Danıştay · 4. Daire
Danıştay 4. Daire 2024/687 E. 2025/6676 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 4. Daire
- Esas No
- 2024/687
- Karar No
- 2025/6676
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2024/687 Karar No : 2025/6676
DAVACI : ... Limited Şirketi VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ...
DAVANIN_KONUSU :28/12/2023 tarih ve 32413 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Konutların Turizm Amaçlı Kiralanması Faaliyetlerinin Düzenlenmesine İlişkin Yönetmelik'in 2. maddesinin 2. cümlesindeki "konutların niteliklerine" ibaresinin, 4. maddesinin (ğ) fıkrasındaki "yüksek nitelikli konutta" ibaresinin ve 4. maddesinin (ı) fıkrasındaki "yönetim işletmesi muvafakati ile yüksek nitelikli konutta bulunan" ibaresinin iptali istenilmektedir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Davanın ehliyet yönünden reddi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI : ... DÜŞÜNCESİ : Dava 28.12.2023 tarihli, 32413 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Konutların Turizm Amaçlı Kiralanması Faaliyetlerinin Düzenlenmesine İlişkin Yönetmeliğin 2. maddesindeki “konutların niteliklerine”, 4. maddesinin (ğ) fıkrasındaki “yüksek nitelikli konuttta” ve aynı maddesinin (ı) fıkrasındaki “yönetim işletmesi muvafakati ile yüksek nitelikli konutta bulunan” ibarelerinin iptali istemiyle açılmıştır. 7464 sayılı Konutların Turizm Amaçlı Kiralanmasına ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 2. maddesinde, izin belgesi; kiraya verenin konutunu gerçek veya tüzel kişilere en fazla yüz gün süreyle kiralamasına izin verilmesi amacıyla düzenlenen turizm amaçlı kiralama izin belgesi, izin belgesi sahibi; adına izin belgesi düzenlenerek konutu kiraya veren kişi, kiraya veren; konutun mülkiyetine sahip olan veya konutu intifa hakkı ya da üst hakkı tesis edilmek suretiyle tasarrufunda bulunduran gerçek veya tüzel kişi olarak tanımlanmış, 3. maddesinin 5. fıkrasında, "İzin belgesini alma yükümlülüğü kiraya verene aittir. Kiraya veren haricinde turizm amaçlı kiralama faaliyetinin yürütülmesi halinde bu kiralamalar, münhasıran 14/9/1972 tarihli ve 1618 sayılı Seyahat Acentaları ve Seyahat Acentaları Birliği Kanunu uyarınca belgelendirilmiş (A) grubu seyahat acentaları aracılığıyla yapılabilir." hükmü, 8. fıkrasında, "Turizm amaçlı kiralama izin belgesi verilen konutlar hakkında 26/6/1973 tarihli ve 1774 sayılı Kimlik Bildirme Kanunu hükümleri uygulanır. 1774 sayılı Kanun kapsamında bildirim yükümlülüğü konusunda izin belgesi sahibi sorumlu kişi kabul edilir." hükmü, 10. fıkrasında, 23/6/1965 tarihli ve 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanununun 28 inci maddesi uyarınca düzenlenen yönetim planında kısa süreli kiralama faaliyetine izin verildiğine dair hüküm bulunan; resepsiyon, güvenlik ve günlük temizlik servisi mekânlarının bulunduğu; sağlık hizmetleri, kuru temizleme, çamaşırhane, taşıma, yemek ve alışveriş servisi hizmetleri ile spor salonu ve yüzme havuzu gibi hizmetlerin verilebildiği birden fazla bağımsız bölümü ihtiva eden yüksek nitelikli konutlara, üçüncü ve dördüncü fıkralardaki şartlar aranmaksızın izin belgesi düzenlenebilir. Yüksek nitelikli konutların kiralama faaliyetleri konut işletmesi eliyle de yapılabilir. Bu durumda izin belgesi konut işletmesini yapan şirket adına düzenlenir. Bu şekilde yapılan kiralama faaliyeti, yedinci fıkranın kapsamı dışındadır." hükmü yer almıştır. Kanun'un 4. maddesinde de Kanun'daki hükümlere uyulmaması halinde uygulanacak idari yaptırımlar düzenlenmiştir. 1618 sayılı Seyahat Acentaları ve Seyehat Acentaları Birliği Kanunun 1. maddesinde, seyahat acentası; kâr amacı ile turistlere turizm ile ilgili bilgiler vermeye, paket turları ve turları oluşturmaya, turizm amaçlı konaklama, ulaştırma, gezi, spor ve eğlence hizmetlerini görmeye yetkili olan, oluşturduğu ürünü kendi veya diğer seyahat acentaları vasıtası ile pazarlayabilen ticarî kuruluş olarak tanımlanmıştır. Dava konusu Yönetmeliğin 2. maddesinde, "Bu Yönetmelik; konutların yerli veya yabancı kişilere tek seferde yüz gün veya yüz günden daha kısa süreyle turizm amaçlı kiralanmasına, izin belgesi başvurularında uygulanacak işlemlere, konutların niteliklerine, izin belgesi sahiplerinin uymak zorunda oldukları hükümlere ve kullanıcı ile izin belgesi sahibinin karşılıklı hak ve yükümlülüklerine ilişkin hükümleri kapsar." kuralı yer almış, 4. maddesinde, izin belgesinin; kiraya verenin konutunu gerçek veya tüzel kişilere tek seferde yüz gün veya yüz günden daha kısa süreyle kiralamasına izin verilmesi amacıyla düzenlenen turizm amaçlı kiralama izin belgesi, izin belgesi sahibinin; adına izin belgesi düzenlenerek konutu kiraya veren kişi, kiraya veren; konutun mülkiyetine sahip olan veya konutu intifa hakkı ya da üst hakkı tesis edilmek suretiyle tasarrufunda bulunduran gerçek veya tüzel kişi, konutun; tapu sicilinde konut amaçlı kayıtlı olan veya üzerinde konut amaçlı kat irtifakı ya da kat mülkiyeti bulunan her türlü bağımsız bölüm olduğu belirtilmiş, anılan maddenin (ğ) bendinde, konut işletmesi; yüksek nitelikli konutta, adına belge düzenlenebilecek yönetim işletmesi ya da pazarlama işletmesi, (ı) bendinde, pazarlama işletmesi; kiraya veren ve yönetim işletmesi muvafakati ile yüksek nitelikli konutta bulunan bağımsız bölümlerin tamamını ya da bir kısmını pazarlama yetkisi bulunan ve seyahat acentası işletme belgesine sahip ticari işletme, (k) bendinde, yönetim işletmesi; yüksek nitelikli konutta, yönetim planında verilen yetkiye dayanılarak, resepsiyon, güvenlik ve temizlik hizmetlerine ilave olarak kuru temizleme, çamaşırhane, taşıma, yemek ve alışveriş servisi hizmetleri ile spor salonu ve yüzme havuzu gibi hizmetleri sunan veya sunulmasını sağlayan ticari işletme, yüksek nitelikli konut (rezidans); 3/7/2017 tarihli ve 30113 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinde tanımlanan ve aynı Yönetmeliğin 19 uncu maddesinde belirtilen yerlerde yapılabilen, en az konut şartlarını sağlayan; resepsiyon, güvenlik ve günlük temizlik servisi mekânlarının bulunduğu, sağlık hizmetleri, kuru temizleme, çamaşırhane, taşıma, yemek ve alışveriş servisi hizmetleri ile spor salonu ve yüzme havuzu gibi hizmetlerin en az ikisinin verilebildiği birden fazla bağımsız bölümü ihtiva eden konut binaları olarak tanımlanmıştır. Davacı, (A) grubu seyahat belgesine sahip acente olarak 7464 sayılı Kanun uyarınca konutlarda turizm amaçlı kiralama yapabilmesinin önünde bir engel bulunmadığı, Kanun'a aykırı olarak, dava konusu Yönetmelik ile yalnızca yüksek nitelikli konutlarda 7464 sayılı Kanuna göre turizm amaçlı kiralama yapılabileceklerinin kurala bağlanmış olduğu, seyahat acentelerine pazarlama işletmesi tanımı altında yer verildiği ve yüksek nitelikli konutlarda ayrıca yönetim işlenmesinin muvafakatinin arandığı, yüksek nitelikli konutlara ve işletmelerine üstünlük sağlandığını ileri sürmektedir. 7464 sayılı Kanunda, izin belgesi alınmadan turizm amaçlı kiralama yapılamayacağı, izin belgesinin kiraya verenin konutunu gerçek veya tüzel kişilere en fazla yüz gün süreyle kiralamasına izin verilmesi amacıyla düzenlenen turizm amaçlı kiralama izin belgesi olduğu ve izin belgesini alma yükümlülüğünün kiraya verene ait bulunduğu hükme bağlanmış, 1618 sayılı Kanunda da, seyahat acentesinin turizm amaçlı kiralama faaliyetinin yürütülmesine ilişkin kiralamaları münhasıran (A) grubu seyahat acentaları aracılığıyla yapılabileceği düzenlenmiştir. Dolayısıyla, (A) grubu seyahat acenteleri, 7464 sayılı Kanunda belirtilen sorumlulukları yerine getirmek suretiyle kiraya verme yetkisi olan kişiden muvafakat ve izin belgesi alarak turizm amaçlı kiralama faaliyetini yürütebilecektir. 7464 sayılı Kanunda, yüksek nitelikli konutların turizm amaçlı kiralanmasının, kat mülkiyeti sahipleri dışında konut işletmesi tarafından da yapılabileceği hükme bağlandığından, konut işletmeleri anılan Kanun uyarınca turizm amaçlı kiralama yapabileceği gibi muvafakat vererek bu faaliyetin bir acente aracılığı ile yapılmasını da isteyebileceklerdir. Kanun'da geçen konut işletmesini tanımlayan uygulama Yönetmeliğinde; konut işletmesinin adına belge düzenlenebilecek yönetim işletmesi ya da pazarlama işletmesi olduğu, yönetim işletmesinin ise yönetim planında verilen yetkiye dayanılarak, resepsiyon, güvenlik ve temizlik hizmetlerine ilave olarak kuru temizleme, çamaşırhane, taşıma, yemek ve alışveriş servisi hizmetleri ile spor salonu ve yüzme havuzu gibi hizmetleri sunan veya sunulmasını sağlayan ticari işletme olduğu belirtilmiş, pazarlama işletmesinin de kiraya veren ve yönetim işletmesi muvafakati ile bağımsız bölümlerin tamamını ya da bir kısmını pazarlama yetkisi bulunan ve seyahat acentası işletme belgesine sahip ticari işletme olduğu belirtilmiştir. Anılan kuralların değerlendirilmesinden, yönetim işletmesinin bir konut işletmesi olduğu, yüksek nitelikli konutlarda yerine getirilmesi gereken hizmetleri kendisi yerine getirebileceği gibi bir pazarlama şirketine yetki vererek bu hizmetlerin yerine getirilmesini isteyebileceği, bir konut işletmecisi olarak yüksek nitelikli konutta 7464 sayılı Kanun uyarınca turizm amaçlı kiralama yapabileceği, yine bu işin yapılması faaliyetini (A) grubu seyahat acentelerine devredebileceği, yüksek nitelikteki konutlara ilişkin hizmetlerin bir pazarlama şirketi tarafından yerine getirilmesi konusunda ayrı bir irade de ortaya koymuş ise (A) grubu seyahat acentesinin anılan pazarlama şirketinin muvafakatini alması gerektiği, ayrıca yönetim işletmesinin, yüksek nitelikteki konutlarda yerine getirilmesi gereken hizmetler ile turizm amaçla kiralama faaliyetlerine ilişkin işlerin birlikte yapılması için (A) grubu seyahat acentesi belgesi olan bir pazarlama şirketiyle de anlaşabileceği sonucuna ulaşılmaktadır. Bu durumda, (A) grubu seyahat acentelerinin, yüksek nitelikli olan ve olmayan konutlarda muvafakat alarak 7464 sayılı Kanun kapsamında turizm faaliyetinde bulunmasının önünde bir engel olmadığı, yüksek nitelikli konutlarda konut işleticisi olarak yetkili olan yönetim işletmesinin, 7464 sayılı Kanun uyarınca yapılacak turizm faaliyetinin seyehat acenteleri aracılığı ile yapılmasını istemesi halinde seyahat acentesinin zaten yönetim işletmesinin onayını almış olacağı, yönetim işletmesinin yüksek nitelikteki konutlarda yerine getirilmesi gereken hizmetleri başka bir şirkete devretmesi durumunda anılan şirketten (pazarlama şirketinden) de muvafakat almasının hizmetin yerine getirilmesi açısından gerekli olduğu, yönetim işletmesinin, kiralama ve diğer hizmetlerin görülmesi faaliyetlerini (A) grubu seyahat acentesi belgesi olan tek bir şirketten de isteyebileceğinden Yönetmelik kurallarında üst normlara aykırılık bulunmamıştır. Açıklanan nedenlerle davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dava dilekçesi 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, idari işlemler hakkında; yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan davalar, "iptal davaları" olarak tanımlandıktan sonra, ilk inceleme konularının belirlendiği 14. maddesinin 3/c bendinde dava dilekçesinin ehliyet yönünden de inceleneceği, 15. maddesinin 1/b bendinde ise, bu hususta kanuna aykırılık görülmesi hâlinde davanın reddedileceği kurala bağlanmıştır. Dava konusu edilecek işlem ile dava açacak kişi arasında belli ölçüler içinde menfaat ilişkisi bulunmasını öngören yasa koyucu, iptal davaları için "menfaat ihlali"ni subjektif ehliyet koşulu olarak aramıştır. Dosyanın incelenmesinden; davacı şirket tarafından, 7464 sayılı Kanunun 3.maddesinin 5.fıkrasında belirtilen "(A) grubu seyahat acentası" olarak faaliyet gösterildiğinden bahisle yüksek nitelikli konutlar haricinde turizm amaçlı kiralama yapabilme hakkının dava konusu düzenlemeler ile kısıtlandığının ileri sürüldüğü görüldüğünden, Dairemizin 03/04/2024 tarihli ara kararı ile davacı taraftan Türkiye Seyahat Acentaları Birliğine kayıtlı (A) grubu Seyahat Acentası olduğunu gösterir belgenin bir örneğinin istenilmesine ve ara karar gereğinin yerine getirilmemesi durumunda dosyadaki bilgi ve belgelere göre karar verileceğine ilişkin uyarı yapılarak karar verilmiş, davacı tarafından ara kararına cevaben verilen 28/05/2024 tarihli dilekçede ise; söz konusu acentanın dava dışı başka bir şirketten devralındığını, acenta belgesinin basım işlerinin devam ettiği, basım işleri tamamlandığında dosyaya sunulacağının belirtildiği anlaşılmıştır. Bu durumda, dava konusu Konutların Turizm Amaçlı Kiralanması Faaliyetlerinin Düzenlenmesine İlişkin Yönetmeliğin 2.maddesinde belirtilen "konutların niteliklerine", 4/1-(ğ) maddesindeki "yüksek nitelikli konutta" ibaresi ile 4/1-(ı) maddesindeki "yönetim işletmesi muvafakati ile yüksek nitelikli konutta bulunan" ibarelerinin yer aldığı bu Yönetmeliğin amacının, konutların tek seferde yüz gün veya yüz günden daha kısa süreyle turizm amaçlı kiralanmasına ilişkin usul ve esasların düzenlenmesi olduğu; davacı şirketin ise turizm amaçlı kiralama faaliyeti yürüten Seyahat Acentası olduğuna ilişkin bilgi ve belgeleri dosyaya ibraz edemediği dikkate alındığında, dava konusu düzenlemelerin, davacı şirketin hak ve menfaatlerini etkilememesi nedeniyle dava açma ehliyeti bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. DAVANIN EHLİYET YÖNÜNDEN REDDİNE, 2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ...-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ...-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, 4. Posta giderleri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine, 5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen otuz (30) gün içinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere, 16/12/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.