Danıştay · 4. Daire
Danıştay 4. Daire 2025/1075 E. 2025/7026 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 4. Daire
- Esas No
- 2025/1075
- Karar No
- 2025/7026
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2025/1075 Karar No : 2025/7026
TEMYİZ EDEN TARAFLAR : 1- (DAVALI) ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... 2- (DAVACI) ... VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi... İdare Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: İstanbul ili, Üsküdar ilçesi, ... Mahallesi, ... Sokak, No:... adresinde, ... ada, ... sayılı parseldeki taşınmaz üzerinde yer alan yapıda, ruhsat ve eki onaylı mimari projesine aykırı imalatlarda bulunulduğu yönündeki tespitleri içeren...tarih ve ... numaralı yapı tatil tutanağına dayanılarak ruhsata aykırı imalatların 2960 sayılı Boğaziçi Kanunu'nun 13. maddesi hükmü uyarınca yıkımına ilişkin ... tarih ve ...sayılı Encümen Kararı ile davacıya 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 42. maddesi hükmü uyarınca 330.919,24-TL para cezası verilmesine ilişkin alınan ... tarih ve ... sayılı Encümen Kararının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dava konusu işlemlerin dayanağı olan yapı tatil tutanağının iptali istemiyle açılan davada Mahkemelerinin E:... sayılı dosyasına sunulan bilirkişi raporu ve ek bilirkişi raporundaki değerlendirilmelerden bahisle, dava konusu işlemlerden yıkıma ilişkin encümen kararı yönünden, "Dava dosyasında yer alan bilgi ve belgeler ile bilirkişi raporlarında yer verilen tespitler doğrultusunda yapılan değerlendirme neticesinde, imalatın 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 5. maddesi hükmünde tanımlanan yapı niteliğini taşıdığı ve ruhsat gerektirdiği, ancak İmar Mevzuatı çerçevesinde ruhsata bağlanması imkanının bulunmaması nedeniyle 2960 sayılı Boğaziçi Kanunu'nun 13. maddesi hükmü uyarınca, tespit edilen aykırılıkların yıkılması gerektiğine ilişkin tesis olunan davaya konu işlemde hukuka aykırılık görülmediği", dava konusu işlemlerden para cezası verilmesine ilişkin encümen kararı yönünden, "Aykırılıkların davacı tarafından gerçekleştirildiğinin hiçbir şüpheye yol açmayacak şekilde ortaya konulması karşısında, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 5. maddesi hükmü ile tanımlanan yapı niteliğini taşıyan ve bu yönüyle de Yapı Kullanma İzin Belgesi alınmış olmakla birlikte, ruhsat alınmaksızın yeni inşai faaliyete konu edilmesi, inşai faaliyetin tamamlanmış ve kullanılıyor olması, söz konusu tespitlerin aksini ortaya koyabilecek nitelikte hukuken kabul edilebilir herhangi bir bilgi ve belgenin sunulamaması tespit edilen aykırılıkların sınıfının 3-A olması, inşai faaliyetin gerçekleştirildiği taşınmazın Uygulama İmar Planı bulunan alanda kalması ve Yapının bulunduğu alanın 2960 sayılı Boğaziçi Kanunu'na tabi olması hususları dikkate alındığında 3194 sayılı Kanun'un 42. maddesi hükmünün öngördüğü temel ceza miktarı ile maddenin 2. fıkrasının (c) bendinin 5, 7, 10 ve 12 numaralı alt bentleri doğrultusunda artırım uygulanarak hesaplanan para cezası ve (ç) bendi uyarınca ilave edilen ceza miktarında hukuka aykırılık bulunmadığı", para cezasının 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 42. maddesinin 6. fıkrası uyarınca tekerrür uygulanarak hesaplanan kısmının ise, "Tekerrüre esas alınan, davacıya 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 42. maddesi uyarınca 244.654,18-TL idari para cezası verilmesine yönelik ... tarih ve... sayılı Encümen Kararı'nın iptali istemiyle Mahkemeleri nezdinde açılan E:... sayılı dava dosyasında para cezasının iptaline hükmedildiğinden bu yönüyle tekerrür hükümleri uygulanarak cezanın bir kat artırılmasına yönelik kısımda hukuka uyarlılık görülmediği" sonucuna ulaşılmıştır. Belirtilen gerekçelerle, dava konusu işlemlerden yıkıma ilişkin encümen kararı ile para cezasına ilişkin encümen kararının 165.459,62-TL'lik kısmı yönünden davanın reddine dava konusu işlemlerden para cezası verilmesine ilişkin encümen kararının 165.459,62 TL'lik kısmının ise iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İdare Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve taraflarca ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDEN DAVACININ İDDİALARI : Dava konusu işlemlere karşı tebligat tarihleri itibarıyla süresinde dava açıldığı, yapı tatil tutanaklarının hatalı ölçümler içerdiği, hukuka aykırı düzenlendiği, hükme esas alınan bilirkişi raporunun eksi incelemeye dayalı oluşturulduğu hususları ileri sürülerek, İdare Dava Dairesi kararının redde ilişkin kısmının bozulması istenilmektedir.
TEMYİZ EDEN DAVALININ İDDİALARI : Dava konusu işlemlerin tamamının usul ve hukuka uygun olduğu hususları ileri sürülerek, İdare Dava Dairesi kararının iptale ilişkin kısmının bozulması istenilmektedir.
DAVACININ SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
DAVALININ SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Davacı tarafın temyiz isteminin reddi ile davalı idarenin temyiz isteminin kabulünün gerektiği usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE : Davacının temyiz istemi yönünden; Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen kararın davacının temyiz istemine ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Davalının temyiz istemi yönünden; 3194 sayılı İmar Kanununun 4. maddesinde; bu Kanunun ilgili maddelerine uyulmak kaydı ile 2960 sayılı İstanbul Boğaziçi Kanunu ile belirlenen veya belirlenecek olan yerlerde, bu Kanunun özel kanunlara aykırı olmayan hükümlerinin uygulanacağı, 42. maddesinin 2. fıkrasında; ruhsat alınmaksızın veya ruhsata, ruhsat eki etüt ve projelere veya imar mevzuatına aykırı olarak yapılan yapının sahibine, yapı müteahhidine veya aykırılığı altı iş günü içinde idareye bildirmeyen ilgili fenni mesullere yapının mülkiyet durumuna, bulunduğu alanın özelliğine, durumuna, niteliğine ve sınıfına, yerleşmeye ve çevreye etkisine, can ve mal emniyetini tehdit edip etmediğine ve aykırılığın büyüklüğüne göre, bin Türk Lirasından az olmamak üzere, maddede belirtilen şekilde hesaplanan idari para cezalarının uygulanacağı düzenlenmiş; (a) bendinde; Bakanlıkça belirlenen yapı sınıflarına ve gruplarına göre yapının inşaat alanı üzerinden hesaplanmak üzere, mevzuata aykırılığın her bir metrekaresi için idari para cezası verileceği, bu miktarların her takvim yılı başından geçerli olmak üzere o yıl için 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298. maddesi hükümleri uyarınca tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında bir Türk Lirasının küsuru da dikkate alınmak suretiyle artırılacağı düzenlenmiş, (c) bendinde artırım sebepleri sayılmış, 6. fıkrasında; yukarıdaki fıkralarda belirtilen fiil ve hallerin, yapının inşa edilmesi süreci içinde tekrarı halinde, idari para cezasının bir kat artırılmak suretiyle uygulanacağı hükme bağlanmıştır. Dosyanın ve Dairemizin 2025/1065 esasına kayıtlı dosyasının birlikte incelenmesinden, davalı idare elemanları tarafından, İstanbul ili, Üsküdar ilçesi, ... Mahallesi, ... Sokak, No:... adresinde yer alan ... tarihli, ... sayılı yapı muayene raporuna sahip yapıda 08/11/2022 tarihinde yapılan incelemede, "Mühür fekki yapılarak ... no'lu yapı tatil tutanağına ek olarak ölçüleri aşağıda verildiği gibi çatı örtüsü yükseltilerek D ile gösterilen yeni alan (5.15m2 * 5.35 m2) oluşturulduğu" tespit edilerek ... sayılı ... no'lu yapı tatil tutanağının düzenlendiği, sonrasında ruhsata aykırı imalatların yıkımına ilişkin ... tarih ve ... sayılı Encümen Kararı ile davacıya 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 42. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendi, (c) bendinin 5., 7. ve 10. alt bentleri ile (ç) bendi uyarınca 165.459,62-TL para cezası ile bu cezaya aynı maddenin 6. fıkrasıyla getirilen hüküm uyarınca tekerrür nedeniyle bir kat artırım uygulanmak suretiyle toplam 330.919,24-TL para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve... sayılı Encümen Kararının alındığı, bakılan davanın da anılan iki encümen kararının iptali istemiyle açıldığı anlaşılmaktadır. İdare Mahkemesince, dava konusu işlemlerden para cezası verilmesine ilişkin encümen kararının tekerrür hükmü uygulanmasına ilişkin kısmının; tekerrüre esas alınan... tarih ve ...sayılı Encümen Kararıyla verilen para cezasının iptali istemiyle açılan davada ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla para cezasının iptaline karar verildiği gerekçesiyle, iptaline karar verilmişse de, anılan Mahkeme kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine dair İdare Dava Dairesi kararının temyizi üzerine Danıştay Dördüncü Dairesinin 29/12/2025 tarihli, 2025/1065, K.2025/7025 sayılı kararıyla İdare Dava Dairesi kararının para cezasına ilişkin kısmının bozulmasına karar verildiği görüldüğünden, bakılan davada da anılan bozma kararı üzerine Mahkemesince verilecek karara göre yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir. Bu itibarla, temyize konu İdare Dava Dairesi kararının dava konusu işlemlerden para cezasına ilişkin encümen kararının 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 42. maddesinin 6. fıkrası uyarınca verilen tekerrüre ilişkin 165.459,62-TL'lik kısmında hukuki isabet bulunmamaktadır. Öte yandan, İdare Dava Dairesince, dosyanın yeniden incelenmesi esnasında, Dairemizin 14/10/2025 tarih ve E:2025/944, K:2025/5225 sayılı kararında da belirtildiği üzere, mahiyeti itibarıyla ilave bir ceza niteliğinde olan (ç) bendi uyarınca verilen para cezası miktarına, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 42. maddesinin 6. fıkrasındaki tekerrür hükmünün uygulanmasının, Kanun Koyucunun (ç) bendini düzenleme amacıyla uyumlu olmayacağı hususunun da dikkate alınacağı tabiidir.
KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, davalı idarenin temyiz isteminin kabulüne, 2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, dava konusu işlemlerden yıkıma ilişkin encümen kararı kısmının oybirliğiyle, para cezasına ilişkin encümen kararının 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 42. maddesinin 2. fıkrası uyarınca verilen ...-TL'lik kısmının Üye ...'nin karşı oyu ve oyçokluğuyla ONANMASINA, 3. Anılan İdari Dava Dairesi kararının, para cezasına ilişkin encümen kararının 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 42. maddesinin 6. fıkrası uyarınca verilen 165.459,62-TL'lik kısmının esas yönünden oybiriliğiyle, gerekçe yönünden Üye...'nin karşı oyu ve oyçokluğuyla BOZULMASINA, 4. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 29/12/2025 tarihinde kesin olarak karar verildi.
(X) KARŞI OY : 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 42. maddesinin 2. fıkrasında; ruhsat alınmaksızın veya ruhsata, ruhsat eki etüt ve projelere veya imar mevzuatına aykırı olarak yapılan yapının sahibine, yapı müteahhidine veya aykırılığı altı iş günü içinde idareye bildirmeyen ilgili fenni mesullere yapının mülkiyet durumuna, bulunduğu alanın özelliğine, durumuna, niteliğine ve sınıfına, yerleşmeye ve çevreye etkisine, can ve mal emniyetini tehdit edip etmediğine ve aykırılığın büyüklüğüne göre, beşyüz Türk Lirasından az olmamak üzere, maddede öngörülen şekilde hesaplanan idari para cezalarının uygulanacağı belirtilmiş, a) bendinde; Bakanlıkça belirlenen yapı sınıflarına ve gruplarına göre yapının inşaat alanı üzerinden hesaplanmak üzere, mevzuata aykırılığın her bir metrekaresi için para cezası uygulanacağı, hükme bağlanmış, c) bendinde, (a) ve (b) bentlerine göre cezalandırmayı gerektiren aykırılığa konu yapı için hesaplanan para cezasına uygulanacak arttırım sebepleri sayılmış, 26/03/2020 tarih ve 31080 (Mükerrer) sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 7226 sayılı Kanunun 39.maddesi ile eklenen (ç) bendinde ise, bu fıkra uyarınca idari para cezası verilmesini gerektiren aykırılığa konu alan ile bu alanın bulunduğu arsa veya arazinin emlak vergisine esas asgari metrekare birim değerinin çarpımı ile bulunan bedel kadar idari para cezasının yukarıdaki bentlere göre verilen para cezalarına ayrıca ilave edileceği, bu fıkraya göre verilen idari para cezasının ilgilisine tebliğinden itibaren bir ay içinde aykırılığın giderilmesi ve yapının mevzuata uygun hale getirilmesi halinde bu bent uyarınca ilave edilen para cezasının tahsil edilmeyeceği hükmüne yer verilmiştir. Yukarıda yer alan düzenlemelere göre, 3194 sayılı Kanunun 42. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendi uyarınca ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı olarak yapılan yapılar nedeniyle verilecek para cezası miktarının belirlenmesinde dikkate alınacak temel ölçütün; yapı sınıfı ve grubu ile ruhsatsız veya ruhsata aykırı imalat alanının varsa aykırılıktan etkilenen alanın katılması suretiyle bulunacak alan olduğu, mevzuata aykırılığı yapı inşaat alanı üzerinden hesaplanması mümkün olmayan, yapının cephelerini ve diğer yapı elemanlarını değiştiren veya yapı malzemesi için öngörülen gereklere aykırı bulunan uygulamalar için ise 3194 sayılı Kanunun 42. maddesinin 2. fıkrasının (b) bendi uyarınca yapı maliyet birim fiyatları üzerinden temel ceza miktarının belirlenmesi gerektiği, bu miktarlar üzerinden; (c) bendinin alt bentlerinde belirtilen nedenlerin bulunması halinde ayrı ayrı arttırım oranlarının hesaplanması ve bunların toplamlarının alınması, (ç) bendi uyarınca da aykırılığa konu alan ile bu alanın bulunduğu arsa veya arazinin emlak vergisine esas asgari metrekare birim değerinin çarpımı ile bulunan bedel kadar idari para cezası ilave edilmek suretiyle toplam ceza miktarının bulunacağı ve bulunan bu miktarın belediye encümeni tarafından para cezası olarak verileceği anlaşılmaktadır. "Belirlilik ilkesi", düzenlemelerin hem kişiler hem de idare yönünden herhangi bir duraksamaya ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde açık, net, anlaşılır ve uygulanabilir olmasını, ayrıca kamu otoritelerinin keyfi uygulamalarına karşı koruyucu önlem içermesini ifade etmektedir. Belirlilik ilkesi gereği; idari yaptırımların belirli, açık ve şüpheye yer bırakmayacak şekilde düzenlenmesi gerekmektedir. Para cezasına muhatap olan kişinin, hangi fiili sebebiyle ve hangi yasaya dayanılarak yaptırım uygulandığını, para cezasının nasıl belirlendiğini, sonuçlarını ve varsa hangi hallerde para cezasının tahsilinden vazgeçileceği hususlarını, yani para cezasının sebebini ve ne gibi sonuçları olduğunu bilmesi gerekir. 3194 sayılı İmar Kanununun 42. maddesi uyarınca hesaplanarak yapı sahibi ve ilgililerine uygulanacak idari para cezası yaptırımlarında, söz konusu ilgililerin dava açma ve kanun yollarına başvuru haklarını sağlıklı bir şekilde kullanabilmelerini sağlamak ve aynı zamanda belirlilik ilkesinin gereği olarak para cezasının ne şekilde hesaplandığının dava konusu işlemde veya bunun davacıya tebliğine ilişkin işlemde açık bir şekilde belirtilmesi suretiyle işlem tesis edilmesi gerektiği açıktır. Uyuşmazlıkta, gerek davacıya verilen idari para cezasına ilişkin dava konusu encümen kararında, gerekse, encümen kararının davacıya tebliğine ilişkin yazıda, 3194 sayılı İmar Kanununun 42. maddesi uyarınca davacıya verilen imar para cezasının ne şekilde hesaplandığına ilişkin herhangi açıklama yapılmadığı görülmektedir. Bu durumda, davacının dava açma ve kanun yollarına başvuru hakkını sağlıklı bir şekilde kullanabilmesi ve aynı zamanda belirlilik ilkesinin gereği olarak para cezasının ne şekilde hesaplandığı belirtilmeksizin tesis edilen para cezası verilmesine ilişkin dava konusu encümen kararında hukuka uyarlık bulunmamakta olup temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının, para cezası verilmesine dair ... tarih ve ... sayılı Encümen Kararının 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 42. maddesinin 2. fıkrasına ilişkin kısmının bu gerekçeyle bozulması gerektiği, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 42. maddesinin 6. fıkrasına ilişkin kısmının belirtilen gerekçenin de eklenmesi suretiyle bozulması gerektiği oyuyla, çoğunluk kararına katılmıyorum.