Danıştay · 5. Daire
Danıştay 5. Daire 2022/11689 E. 2023/13038 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 5. Daire
- Esas No
- 2022/11689
- Karar No
- 2023/13038
T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2022/11689 Karar No : 2023/13038 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Karşı Taraf (Davalı): ... Bakanlığı / ANKARA Vekili: Hukuk Müşaviri ... İstemin Özeti : 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Savunma hakkı tanınmadan ve disiplin soruşturması açılmadan tesis edilen kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğu, FETÖ/PDY örgütü ile herhangi bir ilişkisinin olmadığı, hiçbir geçerli sebebe ve somut delile dayanmadan kamu görevinden çıkarılmasının Anayasaya ve İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesine aykırı olduğu, FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatı veya iltisakına dair kişiselleştirme yapılmadığı, OHAL döneminde sadece OHAL'in gerektirdiği ölçüde ve OHAL'e neden olan konularla ve OHAL süresiyle sınırlı geçici tedbirlerin alınabileceği, kamu görevinden çıkarma işleminin geçici nitelikte bir tedbir olmadığı, OHAL KHK'larının Resmi Gazetede yayımlandıkları gün TBMM'nin onayına sunulması ve en geç 30 gün içerisinde görüşülüp karara bağlanmasının zorunlu olduğu, Bakanlar Kurulu'nca Anayasa ve yasaların kendisine vermediği bir yetki kullanılmak suretiyle kamu görevinden çıkarma işlemi tesis edildiği, kamu görevinden çıkarmaya dair usul ve esasların Anayasa ve Kanunlarda düzenlendiği, bu usul ve esaslara uyulmaksızın kamu görevinden çıkarma işlemi yapıldığı, 672 sayılı KHK'nın Anayasaya aykırı olduğu, KHK ile bireysel işlem tesis edildiği, çalışma, eğitim, mülkiyet, gerekçeli karar hakları ile masumiyet karinesinin, suç ve cezaların kanuniliği ilkesinin ihlal edildiği iddia edilmektedir. Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Bölge İdare Mahkemesi kararında usul ve esas bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı, davacının temyiz iddialarının 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinde sayılan sebeplerden hiçbirisine uymadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Danıştay Tetkik Hakimi:... Düşüncesi: İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek ve Anayasaya aykırılık iddiası ciddi görülmeyerek gereği görüşüldü: Dava dosyasında yer alan belgeler ve UYAP kayıtlarının incelenmesinden; "silahlı terör örgütüne üye olma" suçunu işlediği gerekçesiyle davacı hakkında hapis cezası verildiği ve anılan cezanın Yargıtayca onanarak kesinleştiği, hükümlü olarak cezaevinde bulunan davacının 30/06/2022 tarihinde tahliye edildiği, bu nedenle hali hazırda kısıtlılık halinin bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır. Bununla birlikte, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen ... Ağır Ceza Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan; "... dosya kapsamındaki Bylock raporu, Bylock tespit ve değerlendirme tutanağı, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Başkanlığı'ndan gönderilen CD içeriği ve tanık ... beyanından anlaşıldığı üzere, sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün dışarıdan kişilere kapalı olan sohbet toplantılarına katıldığı, BTK kayıtlarına göre ... nolu kendisine ait ve kendisinin kullanımında olan hattı üzerinden ... IMEI nolu cihazı ile 04/10/2015-23/02/2016 arasında Bylock programına erişim için kullanılan ... IP numarasından ikisi olan ...ve ... IP numaraları ile 3997 adet bağlantı kaydının gözüktüğü, Bylock raporu uyarınca örgütün kriptolu haberleşme programı Bylock kullanıcısı olduğu, Bylock tespit ve değerlendirme tutanağına (bylock içeriği) göre bu programı ... hattı üzerinden ve ... ID, “...” kullanıcı adı ve ''...'' şifresi ile kullandığı, tespit ve değerlendirme tutanağında bolca örgütsel paylaşımların bulunduğu (mail olarak), gelen BTK CD içeriği ve kayıtları incelendiğinde Bylock raporunda belirtilen telefonun IMEI numarasının yine belirtilen tarihlerde sanığın hattını takarak kullandığı telefonunun IMEI numarasıyla örtüştüğü anlaşılmıştır. Sanığın, Bylock uygulaması tespit edilen telefon numarasını kendisinin kullandığına ilişkin beyanını, Bylock raporunu, Bylock tespit ve değerlendirme tutanağını ve Bilgi Teknolojileri Kurumu'nun kayıtlarını hukuken geçersiz kılacak bir durum bulunmadığı, ortada istihbari bir verinin değil bizzat sanık tarafından yapılan iletişimin bulunduğu dikkate alındığında kullanıma ilişkin tespitin somut veri niteliğinde olduğu anlaşılmış olup, sanığın örgüt içi gizli haberleşme programı olan Bylock programını kullandığı sübuta ermiştir..." şeklindeki tespitler bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 09/10/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.