Danıştay · 5. Daire
Danıştay 5. Daire 2023/18733 E. 2025/9350 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 5. Daire
- Esas No
- 2023/18733
- Karar No
- 2025/9350
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2023/18733 Karar No : 2025/9350
Temyiz İsteminde Bulunan (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA Vekili : Hukuk Hizmetleri Genel Müdür V. ...
Karşı Taraf (Davacı) : ... Vekili : Av. ...
İstemin Özeti : 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ...tarih ve ...sayılı işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kalınan özlük haklarının iadesine, parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dava konusu işlemin iptaline, davacının yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine, parasal haklarının hakediş tarihinden itibaren dönemsel olarak işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davalı İdarenin İddialarının Özeti: 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye eklenen Geçici 35/B maddesi uyarınca bir kamu personelinin kamu görevinden çıkarılabilmesi için, terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatının olduğunun değerlendirilmesinin yeterli olduğu, davacı hakkındaki ceza yargılaması neticesinde terör örgütüne üyelik suçundan beraat kararı verildiği görülmüş ise de Ceza Yargılaması ve İdari Yargılamanın birbirinden farklı muhakeme usulüne ve delil standardına dayalı iki farklı hukuk disiplini olduğu, ceza yargılamasında kişilerin terör örgütüne üye olma ve örgüte yardım etme eylemleri incelenirken idare mahkemelerince örgütle irtibat ve iltisak eşik düzeyinin inceleme konusu olduğu, bu sebeple kişinin terör örgütüne üye olma veya yardım etme eylemini işlediği gerekçesiyle cezalandırılmasına yeterli olmayan delillerin, irtibat veya iltisakı ortaya koyması halinde kamu görevinden ihraç edilmeyi haklı kılabileceği, dosyada yer alan tespitlerin değerlendirilmesinden davacının FETÖ/PDYsilahlı terör örgütü ile en az irtibat ve iltisak düzeyinde bağı bulunduğu ve dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
Davacının Savunmasının Özeti : Tevdi raporuna konu “hukuka aykırı işlemler yapma gerçeğe aykırı rapor düzenleme” iddialarıyla ilgili olarak hangi hukuka aykırı işlemi tesis ettiği veya düzenlemiş olduğu hangi raporun gerçeğe aykırı olduğuna dair somut bir isnat bulunmadığı, herhangi bir tepe yönetici ile veya FETÖ/PDY Çatı örgütlenmesi kapsamında yargılaması devam eden kişi/kişilerle herhangi bir irtibatının bulunmadığının ortaya konulduğu, mülki idare amiri K.P.'nin iddialarıyla ilgili olarak “müşteki hakkında düzenlenen raporun FETÖ/PDY faaliyetleri kapsamında düzenlenen bir soruşturma raporu olduğunu ispatlamanın mümkün olmadığı” açıklamasına yer verilerek söz konusu araştırma raporunun işlemden kaldırıldığı, FETÖ/PDY ile irtibat ve iltisaka dair kriterlerin şahsında mevcut olmadığı, FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatlı ve iltisaklı olduğunu gösteren somut ve kesin delil bulunmadığı, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür. Öte yandan, UYAP Örgütlü Suçlar Bilgi Bankası üzerinde yapılan araştırma neticesinde; sanık A.C.D. hakkında yürütülen ve Yargıtayca onanmak suretiyle kesinleşen ceza yargılaması neticesinde ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer verilen; "Sanık adına kayıtlı olan... numaralı GSM hattının fiili kullanıcısının sanık olduğu, bu hat üzerinden 02.01.2014 tarihinden sonra hakkında FETÖ/PDY Silahlı terör örgütü üyeliğinden işlem yapılan aralarında örgüt içerisinde mahrem imam olarak görev yapan A. K.'un ( 15 kez ) da olduğu 110 farklı şahısla görüşmesinin olduğu, görüştüğü şahıslardan ... ...'ün ( 2 kez ) Sivas İli Ulaş İlçesi ve Kayseri İli Hacılar İlçesi Kaymakamı... olduğunun bildirildiği, Alınan bilirkişi raporundaki görüşme dökümlerinin 01.01.2014 tarihi ve sonrasını kapsaması nedeniyle sanığa ait daha önceki tarihleri kapsayan HTS kayıtlarının Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Başkanlığı'ndan celbedilerek bilirkişi raporu temini yoluna gidildiği, bilirkişi tarafından dosyaya ibraz edilen ve birbirleri ile örtüşen 28.09.2020 tarihli rapora ve 07.10.2020 tarihli ek rapora göre ; Sanık adına kayıtlı olan ve sanık tarafından kullanılan... numaralı GSM hattı ile 23.07.2006 - 31.12.2013 tarihleri arasında, İçişleri Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğü'nden isimleri temin edilen ve 2003 yılı ve sonrasında Kayseri, Nevşehir, Niğde, Sivas ve Yozgat illerinde görev yapan kaymakam ve mülki idare amirleri arasında bulunan ... Sivas İli Ulaş İlçesi ve Kayseri İli Hacılar İlçesi Kaymakamı ... ( 2 ayrı hattan toplam 15 kez ) ... ile irtibat kurulduğu, Sanık adına kayıtlı olan ve sanık veya tanıdığı birisi tarafından kullanılıyor olabileceği, irtibat yakınlık bilgilerine göre fiili kullanıcısının sanığın eşi olan F. D. olduğu değerlendirilen 0537...60 numaralı GSM hattı ile 26.07.2006 - 31.12.2013 tarihleri arasında, İçişleri Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğü'nden isimleri temin edilen ve 2003 yılı ve sonrasında Kayseri, Nevşehir, Niğde, Sivas ve Yozgat illerinde görev yapan kaymakam ve mülki idare amirleri arasında bulunan ... Sivas İli Ulaş İlçesi ve Kayseri İli Hacılar İlçesi Kaymakamı ... ( 1 kez ) ... ile irtibat kurulduğu..." yolunda tespitlere yer verildiği görülmüştür. Aynı Ağır Ceza Mahkemesi kararında, davacının kendi dosyasındaki savunmasında iletişimlerinin mesleki ve resmi münasebet çerçevesinde gerçekleştiğinin belirtildiği hususuna yer verildiği ve Mahkemece bu beyana itibar edildiği anlaşıldığından, bu husus hakkında araştırma yapılmasına gerek görülmemiştir. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 22/09/2025 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X) KARŞI OY : Dosyanın bağlantılı olduğu dosyalara ait temin edilen belgelerin ve UYAP Örgütlü Suçlar Bilgi Bankası üzerinde yapılan araştırmada ulaşılan bilgilerin incelenmesinden, Kayseri ve civarı (Sivas, Yozgat, Niğde) il ve ilçelerde görev yapan kaymakam ve vali yardımcısı gibi (FETÖ/PDY terör örgütünün) mülki idare amirlerinin sorumlusu olduğu tespit edilen ve hakkındaki örgüte üye olma suçundan yapılan ceza yargılamasında verilen mahkumiyet kararı kesinleşen (1991-2016 yıllarında Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi radyoloji bölümünde öğretim görevlisi olan) A.C.D ile iletişim kaydının (15 kez) bulunduğu, A.C.D.'nin ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... esasına kayıtlı dosyası ile yapılan ceza yargılamasında tanık olarak dinlenen İ.K. ve M.S.'nin beyanlarının ve örgütün mülki idare amiri olan A.C.D. İle iletişim halinde olan diğer mülki idare amirlerinin (kaymakam ve vali yardımcısı gibi) çoğunun örgüte üyelikten mahkumiyet aldıkları, yakın akraba çevresinde olan ve kamu görevlisi olan şahısların da bu yapıya dahil oldukları hususu bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davalı idarenin temyiz isteminin kabulü ile anılan kararın bozulması gerektiği oyuyla çoğunluk kararına katılmıyorum.