Danıştay · 5. Daire
Danıştay 5. Daire 2022/11276 E. 2025/7819 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 5. Daire
- Esas No
- 2022/11276
- Karar No
- 2025/7819
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2022/11276 Karar No : 2025/7819
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Vekili : Av. ...
Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA Vekilleri : Hukuk Müşaviri ... Hukuk Müşaviri ...
İstemin Özeti : Davacı tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35. maddesinin (B) fıkrası uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Sağlık Bakanlığının ...tarih ve ... sayılı işleminin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının kamu görevinden çıkarılma tarihinden itibaren hesaplanacak en yüksek banka mevduatı faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: FETÖ/PDY ile irtibatının bulunmadığı, kamu görevinden çıkarılmasına dayanak alınan kanun hükmünde kararnamenin Anayasa'ya aykırı olduğu, işlendiği zaman kanunun suç saymadığı bir fiilden dolayı kimseye ceza verilemeyeceği, hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet hükmünün bulunmadığı, savunma hakkı tanınmadan kamu görevinden çıkarılarak masumiyet karinesinin ve adil yargılanma hakkının ihlal edildiği ve dava konusu işlemin maksat unsuru yönünden hukuka aykırı olduğu iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan ''adli yardım hükmün kesinleşmesine kadar devam eder'' düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür. Bununla birlikte davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 6 yıl 3 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verilen ve temyiz aşamasında bulunan ...Ağır Ceza Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan "... (davacının) örgüte müzahir banka olan Bank Asya'da 19.11.2013 tarihinde açılmış hesabının bulunduğu, bu hesaba bankanın zor durumdan kurtulması ve örgüt lideri Fetullah Gülen'in talimatıyla para yatırdığını inkar etse dahi dosya içerisindeki belgelerden de anlaşılacağı üzere sanığın hesabında 2014 Şubat Hesap Bakiyesi: 44598 TL 2014 Mart Hesap Bakiyesi: 44049,92 TL 2014 Nisan Hesap Bakiyesi: 43201,98 TL 2014 Mayıs Hesap Bakiyesi: 41481,91 TL 2014 Haziran Hesap Bakiyesi: 44037,06 TL 2014 Temmuz Hesap Bakiyesi: 41647,47 TL 2014 Ağustos Hesap Bakiyesi: 41948,54 TL 2014 Eylül Hesap Bakiyesi: 56893,29 TL 2014 Ekim Hesap Bakiyesi: 82510,1 TL 2014 Kasım Hesap Bakiyesi: 43592,32 TL 2014 Aralık Hesap Bakiyesi: 43032,92 TL 2015 Mart Hesap Bakiyesi: 3360,22 TL 2015 Haziran Hesap Bakiyesi: 0,22 TL 2016 Temmuz Hesap Bakiyesi: 5,22 TL şeklinde para bulunduğu, hesap hareketlerinin ayrıntılı incelenmesinde FETÖ/PDY silahlı terör örgütü elebaşının talimatı sonrasında yüksek meblağlarda diğer bankalardan kredi çekerek ve artırımlı şekilde Bank Asya katılım hesabına 26.02.2014 tarihinde 44595 TL, 12.09.2014 tarihinde 11630 TL. 16.09.2014 tarihinde 11880 TL yatırdığı , TL hesaba kasadan 17.07.2014 tarihinde 4000 TL; 04.09.2014 tarihinde 2000 TL; 16.09.2014 tarihinde 250 TL; 16.09.2014 tarihinde 1300 TL. 26.03.2015 tarihinde 8600 TL, 26.03.2015 tarihinde 7000 TL, 15.04.2015 tarihinde 8000 TL yatırdığı, ATM’den hesabına 15.02.2014 tarihinde 1100 TL; 16.07.2015 tarihinde 400 TL yatırıldığı Döviz Alış hesabına 08.07.2014 tarihinde 1999,04 TL, 10.07.2014 tarihinde 4000,04 TL,26.03.2015 tarihinde 47760 TL, 28.03.2014 tarihinde (490,62 XAU) 44718,04 TL, 17.07.2014 tarihinde (45,1 XAU) 4016,04 TL: 04.09.2014 tarihinde (22,59 XAU) 1993,71 TL, 16.09.2014 tarihinde (14,75 XAU) 1300,42 TL yatırıldığı, bu kapsamda Türkiye Halk Bankası Hesap kayıtları analizinde; 12.09.2014 tarihinde 12000 TL Tüketici kredisi çekildiği ve Bank Asya hesabı kayıtlarında Bank Asya katılım hesabına aynı tarihte 11630 TL yatırıldığı; 26.02.2014 tarihinde mevduat hesabından 44604 TL çekildiği ve Bank Asya hesabı kayıtlarında Bank Asya katılım hesabına aynı tarihte 44595 TL yatırıldığı; 15.04.2015 tarihinde mevduat hesabından 5800 TL ve 15.04.2015 tarihinde 1500 TL çekildiği, Bank Asya hesabı kayıtlarında Bank Asya TL hesaba kasadan 15.04.2015 tarihinde 8000 TL yatırıldığı; yine Türkiye İs Bankası Hesap kayıtları analizinde; 12,09.2014 tarihinde mevduat hesabından 11630 TL çekildiği ve Bank Asya hesabı kayıtlarında Bank Asya katılım hesabına 12.09.2014 tarihinde 11630 TL yatırıldığının anlaşıldığı; ... sanık kabul etmese dahi, tanık H.S'in, "daha önce Emniyette ve Sulh Ceza Hakimliğinde vermiş olduğum beyanlarım doğrudur, aynen tekrar ederim, sanık ...'ü doktorların toplandığı TESEDER adlı derneğin temizliği için gitmiştik, burada ...ü de gördüm, ismini bilmiyordum, emniyetteki beyanımda fotoğrafını görerek teşhis ettim, bir kere de sanık ... ve doktorlardan sorumlu olan diğer kişilerle birlikte bizim kaldığımız eve kahvaltı yapmaya geldiler, ben kendisini bizzat tanımıyorum, benimle de hiç görüşmedi, örgüt faaliyeti olarak hiçbir bilgim yoktur, dedi." şeklindeki beyanı, tanık F.B'ın, "Benim hakkımda ...ACM de görülmekte olan davam bulunmaktadır. Bana sormuş olduğunuz ...'ü 2013 yılı Eylül ve 2014 yılı Mayıs sonuna kadar Tokat ilinde sohbet abiliği yaptığım sırada sohbetlerimi dinlemeyen gelen bir kişidir. Sanığı Pratisyen doktor olarak bilirim. Sanık haftada bir yapılan toplantıya düzenli olarak katılırdı. Sanığın kod adı yoktu. Bylock kullanıp kullanmadığını bilmiyorum. Benim toplantımda himmet toplanmazdı, sanığın başka bir şekilde himmet verip vermediğini bilmiyorum. Sohbetler dışında sanıkla görüşmemiz olmazdı. Söyleyeceklerim bundan ibarettir." şeklindeki beyanı, tanık A.Y.Ç'nın, "Ben sanık ile TESADER derneğinden tanıyorum. 2014 yılında bir Nijerya gezimiz oldu. Bizi oraya F.A götürmüştü, o ayarlamıştı organize işini. 17/25 Aralıkta çok sık olmamakla beraber TESADER'de görüyordum. 17/25 Aralıktan sonra cemaatle olan bağlantısı bilmiyorum. 2013 yılında kimse yokmu vakfı ile beraber 3 tane su kuyusu açıldı, birisini de TESADER adına açılmıştı. Orada 3 tane eyaleti gezdik. Nijerya'da 7 gün kaldık, kaldığımız sürede yapıya ait okullarda kaldık, Nil üniversitesinin yatakhanesinde kaldık. Salı günleri beraber gittiğimizde toplantılarda oluyordu sanık da. Bu bahsettiğim 2012-2013 yıllarına aitti. N.C dernek başkanıydı, C. P sohbet veren kişiydi, bulaşıcı hastalıkla ilgili yurt dışında bulunmadık, dedi." şeklindeki beyanı, tanık B.Ö'ün, "Sanık doktordur, aile hekimidir. Benim tanışıklığım 2012-2015 yılları arasındadır. Terapi Sağlık Derneğinin üyesi olduğunu biliyorum. Doktorların mütevelli grubunda yer alıyordu 2012 yılından 2014 yılı sonuna kadar. Mütevelli grubu haftada bir gün toplantı olurdu, öncelikle dini içerikli, kuran hadis okunurdu bireysel, daha sonra sağlıkla ilgili faaliyetlerde konuşulurdu, Fetö liderinin kitaplarından da okunduğu olurdu. Sohbet hocası başta C.P, M.E, en son da S.A idi..." şeklindeki beyanı neticesinde sanığın bu sohbetlere 2015 yılına kadar katıldığının, katıldığının anlaşıldığı, ..." şeklindeki tespitlerin, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 19/06/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.