Danıştay · 5. Daire

Danıştay 5. Daire 2022/4041 E. 2025/9371 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
5. Daire
Esas No
2022/4041
Karar No
2025/9371
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2022/4041 Karar No : 2025/9371

Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Vekili : Av. ...

Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA Vekili : Av. ...

İstemin Özeti : Davacı tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35. maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Milli Savunma Bakanlığının ... tarih ve ... sayılı işleminin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: İdare Mahkemesince eksik inceleme ve yetersiz gerekçe ile karar verildiği, hakkında aleyhe verilmiş ve kesinleşmiş bir mahkûmiyet kararı bulunmadığı, devam etmekte olan ceza yargılaması sürecinin bekletici mesele yapılması gerektiği, ankesörlü hatlardan aranmasının örgütün gizli haberleşme ağına dahil olduğunu ortaya koymadığı, irtibat, iltisak, mensubiyet gibi tespitleri yapma görevinin ceza yargı yerlerine ait olduğu, KHK ile kamu görevinden çıkarılmasının fonksiyon gaspı olduğu, işlendiği tarihte suç teşkil etmeyen fiillerin sonradan aleyhe delil olarak ele alınamayacağı, FETÖ/PDY terör örgütü ve darbe girişimiyle herhangi bir ilgisinin bulunmadığı, masumiyet karinesinin, suç ve cezaların kanuniliği ilkesinin ve Anayasa ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi hükümlerinin ihlal edildiği iddia edilmektedir.

Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar, bunlardan hiçbirine uymamaktadır. Her ne kadar temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararıyla hukuka uygun bulunan İdare Mahkemesi kararında, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçu kapsamında yapılan yargılamada beraat ettiği belirtilmişse de, UYAP üzerinde yapılan incelemede, anılan beraat kararının ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla bozulduğu, bozma kararı üzerine ...Ağır Ceza Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile davacı hakkında silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan mahkumiyet kararı verildiği, yargılamanın temyiz kanun yolu aşamasında devam ettiği anlaşılmaktadır. Davacı hakkındaki mahkumiyet kararı kesinleşmediğinden, bu karar neticesinin davacı aleyhine bir durum olarak değerlendirilmesi masumiyet karinesi gereğince mümkün değildir. Bununla birlikte, ceza mahkemesi kararından bağımsız olarak, ceza yargılaması sırasında elde edilen delillerin, ilgililerin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak veya irtibat düzeyinde bir ilişkisinin olup olmadığının belirlenmesi noktasında ayrıca değerlendirilmesi gerektiği açıktır. Bu itibarla, ... Ağır Ceza Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan; "... Tanık T.K. beyanında: '...sanığı tanırım, askeri okuldan devrem olur, benim hakkımda silahlı örgüt üyeliğinden dava açıldı, etkin pişmanlıktan faydalandım, askeri okul dönemimde benim örgüt ile bağlantım vardı, ancak sanığın o dönem bağlantısı olup olmadığını bilmiyorum, sonra Adana ilinde birlikte görev yaptık, aynı evde kaldık, kaldığımız ev örgüt evi değildi, ancak sanık ile birlikte örgütün sohbetlerine katıldık, aynı sohbet grubunda bulunuyorduk, 2010 yılında başlayıp 2014 ya da 2015 yılına kadar sohbetler devam etti, sanığın sohbetlere katılma dışında herhangi bir görevi yoktu, bizim bağlı olduğumuz mahrem imam A.E.T.'dır, beni sohbet ya da başka bir iş nedeniyle ankesörlü telefondan bağlı olduğumuz imamlar tarafından aranırdım, sanığın bu şekilde aranıp aranmadığını bilmiyorum, sohbetlere gideceğimizi sanığa genelde ben söylerdim, örgüt dışında askerler tarafından şahsi işleri için sabit hatlardan arandığımız da oluyordu...' şeklinde beyanda bulunmuştur. ...Sanığın Adana ilinde Astsubay olarak görev yaptığı dönemde adına kayıtlı kullanımında olan ... numaralı telefon hattından, arandığı tarihte Adana Tanker Üst Komutanlığı'nda birlikte çalıştığı T.K., S.Y. ve N.K. ile birden fazla kez ardışık arandığının anlaşıldığı, yine sanığın Adana ilinde Astsubay olarak görev yaptığı dönemde adına kayıtlı kullanımında olan ... numaralı telefon hattından, T.K., H.E., R.Ö., H.G. ve N.K. ile farklı zamanlarda ardışık arandığı, T.K., H.E., H.G. ve R.Ö.'ün sanıkla ardışık arandığı tarihte sanıkla birlikte Adana Tanker Üst Komutanlığı'nda birlikte çalıştığı ve rütbelerinin aynı olduğu, F.A.'ın da yine sanıkla birlikte Adana Tanker Üs Komutanlığı'nda çalıştığı ancak sanıktan farklı rütbede olduğunun görüldüğü, ...tanık olarak dinlenen R.Ö. ile S.Y.'ın sanıkla birlikte arandıklarını kabul etmeseler de ardışık arandıklarını itiraf ettikleri, tanık T.Y.'ın da sanıkla aynı evde kaldığını, mahrem imamı tarafından ankesörlü hatlardan sohbete çağrıldığını, sanığın da kendisiyle birlikte sohbetlere katıldığını belirttiği, dolayısıyla yukarıda ayrıntılarıyla belirtilen aramaların rastgele olan aramalar değil, örgütün mahrem imamları tarafından üyeleri örgüt toplantılarına çağırmak için yapılan gizlilik içeren aramalar olduğunun anlaşıldığı, sanığın da tevil yollu ikrarı ile ankesörlü hatlardan arandığını fakat sohbetlere katılmadığını beyan ettiği, ancak sanıkla aynı evde kalan tanık T.K.'nın sanığın kendisiyle birlikte 2014-2015 yıllarına kadar sohbetlere katıldığını belirttiği..." tespitleri, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 23/09/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Atıf: Danıştay 5. Daire, E. 2022/4041, K. 2025/9371, T. 23.09.2025, www.arakarar.com/karar/danistay-5-daire-2022-4041-e-2025-9371-k-ba7310123b96