Danıştay · 5. Daire
Danıştay 5. Daire 2021/3367 E. 2024/13346 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 5. Daire
- Esas No
- 2021/3367
- Karar No
- 2024/13346
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2021/3367 Karar No : 2024/13346 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Vekili : Av. ... Karşı Taraf (Davalı) : ... Genel Komutanlığı / ... Vekili : Av. ... İstemin Özeti : Davacı tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Geçici 35. maddesinin (B) fıkrasının 6. bendi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin İçişleri Bakanlığı'nın ... tarih ve ... sayılı işleminin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Dava konusu işlemin sebep ve amaç unsurları yönünden hukuka aykırı olduğu, hiçbir terör örgütüyle bağının bulunmadığı, idari işlemlerin hukuka uygun bir sebebe dayanması ve kamu yararı amacına yönelik olması gerektiği iddia edilmektedir. Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Bölge İdare Mahkemesi kararında usul ve esas bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 15/1-c maddesi uyarınca İçişleri Bakanlığının da hasım mevkiine alınmasına karar verilerek gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır. Her ne kadar İdare Mahkemesi kararının gerekçesinde davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan devam eden yargılaması olduğu belirtilerek hüküm kurulmuş ise de, dava dosyasında yer alan belgeler ve UYAP kayıtlarının incelenmesinden; "silahlı terör örgütüne üye olma" suçunu işlediği gerekçesiyle davacı hakkında ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla etkin pişmanlık hükümleri uygulanmak suretiyle davacının mahkumiyetine karar verildiği, söz konusu kararın ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla kaldırılarak davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği sübut bulmuş ise de, hakkında soruşturma başladıktan sonra gönüllü olarak teslim olup, örgütün yapısı ve faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili bilgi verdiğinden bahisle davacı hakkında ceza verilmesine yer olmadığına ve 1 yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, bu kararın temyiz edilmeden kesinleştiği görülmüştür. Yargılama süreci devam eden ceza davasının, masumiyet karinesi ilkesi gereği ilgilisi lehine veya aleyhine bir sonuç doğurmayacağı açık olmakla birlikte, ceza mahkemesi kararından bağımsız olarak, ceza yargılaması sırasında elde edilen delillerin, ilgililerin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak veya irtibat düzeyinde bir ilişkisinin olup olmadığının belirlenmesi noktasında ayrıca değerlendirilmesi gerektiği açıktır. Bu itibarla; sanığın hakkındaki adli soruşturmayı öğrenmesi üzerine kolluk görevlilerine giderek teslim olan, savunmalarında etkin pişmanlık göstererek beyanda bulunan, örgütün yapısı ve örgüt içerisinde bulunduğu dönemdeki faaliyetleri ve bildiği isimler hakkında bilgi veren, askeri okulu kazanmasıyla askeri okul eğitimi sırasında örgütün mahrem imamları tarafından sabit/ankesörlü hatlardan arandığını beyan eden davacının, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının kendi samimi ikrarı ile ortaya konulduğu anlaşılmaktadır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçe eklenmek suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 26/09/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.