Danıştay · 5. Daire

Danıştay 5. Daire 2022/12320 E. 2025/10643 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
5. Daire
Esas No
2022/12320
Karar No
2025/10643
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2022/12320 Karar No : 2025/10643

Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Vekili : Av. ...

Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA Vekilleri : Hukuk Müşaviri ..., Hukuk Müşaviri V. ...

İstemin Özeti : 675 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin .. tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine, parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Gerekçeli karar hakkının ihlal edildiği, Bank Asya nezdindeki işlemlerinin rutin bankacılık faaliyetlerinden ibaret olduğu, örgüt talimatıyla bahse konu bankaya para yatırmadığı, söz konusu bankadaki işlemlerinin okul taksitlerinin ödenmesine yönelik olduğu, anılan banka dışında başkaca bankalarda da hesabının bulunduğu, eksik inceleme ve araştırmayla davanın reddine karar verildiği, varsayıma dayalı olarak işlem tesis edildiği, Ufuk Sağlık ve Sosyal Hizmet Görevlileri Sendikasına mesleki nedenlerle üye olduğu, örgütsel bir saik taşımadığı, sendika üyeliğinin Anayasal bir hak olduğu, Anayasa Mahkemesi içtihatlarının dikkate alınmadığı, çocuğunu FETÖ/PDY'ye müzahir olması nedeniyle kapatılan okula göndermesinin örgütsel faaliyet olarak nitelendirilemeyeceği, Cihan Medya Dağıtım A.Ş.'ye yaptığı ödemenin deneme sınavı kitapçıklarını temin etme amacına matuf olup örgüte finansal destek olarak kabul edilemeyeceği, Devlete sadakat yükümlülüğüne aykırılık teşkil edecek bir davranışının bulunmadığı, kamu görevini yasalara uygun şekilde ifa ettiği, hiçbir terör örgütüyle bağlantısının bulunmadığı, hukuk devleti ilkesinin gereklerine uyulmadığı, savunma hakkı tanınmadan kamu görevinden çıkarılmasının hukuka aykırılık teşkil ettiği, masumiyet karinesinin dikkate alınmadığı, OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonunun bağımsız ve tarafsız bir kurum olduğundan söz edilemeyeceği, suçta ve cezada kanunilik ilkesine aykırı hareket edildiği, Anayasa'ya ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ne aykırı şekilde işlem tesis edildiği, kamu görevinden çıkarma kararının ölçülü olmadığı, özel hayata saygı hakkının ihlal edildiği, Bölge İdare Mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğu iddia edilmektedir.

Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Bölge İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin davacıdan tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 13/10/2025 tarihinde esasta oybirliği, gerekçede oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.

(X) GEREKÇEDE KARŞI OY : Temyizen incelenen dava; 675 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine, parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararıyla hukuka uygun bulunan İdare Mahkemesi kararında; davacının, FETÖ/PDY terör örgütüne müzahir Bank Asya isimli banka için ülke genelinde eylemler yapıldığı dönemde Bank Asya'da hesap açarak para yatırdığı tespitine yer verilmiştir. Bu tespit ile ilgili olarak davacı, tüm dosya kapsamındaki beyanlarında özetle; anılan banka nezdindeki işlemlerinin rutin bankacılık faaliyetlerinden ibaret olduğunu, hesaba yatırılan paraların hayatın olağan akışı içerisinde gerçekleşen cüzi miktarlar olduğunu, örgüt talimatıyla bahse konu bankaya para yatırmadığını, söz konusu bankadaki işlemlerinin okul taksitlerinin ödenmesine yönelik olduğunu, anılan banka dışında başkaca bankalarda da hesabının bulunduğunu, eksik inceleme ve araştırmayla karar verildiğini ileri sürmüştür. FETÖ lideri tarafından talimatın verildiği 25/12/2013 tarihinden, Bank Asya'nın TMSF'ye devredildiği 29/05/2015 tarihine kadar, örgüt liderinin emri doğrultusunda mali olarak zor duruma düşen Banka'nın parasal yönden iyi durumda olduğunu göstermek amacıyla örgüt mensuplarınca, gerek birkısım malvarlıkları elden çıkarılarak, gerekse başka finans kuruluşlarından kredi çekilerek tasarruf ve kar amacı gözetilmeksizin, kendileri, eşleri, reşit olmayan çocukları ve bazen de anne-babaları adına para yatırılmış, katılım hesapları açılmış, döviz ve altın alım-satımı gibi işlemler yapılmıştır. Bu kapsamda, davacı adına açılmış olan hesaptaki FETÖ lideri tarafından talimatın verildiği 25/12/2013 tarihinden, Banka'nın TMSF'ye devredildiği 29/05/2015 tarihine kadar olan dönemdeki hesap hareketlerinin örgüt liderinin talimatıyla uyumluluk arz edip etmediğine yönelik bir inceleme yapılması gerekmektedir. Davalı idarenin savunma dilekçesi eklerinin incelenmesinden, davacının Bank Asya'ya ilk kez 07/02/2014 tarihinde 200 TL yatırarak katılım hesabı açtığı, 04/02/2015 tarihinde de 200 TL yatırdığı görülmüştür. Davacının yukarıda aktarılan beyanları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacının cüzi miktardaki hesap hareketlerinin örgüte finansal destek olarak kabul edilemeyeceği anlaşıldığından, anılan hususun davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakını ortaya koyan bir delil olarak değerlendirilemeyeceği sonucuna varılmıştır. Bu durumda, Bank Asya hesap hareketlerinin, davacının FETÖ/PDY ile irtibat ve iltisakına ilişkin aleyhine delil olarak değerlendirilmesi mümkün olmamakla birlikte davacı hakkındaki diğer tespitlerin irtibat ve iltisak için yeterli olacağı gerekçesiyle çoğunluk kararının bu kısmına gerekçe yönünden katılmıyorum.

Atıf: Danıştay 5. Daire, E. 2022/12320, K. 2025/10643, T. 04.02.2015, www.arakarar.com/karar/danistay-5-daire-2022-12320-e-2025-10643-k-fb9441a67456