Danıştay · 5. Daire

Danıştay 5. Daire 2024/22925 E. 2025/7489 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
5. Daire
Esas No
2024/22925
Karar No
2025/7489
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2024/22925 Karar No : 2025/7489

Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...

Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA Vekili : Hukuk Müşaviri ...

İstemin Özeti : 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ...İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Savunma hakkı tanınmadan tesis edilen kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğu, yargılama sürecinde de savunma hakkının kısıtlandığı, KHK ile kamu görevine son verilmesinin fonksiyon gaspı niteliğinde olduğu, Milli Güvenlik Kurulu kararlarının yargı kararlarına dayanak oluşturamayacağı, OHAL KHK'si kapsamında alınan tedbirlerin OHAL dönemi ile sınırlı olduğu ve KHK'lerin mevzuatta belirlenen süre içerisinde TBMM tarafından onaylanmadığı, uyuşmazlığa bakan Mahkemenin kurulma ve yetkilendirilme sürecinin tabii hâkim ilkesine uygun olmadığı, eşinin kamu görevlisi olmadığı ve ceza yargılaması neticesinde hakkında beraat kararı verildiği, 15 Temmuz akşamı "darbecilerle çatışmaya girmeyin" şeklinde söylemde bulunduğuna ilişkin yapılan ceza yargılamasında beraat kararı verildiği, ByLock kullanıcısı olduğuna dair iddianın ispatlanamadığı, ayrıca uygulamanın münhasıran terör örgütleri tarafından kullanılan bir iletişim ağı olduğu iddiasının temelinin olmadığı, kamu görevine son verildiği tarihte mevcut olmayan delil ve tespitlerin aleyhine sonuç doğurmayacağı, gerekçeli karar hakkının, masumiyet karinesinin, suç ve cezaların kanuniliği ilkesinin ve Anayasa ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi hükümlerinin ihlal edildiği iddia edilmektedir. Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan ''adli yardım hükmün kesinleşmesine kadar devam eder'' düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü:

Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır. Bununla birlikte, her ne kadar temyize konu İdare Dava Dairesi kararıyla hukuka uygun bulunan İdare Mahkemesi kararında "...FETÖ/PDY tarafından özel önem verilen kritik birimler arasında yer alan İstihbarat Şube Müdürlüğünde görev yapmakta iken, 17/25 Aralık 2013 sonrasında 22/08/2014 tarihli olur ile İlçe Emniyet Müdürlüğü emrine atandığı..." tespitine yer verilmişse de, söz konusu görev değişikliğinin hangi saikle yapıldığı bu dosyada ortaya konulamadığından bu tespitin davacının anılan örgütle irtibatı ve iltisakı noktasında aleyhe bir durum olarak değerlendirilmemiştir. Öte yandan, temyiz dilekçesinde, davacının eşi F.K.'nin kamu görevlisi olmadığı ve silahlı terör örgütüne üye olma suçu kapsamında yargılandığı davadan beraat ettiği, bu suretle Mahkemece gerçek olmayan bilgilerin hükme esas alındığı iddiasına yer verilmekte ise de; davacı ve eşi F.K.'nin, birlikte yargılandıkları ceza davası sonucunda ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile silahlı terör örgütüne üyelik suçundan hapis cezası ile cezalandırılmalarına karar verildiği, anılan karara karşı yapılan istinaf başvurusunun ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararı ile esastan reddedildiği, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay... Ceza Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararı ile başvuranların temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verildiği, davacı ve eşi F.K. hakkındaki mahkumiyet kararının 07/12/2021 tarihinde kesinleştiği anlaşıldığından, davacının eşinin mesleğine ilişkin Mahkemece yapılan yazım hatasının, davacı hakkında yapılan irtibat ve iltisak değerlendirmesini hukuka aykırı hale getirmediği sonucuna varılmıştır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 18/06/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Atıf: Danıştay 5. Daire, E. 2024/22925, K. 2025/7489, T. 18.06.2025, www.arakarar.com/karar/danistay-5-daire-2024-22925-e-2025-7489-k-38c9b6f54c1d