ifadeleri bulunduğu, adı geçenin FETÖ/PDY müzahir kurumlarından biri olan Gediz Üniversitesi Adalet Meslek Yüksek okulunda Uyap dersi vermek üzere eski Adalet komisyonu Başkanı A. K. tarafından özellikle görevledirildiği, bu doğrultuda eyleminin 668. Sayılı KHK'nın ek 4. maddesinin 8/ç fıkrası ile değişik 667 sayılı KHK'nin 4. maddesinin 1. Fıkrasının f bendi kapsamında davacının FETÖ/PDY ile ilişkili olduğu belirtilerek, davacının kamu görevinden çıkarılması gerektiği" şeklinde kanaat oluşturulduğu görüldüğü, FETÖ/PDY'ye ilişkin olarak Yargıtay ... Ceza Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği ... tarihli ve E:..., K:... sayılı kararında da belirtildiği üzere gizlilik, tedbir, mahrem yapılanma gibi örgütün sui generis yapısı gereğince bahse konu örgütle irtibatlı ve iltisaklı kişilerin tespiti bakımından tutanağa bağlanmış kurum kanaati, tanık beyanları ve sosyal çevre bilgilerinin en önemli delillerden olduğu hususu göz önüne alındığında; davacı hakkında kamu görevinden çıkarıldığı birimin üst düzey amirleri konumundaki ilgili Adalet Komisyonu Başkanı, Cumhuriyet Başsavcısı ve üye Hakim'in imzasıyla da tevsik edilerek oluşturulan üst amir/kurum kanaatinin ve mevzuat hükümlerinin bir bütün olarak değerlendirilmesi neticesinde davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakının bulunduğu, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve dilekçede ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dava dilekçesi ve istinaf dilekçesinde talep ettiği hususların ara kararı ile sorulmadığı, kendisinin Gediz Üniversitesine yapılan görevlendirmenin A. A. tarafından yapılmadığı, görevlendirilmeye ilişkin ıslak imzalı belgenin dosyaya eklenmesi gerektiği, A.A. isimli şahıs tarafından görevlendirilen kişinin M. F. S. olduğu ve isim yanlışlığı bulunduğu, bu hususun iftira olduğu, Gizli tanık "..."nin beyanının doğru olmadığı, bilirkişilere mahkemelerdeki görev yapan hakim ve savcıların dosyayı tevdi ettiği, sarf ücretlerinin Adalet Bakanlığı tarafından belirlendiği, bilirkişilik yaptığı süre zarfında A. A. tarafından görevlendirilme yapılmadığı, bilirkişilik yaptığı görevlendirilmelere ilişkin belgelerin temin edilmesi gerektiği ve bilirkişilik yaptığı dosyaların hiçbirinin özel yetkili mahkeme veya savcılık dosyası olmadığı, bahse konu iddiaya karşın yapılan soruşturmada takipsizlik kararı verildiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile İdare Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY ve İLGİLİ MEVZUAT: Türkiye'de 15 Temmuz 2016 gecesi, kendilerini “Yurtta Sulh Konseyi” olarak isimlendiren bir grup Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) mensubu tarafından, demokratik biçimde halk tarafından göreve getirilen Türkiye Büyük Millet Meclisini (TBMM), Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini ve Cumhurbaşkanı'nı devirmek ve anayasal düzeni ortadan kaldırmak amacıyla darbe teşebbüsünde bulunulmuş, bu teşebbüs Türk Milleti tarafından akamete uğratılmıştır. Anayasa'nın olay tarihinde yürürlükte bulunan 118. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Milli Güvenlik Kurulu (MGK) tarafından 20/07/2016 tarihli toplantıda yapılan değerlendirmede, darbe teşebbüsünün TSK içindeki Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) mensupları tarafından başlatıldığı, bu örgütün kuruluş aşamasından itibaren etkisi altına aldığı eğitim kuruluşları, sivil toplum kuruluşları, medya kuruluşları, ticari kuruluşlar ve kamu görevlileri aracılığıyla Milleti ve Devleti kontrol altında tutmayı amaçladığı belirtilmiştir. MGK'nın anılan toplantısında "demokrasinin, hukuk devleti ilkesinin, vatandaşların hak ve özgürlüklerinin korunmasına yönelik tedbirlerin etkin bir şekilde uygulanabilmesi amacıyla" Hükûmete olağanüstü hâl ilan edilmesi tavsiyesinde bulunulması hususu kararlaştırılmıştır. Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu 20/07/2016 tarihinde, ülke genelinde 21/07/2016 Perşembe günü saat 01.00'den itibaren geçerli olmak üzere doksan gün süreyle olağanüstü hâl ilan edilmesine karar vermiştir. Anılan karar 21/07/2016 tarih ve 29777 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş ve aynı gün TBMM tarafından onaylanmıştır. Olağanüstü hâl, daha sonrasında üçer aylık dönemler hâlinde Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu tarafından uzatılmış ve 18/07/2018 tarihinde kaldırılmıştır. 29/10/2016 tarih ve 29872 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 675 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin yayımı tarihinde yürürlüğe giren ''Kamu personeline ilişkin tedbirler'' başlıklı 1. maddesinde, "(1) Terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara (Anayasa Mahkemesinin 31/05/2023 tarihli ve E:2018/77, K:2023/105 sayılı kararıyla, 7082 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un 1. maddesinin 1. fıkrasının birinci cümlesinde yer alan "... üyeliği, mensubiyeti veya ..." ibaresinin iptaline karar verilmiştir.) iltisakı yahut bunlarla irtibatı olan ve ekli (1) sayılı listede yer alan kişiler kamu görevinden başka hiçbir işleme gerek kalmaksızın çıkarılmıştır. Bu kişilere ayrıca herhangi bir tebligat yapılmaz. Haklarında ayrıca özel kanun hükümlerine göre işlem tesis edilir." hükmüne yer verilmiştir. Davalı idare bünyesinde ... olarak görev yapmakta iken 675 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacının, kamu görevine iade edilmesi talebiyle Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvuru, ... tarih ve ... sayılı işlem ile reddedilmiştir. Bunun üzerine, anılan işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır. Diğer yandan, davacı hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yürütülen adli soruşturma sonucunda, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının ... tarih ve Sor. No:..., K:... sayılı kararı ile kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği ve anılan kararın 02/10/2017 tarihinde kesinleştiği görülmüştür.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: 675 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca terör örgütlerine veya MGK'ca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen kamu görevlilerinin, “meslekten veya kamu görevinden çıkarılmasına" ilişkin kararlar, adli suç veya disiplin suçu işlenmesi karşılığında uygulanan yaptırımlardan farklı olarak terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapıların kamu kurum ve kuruluşlarındaki varlığını ortadan kaldırmayı amaçlayan “olağanüstü tedbir" niteliğindedir. AİHM "demokratik bir devletin, memurlarından Anayasal prensiplere sadakat göstermesini isteme hakkı bulunduğunu" belirtmektedir (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: 55480/00 ve 59330/00, 27/07/2004, § 52; Volkmer/Almanya (k.k.), B. No: 39799/98, 22/11/2001; Petersen/Almanya, B. No: 39793/98, 22/11/2001). AİHM'e göre "kamu çalışanlarının devlete sadık kalmaları genel yararı korumakla ve güvence altına almakla yükümlü devlet otoriteleri ile çalışmalarının doğasında bulunan bir şarttır." (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: 55480/00 ve 59330/00, 27/07/2004, § 57; Žičkus/Litvanya, B. No: 26652/02, 07/04/2009, § 28). Terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapılara iltisak veya bunlarla irtibat, kamu görevlilerinin devlete sadakat yükümlülüğünü yitirildiğini ortaya koyan ve bahse konu olağanüstü tedbirin uygulanmasını gerektiren hâllerdir. Anayasa Mahkemesi 14/11/2019 tarih ve E:2018/89, K:2019/84 sayılı kararında iltisaklı kavramını ''kavuşan, bitişen, birleşen'', irtibatlı kavramını ise ''bağlantılı'' olarak tanımlamıştır. Bu kavramlar ile kişilerin cezai sorumluluğunu gerektiren örgüte üyelik ve mensubiyet kavramlarına nazaran terör örgütleri ile daha az yoğun ve atipik bir bağlantının vurgulandığı açıktır. Bu kapsamda kişilerin terör örgütleri ile irtibat ve iltisaklarının ortaya konulabilmesi için, örgütün amaçlarının gerçekleştirilmesi ya da örgütten yarar sağlamak maksadıyla gerek örgütten gelen talimatlar doğrultusunda gerekse inisiyatif alarak bulundukları hal ve hareketler neticesinde örgüte veya kendilerine yarar sağladıkları ya da örgüt ile amaç birliği veya sosyal birliktelik görünümü içinde oldukları yönünde kanaat oluşması yeterli olacaktır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesince hukuka uygun bulunan İdare Mahkemesi kararında, 22/09/2016 tarihli Soruşturma Rapor'unda; davacı hakkında, FETÖ/PDY üyesi olduğu ve bilirkişilik yaptığı, eski Adalet Komisyonu Başkanı A. A. ile yakınlığı nedeniyle yüklü bilirkişi ücreti aldığı yönünde gizli tanık ifadeleri bulunduğu, FETÖ/PDY müzahir kurumlardan biri olan Gediz Üniversitesi Adalet Meslek Yüksek Okulun'da Uyap dersi vermek üzere eski Adalet Komisyonu Başkanı A. A. tarafından özellikle görevlendirildiği tespitlerine yer verilmiştir. Dosyanın incelenmesinden; davacı hakkında "silahlı terör örgütüne üye olma" suçundan yapılan soruşturmada; İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... tarih ve Soruşturma No:..., K:... sayılı kovuşturmaya yer olmadığı kararında "... gizli Tanık Koruma kapsamında '...' kod adıyla dinlenilen tanık ifadesinde, ...'in, A.A.'nın komisyon başkanlığı yaptığı dönemde olağanın dışında görevlendirme yapılarak bilirkişi ücreti aldığını bunu örgüt üyesi olması sebebiyle sağladığını beyan etmiş. İdare işler Müdürlüğünden getirilen kayıtlardan şüpheli ...'in bilirkişi olarak 2012 yılında 16.902-TL, 2013 yılında 15.356-TL, 2014 yılında 12.372-TL, 2015 yılında 9.159-TL, 2016 yılında 2.838-TL, ücrete hak kazandığı görülmüş, bu miktarların atılı suça delil olamayacağı değerlendirilmiştir..." tespitine yer verildiği, ayrıca davacının FETÖ/PDY terör örgütüne müzahir kurum olan Gediz Üniversitesi Adalet Meslek Yüksek Okulun'da Uyap dersi vermek üzere ... tarih ve ... sayılı işlem ile anılan tarihte Adalet Komisyonu Başkanı olarak görev yapan İ.K. tarafından görevlendirildiği görüldüğünden yukarıda yer verilen gizli tanık beyanının ve bu beyana dayalı kurum kanaatinin aleyhe hükme esas alınmasının hukuka aykırı olduğu anlaşılmıştır. Bununla birlikte, Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesi ve İdare Mahkemesi tarafından, davacının örgütle irtibat ve iltisakına ilişkin tespitlerin yer alabileceği ilgili kurum ve kuruluşlardan ara kararlar yapılmak suretiyle bilgi belge istenildiği, ara kararlara cevaben sunulan bilgi ve belgelerden davacı hakkında FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile irtibatı veya iltisakı bulunduğuna ilişkin başkaca bir tespitin bulunmadığı anlaşılmıştır. Bu durumda, dava konusu işlemde yer verilen tespitlerin, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak veya irtibatını gösterecek yeterlilikte olmadığı ve davacının örgütle iltisak veya irtibatını gösterecek başkaca herhangi bir bilgi veya belgenin de dosyaya sunulmadığı anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka uyarlık; davanın reddi yönünde verilen İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne, 2. Davanın reddine ilişkin ... İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 17/12/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.