Danıştay · 5. Daire
Danıştay 5. Daire 2022/7885 E. 2025/11621 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 5. Daire
- Esas No
- 2022/7885
- Karar No
- 2025/11621
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2022/7885 Karar No : 2025/11621
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Vekili : Av. ...
Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA Vekili : Av. ...
İstemin Özeti : Davacı tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35. maddesinin (B) fıkrası uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Milli Savunma Bakanlığının ... tarih ve ... sayılı işleminin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: FETÖ/PYD terör örgütü ile iltisaklı ve irtibatlı olduğuna dair hiçbir bilgi ve belgenin bulunmadığı, hakkında silahlı örgüte üye olma yönündeki suç isnadı anlamında delil oluşturabilecek tanık, gizli tanık veya itirafçı beyanının mevcut olmadığı, kendisiyle aynı sabit telefon hattından aranan kişiler ile bu kişileri arayan şahsın kendisini tanımadıklarını açıkça beyan ettikleri, tespit edilen aramanın örgütün talimatı ile ve örgütsel irtibatı sağlamak maksadıyla FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün askeri yapılanması içerisinde yer alan mahrem imamlar tarafından yapıldığına dair her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak bir delil elde edilemediği, buna ilişkin olarak hakkındaki ceza yargılamasında beraat kararı verildiği, dava konusu işlemin sebep ve konu unsurları yönünden hukuka aykırı olduğu iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi : Davacının temyiz isteminin kabulü ile karşı oy gerekçesinde açıkça aktarıldığı şekliyle Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, davacının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca duruşma istemi yerinde görülmeyerek ve dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür. Davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile davacının üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediğinin sabit olmaması nedeniyle Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/2-(e) maddesi uyarınca beraat kararı verildiği ve söz konusu kararın istinaf kararı ile kesinleştiği görülmüştür. Bununla birlikte 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35/B maddesi uyarınca bir kamu görevlisi hakkında terör örgütüne üyelik ve mensubiyeti olmasa da bu terör örgütü ile iltisaklı ve irtibatlı olması nedeniyle kamu görevinden çıkarılmasına yönelik yaptırım uygulanabilmesi karşısında, anılan kamu görevlisi hakkında silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan açılan ceza davasında beraat kararı verilmiş olmasının, ilgili hakkında tesis edilen kamu görevinden çıkarma işleminin hukuka uygunluğu yönünden yürütülen idari yargılama faaliyeti için bağlayıcı olmayacağı açıktır. Bu kapsamda, ceza yargılamasında ve dava dosyasında yer alan davacı hakkındaki tespitler değerlendirildiğinde ise, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan YD harcının istemi halinde davacıya iadesine, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 04/11/2025 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X) KARŞI OY : Davacı tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35. maddesinin (B) fıkrası uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Milli Savunma Bakanlığının ... tarih ve ... sayılı işleminin iptaline karar verilmesi istemiyle bakılan davanın açıldığı, davacı hakkında silahlı terör örgütüne (FETÖ/PDY) üye olma suçundan açılan kamu davasında ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla beraatine karar verildiği ve söz konusu kararın kesinleştiği görülmüştür. Davacı hakkında verilen ve kesinleşen ceza mahkemesi kararında, "...sanığın yalnızca 26.02.2012 tarihinde bir kez arandığı, sanığın periyodik şekilde düzenli olarak aranmadığı ve şifreli kaydetme yönteminin bulunmadığı, V. K. Ö. isimli askeri personelin sanık arandıktan 8 dakika 51 saniye sonra arandığı, yine her ne kadar HTS Tespit ve Analiz Tutanağında ve ATAÇ raporunda belirtilmemiş ise de aynı sabit hattan aranan F. Ç. isimli askeri personelin sanık arandıktan 12 dakika 16 saniye sonra arandığı, ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ardışık aramaların 300 saniyelik zaman dilimi aralığında olduğu yönündeki değerlendirmesi nedeniyle her iki arama arasında 300 saniyeden fazla bir süre olduğundan ATAÇ raporunda aramanın ardışık olarak nitelendirilmediği, sanık ile aynı sabit hattan aranan askeri personeller olan V. K. Ö. ve F. Ç. isimli şahısların etkin pişmanlık kapsamında verdiği ayrıntılı ifade ve teşhis tutanaklarında sanık ile ilgili herhangi bir beyanları bulunmadığı, ayrıca tanıklar V. K. Ö. ve F. Ç.'nın kendilerini sabit hatlardan aradığını beyan ettikleri mahrem imamları ... (K) M. İ. isimli şahsın da etkin pişmanlık hükümlerinden yararlandığı, tanıklar V. K. Ö. ve F. Ç. isimli şahısları sabit hatlardan aradığını beyan ettiği, ancak sanık hakkında herhangi bir beyanı ve teşhisi bulunmadığı, her üç tanığın da Segbis üzerinden net bir şekilde gördükleri sanığı tanımadıklarını beyan ettikleri, ülke geneli ATAÇ programı üzerinden yapılan sorgulamada ve görev yaptığı illerdeki soruşturmalarda yer alan HTS kayıtları üzerinden yapılan araştırmada henüz ATAÇ veri havuzuna dahil edilmeyen ankesör/büfe ve voip hatlardan başkaca ardışık/tekil aramasının tespit edilemediği, ayrıca sanığın adına kayıtlı ... numaralı gsm hattının ardışık/tekil aramasının bulunmadığı, sanık aleyhine dosyaya yansıyan herhangi bir tanık beyanı bulunmadığı, UYAP Örgütlü Suçlar Bilgi Bankasından yapılan araştırmada da sanık aleyhinde herhangi bir tanık beyanına rastlanmadığı hususları nazara alındığında sanık ile birlikte aynı sabit hattan sanık arandıktan 8 dakika 51 saniye ve 12 dakika 16 saniye sonra aranan tanıkların kendilerini arayan örgüt mensubunun tanık M. İ. olduğunu beyan etmeleri ve tanık M. İ.'ın tanıklar V. K. Ö. ve F. Ç. isimli şahısları sabit hatlardan aradığını ikrar etmesine rağmen sanık ile ilgili herhangi bir beyanı bulunmadığı ve sanığı tanımadığını beyan ettiği..." tespitlerine yer verildiği ve söz konusu 26/02/2012 tarihli aramanın Yargıtay ... Ceza Dairesinin belirlediği ardışık arama kriterlerine uymadığı gerekçesiyle beraatına karar verildiği görüldüğünden, davacının Kocaeli ilindeki sabit hattan aranmış olmasının örgütsel nitelikte kabul edilemeyeceği sonucuna ulaşılmıştır. Bu itibarla, hakkındaki 26/02/2012 tarihli aramanın davacı aleyhine örgütle iltisakına ve irtibatına delil olarak alınamayacağı ve davacının örgütle irtibat ve iltisakına başkaca bir bilgi ve belgenin de dosyaya sunulmadığı anlaşıldığından, temyiz isteminin kabulü ile usul ve yasaya aykırı olan istinaf isteminin reddine ilişkin İdare Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği oyuyla aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyoruz.