Danıştay · 5. Daire
Danıştay 5. Daire 2021/6794 E. 2024/8842 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 5. Daire
- Esas No
- 2021/6794
- Karar No
- 2024/8842
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2021/6794 Karar No : 2024/8842 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA Vekili : Hukuk Müşaviri ... İstemin Özeti : 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen .... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:...., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: FETÖ/PDY ile irtibat ve iltisakı somut bir şekilde ortaya konulmadan, idari soruşturma yapılmadan ve savunması alınmadan kamu görevinden çıkarılması neticesinde adil yargılanma hakkının ihlal edildiği, kesinleşmiş bir mahkumiyet kararı olmaksızın kamu görevinden çıkarıldığı için masumiyet karinesinin ihlal edildiği, yasama ve yürütme organlarının kişileri yargılama ve suçlu ilan etme yetkileri bulunmadığı, OHAL döneminde alınan tedbirlerin geçici olması ve nihai nitelikte olmaması gerektiği, OHAL KHK'larının 30 günlük süre içerisinde onaylanmadığı, Anayasa'ya sadakat yükümlülüğünü ihlal etmediği, Temmuz 2016 tarihi öncesinde hakkında yapılmış bir suçlama bulunmadığı, Bank Asya'da bulunan hesabını örgüt talimatı doğrultusunda kullanmadığı, kendi iradesi ile 2014 yılının çok öncesinde hesabını açtığı, 2011-2012-2013 yıllarındaki hesap hareketleri incelendiğinde hayatın oluğun akışına uygun olduğu, 2012 ve 2013 yıllarında daha fazla para girişi olduğu, özel okulda çalıştığı ve buna ilişkin ücret girişinin olduğunun dikkate alınmadığı, yasal olarak faaliyet gösteren sendikaya üye olmanın suç olarak nitelendirilemeyeceği, örgütlenme özgürlüğünün ihlal edildiği, Anayasa ve AİHS'e göre bir çok temel hak ve özgürlüklerin ihlal edildiği iddia edilmektedir. Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderlerinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 03/06/2024 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi. KARŞI OY : Davacı hakkında silahlı terör örgütüne (FETÖ/PDY) bilerek ve isteyerek yardım etme suçundan açılan kamu davasında .... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına hükmedildiği, istinaf isteminin ... Bölge Adliye Mahkemesi .... Ceza Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla bozulması üzerine yeniden yapılan yargılama sonucunda, ....Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile silahlı terör örgütüne yardım etme suçundan 1 yıl 13 ay hapis cezası cezalandırıldığı, istinaf isteminin ... Bölge Adliye Mahkemesi .... Ceza Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararıyla mahkeme kararının kaldırıldığı, CMK 223/2-e maddesi uyarınca beraat kararı verildiği, anılan kararın temyiz edilmesi üzerine 11/01/2021 tarihinde onandığı görülmüştür. Davacının mahkumiyetine hükmedilen .... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:.., K:... sayılı kararında; "2014 Eylül ve Kasım ayında Bank Asya'nın işlem yetkilerinin kısıtlanması, devlet tarafından el konulmasına tepki olarak bir anlamda güç gösterisi yapılarak mudi sayısını ve işlem hacmini arttırmak için örgüt liderinin talimatı doğrultusunda hesap açtırdığı ve ekonomik gücüne göre para yatırdığı" sanığın örgüt üyesi olmamakla beraber bilerek örgüte yardım etme eylemi sabit bulunduğundan 1 yıl 13 ay hapis cezası ile cezalandırılmış ise de; ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesince yapılan yargılamada mahkeme kararının kaldırılarak... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; " dosya içerisinde bulunan Bank Asya hesap hareketleri ve Dairemizin bozma kararı sonrasında ilk derece mahkemesince aldırılan 03.06.2021 günlü bilirkişi raporu gözetildiğinde, sanığa ait hesabın örgüt liderinin bankanın likiditesine katkı içerikli talimatta bulunduğu 25.12.2013 tarihinden önce 28.09.2009 tarihinde açılmış olduğu, inceleme döneminin 2013 yılının tamamı ile talimat süreci (25.12.2013 tarihi ve sonrası) ve bankanın TMSF'ye devredildiği 29.05.2015 tarihi ve sonrasını kapsadığı, incelenen işlemler ve hesap hareketlerinde açılan hesapların ilk kez talimat sürecinden önce açılmış olduğu gibi, bankanın TMSF'ye devredildiği 29.05.2015 tarihinden sonra da yabancı para cinsinden mevduat hesaplarının açıldığı, bu işlemlerin sürdüğü bir nevi cari mevduata dönüşen katılım hesaplarının bulunduğu, buna göre hesabın açılış ve işleyişi bir bütün olarak değerlendirildiğinde bankanın mali yapısına destek amaçlı veriye ve hesap hareketlerine rastlanılmadığı, denetime elverişli bankacı bilirkişi raporunda sanığın bankacılık işlemlerine dair somut çalışma biçiminin kişinin ihtiyaçlarına yönelik ve tasarruflarını değerlendirme amacıyla işletilen rutin bankacılık işlemi olduğunun belirtildiği ve bu tespitlerin kayıtlarla uyumlu olduğu anlaşılmıştır. " gerekçesiyle davacının atılı suçu işlediği sabit olmadığından beraatine karar verilmiştir. Bu itibarla, davacının Bank Asya'ya para yatırmış olmasının aleyhine delil olarak değerlendirilmesi mümkün olmamakla birlikte, davacı hakkındaki diğer tespitlerin irtibat ve iltisak için yeterli olacağı gerekçesiyle çoğunluk kararının bu kısmına gerekçe yönünden katılmıyorum. Davacının sayılı kararında;