Danıştay · 5. Daire

Danıştay 5. Daire 2023/13837 E. 2026/1905 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
5. Daire
Esas No
2023/13837
Karar No
2026/1905
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2023/13837 Karar No : 2026/1905

Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Vekili : Av. ...

Karşı Taraf (Davalılar): 1- ... Bakanlığı / ... 2- ... Genel Komutanlığı / ... Vekili : Av. ...

İstemin Özeti : Davacı tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin geçici 35/B-6 maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin İçişleri Bakanlığının... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile söz konusu işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine ve parasal haklarının işlem tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen .... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:... K:...sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun açıklamalı olarak reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Geçici 35. maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasının hukuka aykırı olduğu, FETÖ ile irtibat veya iltisakının bulunmadığı, Anayasada güvence altına alınan temel hak ve hürriyetlerinin ihlal edildiği, kesinleşmiş bir mahkumiyet kararının bulunmadığı, ByLock kullanıcısı olmadığı belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

Davalı İdarelerin Savunmalarının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

Danıştay Tetkik Hakimi: ... Düşüncesi: İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır. Her ne kadar İdare Mahkemesi kararında, davacı hakkında FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediğinden bahisle açılan ceza davası neticesinde verilen ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla 4 yıl 2 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verildiği, bu karara karşı yapılan istinaf incelemesinin devam ettiği belirtilmişse de, istinaf başvurusu neticesinde ... Bölge Adliye Mahkemesi ...Ceza Dairesi'nin ......tarih ve E..., K:... sayılı kararıyla 2 yıl 1 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verilerek istinaf başvurusunun düzeltilerek reddedildiği, bu karara karşı yapılan temyiz incelemesinin devam ettiği görülmüş olup, yargılama süreci devam eden ceza davasının davacı aleyhine bir durum olarak değerlendirilmesi masumiyet karinesi gereğince mümkün değildir. Bununla birlikte, dava dosyasında yer alan ve İdare Mahkemesi kararında belirtilen davacı hakkındaki tespitler değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır. Diğer taraftan, ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... tarih ve E..., K:... sayılı kararında yer alan; ".. Tüm dosya kapsamından; sanığın Fetö/Pdy silahlı terör örgütü ile ilişkisinin lise sonrası üniversiteye hazırlık için örgütle iltisaklı dershaneye gitmesiyle başladığı, söz konusu dershanede öğretmen kimyacı ... isimli şahsın yönlendirmesiyle sanığın askeri okul sınavlarına hazırlandığı, bahsi geçen kişinin sanığa "..." ismini kullanacağını söylediği, yine örgütün isteğiyle sınavlara hazırlanmak için sanığın bu kez İstanbul'a gittiği, burada örgüte ait olan evlerde kaldığı, İstanbul'a sınav hazırlığı için götüren ... isimli şahsın bu süreçte sanıkla ilgilendiği, ardına sanığın sınavlara başvurduğu ve Ankara'da aldığı eğitimden sonra yine bahsi geçen ... isimli şahısla irtibat kurduğu, söz konusu şahsın sanığı bir başka örgüt mensubu ile tanıştırdığı ve sanığı onun sorumluluğuna verdiği, Ankara'da iken örgütle irtibat halinde olan sanık akabinde Antalya'ya atanmasıyla yine burada örgüt yapılanması içerisinde yer alan şahıslarla görüşmeye devam ettiği, daha sonra Şırnak'a oradan da Trabzon'a tayin olduğunda tüm bu süreçlerde örgütle bağını sürdürdüğü, örgüt mensubu şahıslarla görüştüğü ve örgüt içerisinde yer alan kişilerin sanığı sürekli aradığı, dosya kapsamında tanık S D.'nin beyanında; sanığın örgüt evlerinde sınavlara hazırlandığını belirttiği, tanık M. B. ise; sanıkla birlikte Trabzon Çaykara ilçesinde görev yaparken fetö mensuplarının yönlendirmesi neticesinde aynı evde kaldıklarını ve örgütle irtibat halinde olduklarını belirttiği, ayrıca örgüt içerisinde aktif olarak rol alan sanığın kendi adına kayıtlı ve kullanmış olduğu ... numaralı Gsm hattının HTS kayıtları dikkate alındığında; 2012-2015 yılları arasında sabit ve ankesörlü hatlardan görev yaptığı yerlere uyumlu şekilde Trabzon ve Şırnak illerinden toplam 15 kez arandığının tespit edildiği, bu aramaların örgütsel arama ve kodlama olarak nitelendirilen biçime uygun olarak ardışık şekilde 2 grup oluşturduğu, bu ardışık şekilde olan aramalarda 3 kez aranmasının bulunduğu ve bir kısım ardışık aramalarda sanık haricinde askeri personelin de arandığının tespit edildiği , ..." şeklindeki tespitler dikkate alındığında, davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucu teyit edilmiştir. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 09/03/2026 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Atıf: Danıştay 5. Daire, E. 2023/13837, K. 2026/1905, T. 09.03.2026, www.arakarar.com/karar/danistay-5-daire-2023-13837-e-2026-1905-k-c44891f47edb