Danıştay · 5. Daire
Danıştay 5. Daire 2022/5900 E. 2025/14786 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 5. Daire
- Esas No
- 2022/5900
- Karar No
- 2025/14786
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2022/5900 Karar No : 2025/14786
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Vekili : Av. ...
Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA Vekili : Av. ...
İstemin Özeti : Davacı tarafından, 375 sayılı KHK'nın Geçici 35/B-6 maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin İçişleri Bakanlığının ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine, parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Hayatının hiçbir döneminde FETÖ/PDY terör örgütüyle irtibat ve iltisakının bulunmadığı, bu kapsamda değerlendirilebilecek somut delil ve gerekçe gösterilmediği, etkin bir şekilde kullanabileceği savunma hakkı tanınmadığı, abisi hakkındaki tespitlerin suç ve cezaların şahsiliği ilkesi gereği aleyhine değerlendirilemeyeceği, HTS kayıtlarının birbiriyle çeliştiği, iki kez sabit hattan aranılmasının hayatın olağan akışına uygun olduğu, gerçekleşen bu aramanın kim tarafından yapıldığını hatırlamasının kendisinden beklenilemeyeceği, bu aramaların örgütsel bir mahiyet taşımadığı, kendisiyle ardışık olarak aranan herhangi bir asker şahsın bulunmadığı, adil yargılanma ve kanunilik ilkelerine riayet edilmediği, olağanüstü hal kanun hükmünde kararnameleri ile sadece olağanüstü halin gerektirdiği ölçüde, olağanüstü hale neden olan şiddet olaylarının bastırılmasıyla ilgili ve sadece durumun kesinlikle gerektirdiği türden geçici tedbirler alınabileceği, davalı idarenin hiçbir önleyici yükümlülüğünü yerine getirmediği, MGK kararlarının tavsiye niteliğinde olduğu, Devlet'e sadakat yükümlülüğünü ihlal etmediği, evrensel hukuk ilkelerine uyulmadığı, Anayasa ve AİHS kapsamında güvence altına alınan temel hak ve özgürlüklerin ihlal edildiği belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır. Her ne kadar İdare Mahkemesi kararının gerekçesinde davacının terör örgütü üyeliğinden ceza kovuşturmasının devam ettiği belirtilerek hüküm kurulmuş ise de, davacı hakkında yürütülen ceza kovuşturmasının sadece bu haliyle FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisak noktasında aleyhe bir durum olarak değerlendirilmesi masumiyet karinesi gereğince mümkün olmadığı gibi davacının abisi hakkındaki tespitlerin de, davacının FETÖ/PDY ile bağlantısını ortaya koyabilecek herhangi bir tespit içermemesi ve doğrudan davacıya isnat edilemeyecek nitelikte olması sebebiyle davacının anılan örgütle irtibatı ve iltisakı noktasında aleyhe bir durum olarak değerlendirilmesi mümkün değildir. Öte yandan, ... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; "...Uyap üzerinden dava dosyasının incelenmesi neticesinde mahkemeye sunulan raporlarda adına kayıtlı GSM hattının FETÖ/PDY müzahir şahıslar tarafından kullanılan iletişim araçları (sabit/kontörlü telefon ile ardışık arama) ile irtibatlı bulunduğunun tespit edildiği..." gerekçesine yer verilmiş ise de, dosyaya sunulan bilgi ve belgelerin incelenmesinden, davacının ilgili ankesörlü karttan ardışık aramasının bulunmadığı, tekil aramalarının bulunduğu, ancak aynı ankesörlü kart ile farklı tarihlerde davacıyla aynı rütbede olan T.A., M.T., H.U. ve İ.Ç.'nin de arandığı tespit edilmiştir. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 16/12/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.