Danıştay · 5. Daire
Danıştay 5. Daire 2023/10755 E. 2025/14698 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 5. Daire
- Esas No
- 2023/10755
- Karar No
- 2025/14698
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2023/10755 Karar No : 2025/14698
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Vekili : Av. ...
Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA Vekili : Hukuk Müşaviri ...
İstemin Özeti : 675 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisak ve irtibatı bulunduğunu gösteren hiçbir somut delilin bulunmadığı, özlük haklarının korunması için yasal bir sendikaya üye olmasının kamu görevinden çıkarılmaya gerekçe yapılamayacağı, gazete aboneliği kapsamında Cihan Medya Dağıtım A.Ş.'ye yaptığı ödemelerin örgütle irtibata delil olarak sayılmaması gerektiği, yasal olarak faaliyet gösteren Kimse Yok Mu Derneği'ne veya benzeri bir STK'ya yardım etme amacıyla bağış yapmanın suç teşkil etmeyeceği, Bank Asya'da örgütün talimatına uygun bankacılık işleminin bulunmadığı, rutin bankacılık işlemleri gerçekleştirdiği, tanık ifadesinin 2010 yılına ilişkin olduğu, dava konusu işleme dayanak teşkil etmeyeceği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 16/12/2025 tarihinde esasta oybirliği, gerekçede oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X) GEREKÇEDE KARŞI OY : 675 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki listesinde ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle bakılan davanın açıldığı, öte yandan davacı hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan açılan kamu davasında ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla beraat kararı verildiği ve anılan kararın kesinleştiği görülmüştür. Kesinleşen ceza mahkemesi kararında davacının Bank Asya hesap hareketleri yönünden yapılan incelemede; "...Sanığın banka nezdinde bulunan hesaplarının eski tarihli (2006) olduğu, örgüt elebaşının talimatından önce yoğun hesap hareketleri tespit edildiği gibi talimat dönemi ve sonrasında da bu hareketlerin devam ettiği, örgüt elebaşının bankadan paranızı çekin talimatı verdiği Şubat/2015 tarihi ve bankanın TMSF'ye devredildiği tarihten sonra Mart/2016 tarihine kadar hesaplarında para muhafaza ettiği görülmüş bu sebeple mahkememizce sanığın hesap hareketlerinin rutin bankacılık işlemleri kapsamında kaldığı değerlendirilmiştir...." gerekçesine yer verildiği, dava dosyasında ceza yargılamasındaki değerlendirmenin aksini ortaya koyan herhangi bir tespit bulunmadığı, bu itibarla, davacının Bank Asya'ya para yatırmış olmasının aleyhine delil olarak değerlendirilmesi mümkün olmamakla birlikte davacı hakkındaki diğer tespitlerin irtibat ve iltisak için yeterli olacağı gerekçesiyle çoğunluk kararın bu kısmına gerekçe yönünden katılmıyoruz.