Danıştay · 5. Daire
Danıştay 5. Daire 2022/14832 E. 2025/12826 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 5. Daire
- Esas No
- 2022/14832
- Karar No
- 2025/12826
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2022/14832 Karar No : 2025/12826
Temyiz İsteminde Bulunan (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA Vekili : Av. ...
Karşı Taraf (Davacı) : ... Vekili : Av. ...
İstemin Özeti : 701 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davada; dava konusu işlemin iptali yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davalı İdarenin İddialarının Özeti: Savunma hakkı tanınmadan tesis edilen kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğu, hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet kararının bulunmadığı, masumiyet karinesinin ve suç ve cezaların kanuniliği ilkesinin ihlal edildiği iddia edilmektedir.
Davacının Savunmasının Özeti : Savunma verilmemiştir.
Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 20/11/2025 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X)KARŞI OY : 701 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davada; dava konusu işlemin iptali yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. 15 Temmuz 2016 tarihinde terör örgütlerinin işbirliği ile gerçekleştirilen darbe girişimi sonucunda 250'den fazla kişinin öldürüldüğü, 2000'den fazla kişinin yaralanıp sakat kaldığı bilinmektedir. Devlet yönetimi tarafından milli güvenliği tehdit eden bu tehlikenin bertaraf edilmesi amacıyla tesis edilen 701 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca terör örgütlerine veya MGK'ca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplarla iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen kamu görevlilerinin, “meslekten veya kamu görevinden çıkarılmasına" ilişkin kararlar alındığı, bu kararların adli suç veya disiplin suçu işlenmesi karşılığında uygulanan yaptırımlardan farklı olarak terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapıların kamu kurum ve kuruluşlarındaki varlığını ortadan kaldırmayı amaçlayan “olağanüstü tedbir" niteliğinde olduğu, olağanüstü hal kapsamında tesis edildiği izahtan varestedir. 1982 tarihli Anayasanın 129. maddesinde; "Memurlar ve diğer kamu görevlileri Anayasa ve kanunlara sadık kalarak faaliyette bulunmakla yükümlüdürler." hükmüne yer verildiği, bu doğrultuda yasama organınca çıkarılan Devlet memurlarının özel kanunu niteliğinde olan 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun Sadakat başlıklı 6. maddesinde; "Devlet memurları, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasına ve kanunlarına sadakatla bağlı kalmak ve milletin hizmetinde Türkiye Cumhuriyeti kanunlarını sadakatla uygulamak zorundadırlar.", Tarafsızlık ve Devlete bağlılık başlıklı 7. maddesinde; "Devlet memurları her durumda Devletin menfaatlerini korumak mecburiyetindedirler. Türkiye Cumhuriyeti Anayasasına ve kanunlarına aykırı olan, memleketin bağımsızlığını ve bütünlüğünü bozan Türkiye Cumhuriyetinin güvenliğini tehlikeye düşüren herhangi bir faaliyette bulunamazlar. Aynı nitelikte faaliyet gösteren herhangi bir harekete, gruplaşmaya, teşekküle veya derneğe katılamazlar, bunlara yardım edemezler." emredici hükümleri gereği görev ifa etmek zorundadırlar. Bu bağlamda, kamu personelinden terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplarla iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu gerekçesiyle kamu görevinden çıkarılmalara ilişkin uyuşmazlık 701 sayılı KHK ile birlikte değerlendirildiğinde; her türlü olay ve olgunun FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile irtibat ve iltisakın varlığı konusunda değerlendirilebilecektir. Dava konusu uyuşmazlıkta, Deniz Astsubayı olarak görev yapmakta iken FETÖ/PDY kapsamında etkin pişmanlık sergileyerek ifade veren M.D.'ye ait Bilgi Alma Tutanağında "...Yine cemaat abisinin telkini ile grup arkadaşlarım ile birlikte ev tuttum.... Cemaat sohbetlerimize grup arkadaşlarım ile tutmuş olduğumuz evde de yapıyorduk. Cemaat abileri bizim evimize gidip geliyorlardı. ...Daha sonra 2015 Eylül ayında A.A. (Deniz Kuvvetleri Komutanlığında Astsubay), F.B. (Deniz Kuvvetleri Komutanlığında Astsubay) ve ... (Deniz Kuvvetleri Komutanlığında Astsubay) benim kaldığım eve geldiler. 2016 Aralık ayına kadar bu şekilde beraber kaldık. ... gemisini Tersane bakımı maksadıyla Gölcük'te bulunduğundan bakımın bitmesi hitamında evden ayrılmıştır. Bu arkadaşlarımın cemaat ile bağlantılı olup olmadıklarını bilmiyorum. Benim bu yapıyla Ekim 2015 ayından sonra herhangi bir temasım olmamıştır..." şeklinde yer alan beyanlar ile davacının da bu evde kaldığına ilişkin beyanı bir arada değerlendirildiğinde, mahrem imam telkiniyle FETÖ mensubu askerlerce kalınan ve örgütsel sohbetler icra edilen bir evde kendi iradesiyle kalan davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisaklı olduğu sonucuna varılmaktadır. Yukarıda ifade edilen tespit dikkate alındığında, davacının kamu görevinden çıkarılması üzerine göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı görülmekte olduğundan İdare Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği görüşüyle çoğunluk kararına katılmıyoruz.