Danıştay · 5. Daire

Danıştay 5. Daire 2021/11392 E. 2024/13514 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
5. Daire
Esas No
2021/11392
Karar No
2024/13514
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2021/11392 Karar No : 2024/13514 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Vekili : Av. ... Karşı Taraf (Davalı) : ... Komutanlığı / ANKARA Vekili : Av. ... İstemin Özeti : Davacı tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Geçici 35. maddesinin (B) fıkrasının 6. bendi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin ...tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kalınan özlük haklarının iadesine, parasal haklarının ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen .... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: İstinaf Mahkemesince gerekçe gösterilmeden karar verildiği, usulüne uygun bir disiplin soruşturması yapılmadan kamu görevinden çıkarıldığı, savunma hakkı tanınmadığı ve soruşturma dosyasında yer alan bilgi ve belgelerin tebliğ edilmediği, hukuki güvenlik ve belirlilik ilkelerine aykırı hareket edildiği, hakkındaki ceza yargılamasında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiği, söz konusu hükmün hukuki bir sonuç doğurmayacağı, dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu iddia edilmektedir. Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 15/1-c maddesi uyarınca İçişleri Bakanlığının da hasım mevkiine alınmasına karar verilerek Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır. Öte yandan, her ne kadar İdare Mahkemesi kararında, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği sabit görülerek hapis cezası ile cezalandırılmasına, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği ve bu kararın kesinleştiği belirtilmiş ise de, masumiyet karinesi ilkesi gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, ilgilisi lehine veya aleyhine bir sonuç doğurmayacağı açık olmakla birlikte, idari yargı mercilerince ceza mahkemesi kararından bağımsız olarak, ceza yargılaması sırasında elde edilen delillerin, ilgililerin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak veya irtibat düzeyinde bir ilişkisinin olup olmadığının belirlenmesi noktasında ayrıca değerlendirilmesi gerektiği açıktır. Bununla birlikte, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen .... Ağır Ceza Mahkemesinin ...tarih ve E:... K:...sayılı kararında yer alan; "sanığın Ankara ve Bursa İllerinden 2014-2015 yıllarında belli zaman aralıklarıyla farklı büfelerden, başka asker şahıslara peş peşe yapılan aramalar içinde sanığın da aranmış olduğu, bu aramaların asker şahıslar ile ardışık olması, farklı zamanlarda ankesörlü hatlar kullanılarak aranmış olması, aranan asker şahıslardan bazılarının sanık ile yoğun telefon irtibatının bulunması, yine sanık gibi aynı gün aynı büfeden ardışık aranan bir kısım kişilerin de kendilerini mahrem imam tarafından arandığını kabul etmesi ve bu konuda etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak suretiyle bilgi vermiş olmaları hususları birlikte değerlendirildiğinde, sanığın örgütün gizlilik ve deşifre olmamak kuralına riayetle, örgütün talimatı ile ve örgütsel irtibatı sağlamak maksadıyla kamuya açık ve birbirinden bağımsız market, büfe, kırtasiye, lokanta vb. gibi sair işletmelerde kurulu bulunan, ücret karşılığı kullanılan sabit hat veya ankesörlü hatlar ile mahrem imam tarafından arandığına Mahkememizce tam olarak kanaat getirilmiştir. Sanık etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak istediği bu kapsamda verdiği beyanında bu aramaları kabul ettiği ve örgüt kapsamında olduğunu itiraf ettiği, sanık beyanlarında da belirttiği üzere FETÖ/PDY Silahlı Terör örgütünün dersanalerinde eğitim aldığı, üniversite eğitimi aldığı yıllarda örgütün evinde kaldığı, sınavlara hazırlanırken örgütten yardım aldığı, kardeşi için de yardım talep ettiği, örgütün düzenlediği sohbet toplantılarına katıldığı, sanığın örgütün emir ve talimatlarına göre hareket ettiği, örgüt abisi konumundaki kişiler ile gizliliğe riayet ederek buluştuğu, sohbet ettiği, kendisinden emir ve talimat aldığı, bu şekilde örgüt hiyerarşisine dahil olduğu..." yolundaki tespitler bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, etkin pişmanlıktan faydalanan davacının FETÖ ile iltisak ve irtibat düzeyindeki ilişkisinin kendi samimi ikrarı ile ortaya konulduğu anlaşılmaktadır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçe eklenmek suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 26/09/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Atıf: Danıştay 5. Daire, E. 2021/11392, K. 2024/13514, T. 26.09.2024, www.arakarar.com/karar/danistay-5-daire-2021-11392-e-2024-13514-k-5b3fd34772ed