Danıştay · 4. Daire
Danıştay 4. Daire 2024/1521 E. 2025/7138 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 4. Daire
- Esas No
- 2024/1521
- Karar No
- 2025/7138
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2024/1521 Karar No : 2025/7138
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Antalya İli, Gazipaşa İlçesi, ... Mahallesi, ... mevkii, mülkiyeti davacıya ait ... ada, 2 parsel sayılı taşınmaz ile Antalya İli, Gazipaşa İlçesi, ... Mahallesi, Selinus Antik Kenti III. Derece Arkeolojik ve Doğal Sit alanında kalan mülkiyeti hazineye ait ... ada, ... parsel sayılı taşınmaz üzerindeki davacıya ait turizm tesisinin bulunduğu alanın; I. ve III. Arkeolojik Sit Alanı olarak tescil edilen alanın yeniden belirlenmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Taşınmaz Kültür ve Tabiat Varlıkları Yüksek Kurulu kararının, Selinus Antik Kenti ve Su Kemerleri I. ve III. Derece Arkeolojik Sit Alanları sınırlarının sayısallaştırılarak güncellenmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Antalya Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu kararı ile Selinus Antik Kenti ve Su Kemerleri I. ve III. Derece Arkeolojik Sit Alanlarına yönelik sit fişinin uygun bulunmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı Antalya Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu kararının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; uyuşmazlığın çözümü amacıyla arkeolog, sanat tarihçisi ve şehir plancısından oluşan bilirkişi heyetiyle yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen bilirkişi raporu hükme esas alınarak, davacının plaj işletmesinin bulunduğu parsel üzerinde ve yakın çevresinin büyük bölümünün kumsal olduğu, arazi üzerinde 2863 sayılı Kanun kapsamına giren kalıntı veya buluntu şeklinde herhangi bir kültür varlığına rastlanılmadığı, büyük kısmı kumluk olan parselin doğal kumsal alanı dışında anıtsal nitelikte korunması gerekli herhangi bir tabiat varlığına da rastlanılmadığı, bölgenin arkeolojik sit olma karakterini ortaya koyacak herhangi bir bulguya veya buna ilişkin veriye rastlanılmadığı, parselin doğal sit alanında kalan benzer statüdeki yerler ile aynı özellik ve kullanım ile floraya sahip olduğu anlaşıldığından, III. derece arkeolojik sit alanı olarak belirlenmesine dair ilişkin Antalya Taşınmaz Kültür ve Tabiat Varlıkları Yüksek Kurulu kararı ile davacıya ait işletmenin arkeolojik sit alanı içerisinde kalan kısmına yönelik Antalya Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun ... tarih ve ... sayılı sit sınırı güncelleme kararı ile sit fişinin uygun bulunmasına ilişkin aynı kurulun ... gün ve ... sayılı kararında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle, hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İdare Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, dava konusu taşınmazın da yer aldığı Selınus Antik Kenti arkeolojik sit alanının ilk olarak 1979 tarih li karar ile tescil edildiği, 2043 sayılı kararla sınırların gücellendiği, 1458 sayılı kararla koruma amaçlı imar planlarının uygun bulunduğu, dolayısıyla hem sit alanı ilanı hem de koruma amaçlı imar planı sürecinde dava konusu parsele herhangi bir itirazda bulunulmadığı, Selinus Antik Kenti I. derece arkeolojik sit alanını çevreleyen yapılaşma koşulları Koruma Bölge Kurulunca uygun bulunmuş koruma amaçlı imar planına göre yürütülmesi gereken III. derece arkeolojik sit alanında yer almasına rağmen bilirkişilerce taşınmazın III. derece arkeolojik sit olma karakterini yansıtacak herhangi bir bulguya rastlanılmadığı iddiasının bilimsel temelinin bulunmadığı, bu yönüyle sit kararlarının yeni olmadığı, dolayısıyla davanın süresinde de açılmadığı, ayrıca taşınmazın mülkiyetinin hazineye ait olması ve davacının taşınmazda hukuka aykırı şekilde işgalci konumunda olduğu, dolayısıyla dava konusu işlemlerin iptali istemiyle davanın açılmasında meşru ve haklı bir menfaatinin bulunmadığından davanın ehliyet yönünden reddi gerektiği, taşınmazın III. derece arkeolojik sit alanı özelliği taşımadığı yönündeki değerlendirmenin sit bütünlüğünün bozulmasına sebebiyet veren bir karar olduğu ileri sürülerek, dava konusu işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine dair İdare Dava Dairesi kararının bozulması istenilmeketdir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, taşınmazın III. derece arkeolojik sit alanı özelliği taşımadığının bilirkişi raporuyla ortaya konulduğu, taşınmazların sit bütünlüğünü bozacak durumda olmadığını, kendi mülkiyetindeki taşınmazı ile ecrimisil ilişkisi ile maliye hazinesi ait kullandığı taşınmazı da içine alan saha nedeniyle davayı açmakta menfaatinin bulunduğu belirtilerek, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY: Antalya İli, Gazipaşa İlçesi, Selinus Antik Kentine ilişkin ... tarih ve ... sayılı kararı ile Gayrimenkul Eski Eserler ve Anıtlar Yüksek Kurulunun I., II. ve III. Derece Arkeolojik Sit Alanı olarak tescil edilmiş, ... tarih ve ... sayılı Antalya Taşınmaz Kültür ve Tabiat Varlıkları Yüksek Kurulu kararı ile sit sınırları yeniden belirlenmiştir. ... tarih ve ... sayılı Antalya Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu kararı ile Selinus Antik Kenti ve Su Kemerleri I. ve III. Derece Arkeolojik Sit Alanları sınırlarının sayısallaştırılarak güncellenmesine karar verilmiştir. Sonrasında ... tarih ve ... sayılı Antalya Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu kararı ile; Selinus Antik Kenti ve Su Kemerleri I. ve III. Derece Arkeolojik Sit Alanlarına yönelik sit fişinin uygun bulunmasına karar verilmiştir. Diğer taraftan, ... tarih ve ... sayılı Antalya Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu kararı ile; Antalya İli, Gazipaşa İlçesi, ... Mahallesi, Selinus Antik Kenti III. Derece Arkeolojik ve Doğal Sit alanında kalan mülkiyeti hazineye ait ... ada, ... parsel ve ... ada, ... parsel sayılı taşınmazların kesiştiği bölgede sahil ile toprak yolun arasının iş makinesiyle kapatıldığı, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazda kalan toprak alanda tesviye yapıldığı, 197 ada, 103 parsel sayılı taşınmazda yer alan işletme tarafından izinsiz olarak demir konstrüksiyon ahşap kaplamalı prefabrik mutfak mekanı ve çardak, soyunma kabini, duş alma yeri ile ahşap ve demir konstrüksiyonlu üzeri hasır kaplamalı gölgelik yapılarak servis alanı oluşturulduğu anlaşıldığından, izinsiz uygulamaların belediyesince kaldırılarak alanın rehabilite edilmesine karar verilmiştir. Bunun üzerine, ... tarih ve ... sayılı Antalya Taşınmaz Kültür ve Tabiat Varlıkları Yüksek Kurulu kararının, ... tarih ve ... sayılı Antalya Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu kararının ve ... tarih ve ... sayılı Antalya Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu kararının iptali istenilmiştir.
İLGİLİ MEVZUAT: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde; iptal davaları idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebeb, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan davalar olarak tanımlandıktan sonra aynı Kanun'un ilk inceleme konularının belirlendiği 14. maddesinin 3/c bendinde; dava dilekçesinin ehliyet yönünden inceleneceği, ve Kanunun 15. maddesinin 1/b bendinde ise; bu hususta kanuna aykırılık görülmesi halinde davanın reddedileceği hükme bağlanmıştır.
HUKUKİ DEĞELENDİRME: İdari işlemlerin hukuka uygunluğunun yargı yoluyla denetimini amaçlayan iptal davasının görüşülebilmesinin ön koşullardan birisi olan "dava açma ehliyeti", her idari işleme karşı herkes tarafından iptal davası açılmasının idare ile işlemlerinde istikrarsızlığa neden olmaması ve idarenin işleyişinin bu yüzden olumsuz etkilenmemesi için, dava konusu edilecek işlem ile dava açacak kişi arasında belli ölçütler içinde menfaat ilişkisinin varlığını ifade etmektedir. Her olay ve davada, idari işlem ile dava açacak kişi arasında öngörülen subjektif ehliyet koşulu olarak menfaat ihlalinin kişisel, meşru ve güncel bir menfaat olması ölçütleri ekseninde yargı mercilerince iptal davasına konu işlemin niteliğine göre değerlendirilerek takdir edilecektir. Dosyanın incelenmesinden; davacı tarafından Antalya İli, Gazipaşa İlçesi, ... Mahallesi, ... mevkii, (mülkiyeti davacıya ait olduğu ileri sürülen) ... ada, ... parsel sayılı taşınmaz ile Antalya İli, Gazipaşa İlçesi, ... Mahallesi, Selinus Antik Kenti III. Derece Arkeolojik ve Doğal Sit alanında kalan mülkiyeti hazineye ait ... ada, ... parsel sayılı taşınmaz üzerindeki davacıya ait turizm tesisi nedeniyle ... tarih ve ... sayılı Antalya Taşınmaz Kültür ve Tabiat Varlıkları Yüksek Kurulu kararının, ... tarih ve ... sayılı Antalya Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu kararının ve ... tarih ve ... sayılı Antalya Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu kararının iptali istenilmiş ise de, davacıya ait turizm tesisinin mülkiyeti hazineye ait ... ada, ... parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunduğuna kuşku bulunmamakta olup, İdare Mahkemesince de bilirkişilere yöneltilen soruda "turizm tesisinin" bulunduğu alanın sit alanı olarak belirlenmesinin uygun olup olmadığının sorulduğu, bir başka ifadeyle, incelemenin mülkiyeti hazineye ait ... ada, ... parsel sayılı taşınmaz yönünden yapılmasının istenildiği, nitekim idare Mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunda da; ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın büyük bölümünün kumsal olduğu, kuzeydoğu kenarının orta kısmının ağaç ve çalılık olduğu, ağaçların altında büfe, duş, soyunma kabinlerinin oturma alanlarının bulunduğu, plaj işletmesi şeklinde kullanıldığı, parsel üzerinde yapılan ayrıntılı gözlem, yüzey araştırmaları, tespit ve incelemeler neticesinde arazi üzerinde 2863 sayılı Kanun kapsamına giren kalıntı veya buluntu şeklinde herhangi bir Kültür Varlığına rastlanmadığı, büyük kısmı kumluk olan parselin doğal kumsal alanı dışında anıtsal nitelikte korunması gerekli herhangi bir tabiat varlığına da rastlanmadığı, dolayısıyla arkeolojik sit alanı kalan kısmında herhangi bir bulguya rastlanılmadığı, dava konusu parsel ve parselin kara tarafındaki muz bahçeleri ve seralar şeklinde tarımsal amaçlı olarak kullanılan alanda yapılan incelemede de alanın 3.derece arkeolojik sit olma karakterini ortaya koyacak herhangi bir veriye rastlanmadığı, parselin Kahyalar kıyı bandı üzerinde benzer statüdeki yerler ile aynı özellik ve kullanım ile floraya sahip olduğu tespit edildiğinden parselin doğal sit alanı olarak değerlendirilmesinin uygun olduğu, uzun yıllardır plaj işletmesi şeklinde hizmet verilen kısmın yine Kahyalar kıyı bandı üzerinde benzer kullanımların olduğu veya kullanımlara izin verilen Doğal Sit Alanı olarak belirlenen alanlar ile aynı özelliklere sahip olduğundan alanın benzer statüde doğal sit alanı kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, yönünde tespit ve değerlendirmelerde bulunulduğu anlaşılmaktadır. Uyuşmazlıkta; mülkiyeti hazineye ait ... ada, ... parsel sayılı taşınmaz üzerindeki davacı tarafından işletilen turizm tesisi nedeniyle adına ecrimisil ihbarnamesi düzenlenen, dolayısıyla işgalci konumunda olan davacının hukuken korunabilir meşru, kişisel ve güncel bir menfaatinin etkilenmediği, dolayısıyla anılan taşınmaz yönünden menfaat ilişkisinin bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Diğer taraftan, gerek dava konusu işlemlerde, gerekse bilirkişi raporunda ... ada, ... parsel sayılı taşınmazla ilgili ayrıca ve açıkça bir bilgi bulunmasa da, dava dilekçesinde söz konusu taşınmazın Selinus Antik Kenti III. Derece Arkeolojik Sit Alanında kaldığı ileri sürüldüğünden, anılan taşınmazın davacının mülkiyetinde olup olmadığının ve dava konusu işlemlere konu Selinus Antik Kenti I. ve III. Derece Arkeolojik Sit Alanında kalıp kalmadığının araştırılarak, davacının mülkiyetinde olmadığı veya mülkiyetinde olsa bile taşınmazın dava konusu işlemlere konu Selinus Antik Kenti I. ve III. Derece Arkeolojik Sit Alanında kalmadığının anlaşılması halinde, davacının dava açma ehliyetinin bulunup bulunmadığı yönünden değerlendirme yapılması; anılan taşınmazın davacının mülkiyetinde olduğunun ve Selinus Antik Kenti I. ve III. Derece Arkeolojik Sit Alanında kaldığının anlaşılması halinde ise bu taşınmazın arkeolojik sit alanı içinde kalmasının uygun olup olmadığı yönünden inceleme yapılması gerekmektedir. Bu itibarla, ihtilafa konu taşınmazlarla ilgili olarak öncelikle davacının dava açma ehliyetinin bulunup bulunmadığı değerlendirilmeksizin, işin esasının incelenmek suretiyle davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine dair temyize konu İdare Dava Dairesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz isteminin kabulüne, 2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının Üye ...'in karşı oyu ve oyçokluğuyla BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 30/12/2025 tarihinde kesin olarak karar verildi.
(X) KARŞI OY : Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği oyu ile çoğunluk kararına katılmıyorum.