Danıştay · 5. Daire

Danıştay 5. Daire 2022/11824 E. 2025/8398 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
5. Daire
Esas No
2022/11824
Karar No
2025/8398
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2022/11824 Karar No : 2025/8398

Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...

Karşı Taraf (Davalılar) : 1- ... Bakanlığı / ANKARA 2- ... Genel Komutanlığı / ANKARA Vekili : Av. ...

İstemin Özeti : Davacı tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35/B maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin İçişleri Bakanlığının ... tarih ve ... sayılı işleminin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Temyize konu kararın usul ve yasaya aykırı olduğu, FETÖ/PDY terör örgütü ile hiçbir ilgisinin olmadığı, hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet kararının bulunmadığı, hakkındaki aramaların örgütsel bir amaçla yapıldığına dair hiçbir somut delilin olmadığı ve söz konusu aramaların ardışık arama kriterlerine uymadığı, dava konusu işlemin sebep unsurunu oluşturacak herhangi bir delil veya belgenin ortaya konulmadığı, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ile güvence altına alınan hakların ihlal edildiği iddia edilmektedir.

Davalı İdarelerin Savunmasının Özeti : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır.

Bununla birlikte, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen...Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan; ''...AtaçV3 programı kapsamında alınan Ankesör/Büfe sorgu raporu incelendiğinde sanığın asker olarak görev yaptığı Ankara ilinde birçok kez ardışık olarak arandığı, aramalar içerisinde ''0'' saniyeli çağrıların olduğu, bir kısım aramaların iki hafta aralıklarla olacak şekilde periyodik mahiyette olduğu, bir kısım aramaların hafta sonu diğer bir kısım aramaların ise hafta içi mesai dışında olduğu, sanık ile ardışık aranan şahıslardan A.O.T. hakkında ankesörlü hattan arandığına ve örgütle bağlantısına dair görgüye dayalı tanık beyanı ile mahkumiyet kararı verildiği, sanık ile ardışık aranan H.A. hakkında ByLock kullanıcısı olma, ardışık arama ve görevinden ihraç sonrası örgüt ile temasını sürdürmesi gözetilerek hakkında mahkumiyet kararı verildiği, 01.09.2014 tarihinde sanığın GSM numarası olan ...sayılı numaranın son 4 hanesini 10 rakamına tamamlamak suretiyle şifreli olarak ... numaralı gsm hattının arandığı, ayrıca FETÖ-PDY silahlı terör örgütünün sözde Jandarma Mahrem Yapılanmasında "Marmara Bölge Temsilcisi" olarak faaliyet gösteren N.K.'inin dijitalinde de takip edildiğine ilişkin verilere rastlanıldığı, bilindiği üzere; FETÖ/PDY'nin neredeyse ülkedeki tüm kamu kurumlarında örgütlendiği ancak Türk Silahlı Kuvvetleri, emniyet birimleri, yargı organları ve istihbarat birimlerinde örgütlenmeye özel bir önem verdiği ve bu yerlerin "Mahrem Hizmetler Sınıfı" olarak ifade edildiği, birebir yada küçük gruplar halinde örgüt toplantılarına katılan Türk Silahlı Kuvvetleri bünyesine sızmış örgüt mensuplarının, gizlilik esasına riayet edilerek büfe, market vb yerlerdeki ücretli telefonlar veya kontörlü telefonlardan kendilerinden sorumlu mahrem imamlar tarafından aranmaları öncesi mahrem imam tarafından sözde tedbir amaçlı olarak ilgisiz rastgele numaraların çevrildiği gibi mahrem imamın, asker şahsın numarasının son iki rakamını kendi telefon rehberinde "10”, “100” veya “99" rakamına tamamlayacak şekilde kayıt etmesinin de en fazla başvurulan tedbir yöntemlerinden biri olduğu, bu nedenle yanlışlıkla numaraların şifrelenmiş haliyle yapılan aramaların da gerçekleşebildiği, yapılanmada her yönetici sivil unsurun deşifre olmamak amacıyla kendi tedbir ve iletişim metodunu kendisinin belirlediği, mahrem yapı içerisindeki irtibatın ve şifreleme tekniğinin deşifre olmaması amacıyla çok sayıda şifreleme tekniğinin kullanıldığı, bu itibarla, yukarıda belirtilen aynı zaman dilimi içerisinde mahrem yapı sorumlusu tarafından bir anlık hatayla yapılan şifreli aramanın dahi örgütsel tarza uygun olduğu, bunun yanında sanık hakkında veri inceleme raporunun tanzim edildiği, söz konusu raporda örgüt tarafından sanığın uzun bir süre takibinin yapıldığı dikkate alındığında söz konusu ardışık aramaların örgütsel motife uygun olduğu ve veri inceleme raporuyla birbirini desteklediği böylelikle sanığın örgütün gizli iletişim metotlarından olan “ankesörlü/sabit hatlardan aranma” gizli iletişim ağına dahil olarak örgütün askeri yapılanması içerisinde bulunduğu...'' tespitleri de, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 01/07/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Atıf: Danıştay 5. Daire, E. 2022/11824, K. 2025/8398, T. 01.07.2025, www.arakarar.com/karar/danistay-5-daire-2022-11824-e-2025-8398-k-5e638e69a31f