Danıştay · 5. Daire
Danıştay 5. Daire 2023/13510 E. 2026/172 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 5. Daire
- Esas No
- 2023/13510
- Karar No
- 2026/172
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2023/13510 Karar No : 2026/172
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Vekili : Av. ...
Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA Vekili : Av. ...
İstemin Özeti : 675 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun açıklamalı olarak reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Anayasa ve uluslararası sözleşmelerden doğan haklarının ihlâl edildiği, hakkında kesinleşmiş bir mahkûmiyet kararı bulunmaması nedeniyle masumiyet karinesinin ihlâl edildiği, terör örgütleriyle bir bağının olmadığı, kendisine savunma hakkı tanınmadığı, FETÖ silahlı terör örgütüne üye olma suçundan ceza yargılamasında hakkında beraat kararı verildiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildikten sonra davacının Anayasa'ya aykırılık iddiası ciddi bulunmayarak gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen ve kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır. Bununla birlikte davacı hakkındaki ceza dava dosyasına (... Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesi, E:..., K:..., ...) gönderilen inceleme izni üzerine ilk derece ceza mahkemesi kararı da dahil olmak üzere dosyanın kül olarak incelenmesinden; tanık ...’nun 10/07/2021 tarihinde müdafii eşliğinde alınan ifadesinde “Bu toplantıda ... ben ve H.İ.’den sohbet verdiğimiz şahıslar hakkında bilgi alırdı. H.İ.'de benim gibi sohbet verirdi. H.İ’nin sohbet grubunda Adliye personeli olan görsem tanıyabileceğim … ... (davacı) isimli şahıslar bulunuyordu” hususunu dile getirdiği, davacının söz konusu tanık ile 10/10/2013-26/12/2013 tarihleri arasında 6 farklı günde toplamda 320 saniye görüşme kaydının bulunduğu, İdare Mahkemesi kararında da yer verilen tanıklar arasında olan ...’nun müdafii eşliğinde 10/01/2017 tarihinde alınan ifadesinde, içinde davacının da olduğu grubun örgüte himmet adı altında yardımda bulunduğunu beyan ettiği görülmüştür. Bu durumda; dava dosyasında bulunan tespitlerin bir bütün olarak değerlendirilmesinden davacının FETÖ/PDY Silâhlı Terör Örgütüyle irtibat ve iltisakının bulunduğu sonucuna varılmıştır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 05/02/2026 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.