Danıştay · 5. Daire
Danıştay 5. Daire 2023/1095 E. 2025/9867 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 5. Daire
- Esas No
- 2023/1095
- Karar No
- 2025/9867
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2023/1095 Karar No : 2025/9867
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Vekili : Av. ...
Karşı Taraf (Davalılar) : 1- ... Bakanlığı / ANKARA 2- ... Genel Komutanlığı / ... Vekili : Av. ...
İstemin Özeti : Davacı tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Geçici 35. maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Kamu görevlilerin Anayasaya ve/veya Devlete sadakat gibi bir yükümlülükleri bulunmadığı, kesinleşen herhangi bir mahkumiyet kararı olmadan kamu görevinden çıkarılmasının hatalı olduğu, hükmün açıklanmasının geri bırakılması tedbirine çevrilen mahkumiyet kararlarının CMK'nın 231/5. maddesi uyarınca herhangi bir hukuki sonuç doğurmadığı, OHAL KHK'ları veya bu KHK'ların verdiği yetki ile ihraç kararı verilemeyeceği, Anayasa Mahkemesi tarafından üyelik ve mensubiyet nedeni ile gerçekleştirilen ihraçlarda dayanak hükmün iptaline karar verildiği, etkili savunma hakkının kullandırılmadığı, Mahkeme kararının herhangi bir gerekçe barındırmadığı iddia edilmektedir.
Davalı İdarelerin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür. Bununla birlikte; davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde 1 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılması, CMK231/5 maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılması yönünde verilen ve kesinleşen ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan: "...Sanık ...'nun arama tarihinde kendi kullandığını kabul ve beyan ettiği kendi kullanımında olan ... GSM nolu hattının; Adana ilinde bulunan... numaralı sabit hattan; 22.09.2010 tarihinde örgüt mensubu İ.H.K. ile ... numaralı hattan 25.09.2010 tarihinde kendisi gibi subay olan sanık M.E. ile yine aynı hattan 14.11.2010 tarihinde kendisi gibi subay olan sanık İ.D. ile ardışık olarak arandığı ve yine örgüt mensubu olan askeri mahrem yapılanmada görevli kişiler tarafından kullanıldığı belirlenmiş muhtelif hatlardan 18 kez de tekil olarak arandığı ve sanığın da bu aramaları kabul ettiğinin anlaşılması karşısında, arama sayısı, aramaların ardışık ardışık aramaya konu edilen şahısların aynı mensup ve aynı askeri birliğe bağlı olarak görev yapan kişiler olmaları, aramaların gerçekleştirildiği zaman, konuşma süreleri, sanığın farklı sabit hatlardan aranması birlikte nazara alındığında, sanığın örgütün iletişim metotlarından olan “ankesörlü/sabit hatlardan aranma” gizli iletişim sistemine dahil olduğu tespit edilmiştir. Sanık ...'in yakalandıktan sonra ilk aşamadan itibaren etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmayı kabul ettiği ve FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü ile olan irtibatının kendi konumuyla uyumlu ve uygun olacak biçimde tüm detayları belirterek anlattığı, mahkememizde de alınan beyanında etkin pişmanlığını dile getirerek örgüt içerisinde kendisiyle ilgilenen örgüt mensuplarını örgütün kendisiyle iletişime geçme çalışmalarını ve yöntemlerini samimi bir şekilde ikrar ettiği, örgüt mensubu olan Z.D. ile en son 2014 yılı Ekim ayı içerisinde görüştüğünü belirtmiş, bu görüşmede Z.D.'nin bir daha görüşmek istemediğini beyan etmiş ise de, bu beyanı 17-25 Aralık sürecinin yaşanmasından sonra halen bu örgüt mensuplarıyla bir şeklide görüşülmesinin sanığın bu yapıyla olan bağlarını o döneme kadar tam anlamıyla koparamadığı olarak mahkememizce değerlendirilmiş ve örgütle bir şekilde temas halinde olduğu değerlendirilmiştir. Ancak soruşturmanın başlamasıyla birlikte sanığın örgütün gerçek iç yüzünü tam anlamıyla anladığı ve pişmanlığını ortaya koyduğu hususu da mahkememizce kabul edilmiştir..." şeklindeki tespit ve değerlendirmeler ile dava dosyasında yer alan davacı hakkındaki diğer tespitler birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucu teyit edilmiştir. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 30/09/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.