Danıştay · 5. Daire
Danıştay 5. Daire 2023/11187 E. 2025/15410 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 5. Daire
- Esas No
- 2023/11187
- Karar No
- 2025/15410
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2023/11187 Karar No : 2025/15410
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı / ... VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanlığı'nda ... olarak görev yapmakta iken 677 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonu'na yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; uyuşmazlıkta, davacının, FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün yayın organı olan Cihan Medya Dağıtım A.Ş.'ye ödemede bulunduğu, örgüte aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olduğu gerekçesiyle kapatılan Kimse Yok Mu Derneğine sms ile para gönderdiği, FETÖ/PDY'ye müzahir olması nedeniyle kapatılan şirkete ödemede bulunduğu ve en son görev yaptığı birim tarafından FETÖ/PDY ile bağlantısı olduğu değerlendirmesinde bulunulduğu görülmüş olup bu tespitlerin birlikte değerlendirilmesi neticesinde davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile en az irtibat ve iltisak düzeyinde bağı bulunduğu ve Anayasamızda yer verilen sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği değerlendirildiğinden dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacının, Bank Asya'da 1998 yılında açılmış hesabının bulunduğu ve söz konusu hesabı ve banka kredi kartını 2014 ve 2015 yıllarında da aktif olarak kullandığı, ayrıca, davacı tarafından FETÖ/PDY ile irtibatı olduğu gerekçesiyle kapatılan Safa Özel Öğretim Hiz. Eğ. Araç San. Tic. A.Ş.'ye 7.965-TL ödemede bulunulduğu görüldüğü hususları da belirtilerek istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek bir neden bulunmadığı gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından; çocuğunu iyi bir eğitim alması düşüncesiyle FETÖ/PDY ile irtibatlı olduğu gerekçesiyle kapatılan Safa Dershanesi'ne (Safa Özel Öğretim Hiz. Eğ. Araç San. Tic. A.Ş.'ye) gönderdiği ve dershane ücreti karşılığında söz konusu şirkete 7.965-TL ödeme yaptığı, yapılan bu ödemenin örgütsel faaliyet kapsamında değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, Bank Asya hesabını 1998 yılında açtırdığı ve hesabını aktif olarak kullanmadığı, sadece Bank Asya hesabının bulunmasının, bir kimseyi örgüt üyesi yapmayacağı ya da örgüt ile irtibatlı veya iltisaklı hale getirmeyeceği, Bank Asya'ya para yatırması veya örgüt talimatıyla hareket etmesi gibi bir durumun söz konusu olmadığı, Cihan Medya A.Ş.'ye yapılan ödemenin ise deneme sınavları için yapılmış bir ödeme olduğu, FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediğinden bahisle hakkında açılan adli soruşturma ve/veya kovuşturma bulunmadığı, istinaf incelemesi aşamasında İdare Dava Dairesi tarafından yapılan ara karara cevaben gönderilen bilgi ve belgelerin tamamının lehine olduğu, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile irtibatlı ve iltisaklı olduğu gösterir somut herhangi bir delil bulunmadığı, dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu ve istinaf kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından; savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile İdare Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY ve İLGİLİ MEVZUAT: Türkiye'de 15 Temmuz 2016 gecesi, kendilerini “Yurtta Sulh Konseyi” olarak isimlendiren bir grup Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) mensubu tarafından, demokratik biçimde halk tarafından göreve getirilen Türkiye Büyük Millet Meclisini (TBMM), Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini ve Cumhurbaşkanı'nı devirmek ve anayasal düzeni ortadan kaldırmak amacıyla darbe teşebbüsünde bulunulmuş, bu teşebbüs Türk Milleti tarafından akamete uğratılmıştır. Anayasa'nın olay tarihinde yürürlükte bulunan 118. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Milli Güvenlik Kurulu (MGK) tarafından 20/07/2016 tarihli toplantıda yapılan değerlendirmede, darbe teşebbüsünün TSK içindeki Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) mensupları tarafından başlatıldığı, bu örgütün kuruluş aşamasından itibaren etkisi altına aldığı eğitim kuruluşları, sivil toplum kuruluşları, medya kuruluşları, ticari kuruluşlar ve kamu görevlileri aracılığıyla Milleti ve Devleti kontrol altında tutmayı amaçladığı belirtilmiştir. MGK'nın anılan toplantısında "demokrasinin, hukuk devleti ilkesinin, vatandaşların hak ve özgürlüklerinin korunmasına yönelik tedbirlerin etkin bir şekilde uygulanabilmesi amacıyla" Hükûmete olağanüstü hâl ilan edilmesi tavsiyesinde bulunulması hususu kararlaştırılmıştır. Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu 20/07/2016 tarihinde, ülke genelinde 21/07/2016 Perşembe günü saat 01.00'den itibaren geçerli olmak üzere doksan gün süreyle olağanüstü hâl ilan edilmesine karar vermiştir. Anılan karar 21/07/2016 tarih ve 29777 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş ve aynı gün TBMM tarafından onaylanmıştır. 22/11/2016 tarih ve 29896 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 677 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin "Kamu personeline ilişkin tedbirler" başlıklı 1. maddesinde, "(1)Terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya (Anayasa Mahkemesinin 13/10/2022 tarih ve E:2018/78, K:2022/114 sayılı kararıyla, 7083 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un 1. maddesinin 1. fıkrasının birinci cümlesinde yer alan "... üyeliği, mensubiyeti veya ..." ibaresinin iptaline karar verilmiştir.) iltisakı yahut bunlarla irtibatı olan; ... ç) Ekli (4) sayılı listede yer alan kişiler kamu görevinden, başka hiçbir işleme gerek kalmaksızın çıkarılmıştır. Bu kişilere ayrıca herhangi bir tebligat yapılmaz. Haklarında ayrıca özel kanun hükümlerine göre işlem tesis edilir." hükmüne yer verilmiştir. Davacı, Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanlığı'nda ... olarak görev yapmakta iken 677 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılmış, kamu görevine iade edilmesi talebiyle Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu'na yaptığı başvuru ... tarih ve ... sayılı işlem ile reddedilmiştir. Bunun üzerine, anılan işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır. Diğer yandan, UYAP kayıtlarının incelenmesinden; davacı hakkında terör suçlarından dolayı herhangi bir adli soruşturma veya kovuşturma bilgisinin bulunmadığı anlaşılmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: 677 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca terör örgütlerine veya MGK'ca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen kamu görevlilerinin, “meslekten veya kamu görevinden çıkarılmasına" ilişkin kararlar, adli suç veya disiplin suçu işlenmesi karşılığında uygulanan yaptırımlardan farklı olarak terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapıların kamu kurum ve kuruluşlarındaki varlığını ortadan kaldırmayı amaçlayan “olağanüstü tedbir" niteliğindedir. AİHM "demokratik bir devletin, memurlarından anayasal prensiplere sadakat göstermesini isteme hakkı bulunduğunu" belirtmektedir (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: 55480/00 ve 59330/00, 27/07/2004, § 52; Volkmer/Almanya (k.k.), B. No: 39799/98, 22/11/2001; Petersen/Almanya, B. No: 39793/98, 22/11/2001). AİHM'e göre "kamu çalışanlarının devlete sadık kalmaları genel yararı korumakla ve güvence altına almakla yükümlü devlet otoriteleri ile çalışmalarının doğasında bulunan bir şarttır." (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: 55480/00 ve 59330/00, 27/07/2004, § 57; Žičkus/Litvanya, B. No: 26652/02, 07/04/2009, § 28). Terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapılara iltisak veya bunlarla irtibat, kamu görevlilerinin devlete sadakat yükümlülüğünü yitirildiğini ortaya koyan ve bahse konu olağanüstü tedbirin uygulanmasını gerektiren hâllerdir. Anayasa Mahkemesi 14/11/2019 tarih ve E:2018/89, K:2019/84 sayılı kararında iltisaklı kavramını ''kavuşan, bitişen, birleşen'', irtibatlı kavramını ise ''bağlantılı'' olarak tanımlamıştır. Bu kavramlar ile kişilerin cezai sorumluluğunu gerektiren örgüte üyelik ve mensubiyet kavramlarına nazaran terör örgütleri ile daha az yoğun ve atipik bir bağlantının vurgulandığı açıktır. Bu kapsamda kişilerin terör örgütleri ile irtibat ve iltisaklarının ortaya konulabilmesi için, örgütün amaçlarının gerçekleştirilmesi ya da örgütten yarar sağlamak maksadıyla gerek örgütten gelen talimatlar doğrultusunda gerekse inisiyatif alarak bulundukları hal ve hareketler neticesinde örgüte veya kendilerine yarar sağladıkları ya da örgüt ile amaç birliği veya sosyal birliktelik görünümü içinde oldukları yönünde kanaat oluşması yeterli olacaktır. 1- Temyize konu Dava Dairesi kararında yer verilen davacı hakkındaki tespit ve değerlendirmeler incelendiğinde; a) Davacının Bank Asya hesabı bulunduğu ve bu hesap ile kredi kartını aktif olarak kullandığı iddiası ile ilgili olarak; FETÖ/PDY terör örgütü lideri tarafından talimatın verildiği 25/12/2013 tarihinden, Bank Asya'nın TMSF'ye devredildiği 29/05/2015 tarihine kadar, örgüt liderinin emri doğrultusunda mali olarak zor duruma düşen Banka'nın parasal yönden iyi durumda olduğunu göstermek amacıyla örgüt mensuplarınca, gerek birkısım malvarlıkları elden çıkarılarak, gerekse başka finans kuruluşlarından kredi çekilerek tasarruf ve kâr amacı gözetilmeksizin, kendileri, eşleri, reşit olmayan çocukları ve bazen de anne-babaları adına para yatırılmış, katılım hesapları açılmış, döviz ve altın alım-satımı gibi işlemler yapılmıştır. Bu nedenle, ilgililerin Bank Asya hesabı ve bu hesaptaki hareketlerin FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve itisakını ortaya koyan bir delil olarak değerlendirilebilmesi için, FETÖ lideri tarafından talimatın verildiği 25/12/2013 tarihinden Banka'nın TMSF'ye devredildiği 29/05/2015 tarihine kadar olan dönemdeki hesap hareketlerinin örgüt liderinin talimatıyla uyumluluk arz edip etmediğinin tespit edilmesi gerekmektedir. Dava dosyası bu çerçevede incelendiğinde; her ne kadar Bölge İdare Mahkemesince davacının Bank Asya'da 1998'de açılmış hesabının bulunduğu, söz konusu hesabı ve kredi kartını 2014 ve 2015 yıllarında da aktif olarak kullandığı hükme esas alınmış ise de davacının ilk olarak 20918 müşteri numarasıyla 10/10/1997 tarihinde söz konusu Banka nezdinde hesap açtığı, aktif kredi kartı kullanımının söz konusu olduğu, hesabındaki hareketlerin kredi kartı borcu ödeme için para yatırma, kredi kartı borcu ödeme ve peyderpey ATM'den para çekme şeklinde olduğu, örgüt liderinin talimatı doğrultusunda işlem yapıldığına dair şüpheli bir hesap hareketinin veya talimat dönemleriyle uyumlu olacak şekilde hesabında bir artış bulunmadığı, hesap bakiyesinin 2013 Temmuz ile 2014 Ağustos arasında 5,00-TL, 2014 Eylül'de 1,00-TL, 2014 Ekim ile 2015 Şubat arasında 0,83-TL, 2015 Mart'tan itibaren ise 0 TL olduğu anlaşılmıştır. Bu itibarla, davacı adına açılmış olan Asya Katılım Bankası hesaplarında gerçekleştirilen işlemlerin, olağan bankacılık işlemleri kapsamında değerlendirilmesi gerektiği ve davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatını ve/veya iltisakını ortaya koyan bir delil olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı sonucuna varılmıştır.
b) Davacının, FETÖ/PDY'ye aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olduğu gerekçesiyle kapatılan Safa Özel Öğretim Hiz. Eğitim Araç San. ve Tic. A.Ş'ye ödeme bilgisinin bulunması iddiası ile ilgili olarak; Dava konusu işlemde, davacının, FETÖ/PDY'ye aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olduğu gerekçesiyle kapatılan Safa Özel Öğretim Hiz. Eğitim Araç San. ve Tic. A.Ş'ye 19/01/2014-10/12/2015 tarihleri arasında toplam 7.965,00-TL ödeme bilgisinin bulunduğunun belirtildiği görülmüştür. Davacı tarafından, bu tespite ilişkin olarak dava dosyasındaki beyanlarında özetle; söz konusu ödemenin çocuğunun daha iyi bir eğitim alması amacıyla gönderdiği Sefa Dershanesi'nin ücreti olduğu, örgütsel bir saikle yapılan bir ödeme olmadığı ve bu durumun aleyhine değerlendirilemeyeceği ileri sürülmüştür. Davacının yukarıda aktarılan beyanları ve tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; davacının çocuğunu bu dershaneye gönderirken ve dershane ücretini öderken eğitim saikiyle değil örgütsel saikle hareket ettiğini ortaya koyabilecek somut bir tespit, tanık beyanı ya da başkaca bir bilgi ve belgenin dava dosyasında yer almadığı anlaşıldığından, anılan hususun davacının FETÖ/PDY ile irtibat ve iltisakını ortaya koyan delil olarak değerlendirilemeyeceği sonucuna varılmıştır. 2- İdare Mahkemesi kararında yer verilen davacı hakkındaki tespit ve değerlendirmeler incelendiğinde; a) Davacının, FETÖ/PDY'ye aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olduğu gerekçesiyle TMSF'ye devredilen Cihan Medya Dağıtım A.Ş'ye ödeme bilgisinin bulunması iddiası ile ilgili olarak; Dava konusu işlemde; davacının, FETÖ/PDY'ye aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olduğu gerekçesiyle TMSF'ye devredilen Cihan Medya Dağıtım A.Ş.'ye 01/01/2014-26/10/2014 tarihleri arasında ödeme bilgisinin bulunduğunun belirtildiği görülmüştür. Davacı tarafından, bu tespite ilişkin olarak dava dosyasındaki beyanlarında özetle; söz konusu ödemeyi üniversite sınavlarına hazırlık için Yükseköğretime Giriş Sınavı (YGS) ve Lisans Yerleştirme Sınavı (LYS) hazırlıkları kapsamında deneme kitapçıklarının alınması için yaptığı, örgüte mali destek amacıyla yapılan bir ödeme olmadığı ve bu durumun aleyhine değerlendirilemeyeceği ileri sürülmüştür. Davacının yukarıda aktarılan beyanları ve tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; davacı tarafından Cihan Medya Dağıtım A.Ş.'ye yapılan ödemenin mahiyetinin bilinmediği, söz konusu ödemenin örgüte yardım amacıyla yapıldığına yönelik somut bir bilgi ve belgenin bulunmadığı, davacı tarafından, söz konusu ödemenin eğitim materyalleri için yapıldığının beyan edildiği görüldüğünden ve davacının beyanlarının aksinin ispat edilmediği anlaşıldığından söz konusu ödemenin davacının FETÖ/PDY terör örgütüne irtibat ve iltisakının tespiti açısından yeterli delil niteliğinde olmadığı sonucuna varılmıştır.
b) Davacının, FETÖ/PDY'ye aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olduğu gerekçesiyle kapatılan Kimse Yok Mu Derneği'ne SMS ile bağışta bulunması iddiası ilgili olarak; Dava konusu işlemde, davacının, FETÖ/PDY'ye aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olduğu gerekçesiyle kapatılan Kimse Yok Mu Derneği'ne 09/01/2014-29/11/2014 tarihleri arasında 737,00-TL para gönderdiği ve 05/01/2014-14/05/2015 tarihleri arasında 18 adet SMS yoluyla para gönderdiği bilgisi yer almaktadır. Davacı tarafından, bu tespite ilişkin olarak dava dosyasındaki beyanlarında özetle; 737,00-TL'yi bir defaya mahsus olmak üzere kurban bağışı olarak gönderdiği, o yılki kurbanı kendi evinde kesmeyip Afrika'daki ihtiyaç sahiplerine ulaşması amacıyla dini saiklerle hareket ederek söz konusu Derneğe gönderdiği, SMS'leri ise sadaka verme niyetiyle gönderdiği ve bu durumun aleyhine değerlendirilemeyeceği ileri sürülmüştür. Davacının yukarıda aktarılan beyanları ve tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; Kimse Yok Mu Derneği'ne kurban bağışı için para göndermenin ve SMS yoluyla bağışta bulunmanın insani duygularla bağış amacı dışında örgüte finansal destek sağlamak amacıyla yapıldığına dair herhangi bir somut tespit bulunmadığı anlaşıldığından, anılan hususların davacının FETÖ/PDY ile irtibat ve iltisakını ortaya koyan bir delil olarak değerlendirilemeyeceği sonucuna varılmıştır.
c) Davacının, en son görev yaptığı birim tarafından FETÖ/PDY ile bağlantısı olduğu değerlendirmesi olduğu iddiası ilgili olarak; Dava konusu işlemde, davacının kurumu tarafından intikal ettirilen personel bilgi dosyasında; Gaziantep Valiliği'nin ... tarih ve ... sayılı Kurul kararında FETÖ/PDY terör örgütü ile bağlantısı-ilişkisi olduğu yönünde değerlendirme olduğu bilgisi yer almaktadır. Dava konusu işlemde geçen Gaziantep Valiliği'nin ... tarih ve ... sayılı kararının, Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanlığı bünyesinde görev yapan davacının da dahil olduğu 58 personelin kamu görevinden çıkarılması için İçişleri Bakanlığı'na teklif yazısı mahiyetinde olduğu görülmüştür. Bu durumda, söz konusu kararın, davacının FETÖ/PDY ile irtibat ve iltisakını ortaya koyan bir delil olarak değerlendirilemeyeceği sonucuna varılmıştır. Diğer taraftan, yukarıda belirtilen hususlar dışında, davalı idarece dava dosyasına davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatlı ve iltisaklı olduğuna dair başkaca bir bilgi ve belgenin sunulmadığı, Gaziantep İl Emniyet Müdürlüğü'nün ... tarih ve ... sayılı yazısında davacının kızı F.S.Ş. hakkındaki tespitler ile eşi H.Ş.'nin örgüte müzahir şirketlerde SGK kaydının bulunduğu şeklinde tespitlere yer verilmiş ise de davacının söz konusu yakınları hakkındaki tespitlerde, davacının bizzat kendisini FETÖ/PDY terör örgütü ile ilişkilendirecek herhangi bir hususa yer verilmediği görülmüştür. Bu itibarla, yukarıda yer verilen tüm tespit ve değerlendirmeler dikkate alındığında, dava konusu işlemde hukuka uyarlık, davanın reddi yönündeki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu kararda ise hukuki isabet bulunmamıştır.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne, 2. Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesi'ne gönderilmesine, 24/12/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.