Danıştay · 5. Daire

Danıştay 5. Daire 2025/16814 E. 2025/13241 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
5. Daire
Esas No
2025/16814
Karar No
2025/13241
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2025/16814 Karar No : 2025/13241

Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Vekili : Av. ...

Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA Vekili : Av. ...

İstemin Özeti : Davacı tarafından, 375 sayılı KHK'nın Geçici 35/B maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali istemiyle açılan davada, dava konusu işlemin iptali yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolunda verilen ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının Danıştay Beşinci Dairesinin 03/10/2024 tarih ve E:2024/6122, K:2024/14297 sayılı kararıyla bozulması üzerine, bozma kararına uyulmak suretiyle İdare Mahkemesi kararınnın kaldırılması ve davanın reddi yolunda verilen ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: FETÖ/PDY terör örgütü suçlamasının ilk olarak 26 Mayıs 2016 tarihli MGK kararında alındığı, bunun 30 Mayıs 2016'da kamuoyuna duyurulduğu, bu tarihten sonraki iradi faaliyet ya da kasti hareketlerinden dolayı sorumlu tutulabileceği, OHAL döneminde uygulanan kamu görevinden çıkarma cezasının fonksiyon gaspına yol açtığı, Anayasa ve uluslararası sözleşmelerden doğan haklarının ihlâl edildiği, KHK'nın süresi içerisinde TBMM Genel Kurulunda onaylanmadığından yok hükmünde olduğu, "iltisak" ve "irtibat" kavramlarının soyut ve muğlak olduğu, kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesine aykırı hareket edildiği, bir kişinin aynı suçlamaya dayalı olarak iki kez yargılanıp iki ayrı cezaya mahkûm edilemeyeceği, terör örgütleriyle bir bağının olmadığı, gerçeği yansıtmayan kodlamanın delil olarak kabul edilemeyeceği, Devlete sadakat yükümlülüğüne aykırı hareket ettiğine dair delil bulunmadığı,doğal hâkim ilkesine aykırı olarak OHAL mahkemelerinin kurulduğu iddia edilerek ceza soruşturmasında hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği belirtilmektedir.

Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildikten sonra gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür. Bölge İdare Mahkemesi kararında davacının 2014 Haziran Alan kodunun sehven SAY olarak belirtildiği, doğru kodun SAYV olduğu, bu hususun 2577 sayılı İdarî Yargılama Usulü Kanunu'nun 49/1-b maddesi uyarınca yeniden yargılamayı gerektirmeksizin düzeltilmesi mümkün yanlışlık kapsamında olduğu anlaşılmıştır. Veri Analiz Raporunda SAYV kodunun karşılığının, “Kendisini tamamen örgüte teslim etmiş, örgütün talimatlarından dışarı çıkmayacak düzeyde bağlı, ve hatta vekil olarak grubu idare edebilecek liyakatte ve vekillik de yapan kişidir. Yöneticilik vasfı da olan kişilerdir.” şeklinde tanımlandığı, Veri Analiz raporuna göre davacıya örgüt tarafından verilen son kodlamanın SCA olduğu, SCA'nın karşılığının ise “17-25 Aralık sürecinden etkilenmiş olan örgüt mensuplarından, vekil öğretmenin (polis memuru) örgüt adına düzenli görüştüğü ve vekil öğretmenin grup programlarına katılan kişilerdir.” şeklinde olduğu görülmektedir. Bu durumda; davacının FETÖ/PDY Silâhlı Terör Örgütüyle irtibat ve iltisakının bulunduğu sonucuna varılmıştır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen şekilde düzeltilerek ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 02/12/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Atıf: Danıştay 5. Daire, E. 2025/16814, K. 2025/13241, T. 02.12.2025, www.arakarar.com/karar/danistay-5-daire-2025-16814-e-2025-13241-k-6e715b716cf4