Danıştay · 5. Daire

Danıştay 5. Daire 2023/10879 E. 2025/15398 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
5. Daire
Esas No
2023/10879
Karar No
2025/15398
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2023/10879 Karar No : 2025/15398

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı / ANKARA VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Adalet Bakanlığı'nda ... olarak görev yapmakta iken 701 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; uyuşmazlıkta, davacının personel bilgi dosyasında; yapılan araştırma ve incelemeler sonucunda, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile irtibatı ve iltisakı olduğu yönünde değerlendirmenin bulunduğu görüldüğünden 13/04/2022 ve 20/09/2022 tarihli ara kararlar ile davalı idareden, davacının, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile irtibatı ve iltisakı olduğuna ilişkin tespitlerin dayanağı ile davacı hakkında herhangi bir soruşturma yapılıp yapılmadığı, davacı hakkında gizli tanık beyanı ve gizli tanık kodlaması bulunup bulunmadığı, örgütün mahrem imamları ile HTS kaydının bulunup bulunmadığı, davacı hakkında Emniyet Genel Müdürlüğü kayıtlarında herhangi bir veri girişinin bulunup bulunmadığı, hakkında tanık beyanı bulunup bulunmadığı gibi davacının örgütle irtibat ve iltisakını gösteren herhangi bir delil, bulgu, emare bulunup bulunmadığının sorulduğu, söz konusu ara kararlara cevaben gönderilen bilgi ve belgelerin incelenmesinden; davacı hakkında aleyhe tanık beyanının bulunmadığı, herhangi bir veri girişinin bulunmadığı, bylock kullanıcısı olmadığı, Bank Asya'da hesabının bulunmadığı, hakkında gizli tanık beyanı ya da kodlaması bulunmadığı, görev yaptığı Ankara Adli Yargı İlk Derece Mahkemesi Adalet Komisyonu Başkanlığı'nın 22/02/2018 tarihli yazısında ise davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile irtibatı ve iltisakı olmadığının belirtildiği, davacının şahsı adına kayıtlı GSM hattının örgütün mahrem imamları ile herhangi bir HTS kaydının bulunmadığı, eşi adına kayıtlı ... nolu GSM hattı ile örgütün mahrem imamlarından Ş.M. ile 05/03/2012 tarihinde bir kez görüşme kaydının bulunduğu görülmüş ise de bu görüşme kaydının davacı tarafından mı eşi tarafından mı yapıldığının belirli olmadığı, kaldı ki görüşmenin bir kez olması ile görüşmenin tarihi birlikte dikkate alındığında anılan hususun davacının aleyhine değerlendirilip örgüt ile irtibat ve iltisakına delil oluşturmayacağı değerlendirildiğinden davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı veya irtibatlı olduğunu gösterebilecek herhangi bir bilgi ve belgenin bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi karar hukuka ve usule uygun olup söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek bir neden bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından; davacı hakkında uygulanan kamu görevinden çıkarma olağanüstü tedbirinin, olağan dönemde uygulanan 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu hükümlerine göre değil, Anayasa'nın 120 ve 121. maddeleri ile 2935 sayılı Olağanüstü Hâl Kanunu çerçevesinde yürürlüğe giren 667 sayılı Olağanüstü Hâl Kanun Hükmünde Kararname hükümlerine dayanılarak tesis edildiği, 667 sayılı KHK (ve sonraki diğer benzer mahiyetteki diğer KHK’lar) ile terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen personelin kamu görevinden çıkarılacağının düzenlediği, bu düzenleme ile amaçlananın, bu yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olup, onların emir ve talimatı altında hareket eden personelden veyahut örgüte iman ve gönül bağı ile bağlı olup Devlet ile çatışan çıkarlar söz konusu olduğunda bilinçli veya bilinçsiz örgüte hizmet etmeyi seçecek personelden kamu kurum ve kuruluşlarının arındırılması olduğu, bu tedbirin uygulanabilmesi için kişinin terör faaliyetinde bulunması veya darbe teşebbüsüne doğrudan katılması şartının aranmadığı, terör örgütleri ve/veya MGK tarafından devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyelik, mensubiyet veya iltisak yahut bunlarla irtibatlı olmanın da yeterli görüldüğü, öte yandan, bu tedbirin uygulanabilmesi için; terör örgütleri veya MGK’ca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplar ile ilgili personel arasındaki bağın “sübut” derecesinde ortaya konulmasının aranmadığı, böyle bir bağ olduğunun yetkili makamca “değerlendirilmesinin” yeterli görüldüğü, uyuşmazlıkta, davacı yönünden, kanun hükmünde kararnamenin amacına ve ruhuna uygun olarak FETÖ/PDY ile üyelik, mensubiyet, iltisak veya irtibatlı olup olmadığının değerlendirilebilmesi amacıyla gerekli inceleme ve araştırmanın yapıldığı ve davacı hakkında elde edilen tüm bilgi ve belgeler bu dosyada toplanmak ve somut olarak ortaya konulmak suretiyle kişiselleştirilmesinin sağlandığı, davacının personel bilgi dosyasında; yapılan araştırma ve incelemeler sonucunda örgüt ile irtibatı ve iltisakı olduğu yönünde değerlendirmenin bulunduğu gözetildiğinde, davacının, örgütün ideolojisi ve stratejisi doğrultusunda hareket ettiği ve FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisaklı ve irtibatlı olduğu sonucuna varıldığından dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ve İdare Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından; savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesi'nce, Tetkik Hakimi'nin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY ve İLGİLİ MEVZUAT: Türkiye'de 15 Temmuz 2016 gecesi, kendilerini “Yurtta Sulh Konseyi” olarak isimlendiren bir grup Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) mensubu tarafından, demokratik biçimde halk tarafından göreve getirilen Türkiye Büyük Millet Meclisini (TBMM), Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini ve Cumhurbaşkanı'nı devirmek ve anayasal düzeni ortadan kaldırmak amacıyla darbe teşebbüsünde bulunulmuş, bu teşebbüs Türk Milleti tarafından akamete uğratılmıştır. Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu 20/07/2016 tarihinde, ülke genelinde 21/07/2016 Perşembe günü saat 01.00'den itibaren geçerli olmak üzere doksan gün süreyle olağanüstü hâl ilan edilmesine karar vermiştir. Anılan karar 21/07/2016 tarih ve 29777 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş ve aynı gün TBMM tarafından onaylanmıştır. Olağanüstü hâl, daha sonrasında üçer aylık dönemler hâlinde Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu tarafından uzatılmış ve 18/07/2018 tarihinde sona ermiştir. Türkiye Cumhuriyeti Devletinin demoktarik hukuk düzenini ortadan kaldırmayı amaçlayan ve bu amacı gerçekleştirmek üzere, özellikle Devletin Mülkiye, Adliye, Emniyet Teşkilatı ve Türk Silahlı Kuvvetlerinde kadrolaşmaya giden FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen kamu görevlilerinin "kamu görevinde çıkarılmasına ilişkin tedbirler" kapsamında olağanüstü hal döneminde birçok kanun hükmünde kararname yürürlüğe konulmuştur. 08/07/2018 tarih ve 30472 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 701 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin ''Kamu Personellerine İlişkin Tedbirler'' başlıklı 1. maddesinde, ''(1) Terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara (Anayasa Mahkemesinin 09/11/2022 tarih ve E:2018/164, K:2022/134 sayılı kararıyla 7150 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un 1. maddesinin 1. fıkrasının birinci cümlesinde yer alan "...üyeliği, mensubiyeti veya..." ibaresinin iptaline karar verilmiştir.) iltisakı yahut bunlarla irtibatı olan ve ekli (1) sayılı listede yer alan kişiler kamu görevinden başka hiçbir işleme gerek kalmaksızın çıkarılmıştır. Bu kişilere ayrıca herhangi bir tebligat yapılmaz. Haklarında ayrıca özel kanun hükümlerine göre işlem tesis edilir.'' hükmüne yer verilmiştir. Adalet Bakanlığı'nda veri hazırlama kontrol işletmeni olarak yapan davacı, 701 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki listesinde ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılmış, kamu görevine iade edilmesi talebiyle Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu'na yaptığı başvuru, ... tarih ve ... sayılı işlem ile reddedilmiştir. Bunun üzerine, anılan işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır. Öte yandan, UYAP üzerinden yapılan inceleme neticesinde; davacı hakkında, FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olmak suçunu işlediğinden bahisle yürütülen adli soruşturma neticesinde Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Anayasal Düzene Karşı İşlenen Suçlar Soruşturma Bürosu'nun ... tarih ve Soruşturma No:..., Karar No:... sayılı kararıyla kamu adına kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiği görülmüştür.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME: 701 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca terör örgütlerine veya MGK'ca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen kamu görevlilerinin, “meslekten veya kamu görevinden çıkarılmasına" ilişkin kararlar, adli suç veya disiplin suçu işlenmesi karşılığında uygulanan yaptırımlardan farklı olarak terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapıların kamu kurum ve kuruluşlarındaki varlığını ortadan kaldırmayı amaçlayan “olağanüstü tedbir" niteliğindedir. AİHM "demokratik bir devletin, memurlarından anayasal prensiplere sadakat göstermesini isteme hakkı bulunduğunu" belirtmektedir (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: 55480/00 ve 59330/00, 27/07/2004, § 52; Volkmer/Almanya (k.k.), B. No: 39799/98, 22/11/2001; Petersen/Almanya, B. No: 39793/98, 22/11/2001). AİHM'e göre "kamu çalışanlarının devlete sadık kalmaları genel yararı korumakla ve güvence altına almakla yükümlü devlet otoriteleri ile çalışmalarının doğasında bulunan bir şarttır." (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: 55480/00 ve 59330/00, 27/07/2004, § 57; Žičkus/Litvanya, B. No: 26652/02, 07/04/2009, § 28). Terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapılara iltisak veya bunlarla irtibat, kamu görevlilerinin devlete sadakat yükümlülüğünü yitirildiğini ortaya koyan ve bahse konu olağanüstü tedbirin uygulanmasını gerektiren hâllerdir. Anayasa Mahkemesi 14/11/2019 tarih ve E:2018/89, K:2019/84 sayılı kararında iltisaklı kavramını ''kavuşan, bitişen, birleşen'', irtibatlı kavramını ise ''bağlantılı'' olarak tanımlamıştır. Bu kavramlar ile kişilerin cezai sorumluluğunu gerektiren örgüte üyelik ve mensubiyet kavramlarına nazaran terör örgütleri ile daha az yoğun ve atipik bir bağlantının vurgulandığı açıktır. Bu kapsamda kişilerin terör örgütleri ile irtibat ve iltisaklarının ortaya konulabilmesi için, örgütün amaçlarının gerçekleştirilmesi ya da örgütten yarar sağlamak maksadıyla gerek örgütten gelen talimatlar doğrultusunda gerekse inisiyatif alarak bulundukları hal ve hareketler neticesinde örgüte veya kendilerine yarar sağladıkları ya da örgüt ile amaç birliği veya sosyal birliktelik görünümü içinde oldukları yönünde kanaat oluşması yeterli olacaktır. Dava dosyasında ve UYAP kayıtlarında yer alan bilgi ve belgelerin değerlendirilmesinden; -davacının, Yozgat Adliyesi'nde görev yapmakta iken örgütün Adalet Bakanlığı ve HSK'da etkin olduğu dönemde 10/10/2011-27/02/2014 tarihleri arasında Türkiye Adalet Akademisi'nde görevlendirildiği, Adalet Bakanlığı'nda ve HSK'da FETÖ/PDY terör örgütünün etkisinin kırılmasından sonra Türkiye Adalet Akademisi'ndeki görevinden alınarak 27/02/2014 tarihli işlem ile Ankara Adliyesi Adli Sicil Müdürlüğü'ne atamasının yapıldığı, -davacının eşi adına kayıtlı olmakla birlikte davacının irtibat numarası olarak resmi ve özel kuruluşlara verdiği ... nolu GSM hattı ile Adalet Bakanlığı'nda görev yapmakla birlikte aynı zamanda Adalet Bakanlığı'ndaki örgütün mahrem yapılanması içinde yer alan ve FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediğinden bahisle hakkında verilen mahkumiyet kararı Yargıtay'ca onanarak kesinleşen S.M. adlı şahısla 05/03/2012 tarihinde görüşmesinin bulunduğu, -İdare Mahkemesi kararında, Ankara Adli Yargı İlk Derece Mahkemesi Adalet Komisyonu Başkanlığı'nın 22/02/2018 tarihli yazısıyla davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakının bulunmadığının değerlendirildiği yönünde bilgi verildiği belirtilmiş ise de anılan karardan sonraki tarihli Adalet Bakanlığı Bünyesinde Oluşturulan Kurulun 06/07/2018 tarihli kararıyla davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakının bulunduğu değerlendirilmesiyle kamu görevinden çıkarılmasının teklif edildiği, hususları birlikte göz önünde bulundurulduğunda, davacının, FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakının bulunduğu sonucuna varıldığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmemiştir. Bu itibarla, dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmediğinden, dava konusu işlemin iptali yönündeki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan davalı idarenin temyiz isteminin kabulüne, 2.Dava konusu işlemin iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle BOZULMASINA, 3.Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesi'ne gönderilmesine, 24/12/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Atıf: Danıştay 5. Daire, E. 2023/10879, K. 2025/15398, T. 24.12.2025, www.arakarar.com/karar/danistay-5-daire-2023-10879-e-2025-15398-k-8015448ca074