Danıştay · 5. Daire
Danıştay 5. Daire 2021/10086 E. 2024/13522 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 5. Daire
- Esas No
- 2021/10086
- Karar No
- 2024/13522
T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2021/10086 Karar No : 2024/13522 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Karşı Taraf (Davalı) : ... Genel Komutanlığı / ... Vekili : Av. ... İstemin Özeti : Davacı tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35. maddesinin (B) fıkrasının 6. bendi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine, parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Anayasa'nın 15. ve 121. maddeleri uyarınca OHAL KHK’ları ile sadece durumun gerektirdiği ölçüde OHAL’in neden olduğu konularla ve OHAL süresiyle sınırlı geçici tedbirler alınabileceği, Kanun Hükmünde Kararnamenin TBMM İç Tüzüğü'nün 128. maddesine göre 30 gün içerisinde TBMM Genel Kurulunda görüşülmediği, kanuna aykırı olarak elde edilen bulguların hiçbir yargılamada kullanılamayacağı, kimsenin işlendiği zaman suç oluşturmayan bir eylemden dolayı suçlanıp cezalandırılamayacağı, suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar kimsenin suçlu sayılamayacağı, dava konusu işlemin şekil, sebep, konu ve maksat unsurları yönünden hukuka aykırı olduğu, örgütsel hiçbir faaliyetinin olmadığı, terör örgütü ilan edilmediği bir dönemde örgüt evinde kalmış olmasının irtibat ve iltisak olarak değerlendirilemeyeceği, 2013 yılı sonrasında örgütle hiçbir bağının olmadığı, hakkındaki ceza yargılamasında beraat kararı verildiği, idari yargı mercilerinin aynı maddi olayı ele alan ceza mahkemesinin daha önce verdiği beraat kararına uygun hareket etmesi gerektiği, dava konusu işlem ile adil yargılanma hakkı, masumiyet karinesi, hukuki güvenlik ve belirlilik ilkeleri, özel hayata ve aile hayatına saygı hakkı, savunma hakkı, ayrımcılık yasağı, mülkiyet hakkı, eğitim hakkı gibi haklarının ihlal edildiği iddia edilmektedir. Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 15/1-c maddesi uyarınca İçişleri Bakanlığının da hasım mevkiine alınmasına karar verilerek gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır. Her ne kadar İdare Mahkemesi kararının gerekçesinde davacı hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yürütülen ceza kovuşturmasının devam ettiği belirtilerek hüküm kurulmuş ise de, yargılama süreci devam eden ceza davasının davacı aleyhine bir durum olarak değerlendirilmesinin masumiyet karinesi gereğince mümkün değildir. Bununla birlikte, dava dosyasında yer alan davacı hakkındaki tespitler ile davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan; "...sanığın askeri okul öğrencisi olduğu dönemde ATAÇ Ankesör/Büfe Sorgu Raporuna göre askeri öğrenci olan sanığın kendisi gibi askeri personel olan N. K., Ö. B., Ö. C. P., A. Ç., S. P., H. H. K., E. Ö., Ö. G. ve Y. Ç. ile farklı tarihlerde ardışık arandığının tespit edildiği, H. H. K. ve Ö. C. P.'ın yargılandıkları dosyalarda etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanarak örgütün mahrem imamları tarafından sabit hatlardan arandıklarını ve sohbet toplantılarına katıldıklarını beyan ettikleri, sanığın tespit edilen aranmaları yoluyla FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün mahrem hizmet sorumluları ile örgütsel görüşmelerin yer ve zamanının belirlenmesi amacıyla ankesörlü telefonlar vasıtasıyla haberleştiği ve iletişim amaçlı arandığı..." tespitleri dikkate alındığında FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, adli yardımdan yararlanan davacı tarafından temyiz aşamasına ait yargılama giderlerinin yatırıldığı anlaşıldığından temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 26/09/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.